"Zohan": Austin 'Zohan' Sandler
Kerem Akça 15 Ağustos 2008, Cuma 04:56
"Austin Powers" serisinin parodi formülüne getirdiği yenilikleri kullanmaya çalışan bir film var karşımızda. Bu doğrultuda da iyi yazılmış karakterleri ve kostüm çalışmasıyla öne çıkıyor. Ancak yönetmeni bu suları bilmeyen Dennis Dugan olunca film, bir türlü beklenen düzeye ulaşamıyor. Yine de yapıtın yarısına tekabül eden 'yaratıcı espri'leri izlemek için görülebilir.

(5/10)

Adam Sandler, yeni nesil komedi oyuncuları arasında her zaman farklı bir kulvar açmıştır kendisine. Tabii bu yorumu pozitif anlamda yapmıyoruz. Sadece farkını ortaya koymak için söylüyoruz. Sandler, bir 'karakter komedisi' oyuncusu. Yani rahatlıkla Peter Sellers ekolünün bir devamı olarak görülebilir. Onu 'Sucu', 'Bay Deeds' ve 'Küçük Nicky' gibi gerçek hikayeleri olsa da absürd taraflar taşıyan karakterleri canlandırırken görüyoruz çoğu zaman. Bu bağlamda o tiplemenin elbisesini giymenin yanında, karaktere kendi yorumunu katmayı da ihmal etmiyor. Yani günümüzde bir 'Adam Sandler komedisi'nden söz etmek mümkün. Zaman zaman absürd komedi ile durum komedisi arasındaki ince çizgiyi ikincisinin tarafına kayarak kaybetse de...

Adam Sandler odaklı bir komedi

"Zohan'a Bulaşma" da tam Adam Sandler'lık bir karakterin üzerine kuruyor yapısını. Bunu yaparken, parodi ve politik taşlama gibi komedi alt türleri arasında bir egzersiz sunuyor. Yönetmen Dennis Dugan'ın Sandler'la daha önce "Damadı Öpebilirsiniz" ("I Now Pronounce You Chuck And Larry", 2007) ve "Big Daddy"de (1999) çalışması da aralarında bir uyum olduğunu kanıtlıyor. Zira onların birbirlerini tamamladıkları ve anladıkları anlarda filmin yükselerek eğlenceli ve anlamlı hale geldiğini görebiliyoruz. Ancak artakalan zamanlarda düştüğüne ve yaratıcı mizah anlayışının yıkıldığına tanık oluyoruz. Süresinin standart bir komedinin 85-90 dakikalık süresinden yaklaşık yarım saat uzun tutulup 113 dakikaya dayanması da bu sorunun ana sebebi elbette...

'Austin Powers' ekolünü takip ediyor...

Karşımızdaki yapım, bir ajan filmi parodisi. Ancak ajan karakterini İsrailli olarak konumlandırmasıyla politik bir alt metin açıyor kendisine. Bu sayede de baz aldığı Filistin-İsrail çatışması yoluyla politik-taşlama alt türüne kayıyor. Aslında "Zohan'a Bulaşma"yı parodide "Avanak Ajan" ("Austin Powers", 1999) ekolünün bir devamı olarak niteleyebiliriz. Zira Mike Myers'ın yazıp oynadığı ve Jay Roach'un yönettiği seri, kitsch görsel yapısı ve postmodern alt metinleriyle parodi alt türünü derinden etkilemişti. "Zohan'a Bulaşma" da onun kuyruğuna takılarak sonuç almak istiyor. Absürd bir ajan ismi verilen Adam Sandler'ın eşcinselvari tavırlarından (Austin Powers'ın James Bond'vari tiplemesinden biraz uzak olsa da...), İsrailli ve Filistinlilerin kitsch kıyafetlerinden, yüksek seks dozuyla gelen abartılardan ve daha nicesinden plastik bir görsel yapı dokumaya çalışıyor.

Dennis Dugan'ın bu anlayışı sadece kostümlerle sınırlayıp sanat yönetiminden çok fazla yararlanmaması aslında çıkılan yolun yarıda kalmasına yol açıyor. Zira Dugan, buna alışık bir yönetmen değil. Çünkü 'kurmaca' dünya yaratmayı ve 'postmodern' sinema anlayışını bilen bir sinemacı olmadığı besbelli. Bu sebeple de elimizdeki eser, "Avanak Ajan"daki burlesque etkisindeki görsel yapıdan ve iyi çizilmiş karakterlerden gelen mizah anlayışını zaman zaman çok iyi kullansa da sonuç bütüne ulaşmak olunca sınıfta kalıyor. Bu doğrultuda da elimizde sadece Zohan ile rakibi Fantom'un denizdeki alaycı düellosu, Rob Schneider'ın taksi şoförü karakterinin müşterileri aşağılaması ve Hizbullah hattı esprisi gibi tek tük sahne kalıyor.

Mesaj kaygısı taşıdığı için gereksiz uzuyor

Bunun yanında bir de 'politik-taşlama' olma arzusu tutturulmuş gidiyor. Onun da sonda 'ABD, herkesi barıştırır merak etmeyin!' gibi bağıra bağıra doğuyu salak yerine koyan bir söylem salgılaması, hiç de hazmedilebilecek gibi değil. Ancak yine de son 5 dakikaya kadar söyleminin iyi ayarlandığı söylenebilir. Filmin, karakterlerin komik aksanlarının üzerine giden esprilerle zaman zaman kültür farkları komedisinin sularına girmesi lehine işlerken, politik-taşlama yaparken illâ da uzlaşmacı olmaya çabalaması izleyiciyi yabancılaştırmasına neden oluyor. Zira absürd komedi, insanları kolayca soğutabilecek bir alan ve elinizdeki ipleri biraz olsun bile kaçırırsanız 'nefret' düzeyine sapabiliyor. Film de 'söylemi yerinde bir son' içermek isterken hem çok uzuyor, hem de bu absürd anları yavaş yavaş fazlalaştırınca son 30 dakikada irtifa kaybediyor. Yani o yüksek neşesi, enerjisi ve özellikle Zohan'ın ilk kuaför tecrübesiyle yükselen espri temposu, kendini 'ciddi mesajlar'a bırakınca yıkılıyor ve elimize sadece 'Şunu yapmak doğrudur. Bunu yapmak yanlıştır.' gibi kolaycı ve kalıplaşmış söylemler kalıyor.

Filmin bundan kurtulması için ise Jay Roach gibi alaycı bir yönetmene ve Mike Myers gibi bir yazara ihtiyacı var. Tabii bunun için de Judd Apatow gibi daha önce 'stüdyoya göre sonlar'ına alıştığımız bir senaristi dışlaması ve belli ki büyük bir stüdyo dışına çıkması gerekiyormuş –ki Austin Powers serisi New Line'ın elinde olduğu için cüretkar olabiliyordu, görsel olarak da cinsel içerik anlamında da.-. Ancak yine de Rob Schneider, Adam Sandler ve John Turturro'nun canlandırdığı karakterlerin yazılması için gösterilen uğraşı ve özeni hissedince 'kaliteli bir komedi'nin içinde olduğumuzu düşünerek kendimizi şanslı sayıyoruz.

(5/10)

Kimler izlemeli?

  • Austin Powers gibi ajan parodilerini sevenler.
  • Rob Schneider'a gıcık kapmayanlar.

    Kimler İzlemeli?

  • Absürd komedilerde yabancılaşanlar.
  • Politik meselesi olan komedilerde elbet bir sakatlık çıkar diyenler.
  • Henüz kimse yorum yapmamış.
    TV'de bugün
    Ne Yaptığını Biliyorum ( 4 Aralık 2008 22:00 CNBC-e)
    CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.
    Replik
    Darısı Başıma
    Aşk her zaman mükemmel olmaz, aşk aşktır!
    Massimo
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com