Kayıt
"Kıyamet Öyküleri": Türler içinde...
Ali Deniz Şensöz 3 Nisan 2008, Perşembe 16:21
İlk filmi "Donnie Darko" ile hafızalarımıza kazınan bir başyapıt yaratan genç yönetmen Richard Kelly'nin yeni projesi heyecanla bekleniyordu. Özellikle kendine has yarattığı stil, atmosfer yaratmadaki becerisi ve seyirciyi zorlayan öyküsüyle Kelly, kimi çevrelerce David Lynch ile karşılaştırıldı. Genç yönetmenin ikinci bir Lynch efsanesine dönüşmesi, yeni filminden sonra sürpriz olmayacaktır.
"Kıyamet Öyküleri"nin olaylı bir geçmişi var diyebiliriz. İki sene önce Cannes Film Festivali'ndeki gösteriminin ardından, yerin dibine sokulan film uzun süre seyirciden uzak kaldı. Kelly bu ağır eleştirilerin ardından filmini tekrar gözden geçirdi ve film Amerika'da vizyona girmeyi başardı. Filmin bu yeni versiyonuna gelen tepkilerin ise ancak daha az acımasız olduğunu söyleyebiliriz. Ne yazık ki film o kadar çabuk tek kalemde çizildi ki hakettiği tartışma ortamını bulamadı. Aslında "Kıyamet Öyküleri", kendi yarattığı provoke anlatımı ve öyküsüyle ortalığı karıştırmak isteyen bir film.

Distopya, paranoya ve komedi

Film bir bilgisayar oyununun menüsüne benzeyen bir grafikle açılıyor. Daha ilk sahneden tonunu belli eden film, daha sonra da farklı noktalardan vuracağı Amerikan yaşamını, politikalarını ve dünyanın şiddet üzerine kurulu yapısını alaycı bir dille, gelecekten bir kesit ile bize aktarıyor. Bunun ikinci kanıdı ise nükleer bombaların patladığı sahneyi, zengin bir banliyö evinde gerçekleşen bir doğumgünü partisinde, bir amatör kameranın gözünden izlememiz.

Dünyanın sonuna üç gün kala yeni dünya düzenini tasvir ettikten sonra anlatımına bir noktalı virgül çakarak bu sona nasıl gelindiğine dair birbirinden alâkasız görünen çoklu hikâye yapısı devreye girmeye başlıyor. Özellikle 'The Rock' olarak tanıdığımız Dwayne Johnson'ın canlandırdığı Boxer karakterinin geçmişini, temel eksilti noktası olarak alan hikâye, tüm merak öğesini ve dinamiğini bunun üzerinden oluşturuyor. Boxer karakteri de aynı film gibi tutarsızlıklarla dolu, "fiziksel" olarak güçlü, trajik, hatta inandırıcılık seviyesini zorlayacak kadar gülünç bir karakter. Hikâye ilerledikçe kendini büyük bir komplonun ortasında bulan Boxer, yeniden niye dünyaya geldiğinin sırrını öğreniyor ve film daha en başta açık ettiği sonuna doğru adım adım yaklaşıyor. Boxer'ın haricinde, Timberlake'in canlandırdığı Abilene karakteri seyircinin gözü oluyor diyebiliriz. Çünkü takip etmesi inanılmaz zor olan filmde, Abilene'in hikâyesi genel gidişatı anlamamızda çok etkili bir role sahip. Kelly burada Abilene'i bir cankurtaran gibi kullansa da maalesef filme yetmiyor.

"Kıyamet Öyküleri" aslında izlemeye gayet alışık olduğumuz distopya öykülerinden biri. Bunun içine belki de bir alt tür olarak alabileceğimiz paranoya filmlerini de sayabiliriz ama ilginç olan tamamen bu türlerin kodlarıyla ilerleyen öykü, bir yandan bu türü de alaşağı etmeyi de biliyor. Öyküye yapıştırılan tür kodları, filmin genel tutarsız, anlamlandırılamayan ve karmaşık yapısının organik bir yansıması gibi işliyor. Her ne kadar Kelly'nin yapmaya çalıştığını anlasak da o verilmek istenen olmamışlık hissi istendiği gibi işlemiyor. Öyküye kendini kaptıramayan veya filmin "kitsch" liğine ısınamayan bir seyircinin filmden kopmasının yarım saatten fazla sürmeyeceğini garanti edebilirim.

Postmodern topluma postmodern anlatı

Çünkü Kelly bu noktada anlatımındaki tercihinden çuvallıyor. Aslında elindeki malzeme, bir Michael Moore belgeseli kadar vurucu ve provoke edici. Örneğin oyuncu tercihlerine baktığınızda filmin vurmak istediği popüler kültür referanslarının dama taşı gibi yerine oturduğunu görüyoruz. 'The Rock'tan Sarah Michelle Gellar'a, Justin Timberlake'ten Mandy Moore'a film popüler kültür ikonlarıyla sarılmış durumda, bir de bunun üstüne Kaliforniya'da geçen öykünün postmodern toplumun tam bir aynası olduğunu söylemek çok da güç değil. Film sosyolojik Amerika analizini, politik analizle sentez ederek ortaya karışık bir Amerikan salatası çıkarıyor ama bunu yaparken işin içine Hıristyan mitolojisini, bilimkurguyu ve müzikal öğeleri de sokunca film işin içinden çıkılmaz büyük bir bulamaca dönüşüyor. Öykü tüm gücüyle katmanlı bir yapı kurmaya kalkışsa da, bunları alt alta birbirine yedirerek değil, yan yana koyarak yapıyor bu yüzden filmi izlerken neresinden tutacağınızı şaşırıyorsunuz.

Daha önce bahsettiğimiz Lynch referansını ele alırsak böyle bir yapının karşımıza çıkması çok da şaşırtıcı değil. Fakat Lynch'in özellikle son dönem filmlerinde her ne kadar rüya üstü, film üstü bir anlatımı olsa da tüm öykü tek bir tonda, tek bir atmosferde buluşabiliyor. İşte "Kıyamet Öyküleri", belki de ikinci defa elden geçirilirken, bu tonu yakalamaya çalışsa da başaramıyor ve kendi kendini tatmin eden, burnu havada bir film olarak kalıyor.

Zorlayıcı bir film

"Kıyamet Öyküleri" son zamanlarda izlediğimiz en talepkâr filmlerden biri, seyircinin tam katılımını hatta birden çok kez izlenmeyi ve düşünülmeyi talep eden bir film. Elbette bu filmin de her "olay" film gibi fanatikleri ve nefret edenleri olacak, belki de yeri geldikçe tartışılmaya devam edecektir. Bu durumun sadece filmin tematik olarak ortaya attığı fikirlerden yola çıkılarak gerçekleşeceğini düşünüyorum. Çünkü sinematik olarak baktığınızda elindeki yoğun öyküyü bulandıran, kimi yerlerde "ben çektim, oldu" yaklaşımı sergileyen, kendi öz eleştirisini yapamayan bir anlatı bu güzelim yaratıcılığı ve malzemeyi harcıyor. "Kıyamet Öyküleri", "Donnie Darko"nun o hikâyenin altından kalkmayı başaran, ustalara taş çıkaran anlatımının yanına bile yaklaşamıyor.

Kimler İzlemeli?

  • Distopya filmlerini takip edenler.
  • "Donnie Darko" hayranları.
  • Lynchvari filmlerden hoşlananlar.

    Kimler İzlememeli?

  • Alternatif hikâye ya da anlatımlardan hoşlanmayanlar.
  • Henüz kimse yorum yapmamış.
    TV'de bugün
    Kontrat (21 Ağustos 2008 22:30 Star)
    Morgan Freeman, John Cusack ve Jamie Anderson'ın oynadığı Kontrat adlı film bu akşam 22:30'da Star ekranlarında...
    Replik
    Elektra
    Bazı dersler öğretilemiyor Elektra. Onların anlaşılması için yaşanması gerekiyor.
    (Stick)
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com