"Cloverfield": Kısa ve Acısız
K. D. Yılmaz 14 Şubat 2008, Perşembe 00:00
Hollywood'un yükselen ismi J.J. Abrams'ın yapımcılığını yaptığı ve sinema sektörünün tehdit veya saldırılar söz konusu olduğunda en favori mekânı diyebileceğimiz Manhattan'da bir canavar saldırısını anlatan film oldukça sert, kanlı ve gayet heyecanlı bir macera sunuyor. "Canavar"ın içeriğine ise kafanızı takmayı hiç denemeyin bile...
Geçtiğimiz sene ne olduğu açıklanmadan gösterilen fragmanlarıyla gündeme oturan ve o ana kadar filmle ilgili kimsenin bir bilgisinin olmadığı 'Canavar' (Cloverfield) sonunda bizde de görücüye çıkıyor. Şunu en baştan belirtmek gerek ki karşımızda yeni bir "Blair Cadısı" ("The Blair Witch Project") vakası var. Sadece bu sefer çok daha pahalı ve görkemli, bol efektli, tehlikeyi de göstererek heyecanlandıran bir film söz konusu. Abrams'ın kült dizisi "Felicity"de birlikte çalıştığı Matt Reeves'e teslim ettiği "Canavar", işe Reeves'in açısından bakarsak gayet temiz bir iş. Tamamı amatör kamerayla çekilmiş izlenimi yaratılan çalışmada gerek sunulan mizansenler gerekse teknik kullanımlar açısından hiçbir sorunla karşılaşmıyoruz. İşin güzel yanı ise sahnelerin amatör biri tarafından gelişi güzel çekilmiş gibi gösterilmesine karşın izlediğimiz her sekansın aslında son derece planlı bir şekilde ilerliyor olması. Bu açıdan baktığımızda Reeves'in performansı takdire şayan. Kaotik bir ortamda nefes nefese geçen bir öyküdeki onca ayrıntıyı, sallanan ve sürekli hareket eden bir kameranın önüne doğru zamanda yerleştirmek ve tüm bunları bir yandan da sonuna kadar gerçekçi göstermeye çalışmak konusunda çok başarılı. Bunun yanında yine aynı sebeplerle oldukça zorlayıcı efekt kullanımlarının da sınıfı geçtiğini belirtmek gerek.

İçi boş bir aksiyon

İşin senaryo kısmına baktığımızda Abrams'ın yarattığı "Alias" ve "Lost"un yanında "Buffy the Vampire Slayer" ve "Angel" gibi dizilerde de çalışmış Drew Goddard'ın imzasını görüyoruz. Ancak işin senaryo kısmının tamamen fos olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Böyle bir filmden çok fazla alt metin beklemek anlamsız olacaktır elbette. Zaman zaman ırk, din meselesine değinen ufak noktalara rastlanıyor, ayrıca filmdeki karakterlerin tanıtımı da gayet düzgün bir şekilde yapılıyor. Ancak her ne kadar bu olayın karakterlerden biri tarafından sürekli olarak el kamerasıyla kaydedilmesi konusunda ufak tefek sebepler senaryonun belli noktalarına yedirilse de bu konudaki ana motivasyon hep zayıf kalıyor. Bu açıdan baktığımızda filmin ilk olarak bize hatırlattığı "Blair Cadısı"nın yanında sönük kaldığını belirtmek gerek. Bunun yanında tamamen kaçma ve kovalamacadan oluşan film asıl darbeyi de ana eksene yerleştirilen kurtarma öyküsünden alıyor. İnandırıcılık açısından zayıf bu macera ister istemez karakterlerin önemsenmesi aşamasını da yaralıyor.

Filmin ana kadrosu ise çoğunlukla tanınmayan genç oyunculardan oluşuyor. İçlerinde en bilinen isim olan Lizzy Caplan'ın ülkemizde çok da bilinen bir oyuncu olmadığını not etmek gerekiyor. Zaten filmden çok güçlü performanslar beklemek de anlamsız. Zira oyuncular bu kaos ortamında genellikle çığlık atan figüran niyetine kullanılıyor.

"Canavar" belki gereksiz ve hatta zaman zaman son derece aptal bir hal alıyor olabilir ancak özellikle sinema salonunda yaşatacağı deneyimle türün eğlencesini sağlam bir şekilde veriyor. Karanlık, kanlı ve sert tablolar içerse de kısa süresi boyunca –ki 90 dakikaya ulaşmayan süresinin yine de uzun geldiğini belirtmeliyiz– bol aksiyon ve gerilim vaat ediyor. Bu kısa ve acısız deneyim, seyirciye bir şey kazandırmıyor belki ama en azından eğlenmek için tercih edilebilir.

Kimler İzlemeli?

  • Efektlerle desteklenmiş aksiyon-gerilim sevenler.
  • Senaryo hataları ve eksiklerini önemsemeyenler.

    Kimler İzlememeli?

  • Hızlı hareket eden ve sallanan kameradan midesi bulananlar.
  • İçi dolu bir sinemayı tercih edenler.
  • Toplam 3 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
    TV'de bugün
    Aşkın Önemi (3 Aralık 2008 20:45 Kanal Türk)
    Başrolleri Reese Witherspoon, Colin Firth ve Rupert Everett'in paylaştıkları Oscar Wilde’ın en başarılı tiyatro oyunlarından biri olarak kabul edilen ‘The Importance of Being Earnest’in sinema uyarlaması olan 2002 yapımı bir Oliver Parker filmi.

    Replik
    300 Spartalı
    Bu günü unutmayın, çünkü sonsuza kadar sizin olacak.
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com