
Harry Potter siyasete giriyor
Ancak "Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı"nın "Yüzüklerin Efendisi"ni akla getirmesinin tek nedeni, başkahramanlarının benzer biçimde kötülükle imtihan edilmesi değil. Potter ve arkadaşları bu filmde, Hogwarts'ın koruyucu duvarlarının artık o kadar da koruyucu olmadığını ve dışarıda başka bir dünya olduğunu iyice idrak ediyorlar. Bu da ister istemez seriye siyasetin ve politik çekişmelerin girmesine neden oluyor. "Yüzüklerin Efendisi"ndeki gibi kötülüğün merkezi kendine bir kötülük ordusu kurmakla meşgulken, iyi tarafta yer alanlar da kendi ordularını kurmaya girişiyorlar. Ancak Potter'da iyilerin dayanışmaya gitmesi o kadar da kolay olmuyor, daha doğrusu bunca filmdir iyilerin yanında olduğunu sandığımız Sihir Bakanlığı'nın, Hogwarts ahalisini destekleme konusunda o kadar da peşin hükümlü olmadığı, her devlet kurumu gibi, önceliği kendi otoritesini ve statükoyu korumaya verdiği, saf Potter izleyicinin kafasına bir balyoz gibi iniyor. Öyle ki, Sihir Bakanlığı'nın yürüttüğü dezenformasyon kampanyası nedeniyle Harry Potter, bir önceki macerasında suretiyle karşılaştığı Karanlıklar Lordu Voldermort'a dair anlattığı hikâyeler nedeniyle, kendisini yalancı pozisyonunda buluyor ve yalnızlığa terk ediliyor. Üstelik Hogwarts'ın çok güvendiği başyöneticisi Dumbledore bile, Potter'ın anlamadığı şekilde, küçük büyücüyü görmezden gelenler kervanına katılıyor. Hogwarts'la Sihir Bakanlığı arasındaki bürokratik çekişme ve iktidar savaşı, karanlığın elini güçlendirir bir hal alınca, Potter da, hayattaki tek akrabası Sirius Black'in liderliğindeki, Voldermort'a karşı kurulmuş yeraltı örgütü 'Zümrüdüanka Yoldaşlığı'na katılıyor. Böylece hem bir anlamda yıllar önce kaybettiği 'aile'sinin boşluğunu dolduracak alternatif bir aile bulmuş oluyor, hem de içindeki liderlik vasfıyla barışarak, git gide Sihir Bakanlığı'nın otoritesiyle etkisiz hale gelen Hogwarts'ta kendi yer altı örgütünü kurma cesaretini gösteriyor.
Potter'dan ilk öpücük!
Biliyorsunuz Potter, serinin Alfonso Cuarón imzalı üçüncü filminde karanlıkla teşne olmaya başlamış ve çocukluktan çıkmaya başladığının ilk işaretlerini vermişti. Mike Newell imzalı dördüncü filmde, bu karanlık seyreltilmiş bir şekilde de olsa filmde kendine yer bulmuş, ancak film daha çok, yönetmenin üslubuna paralel bir şekilde, biraz iç bayıcı olan, ergenlik romanslarıyla öne çıkmıştı. "Zümrüdüanka Yoldaşlığı"nda, Potter'la Cho arasındaki romantik yakınlaşma ilk meyvesini bir öpücükle veriyor. Bu aynı zamanda, seride Potter'ın masum da olsa cinsellik içeren ilk sahnesi. Ancak bu öpücük sahnesinin, filmde biraz tepeden inme durduğunu, Potter'ı öpüştürmüş olmak için öpüştürmenin ötesine geçemediğini belirtmekte yarar var. Bu Potter'ı canlandıran Daniel Radcliffe'ten çok, filmin Türkiye galası için ülkemize de gelen genç aktris Katie Leung'un donukluğundan kaynaklanıyor. Öyle ki, Hermoine, atık iyice alıştığımız hoş kıskançlık anlarında, Cho'nun Harry'ye olan ilgisine gönderme yapmasa, Cho ile Harry arsasında bir çekim olduğunu anlamakta bile zorlanacağız. Ne yazık ki, filmde yeterince iyi işlenmeyen tek karakter Cho değil. Sihir Bakanlığı tarafından Hogwarts'a önce pasifist bir Savunma Sanatları Öğretmeni olarak atanan, ardından müfettişliğe terfi ettirilen Dolores Umbridge, seriye eklenen en önemli karakter olduğunu düşününce biraz fazla karikatür ve inandırıcılıktan uzak kalıyor. Serinin ilk iki filmdeki tavrını artık çok geride bırakarak çocuk izleyicileri hedeflemekten vazgeçtiğini ve karakterleriyle birlikte anlatım biçiminin de belirli bir olgunluğa eriştiğini düşününce, Umbridge karakteri daha çok çocuk filmlerinde görmeye alıştığımız, karakter özelliklerinin altı fazlasıyla kalınca çizilmiş bir tip olmanın ötesine geçemiyor. Seriye yeni eklenen diğer iki önemli karakterin, Potter'ın yeni gizemli arkadaşı Luna Lovegood ile, Sirius Black'in kötü kalpli kuzeni Bellatrix Lestrange ise, Umbridge'in aksine, oldukça iyi hayata geçirilmiş karakterler olarak dikkat çekiyor ve Potter evrenini zenginleştiriyor.
Zaman zaman aksayan yanları olmasına karşın, "Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı"nın, ilk dört filmin kurduğu Harry Potter dünyasının üzerine birkaç tuğla koyarak bir sonraki filme taşıdığını kabul etmek gerek. Film, hem Potter'la Voldermort arasındaki gizemli düşmanlığı tırmandırmak konusunda bulduğu çözümlerle (zihinbend tekniği ve Sihir Bakanlığı'ndaki görsel efektleriyle dikkat çeken sahneyi düşünün); hem de çoğu eleştirmen tarafından serinin en siyasi kitabı olarak yorumlanan "Zümrüdüanka Yoldaşlığı"nın bu yanını perdeye taşıma konusunda yaptığı tercihlerle, serideki çıtayı düşürmemeyi başarıyor.
Kimler İzlemeli:
Kimler İzlememeli:


Başrolleri Reese Witherspoon, Colin Firth ve Rupert Everett'in paylaştıkları Oscar Wilde’ın en başarılı tiyatro oyunlarından biri olarak kabul edilen ‘The Importance of Being Earnest’in sinema uyarlaması olan 2002 yapımı bir Oliver Parker filmi.

Sadece zekanı bir film gibi düşün, durdurabilir, geriye alabilir, ağır çekimde istediğinde bütün detayları elde edersin.
Dr. Redfield








Seanslar
Fragman

