Gazap Ateşi
Hüzünlü Bir İntikam Öyküsü
Murat Erşahin 16 Eylül 2004, Perşembe 08:00
Aksiyon filmlerinin başarılı yönetmeni Tony Scott imzalı "Gazap Ateşi" ("Man on Fire"), sert sahneleri, zengin oyuncu kadrosu ve sıkı kurgusuyla oldukça çarpıcı. Film, bizi insan yapan değerlerin gelip tıkandığı noktayı, o noktadaki açmazları ve intikam denen o insanı kemirip duran kin gütme dürtüsünü oldukça net ve samimi bir şekilde ortaya koymayı başarıyor.
John Creasy, eski bir CIA ajanı. Alkolik ve epeyce ‘problemli’. Hoşlanmadığı bir geçmişi var. Pek çok kirli iş yapmış, pek çok insan öldürmüş. İntihara meyilli bu ajan eskisi bir gün yakın dostu Rayburn’ün çağrısıyla Meksikaya, Mexico City’ye gelir. Rayburn, ona rahat ve her ay parasını alabileceği bir iş ayarlamıştır. Creasy, Meksika’nın ünlü iş adamlarından biri olan Samuel Ramos’un dokuz yaşındaki kızı Pita ve güzel eşi Lisa’yı koruyacaktır. Fakat ülkede, zengin çocuklarının kaçırılma vakaları artmıştır ve hiçbir yer güvenli değildir. İnsanlarla kolay ilişki kuramayan Creasy, dokuz yaşındaki Pita ile iyi anlaşır. İkisi dost olurlar ve Creasy, Pita sayesinde çoktan vazgeçtiği yaşama bağlanmaya başlar. Ta ki, Pita kaçırılana kadar. Küçük kızın hayatından umut kesildikten sonra Creasy, ülkeyi terk etmez. Artık tek amacı vardır: İntikam. Üstelik intikam, ‘soğuk yenen bir yemektir’. Aksiyon filmlerinin sayılı üstatlarından biri olarak adlandırabileceğimiz Tony Scott (usta yönetmen Ridley Scott’un kardeşi) oldukça sert sahnelere sahip “Gazap Ateşi”nde, gayet başarılı bir iş çıkarmış ortaya. “Gazap Ateşi”, Scott kardeşlerin küçüğü Tony’nin “Çılgın Romantik” (“True Romance”) ve “Açlık”tan (“The Hunger”) sonraki en iyi filmi diye düşünüyorum. Sonuçta, Hollywood’da para kazanan bir İngiliz olarak, iyi sinema bilen ve çerçeveye oldukça hakim bir isim Tony Scott. Her şeyden önce Scott, Avrupa sinemasının kendine has kültürünü almış ‘iyi bir zanaatkâr’. Bence iki tip yönetmen var. Birincisi, ‘bir meselesi’ olan sanatkârlar (Godard, Dreyer, Ozu, Truffaut, Bunuel ve tüm dünyadan birçok benzeri gibi) ; ikincisi, iyi ‘teknik’ adamlar. Scott, ikinci gruba giriyor. (Bu adamlara iyi bir senaryo ver ve gerisini merak etme.) Titiz yönetmen, “Top Gun”dan bugüne, gişede büyük başarılara imza atmış, hemen her projesi, prodüktörleri fazlasıyla memnun etmiş bir isim. “Gazap Ateşi” de böyle bir film. Çok iyi çekilmiş, iyi kurgulanmış, en ufak bir teknik hataya sahip olmayan tipik bir gişe filmi. Fakat Scott, bu kez bir adım daha atmış ve filme çok özel bir hava katmayı başarmış. (Aynı muhteşem atmosfer “True Romance”da da vardı) Öyle sanıyorum ki, Tony Scott, Mexico City’yi çok iyi biliyor. Uzun yıllardır, bir kenti bu kadar iyi izleyen bir kamerayla karşılaşmamıştım, bu birincisi. İkincisi, usta yönetmen Sam Peckinpah yaşayıp ta bu filmi izleseydi çok beğenirdi. Peckinpah ustanın sinefillerin çok sevdiği 1974 tarihli kült filmi “Bana Onun Kellesini Getirin”den (“Bring Me the Head of Alfredo Garcia”) epeyce feyz almış bir film “Gazap Ateşi”. (Peckinpah’ın filminden sonra, Meksika’yı bu denli iyi kullanan az film izlemiştik.) Filmin tek sorunu var. Biraz uzun olması. (145 dakika yerine 100-110 dakikada anlatılabilirmiş gibi geldi bana öykü). Filmin iyi olmasının sebeplerinden biri de, aynı zamanda yönetmen olan senaryo yazarı Brian Helgeland. A.J. Quinnell’ın aynı adlı romanından uyarladığı senaryoyu çok akıllıca yazmış Helgeland. Zaten yaptığı işlerle (“L.A. Confidential”, “Payback”, “A Knight’s Tale”, “Conspiracy Theory”, “Blood Work”, “Mystic River”) kalitesini belli eden senarist/yönetmen yine başarılı. Gelelim oyuncu kadrosuna, Oscar ödüllü aktör Denzel Washington, oldukça abartısız ve çok iyi. Kazandığı ve aday olduğu Oscar’lı filmlerde bile bu kadar iyi değildi bence Washington. Bu kez gayet inandırıcı ve doğal. Aksiyonu ve gerilimi yüksek sahnelerde son derece başarılı ve kimyası filmin tonuna cuk oturmuş. Filmin en iyi oyuncusu ise hiç kuşku yok ki, küçük yıldız Dakota Fanning. 10 yaşındaki yıldızı daha önce “I am Sam”, “Sweet Home Alabama”, “Uptown Girls”, “The Cat in the Hat” adlı filmlerde izlemiştik. Minik yıldız, Washington karşısında hiç ezilmemiş ve hatta bazı sahnelerde Washington’u oldukça zorlamış. Oyun gücü bu denli yüksek ve vücut diline bu denli hakim bir küçük oyuncuyu uzun zamandır izlememiştik. (Film bitip salondan ayrıldığınızda küçük kız uzun süre aklınızdan çıkmıyor.) Yan rollerde de oldukça önemli isimler görüyoruz: ‘Eski ajan Rayburn’ rolünde Christopher Walken (“The Deer Hunter”ın Oscarlı oyuncusu, bence Hollywood’un en yetenekli aktörleri arasında zaten), Meksikalı çapkın polis müdürü rolünde Giancarlo Giannini, ‘Avukatı’ canlandıran karizmatik isim Mickey Rourke, ‘anne’ rolünde Radha Mitchell ve ‘işadamı baba’ rolünde Marc Anthony oldukça iyi performanslar sergiliyorlar. Filmin görüntü yönetmeni Paul Cameron ise Tony Scott’la birlikte ortaya çok temiz bir iş çıkarmış. Bir takım ‘yeni numaralar’ deneseler de (kamera fazla hareketli) bence filmin ritmine oldukça uygun, temiz ve dinamik bir görüntü işçiliğinden söz edebiliriz. Yurtdışında da iyi eleştiriler almış ve gişe de başarıyı yakalamış bir film “Gazap Ateşi”. Filmin her karesine sinen büyük dramı, özgün bir aksiyon ve tırmanan bir gerilimle harmanlamak çok kolay değil. Yapım, bunu başarmış. Denzel Washington’un canlandırdığı ‘Creasy’nin açmazları ve ruh hali oldukça inandırıcı. İnandığı ve onu yaşama bağlayan hemen hemen hiçbir şeyi kalmayan bir adamın, sevgi ve dost sıcaklığı sonucunda nasıl hızla iyileştiği çok etkili işlenmiş. Küçük kız hariç, filmdeki hemen her karakter tuhaf bir kötücüllüğün, özünde bir insanı barındırdığı ve her insanın özünde tuhaf bir kötücüllük olduğunun kanıtı sanki. Bağlılığı, karşılıksız sevgiyi, geri dönemeyişi, bizi insan yapan değerlerin gelip tıkandığı noktayı, o noktadaki açmazları ve intikam denen o insanı kemirip duran kin gütme dürtüsünü oldukça net ve samimi bir şekilde ortaya koyan Tony Scott filmini görmenizi tavsiye ederim. Peckinpah tarzı “Man On Fire” ‘kabalık’ tuzağına asla düşmeyen, iyi planlanmış ciddi bir aksiyon örneği.
Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
TV'de bugün
Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)

Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

Replik
Serseri Aşıklar
Frenleri kullanma; arabalar gitmek için yapılmıştır, durmak için değil!
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com