Hababam Sınıfı'na yedinci kez merhaba!

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Türk sinemasında tam bir fenomen olduğunu söyleyebileceğimiz, Yeşilçam'ın o her dönemde, her yaştan izleyici bulabilen, kendine has bir sinema büyüsüne sahip efsane filmlerinden Hababam Sınıfı'na yıllar sonra yeniden merhaba diyoruz. Bu merhaba ister istemez bir nostalji duygusu taşıyor. Ancak bu duygunun, bizim şimdiye kadar çekilmiş altı filmler olan ilişkimizi aşan bir boyutu da var. Hababam'ın 2004 yılındaki macerasını, yapımındaki bu nostaljik yandan başlayarak mercek altına a
Yeşilçam’da kendine has bir ekol yaratan Ertem Eğilmez’in Rıfat Ilgaz’ın çok satan eserinden sinemaya taşıdığı “Hababam Sınıfı”, bildiğiniz gibi Eğilmez’in kendi kurduğu yapım şirketi Arzu Film’e hayat vermiş, şirketin büyüyüp, Eğilmez’in kendi şahsını aşan bir Arzu Film ekolü yaratmasına ön ayak olmuştu. İlk filmin müthiş bir ilgiyle karşılanması üzerine, yalnızca Türk sinemasında değil, dünya sinemasında da az rastlanan bir şekilde, filmin tam beş devam filmi gerçekleştirilmişti. (“Hababam Sınıfı Uyanıyor”, “Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı”, “Hababam Sınıfı Tatilde”, “Hababam Sınıfı Güle Güle” ve “Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor”) Hâlâ televizyonlarda sık sık gösterilen bu filmlerin, izleyiciyle buluşma açısından kuşakları ve çekildikleri dönemleri aşan bir başarıya sahip olması, bu hafta vizyona giren, serinin yedinci filmi “Hababam Sınıfı Merhaba”ya, ister istemez kuşkuyla bakmamıza yol açıyor. Aslında bizden önce, şu anda Arzu Film’in başında bulunan, Ertem Eğilmez’in oğlu Ferdi Eğilmez projeye kuşkuyla bakmış. Dört yıl önce, ilk defa, Hababam geleneğini devam ettirmeye niyeti olduğunda, hem izleyiciler hem de eski “Hababam”larda rol almış oyuncular, bu projeye pek sıcak bakmamışlardı. Pek çok kişi, yıllara dayanmış “Hababam Sınıfı”nın, kimsenin çözemediği büyüsünün bozulacağı gerekçesiyle Ferdi Eğilmez’in projesine karşı çıkmıştı.
Bu hafta vizyona giren “Hababam Sınıfı”nda Güdük Necmi’yi canlandıran Halit Akçatepe dışında, ana karakterlere can veren oyuncuların hiçbirinin rol almamasını da buna bağlayabiliriz. Ancak Ferdi Eğilmez’in dört yıl önce düşünce kırıntılarını attığı ve Kemal Kenan Ergen’e senaryosunu ısmarladığı bu projeyi yıllardır gerçekleştirememesi, bu tepkilerden çok, Arzu Film’in ekonomik ve de hukuksal açıdan bazı sıkıntıları olmasından kaynaklanmış. Yeni bir “Hababam Sınıfı” fikrinin oluşmaya başladığı günlerde, Arzu Film’in yapımcılığında gerçekleştirilen “Hemşo” filmine polise hakaret ettiği gerekçesiyle dava açılması üzerine sıkıntı içine giren Arzu Film, bu olaydan kısa süre sonra gerçekleşen ekonomik krizle iyice sarsılmış. Bu sarsıntının yol açtığı hasar ve motivasyon kaybı aşıldıktan sonra da Ferdi Eğilmez’in devam ettirmeye soyunduğu geleneğin ağırlığı nedeniyle her şeyi büyük bir özenle gerçekleştirme çabası, projenin uzamasına yol açmış.
Filmin Arzu Film markasıyla gerçekleştirilmesinin yanında ikinci nostaljik yanı “Hababam Sınıfı”nın bu yeni macerası için yönetmen koltuğuna Kartal Tibet’in oturması. Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nü bitiren, bir süre tiyatroda çalıştıktan sonra sinemaya geçen ve yaklaşık 120 filmde başrol oynayan Kartal Tibet, 70’lerdeki seks furyası döneminde oyunculuktan soğuyup, Ertem Eğilmez’in yanında yavaş yavaş kamera arkasına kaymıştı. Hababam serisinin ikinci ve üçüncü filmlerinde yönetmen asistanlığı yapan Tibet’in yıllar sonra, bu kez yönetmen koltuğunda ustasının yarattığı efsaneyi sürdürmeye çalışması oldukça manidar. “Bu filmi seyirci için, onlar gülüp eğlensinler diye yaptım” diyen Tibet filmin güldürmece yanının sağlam temellere dayandığını, Kemal Sunal filmlerinde olduğu gibi bir arka plana sahip olduğunu söylüyor. Tibet’in asıl altını çizdiği nokta, filmin bir yeniden çevrim değil, devam filmi olması, üstelik Hababam ruhunu günümüz koşullarına taşıyan, 2000’li yılların lise atmosferine uyarlayan bir devam filmi. Tibet, “Hababam”ın büyüsünün belirli bir dönemde yaratıldığını ve yeniden yaratılamayacağını savunanlara da şiddetle karşı çıkıyor ve 2500 yılında, hâlâ çekmek isteyen olursa, serinin 137. filminin de çekilebileceğini ve aynı ilgiyi yaratacağını iddia ediyor.
“Hababam Sınıfı Merhaba”nın tanıtım kampanyası çok alttan alta yürütülüyor. Hem filmin oyuncuları hem de yapım ekibinde yer alan isimler, filmin öyküsüne dair fazla açıklayıcı demeçler vermekten kaçınıyorlar. Filmin fragmanı bile “Hababam Sınıfı”nın o meşhur müziği eşliğinde perdeye taşınan görüntülerden oluşuyor. Bunun temel nedeni, büyük bir izleyici potansiyeline sahip, çekildiği her yıl gişede açık ara zirveye oturmuş serinin önceki filmleriyle bu film arasında bir bağ kurmak ve izleyiciye zaten çok iyi tanıdığı ve sevdiği bir efsanenin devamına geliyormuş hissi yaratmak. Yine de senaryoda, şu ana kadar basına yansıtılmayan bir takım sürprizlerin olacağı söyleniyor. Aslında, filmin, daha önce seride yer almış filmlerden birinin çekildiği Çamlıca Kız Lisesi’nde çekilmiş olması, hafızası iyi olanlar için hem bir sürpriz, hem de filmin bahsettiğimiz nostaljik yanlarından biri. Bunun yanında, önceki filmlerde Güdük Necmi olarak efsaneleşen Halit Akçatepe’nin bu kez halen Hababam ruhunu taşıyan bir rehber öğretmen olarak filme dahil olması ve Mahmut Hoca’nın cezalandırdığı Hababam’ın karşısına geçip pis pis gülen küçük öğrenci olarak hafızalarımıza kazınmış Tuncay Akça’nın okulun bekçisi (Hababamcıların deyişiyle Bacaksız Amca) olarak aynı işi sürdürmesi, “Hababam Sınıfı”nın bu yeni macerasının diğer hoşlukları. Aradan geçen yıllarda, gözünü para bürümüş okul sahibi vefat etmiş ve yerini kendi gibi hırslı biri olan oğlu Deli Bedri’ye (Mehmet Ali Erbil) bırakmıştır. Hababam’ın haylazlıklarını da bahane ederek okulu müteahhitlere satmanın yollarını arayan Deli Bedri’nin karşısına, Mahmut Hoca geleneğini sürdüren, okulun yeni müdiresi Fatoş Hoca çıkar. Bir yandan Deli Bedri’yle uğraşan bir yandan da Hababam’ı hizaya getirmeye çalışan Fatoş Hoca, bu işin altından kalkamayacağını anlayınca, Hababam’ın dilinden anlayan birini, azılı Hababamcılardan Güdük Necmi’yi rehber hoca olarak okula davet eder. Başlangıçta rolünü oynayan Güdük Necmi, bir süre sonra sınıfa gerçek kimliğini açıklar ve Hababam’a Deli Bedri’ye karşı yürüttükleri mücadelede destek olmaya başlar.
Önceki filmlerde kullanılmış temaları ana eksen olarak seçen bu yeni filme kuşkuyla yaklaşsanız da, filmi büyük bir merak ve de heyecanla bekliyor olsanız da, bir büyük geleneğin bugünkü durumuna tanıklık etmek ve hoş bir nostalji yaşamak için “Hababam Sınıfı Merhaba”yı izlemenizde fayda var.
Bu hafta vizyona giren “Hababam Sınıfı”nda Güdük Necmi’yi canlandıran Halit Akçatepe dışında, ana karakterlere can veren oyuncuların hiçbirinin rol almamasını da buna bağlayabiliriz. Ancak Ferdi Eğilmez’in dört yıl önce düşünce kırıntılarını attığı ve Kemal Kenan Ergen’e senaryosunu ısmarladığı bu projeyi yıllardır gerçekleştirememesi, bu tepkilerden çok, Arzu Film’in ekonomik ve de hukuksal açıdan bazı sıkıntıları olmasından kaynaklanmış. Yeni bir “Hababam Sınıfı” fikrinin oluşmaya başladığı günlerde, Arzu Film’in yapımcılığında gerçekleştirilen “Hemşo” filmine polise hakaret ettiği gerekçesiyle dava açılması üzerine sıkıntı içine giren Arzu Film, bu olaydan kısa süre sonra gerçekleşen ekonomik krizle iyice sarsılmış. Bu sarsıntının yol açtığı hasar ve motivasyon kaybı aşıldıktan sonra da Ferdi Eğilmez’in devam ettirmeye soyunduğu geleneğin ağırlığı nedeniyle her şeyi büyük bir özenle gerçekleştirme çabası, projenin uzamasına yol açmış.
Filmin Arzu Film markasıyla gerçekleştirilmesinin yanında ikinci nostaljik yanı “Hababam Sınıfı”nın bu yeni macerası için yönetmen koltuğuna Kartal Tibet’in oturması. Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nü bitiren, bir süre tiyatroda çalıştıktan sonra sinemaya geçen ve yaklaşık 120 filmde başrol oynayan Kartal Tibet, 70’lerdeki seks furyası döneminde oyunculuktan soğuyup, Ertem Eğilmez’in yanında yavaş yavaş kamera arkasına kaymıştı. Hababam serisinin ikinci ve üçüncü filmlerinde yönetmen asistanlığı yapan Tibet’in yıllar sonra, bu kez yönetmen koltuğunda ustasının yarattığı efsaneyi sürdürmeye çalışması oldukça manidar. “Bu filmi seyirci için, onlar gülüp eğlensinler diye yaptım” diyen Tibet filmin güldürmece yanının sağlam temellere dayandığını, Kemal Sunal filmlerinde olduğu gibi bir arka plana sahip olduğunu söylüyor. Tibet’in asıl altını çizdiği nokta, filmin bir yeniden çevrim değil, devam filmi olması, üstelik Hababam ruhunu günümüz koşullarına taşıyan, 2000’li yılların lise atmosferine uyarlayan bir devam filmi. Tibet, “Hababam”ın büyüsünün belirli bir dönemde yaratıldığını ve yeniden yaratılamayacağını savunanlara da şiddetle karşı çıkıyor ve 2500 yılında, hâlâ çekmek isteyen olursa, serinin 137. filminin de çekilebileceğini ve aynı ilgiyi yaratacağını iddia ediyor.
“Hababam Sınıfı Merhaba”nın tanıtım kampanyası çok alttan alta yürütülüyor. Hem filmin oyuncuları hem de yapım ekibinde yer alan isimler, filmin öyküsüne dair fazla açıklayıcı demeçler vermekten kaçınıyorlar. Filmin fragmanı bile “Hababam Sınıfı”nın o meşhur müziği eşliğinde perdeye taşınan görüntülerden oluşuyor. Bunun temel nedeni, büyük bir izleyici potansiyeline sahip, çekildiği her yıl gişede açık ara zirveye oturmuş serinin önceki filmleriyle bu film arasında bir bağ kurmak ve izleyiciye zaten çok iyi tanıdığı ve sevdiği bir efsanenin devamına geliyormuş hissi yaratmak. Yine de senaryoda, şu ana kadar basına yansıtılmayan bir takım sürprizlerin olacağı söyleniyor. Aslında, filmin, daha önce seride yer almış filmlerden birinin çekildiği Çamlıca Kız Lisesi’nde çekilmiş olması, hafızası iyi olanlar için hem bir sürpriz, hem de filmin bahsettiğimiz nostaljik yanlarından biri. Bunun yanında, önceki filmlerde Güdük Necmi olarak efsaneleşen Halit Akçatepe’nin bu kez halen Hababam ruhunu taşıyan bir rehber öğretmen olarak filme dahil olması ve Mahmut Hoca’nın cezalandırdığı Hababam’ın karşısına geçip pis pis gülen küçük öğrenci olarak hafızalarımıza kazınmış Tuncay Akça’nın okulun bekçisi (Hababamcıların deyişiyle Bacaksız Amca) olarak aynı işi sürdürmesi, “Hababam Sınıfı”nın bu yeni macerasının diğer hoşlukları. Aradan geçen yıllarda, gözünü para bürümüş okul sahibi vefat etmiş ve yerini kendi gibi hırslı biri olan oğlu Deli Bedri’ye (Mehmet Ali Erbil) bırakmıştır. Hababam’ın haylazlıklarını da bahane ederek okulu müteahhitlere satmanın yollarını arayan Deli Bedri’nin karşısına, Mahmut Hoca geleneğini sürdüren, okulun yeni müdiresi Fatoş Hoca çıkar. Bir yandan Deli Bedri’yle uğraşan bir yandan da Hababam’ı hizaya getirmeye çalışan Fatoş Hoca, bu işin altından kalkamayacağını anlayınca, Hababam’ın dilinden anlayan birini, azılı Hababamcılardan Güdük Necmi’yi rehber hoca olarak okula davet eder. Başlangıçta rolünü oynayan Güdük Necmi, bir süre sonra sınıfa gerçek kimliğini açıklar ve Hababam’a Deli Bedri’ye karşı yürüttükleri mücadelede destek olmaya başlar.
Önceki filmlerde kullanılmış temaları ana eksen olarak seçen bu yeni filme kuşkuyla yaklaşsanız da, filmi büyük bir merak ve de heyecanla bekliyor olsanız da, bir büyük geleneğin bugünkü durumuna tanıklık etmek ve hoş bir nostalji yaşamak için “Hababam Sınıfı Merhaba”yı izlemenizde fayda var.Henüz kimse yorum yapmamış.
- Ucuz Roman (Pulp Fiction) DVD
- Büyük Takip (So Close) DVD
- Sessiz Tanık (Mute Witness) DVD
- Kimlik (Identity) DVD
- İyilik Meleği (The Mighty) DVD
- Can Dostum (Good Will Hunting) DVD
- Örümcek Korkusu (Arachnophobia) DVD
- Ateşli Piliç (Hot Chick) DVD
- 28 Gün Sonra (28 Days Later) DVD
- Karayip Korsanları : Siyah İncinin Laneti DVD
- Amistad DVD
- Beni Unutma (Sweet Home Alabama) DVD
- Tanrılar Ve Generaller (Gods and Generals) DVD
- Sonuna Kadar (Hardball) DVD
- Cazcı Kardeşler 2000 (Blues Brothers 2000) DVD


Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)
Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

Ucuz Roman
Eğer yanıtlarım seni korkutuyorsa, o zaman korkutucu sorular sormaktan vazgeçmelisin...
Jules Winnfield
"Pulp Fiction - Ucuz Roman"
Eğer yanıtlarım seni korkutuyorsa, o zaman korkutucu sorular sormaktan vazgeçmelisin...
Jules Winnfield
"Pulp Fiction - Ucuz Roman"








Seanslar
Fragman


