Yüzük parmağınızda mı?

Esin Küçüktepepınar 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Biz de yüzüğün etkisindeyiz hani, uzun bir süredir.
"Yüzüklerin Efendisi" efsanesinin sonuna izlediğimiz şu günlerde belki de ilk macerayı hatırlamak ve o günden bu güne içimizdeki iyiyle kötünün mücadelesine bakışımızın ne ölçüde değiştiğini sorgulamak.
"Yüzüklerin Efendisi" efsanesinin sonuna izlediğimiz şu günlerde belki de ilk macerayı hatırlamak ve o günden bu güne içimizdeki iyiyle kötünün mücadelesine bakışımızın ne ölçüde değiştiğini sorgulamak.
'medeni' toplumlarda 'masum' bir sözleşme sembolü olan yüzüğe iyi ile kötünün ilahi mücadelesinde 'kötücül' bir anlam yüklemek Tolkien'in fikri tabii ki. Güzel bir ironi...
Yüzük tam da 'bana bir şey olmaz, benim iktidarla hiçişim olmaz' diyenlerin başına bela oluyor. Yüzüğün iktidar vaadine karşı çıkamayarak bu yolda telef olan kahramanları izlemek de bizim kaderimiz oldu. Gönüllüce kendimizi adadığımız toplam 10 saatlik beyazperde macerasında biz de bir anlamda 'yüzük'ün etkisine girdik. Özellikle fanatikleri bir yıl arayla giren her filmi tutkuyla bekler olmuştu. Herkes karanlık sinema salonlarına 'açgözlülükle' daldı, her bölümü büyük bir iştahla silip süpürdü, üzerine saatlace, günler süren yorumlar yaptı, tartışmalara girdi.
Tolkien'in kitabıyla Peter Jackson'ın filmleri arasında fark tartışılsa da genelde 'yüzük fanatikleri' sinema salonlarından memnun ayrıldı. İki yıldır parmağımıza taktığımız yüzüğü çıkarma zamanı gelm,ştir artık. “Yüzüklerin Efendisi” efsanesinin sonuna geldiğimiz şu günlerde “Kralın Dönüşü”nü izleyip koltuklarımızdan ayrılırken, belki de yapabileceğimiz en anlamlı şey bu: Her şeyi bir kenara bırakarak, 2001’in Aralık ayına, “Yüzüklerin Efendisi” efsanesinin ilk filmi “Yüzük Kardeşliği”ni izlediğimiz ilk günlere dönmek ve o günden bu güne güce, içimizdeki iyiyle kötünün mücadelesine bakışımızın ne ölçüde değiştiğini sorgulamak.
Sinemanın işlevi de bir anlamda bu belki, aynadaki yansımamıza tarafsızca bakabilme pratiği kazanmak.
İyi seyirler :))
Yüzük tam da 'bana bir şey olmaz, benim iktidarla hiçişim olmaz' diyenlerin başına bela oluyor. Yüzüğün iktidar vaadine karşı çıkamayarak bu yolda telef olan kahramanları izlemek de bizim kaderimiz oldu. Gönüllüce kendimizi adadığımız toplam 10 saatlik beyazperde macerasında biz de bir anlamda 'yüzük'ün etkisine girdik. Özellikle fanatikleri bir yıl arayla giren her filmi tutkuyla bekler olmuştu. Herkes karanlık sinema salonlarına 'açgözlülükle' daldı, her bölümü büyük bir iştahla silip süpürdü, üzerine saatlace, günler süren yorumlar yaptı, tartışmalara girdi.
Tolkien'in kitabıyla Peter Jackson'ın filmleri arasında fark tartışılsa da genelde 'yüzük fanatikleri' sinema salonlarından memnun ayrıldı. İki yıldır parmağımıza taktığımız yüzüğü çıkarma zamanı gelm,ştir artık. “Yüzüklerin Efendisi” efsanesinin sonuna geldiğimiz şu günlerde “Kralın Dönüşü”nü izleyip koltuklarımızdan ayrılırken, belki de yapabileceğimiz en anlamlı şey bu: Her şeyi bir kenara bırakarak, 2001’in Aralık ayına, “Yüzüklerin Efendisi” efsanesinin ilk filmi “Yüzük Kardeşliği”ni izlediğimiz ilk günlere dönmek ve o günden bu güne güce, içimizdeki iyiyle kötünün mücadelesine bakışımızın ne ölçüde değiştiğini sorgulamak.
Sinemanın işlevi de bir anlamda bu belki, aynadaki yansımamıza tarafsızca bakabilme pratiği kazanmak.
İyi seyirler :))
Henüz kimse yorum yapmamış.


Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)
Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

Esir Ruhlar
Hayal kurmayı sürdürmezseniz hayatın ne anlamı kalır.
Hayal kurmayı sürdürmezseniz hayatın ne anlamı kalır.








Seanslar
Fragman

