Nicolas Cage ve diğerlerini dinlemek...

Esin Küçüktepepınar 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Berlin'deki koşuşturmada bir de Tersyüz basın toplantısına yetiştim. Nicolas Cage, Spike Jonze ve Charlie Kaufman'ı dinledim...
Kader ağlarını örmüştü ve ben her türlü olanağa rağmen Tersyüz’ü izleyemeden Berlin’e gidivermiştim. Oysa Altın Ayı için yarışan filmi orada da kaçıracağımı düşünmüyorsunuz ama kaçırdım. Atom Egoyan söyleşisi için yine feda etmek zorunda kaldım ve koşturarak gittiğim Tersyüz basın toplantısına malesef ‘seyirci’ kaldım. Kuşkusuz bazen basın toplantıları, dünyaca ünlü starları, usta sinema insanlarını dünya yüzüyle şöyle bir görebilmek için bile yeterli. Soru filan sormasanız, söz ettikleri film hakkında bir fikriniz olmasa da onları izlemek bazen yeterince keyifli olabilir. İşte ben de Nicolas Cage, Spike Jonze, Charlie Kaufman’ın katıldığı basın toplantısına bu ruh haliyle katıldım.
Sorular genellikle Nicolas Cage’e gelid ve esas olarak böyle çift bir kişiliğin canlandırılmasındaki zorluklar soruldu. Hafif utangaç (!), sıkılgan bir havada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Nicolas Cage bir ara gerçekten de utangaç olduğunu belirtme ihtiyacını duydu ve rolüyle ilgili bazen çok zorluklar çektiğini söyledi.
İşin ilginci, filmin yönetmeni Spike Jonze da pek çekimserdi. Küçük, alçak sesiyle sorulara yanıt verirken sürekli elinden düşürmediği su şisesinden destek alıyor, filmi yaparken ortaya çıkan karışıklıklardan gülümseyerek bahsediyordu. Filme kendi karakterini koyan senarist Charlie Kaufman’ın da ondan geri kalan yahı pek yoktu hatta konuşmakta Jonze’dan daha beceriksizdi denilebilir. Eh işi yazmak olan birisinden hitabi konuşmalar beklemek anlamsız. Ancak yüzlerce gazetecinin karşısına çıktıktan sonra tüm gayretiyle sorulara yanıt vermeye çalışan ama, heyecandan da olsa bayağı sözü ağzında geveleyen Kaufman’ın çabası gerçekten de takdire şayandı.
Şimdi bu satırlardan her üçünün de ürkmüş, sıkılmış filan olduğunu sanmayın. Sadece basın toplantılarında parlayan, gösterişli esprilerle havayı yumuşatan diğer starlar havasında değildiler ve basınla konuşmayı sanki biraz ‘özel yaşamlarından çok gizli bilgiler vermek’ gibi görüyorlardı sanırım. Ya da ben böyle bir anlam çıkarıyorum.
Nicolas Cage dakilar geçtikten sonra daha rahatladı ve cümlelerini daha bir çabuklukla tamamlamaya başladı, espriler fazlalaştı.
Hafif hüzün, hafif şaşkınlıkla bakıyormuşcasına görünen kocaman pırıltılı renkli gözleriyle karşımda otururken, itiraf edeyim söylediklerini fazla dinlemedim. Zaten ortada söylenen fazla bir şey de yoktu. Teybim bir şekilde görevini yaptı ve kaydetti.
Dinlemek bazen izlemek anlamına da gelir mi?? Eyvah, ben hala Tersyüzü izlemedim. Bu hafta vizyonda hep birlikte görelim.
Sorular genellikle Nicolas Cage’e gelid ve esas olarak böyle çift bir kişiliğin canlandırılmasındaki zorluklar soruldu. Hafif utangaç (!), sıkılgan bir havada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Nicolas Cage bir ara gerçekten de utangaç olduğunu belirtme ihtiyacını duydu ve rolüyle ilgili bazen çok zorluklar çektiğini söyledi.
İşin ilginci, filmin yönetmeni Spike Jonze da pek çekimserdi. Küçük, alçak sesiyle sorulara yanıt verirken sürekli elinden düşürmediği su şisesinden destek alıyor, filmi yaparken ortaya çıkan karışıklıklardan gülümseyerek bahsediyordu. Filme kendi karakterini koyan senarist Charlie Kaufman’ın da ondan geri kalan yahı pek yoktu hatta konuşmakta Jonze’dan daha beceriksizdi denilebilir. Eh işi yazmak olan birisinden hitabi konuşmalar beklemek anlamsız. Ancak yüzlerce gazetecinin karşısına çıktıktan sonra tüm gayretiyle sorulara yanıt vermeye çalışan ama, heyecandan da olsa bayağı sözü ağzında geveleyen Kaufman’ın çabası gerçekten de takdire şayandı.
Şimdi bu satırlardan her üçünün de ürkmüş, sıkılmış filan olduğunu sanmayın. Sadece basın toplantılarında parlayan, gösterişli esprilerle havayı yumuşatan diğer starlar havasında değildiler ve basınla konuşmayı sanki biraz ‘özel yaşamlarından çok gizli bilgiler vermek’ gibi görüyorlardı sanırım. Ya da ben böyle bir anlam çıkarıyorum.
Nicolas Cage dakilar geçtikten sonra daha rahatladı ve cümlelerini daha bir çabuklukla tamamlamaya başladı, espriler fazlalaştı.
Hafif hüzün, hafif şaşkınlıkla bakıyormuşcasına görünen kocaman pırıltılı renkli gözleriyle karşımda otururken, itiraf edeyim söylediklerini fazla dinlemedim. Zaten ortada söylenen fazla bir şey de yoktu. Teybim bir şekilde görevini yaptı ve kaydetti.
Dinlemek bazen izlemek anlamına da gelir mi?? Eyvah, ben hala Tersyüzü izlemedim. Bu hafta vizyonda hep birlikte görelim.
Henüz kimse yorum yapmamış.



Tetikçi (10 Ekim 2008 20:00 Atv)
Jason Statham, Amy Smart, Jose Pablo Cantillo ve Efren Ramirez'in oynadığı "Tetikçi"adlı aksiyon filmi Tv'de ilk kez bu akşam Atv ekranlarında...
Jason Statham, Amy Smart, Jose Pablo Cantillo ve Efren Ramirez'in oynadığı "Tetikçi"adlı aksiyon filmi Tv'de ilk kez bu akşam Atv ekranlarında...







Seanslar
Fragman
