Bir varmış, bir yokmuş...
Esin Küçüktepepınar 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
İlk filmin ardından " Şrek 2" de 1994'te Disney'den atılan Jeffrey Kazenberg 'in kendi bizzat deyişiyle 'kutsal kase'yi bulduğu ve gücü yeniden ele geçirdiği bir intikam projesi olarak yerini buluyor.
Bu yaratıcı 'yap boz' öyküsünde masallara inamaya gönüllü biz izleyiciler ise koltuktaki malum yerimizi alacağız.
Geleneksel masal uyarlamarıyla kafa bulan, klişeleri ters yüz eden sevimli yeşil dev “Şrek”in ikinci macerası, bizleri ilk filmin peri masalına yaklaşan mutlu finalinden alıp ‘gerçek’ yaşama sürüklüyor. Kısaca filme adını veren kahramanımız Şrek bu kez kız evinde.
Dreamworks'ün “Şrek”i, rakibi Disney usulü animasyon anlayışını ters yüz ederek aynı malı farklı bir kılıfta sunarak hedefini belirliyor: 'Siyaseten doğrucu' davranarak Disney’in geleneksel 'güzellik' kavramıyla dalga geçmek ve ‘sevimli’ olmanın kapsadığı değerleri yüceltmek, hiç mahsuru yok.
Şrek”in ‘rüya gibi’ başarının ardındaki animasyon savaşları ise görünüşte çirkin lakin güzelim yürekli canavarımızın yaşadığı maceralardan hiç de geri kalmıyor. Bilakis milyarlarca dolarla telaffuz edilen animasyon pazarında Şrek’in ‘kendini olduğun gibi sevebil’ mesajına doğrudan denk düşecek bir durum yok. Rekabet acımasız. Disney’in animasyondaki belirgin iktidarını “Anastasia” ile yıkmak isteyen 20th Century Fox bir yana aslında rekabeti yaratan aslında Dreamwork’ün ortaya çıkışı. “Şrek”i yaratan Dreamwork’un çıkış öyküsü ise masallardaki iktidar savaşından hiç de geri kalmıyor. Birçok masal karakterini senaryosuna alarak, tüm klişelerle kafa bulan her iki “Şrek” filminde de yaklaşım açık. Kendi bataklığında münzevi bir hayat süren yeşil ve de çirkin bir dev olan Şrek, geleneksel Disney kahramanlarının sevimliliğinden pek uzak. Bataklığının ‘mağdur’ işgalcilerle dolmasıyla münzevi hayatı sona eren Şrek’in kapandığı iç dünyasına dalan bu işgalcilerin Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Kötü Kalpli Kurt gibi daha önceki Disney uyarlamalarının kahramanları olması pek manidar. Adeta ‘etnik temizliğe’ girişen kötücül Lord Farquaad'ın sürgün ettiği bu figürlerlerin yaşamına girmesiyle Şrek, dış dünyanın acımasız mücadelesinde taraf tutmak zorunda kalıyor.
Sonuçta, bilginiz dahilinde de olsa bu gerçek ‘masalı’ özetleyeceksek bir varmış bir yokmuş, diye başlayalım; Hollywood adlı bir ‘ülkede’ hem başarılı bir işadamı hem de yetenekli bir animasyon yönetmeni olan bir genç olduğunu görüyoruz. Hadi adını da koyalım, Jeffrey Katzenberg olsun. Çizgi film devi Disney’de yıllarca çalışmış ve akıl hocası olarak da bellediği ‘kral’ın pardon Michael Eisner adlı patronun gözdesi olarak el üstünde tutuluyor. “Küçük Denizkızı”, “Güzel ve Çirkin”, “ Aladdin” ve “ Aslan Kral” gibi gişede de büyük başarı gösterip çil çil altın kazandıran filmlerle neredeyse tek başına Disney’in bildiğimiz şarklı türkülü-peri masali öykülü animasyon formülünü yeniden şekillendiriyor, imaj tazeliyor. Hatta “ Toy Story” ve “ Kayıp Balık Nemo” gibi sonradan animasyon teknolojisinde devrim yaratacak ünlü Pixar şirketinin Disney’e geçmesini sağlayan anlaşmayı da yaparak ilerici bir adım atıyor. İşte tam bu anlaşmayı kutlarken (bundan 10 yıl öncesine rastlıyor) kendi deyimiyle ‘sırtından bıçaklanıyor’. Artık resmi olarak Disney’de ikinci adamlığa terfi etmeyi beklerken iktidar mücadelesinde yenik düşüyor, kendini kapı dışında buluyor. Artık tek hedefi var; intikam almak.
Hollywood ülkesinin acımasız rekabet koşullarında yetkili makamda bir karışlık bile ofisi olmayan bu parlak adam etkili olabilecek ne yapıyor dersiniz? Steven Spielberg’ü arıyor, gel biz de bir animasyon stüdyosu kuralım, diyor. O dönem “ Shindler’in Listesi” ve “ Amistad” gibi projeler hazırlayarak artık ‘büyümek’ isteyen Spielberg yine de sıcak yaklaşıyor olaya. Katzenberg ikinci telefon hakkını müzik devi David Geffen’i aramak için kullanıyor ve üçlü biraraya geliyor. Lakin Disney’e kafa tutmak kolay mı? Hollywood’da Son 60 yıldır yeni bir stüdyo kurulmadığı düşünülürse bu niyet bir düş adeta. Ama Disney’in devrik prensi Katzenberg bu kez Microsoft’un kurucularından, dünyanın en zengin beşinci adamı Paul Allen’ı arayıp para yatırması için ikna ediyor mevzuya. Sonunda malumunuz ‘düş işleri’ne denk düşecek, Dreamworks adlı Hollywood’da bir başka ‘krallık’ kuruluyor.
2001 tarihli “ Şrek”in başarısı, Katzenberg için bir anlamda adaletin tecellisi. Farklı bir yaklaşımla anlatılan bir ' Güzel ve Çirkin ' hikâyesi olan ilk filmin ardından “ Şrek 2” de 1994'te Disney'den atılan Jeffrey Kazenberg 'in kendi bizzat deyişiyle ‘kutsal kase’yi bulduğu ve gücü yeniden ele geçirdiği bir intikam projesi olarak yerini buluyor. Bu yaratıcı ‘yap boz’ öyküsünde masallara inamaya gönüllü biz izleyiciler ise koltuktaki malum yerimizi alacağız.
Henüz kimse yorum yapmamış.
TV'de bugün
Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)

Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

Replik
Karayip Korsanları: Siyah İnci'nin Laneti
Bir korsan için bugünlerde ayakta kalmanın tek yolu diğer korsanlara ihanet etmek.
Kaptan Barbossa
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com