Arka sokaklardan Hollywood'a...

"Taxi" ile bu hafta sinemalarımızda...
İlk kadın rapçi olmamakla birlikte karizması ve güçlü duruşu sayesinde kendinden öncekilerin hepsini unutturan ve "star" sıfatını alan Queen Latifah (gerçek adıDana Owens), 1970'de Newark, New Jersey'de dünyaya geldi.
8 yaşındayken Müslüman olan kuzeni, adına Arapça "Hassas" anlamına gelen "Latifah" kelimesini ekledi. Siyah kadınların seks objeleri değil, akıllı ve güzel olabileceklerini savunan Latifah, feminist söylemlerine karşın hem kadınlar hem de erkekler tarafından en çok önemsenen bayan sanatçılardan biri oldu. Kendisinin ilk feminist rapçi olduğunu söylersek, yanlış olmaz.
Babası ve ağabeyi polis olan Latifah, bu sayede ileride şarkı sözlerine de yansıyacak olan kanunsuz ve zor yaşamı farklı perspektiflerden tanıma imkanı bulacaktır. Lisede "Ladies Fresh" isimli bir rap topluluğunda yer alan ve 18 yaşına kadar Burger King'de garsonluk yapmak gibi çeşitli işlerle uğraşan Latifah'ın ilk albümü "All Hail the Queen" 1989 yılında piyasaya çıktı ve eleştirmenlerden büyük övgü aldı. İkinci büyük çıkışını da 93 senesinde piyasaya sürülen üçüncü albümü "Black Reign" ile yapan Queen Latifah, doksanlı yıllarda ünlü olacak ve sevilecek pek çok kadın hip-hop sanatçısının da önünü açmış oldu.
1998 yılında dördüncü ve şu ana kadarki son stüdyo albümü olan "Order in the Court" yayımlandı. 2002'de de "She's a Queen: A Collection of Hits" isminde bir derleme albümü çıkan Latifah, müzikte olduğu kadar sinema ve televizyon -kendi talk show'unu sunmak gibi- alanlarında da önemli işlerin altına imzasını attı. İlk olarak 1991'de Spike Lee'nin yönettiği Jungle Fever'da rol alarak giriş yaptığı sinema dünyasında kısa sürede hem komedi hem de dramlarda oynayabilecek yetenekte olduğunu göstererek, sağlam adımlarla ilerlemeye başlayacak ve her oynadığı filmde daha önemli roller üstlenecektir.
1992'de, efsanevi rapper Tupac Shakur'un başrolde olduğu ve kendi hayatında da önemli bir parametre teşkil edecek olan -kendi kardeşini bir motorsiklet kazasında kaybeden Latifah onun anahtarını hala kolye ucu olarak takıyor, ayrıca çok yakın bir arkadaşını da bir kurşun yüzünde kaybedecektir- silahlı çatışmaları tema alan Juice'da küçük bir rolde olsa da ne kadar etkili ve yoğun bir oyunculuk sergilediğini kanıtlayacaktır.
1993'de Michael Keaton ve Nicole Kidman'lı My Life'da Theresa karakterini canlandıran Latifah, 1996'da, Set It Off ile o ana kadar oynadığı, başrole en yakın rollerden birini üstlenecek ve izleyici karşısına yine ghetto'da zor koşullar altında yaşayan genç bir kadın olarak çıkacaktır.
1998'de Living Out Loud'da, kendisini aldatan kocasından yeni boşanmış Judith (Holly Hunter) ve karısı tarafından terkedilmiş bir asansör görevlisi olan Pat (Danny DeVito) ve bir gece klubünde şarkıcılık yapan Liz (Queen Latifah)'in başından geçen ilginç olaylar konu alınır.
1999'da gerilim/polisiye The Bone Collector, Denzel Washington ve Angelina Jolie ile birlikte rol alan Queen Latifah'a kendi talk show'unu sunma ve yapımcılığını yapma şansı tanınacaktır.
2002 yılının önemli filmlerinden Chicago'da, Renée Zellweger, Richard Gere ve Catherine-Zeta Jones ile çalışan Latifah, 2003 Oscarlarında en iyi yardımcı kadın oyuncu kategorisinde aday gösterilecektir. Film, iki kadının -kendisini aldatan kocasını öldüren Velma Kelly (Catherine-Zeta Jones) ve sevgilisini öldüren Roxie Hart (Renée Zellweger)- 1920'li yılların Chicago'sunda şöhret ve paraya ulaşmak için oynadıkları kuralsız oyunun hikayesidir.
2003'de çekilen ve Steve Martin ile birlikte başrolde olduğu Bringing Down the House ise ABD'de önemli bir gişe hasılatı yapacaktır. Yalnız bir adam olan Peter Sanderson (Steve Martin) internette, hapisteki bir kadınla (Queen Latifah) tanışır. Kadın Sanderson'la birlikte olmak için hapisten kaçar ve onun sakin yaşamını altüst eder.
Gişedeki bu büyük başarı sonrası Queen Latifah'a Hollywood'un kapıları ardına kadar açıldı artık. O sadece bir feminist rapçi olmaktan öte para, şan ve şöhretin Hollywood tarafından gerçekleştirilen ilüzyon tarafında.
Yani artık beyazperdenin büyülü aleminde o bir 'star'!
Yine de arada işin tadını kaçırıp, Hollywood'un hit filmleriyle dalga geçme pahasına da olsa, "Korkunç Bir Film 3" gibi bayatlamış filmlerde ya da "Taxi" gibi pek parlak olmayan yeniden yapımlarda rol almaktan çekinmiyor...



Morgan Freeman, John Cusack ve Jamie Anderson'ın oynadığı Kontrat adlı film bu akşam 22:30'da Star ekranlarında...

Sana hiç bir zaman yalan söylemedim. Her zaman doğrunun versiyonlarını söyledim.






Seanslar
Fragman
