Ferzan Özpetek Kristal Küreleri kucakladı

Esin Küçüktepepınar 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Ferzan Özpetek ile damgasını vurduğu Karlovy Vary'de birlikteydik. 'Karşıdaki Pencere' ile 38. Karlovy Vary Uluslararsı Film Festivali'nde yarışan Özpetek üç önemli ödül kucaklayarak bu filminin ilk uluslararası onayını da almış oldu.
Avrupa, Amerika, Filipinler ve Kore'den toplam 16 filmin yarıştığı 38. Karlovy Vary Uluslararsı Film Festivali'nin galibi Ferzan Özpetek oldu. 12 Temmuz gecesi Çek Cumhuriyeti'nin kaplıca kenti Karlovy Vary'de gerçekleşen uluslararsı bir festivalde Özpetek, üç önemli ödül kucaklayarak Karşıdaki Pencere filminin ilk uluslararası onayını da almış oldu.
?Beni apar topar çağırdılar, işlerimden dolayı açılıştan sonra Italya?ya donmuştum biliyorsunuz. Üç büyük ödülü birden kazanmışız. İnanılmaz, çünkü bu festivalin tarihinde çok önemli bir olay. Çok heyecanlıyım diyordu Ferzan Özpetek. Ödül töreni öncesi salonda karşılaştım onunla ve ayaküstü konuşurken bu sözlerle paylaştı heyecanını benimle.
Son filmi Karşıdaki Pencere ile yarıştığı 38. Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali?nde büyük ilgi gördüğü bilinse de özellikle iki önemli dalda birden Kristal Küre?yi alması gerçek bir başarı oldu kuşkusuz. En iyi yonetmen ödülünü Altın Palmiyeli Gus Van Sant?ın elinden alırken de doğal olarak heyecanlıydı ama 'en iyi film' dalında Kristal Kure için kucakta taşındığı sahnede ödülünü veren Morgan Freeman?in samimi tebriğini kabul ederken heyecanı doruktaydı.
Başrol oyuncularından Giovanna Mezzogiorno da festival jürisince 'En İyi Kadın Oyuncu' ödülüne değer görülerek, bu ödülü Alain Corneau'nun 'Fear and Trembling' filminde gösterdiği performansıyla öne çıkan aktris Sylvie Testud ile paylaştı. Zaten Özpetek?in başarısının dışında benim için festivalin arka plandaki yıldızı Testud oldu. Japonya'da doğan ve bu kültüre hayran Fransız bir genç kadının yıllar sonra döndüğü Tokyo'da yaşadığı kültür şokunu kara mizahla anlatan film genelde bu dalda odul verilmese de ?en iyi senaryo olarak Juri Özel mansiyon ödülünü de aldı. ?Dead Man´s Memories? adlı filmle de Kristal Kure için yarışan 32 yaşındaki genç Fransız kadın oyuncu Testud?nun festivalde yarışma dışı yer alan iki filmi daha vardı. Geçtiğimiz Nisan ayındaki İstanbul Film Festivali?nde önceden izleme şansı bulduğumuz ?Babanı Sev/Aime Ton Pere ? ve ?Yaşamak Beni Öldürüyor/Vivre Me tu ile Karlovy Vary?deki sinema tutkunlarına ulaştı. Canlandırdığı karakterleri elbise gibi doğallıkla uzerine giyen Testud, bu nedenle bazı gazetecilerin 'bu yeni kız da kim, çok başarılı' yorumlarına maruz kaldı.
Şöhretin ilüzyonu, Internet'in sanallığındaki cemaatlerde yalnızlığını unutmaya çalışan gençliğin aşk ve dostluk kavramlarını sorguladığı Norveç yapımı 'Buddy' ise mevzuların derinine inmeyen yaklaşımıyla akıcı ve keyifli bir film olarak izleyicinin favorisi oldu ve Mlada Fronta Dnes gazetesinin Seyirci Odulu?nu aldı. Buddy gibi eleştirmenlerin 'yarışma için fazla hafif' bulduğu Dogma aşk hikayesi ?Old, New, Borrowed and Blue? ise başrolündeki Bjorn Kellman?a en iyi aktör ödülünü kazandırdı. Natasha Arthy'in Kopenhag?ı dekor olarak kullandığı bu evlilik öncesi kararsızlık komedisi klişe bir konuyu cazip hale getirmeyi başarıyordu.
Özel bir bölümle de desteklenen Orta ve Doğu Avrupa sinemasından gelen son dönem yapımlarda temalar eski komunizm rejimde yaşanan açmaz ve çıkmazlar ya da yeni sistemde tokezleyen ve yalnız bırakılan bireyin yaşadığı kulturel ve ekonomik uyum sorunları. Lidia Bobrova'nın Rusya-Fransız ortak yapımı göz yaşartan ?Babusja? Rusya'nın değişen çehresindeki erozyonla birlikte ülkenin gelecek umudunu sembolleyen yaşlı bir kadının dirençli ve ıyimser yuz ifadesiyle anlattığı konusuyla Juri ozel odulu aldı. Eski ?Demir Perde? döneminde insanların sistemle yaşadığı uzlaşmazlıkları kara mizahi bir bakışla anlatan ve gişede büyük ilgi goren Çek yapımı ?Pupendo? ise iddialı olduğu Kristal Küre yarışında hayal kırıklığına uğradı.
Geçen yıl festivalde retrospektifi yapılan Kore?nin popüler yönetmeni Kim Ki-Duk da bu yıl son filmi ?The Coast Guard? ıle katıldığı yarışmada Karlovy Vary Kenti ödülünü aldı. Kuzey- Güney sınırında bir askerin çılgınlığa varan gorev aşkının trajedisini her zamanki 'şiddetli' anlatımıyla sinemalaştıran Kim Ki-Duk'un filmi Kore'den savaş karşıtı bir tavırdı.
Adı uzerinde festival; gunduz ile gece ısı farkını yöresel bitki likörü Becherovka ve Çek birası ile kapatmaya çalışan konuklar, 'Dogvılle' ile festivale gelen, beyazperdenin fevkalade usta oyuncusu Udo Kier'in hiç tükenmeyen alaycı esprileri ve neşesi, 'Hollywood'un tek bildiği renk yeşildir' diyen siyahi aktör Morgan Freeman'in kesik kahkahaları bir festivalden geriye kalan dadece bir kac enstantane..
?Beni apar topar çağırdılar, işlerimden dolayı açılıştan sonra Italya?ya donmuştum biliyorsunuz. Üç büyük ödülü birden kazanmışız. İnanılmaz, çünkü bu festivalin tarihinde çok önemli bir olay. Çok heyecanlıyım diyordu Ferzan Özpetek. Ödül töreni öncesi salonda karşılaştım onunla ve ayaküstü konuşurken bu sözlerle paylaştı heyecanını benimle.
Son filmi Karşıdaki Pencere ile yarıştığı 38. Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali?nde büyük ilgi gördüğü bilinse de özellikle iki önemli dalda birden Kristal Küre?yi alması gerçek bir başarı oldu kuşkusuz. En iyi yonetmen ödülünü Altın Palmiyeli Gus Van Sant?ın elinden alırken de doğal olarak heyecanlıydı ama 'en iyi film' dalında Kristal Kure için kucakta taşındığı sahnede ödülünü veren Morgan Freeman?in samimi tebriğini kabul ederken heyecanı doruktaydı.
Başrol oyuncularından Giovanna Mezzogiorno da festival jürisince 'En İyi Kadın Oyuncu' ödülüne değer görülerek, bu ödülü Alain Corneau'nun 'Fear and Trembling' filminde gösterdiği performansıyla öne çıkan aktris Sylvie Testud ile paylaştı. Zaten Özpetek?in başarısının dışında benim için festivalin arka plandaki yıldızı Testud oldu. Japonya'da doğan ve bu kültüre hayran Fransız bir genç kadının yıllar sonra döndüğü Tokyo'da yaşadığı kültür şokunu kara mizahla anlatan film genelde bu dalda odul verilmese de ?en iyi senaryo olarak Juri Özel mansiyon ödülünü de aldı. ?Dead Man´s Memories? adlı filmle de Kristal Kure için yarışan 32 yaşındaki genç Fransız kadın oyuncu Testud?nun festivalde yarışma dışı yer alan iki filmi daha vardı. Geçtiğimiz Nisan ayındaki İstanbul Film Festivali?nde önceden izleme şansı bulduğumuz ?Babanı Sev/Aime Ton Pere ? ve ?Yaşamak Beni Öldürüyor/Vivre Me tu ile Karlovy Vary?deki sinema tutkunlarına ulaştı. Canlandırdığı karakterleri elbise gibi doğallıkla uzerine giyen Testud, bu nedenle bazı gazetecilerin 'bu yeni kız da kim, çok başarılı' yorumlarına maruz kaldı.
Şöhretin ilüzyonu, Internet'in sanallığındaki cemaatlerde yalnızlığını unutmaya çalışan gençliğin aşk ve dostluk kavramlarını sorguladığı Norveç yapımı 'Buddy' ise mevzuların derinine inmeyen yaklaşımıyla akıcı ve keyifli bir film olarak izleyicinin favorisi oldu ve Mlada Fronta Dnes gazetesinin Seyirci Odulu?nu aldı. Buddy gibi eleştirmenlerin 'yarışma için fazla hafif' bulduğu Dogma aşk hikayesi ?Old, New, Borrowed and Blue? ise başrolündeki Bjorn Kellman?a en iyi aktör ödülünü kazandırdı. Natasha Arthy'in Kopenhag?ı dekor olarak kullandığı bu evlilik öncesi kararsızlık komedisi klişe bir konuyu cazip hale getirmeyi başarıyordu.
Özel bir bölümle de desteklenen Orta ve Doğu Avrupa sinemasından gelen son dönem yapımlarda temalar eski komunizm rejimde yaşanan açmaz ve çıkmazlar ya da yeni sistemde tokezleyen ve yalnız bırakılan bireyin yaşadığı kulturel ve ekonomik uyum sorunları. Lidia Bobrova'nın Rusya-Fransız ortak yapımı göz yaşartan ?Babusja? Rusya'nın değişen çehresindeki erozyonla birlikte ülkenin gelecek umudunu sembolleyen yaşlı bir kadının dirençli ve ıyimser yuz ifadesiyle anlattığı konusuyla Juri ozel odulu aldı. Eski ?Demir Perde? döneminde insanların sistemle yaşadığı uzlaşmazlıkları kara mizahi bir bakışla anlatan ve gişede büyük ilgi goren Çek yapımı ?Pupendo? ise iddialı olduğu Kristal Küre yarışında hayal kırıklığına uğradı.
Geçen yıl festivalde retrospektifi yapılan Kore?nin popüler yönetmeni Kim Ki-Duk da bu yıl son filmi ?The Coast Guard? ıle katıldığı yarışmada Karlovy Vary Kenti ödülünü aldı. Kuzey- Güney sınırında bir askerin çılgınlığa varan gorev aşkının trajedisini her zamanki 'şiddetli' anlatımıyla sinemalaştıran Kim Ki-Duk'un filmi Kore'den savaş karşıtı bir tavırdı.
Adı uzerinde festival; gunduz ile gece ısı farkını yöresel bitki likörü Becherovka ve Çek birası ile kapatmaya çalışan konuklar, 'Dogvılle' ile festivale gelen, beyazperdenin fevkalade usta oyuncusu Udo Kier'in hiç tükenmeyen alaycı esprileri ve neşesi, 'Hollywood'un tek bildiği renk yeşildir' diyen siyahi aktör Morgan Freeman'in kesik kahkahaları bir festivalden geriye kalan dadece bir kac enstantane..
Henüz kimse yorum yapmamış.



Vicdan (19 Mart 2010 23:15 Kanal D)
Nurgül Yeşilçay, Murat Han, Tülin Özen, Nazan Kesal ve Rıza Sönmez'in rol aldığı "Vicdan" adlı film Tv'de ilk kez bu akşam 23:15'te Kanal D ekranlarında.
Nurgül Yeşilçay, Murat Han, Tülin Özen, Nazan Kesal ve Rıza Sönmez'in rol aldığı "Vicdan" adlı film Tv'de ilk kez bu akşam 23:15'te Kanal D ekranlarında.








Seanslar
Fragman
