
Bob Kane’nin yaratığı ve ilk defa 1939 yılı Mayıs ayında Detective Comics’in 27’inci sayısında çizilen, çizgi roman ve sinema dünyasının en popüler karakterlerinden Batman, “Dark Knight” ile tekrar hayat buluyor.
Çizgi romanlara ek olarak medyada, gazetelerde yer alan serilerde, kitaplarda, radyo dramalarında ve televizyonda popüler olan ‘Kara Şövalye’nin sinemada ilk örnekleri, 1943’de Lambert Hillyer’in 1966’da Leslie H.Martinson’un yönettiği yapımlar oldu.
Batman’in çizgi roman dünyasında düşüş dönemine girmesi ve sinemada çizgi romana ilginin günümüzdeki gibi olmaması 1989’a kadar Batman’in beyazperde yer almamasının başlıca sebepleri olarak gösterildi. Frank Miller’ın, 50 yaşında ve emekli olmuş Batman’in geri dönüşünü anlattığı 1986 tarihli “Batman: The Dark Knight Returns” hikayesi, karakteri karanlık kökenine geri döndürmekle beraber büyük maddi başarı elde etti ve çizgi roman tarihinde bir kilometre taşı oldu. 4 sayılık bu mini seri Batman’in popülerliğini yeniden üst seviyelere çıkarttı.
Superman’in serüvenlerinin gişede başarı sağlaması Gotham City’nin kahramanı için de ışığı yaktı ve 1989’da Batman tekrar beyazperdeye döndü. Bu modern yorumdan sonra ‘Batman’ için tekrar inişli çıkışlı bir dönem başladı.
Batman
Tim Burton’ın yönettiği 1989 tarihli filmde Bruce WayneBatman rolünde Michael Keaton, Batman’in düşmanı Joker rolünde ise Jack Nicholson vardı. Özellikle set tasarımlarının ve alaycı mizahının beğenildiği ve Joker karakterinin Batman’den rol çaldığı film genel olarak iyi eleştiriler aldı. Michael Keaton, Batman rolünde hayranlarını memnun ederken, Jack Nicholson’da sinema tarihine özel bir karakter armağan etti.
Batman Returns
İlk filmin hem eleştirmenler nezdinde beğenilmesi hem de gişede iyi iş yapması ikinci film için daha büyük bütçe, daha fazla yıldız demekti. Yine Burton’ın yönettiği filmde Batman’i ilkinde olduğu gibi Michael Keaton canlandırdı. ‘Kötü adam’ kontenjanının artırıldığı filmde Catwoman’ı Michelle Pfeiffer, Penguin’i Danny DeVito canlandırdı. İlkinden daha fazla beğenilen filmin yine set tasarımları ve ‘kötü’ karakterleri özellikle ‘Catwomen’ ön plana çıkarıldı.
Batman Forever
İlk iki Batman filminden sonra kötü bir gelişme oldu. 3’üncü film için Burton ve Keaton ikna edilememişti. Onların yerine yönetmen koltuğu için Joel Schumacher, Batman rolü için Val Kilmer seçilmişti. Kötü adamlar Two-Face ve Riddler’i ise Tommy Lee Jones ve Jim Carrey canlandırdı. Nicole Kidman’ın da olduğu güçlü kadrosuna rağmen sonuç iyi değildi. İlk iki filmin başarısından çok uzak görülen film ne yapımcıların yüzünü güldürebildi ne de eleştirmenler ve hayranlarını. Eleştirmenlere göre karakterin doğasını yansıtan karanlık atmosferden yoksun ve dramatik yapının zayıf olduğu bir uyarlama idi “Batman Forever”. Kilmer’ın Batman performansı da aynı ölçüde eleştirilmişti.
Batman and Robin
‘Batman Forever’ın başarısızlığından sonra daha kötüsü olamaz düşüncesiyle yola Schumacher’le devam edildi, ama Yarasa Adam değişmişti. Bu sefer George Clooney Batman’di ve çizgi romanlardaki ünlü yardımcısı Robin ve yine sonradan yaratılan karakterlerden Batgirl’de hikayeye dahil edilmişti. Mr. Freeze ve Poison Ivy’nin kötü kontenjanından yer aldığı film tam bir hayal kırıklığı olarak sinema tarihinde yer aldı. Hem gişede hem eleştirmenler bazında ‘fiyasko’ olarak sonuçlanan filmden ve Clooney’in Batman yorumundan hayranları da nefret etmişti. Film yılın en kötü filmlerine verilen ‘Altın Ahududu Ödülleri’nin de kazananı oldu!
Batman Begins
‘Batman’i yerlerde süründüren film’ olarak sinema tarihine geçen "Batman and Robin" den sonra bütün Batman projeleri rafa kalkmıştı. 2000’li yıllarla birlikte yavaş yavaş yeni projelerle gündeme gelen bu süper kahramanın hikayesi en sonunda Christopher Nolan’ın yönetiminde hayat buldu. Seriyi tekrar özüne döndürmeyi amaçladığını belirten Nolan, hem eleştirmenlerden hem de seyircilerden tam not aldı. ‘Karaktere odaklanan’, ‘kahramanın özünü yakalayan karanlık bir film’ olarak gösterilen “Batman Begins” gişede de istenileni verdi. Christian Bale’in Bruce Wayne/Batman rolünde beğenilmesi ile devam filmlerinin önü açılmış oldu.
The Dark Knight
Daha büyük bir bütçeyle çalışan, ilk filmin kadrosunu koruyan ve yeni karakterler ekleyen Nolan’ın filmi şimdiden beklentileri arttırmış durumda...
- Aramızda Casus Var: Tony Scott/Jason Bourne-vari
- Gomorra: Gerçek bir öykü...
- "Mustafa" filmi için kim ne dedi?
- Türk basınında "Üç Maymun"
- Eleştirmen gözüyle Altın Portakal filmleri
- Oyum "komediye!"
- Dünyanın Merkezine Yolculuk başladı!
- Narnia Günlükleri: Prens Caspian'ın Öyküsü
- James Bond Tarihi
- “Wanted” oyuncuları yakın planda!
- Sinemanın en "şık" film karakterleri
- Kevin Spacey güzellemesi!
- Sex and the City'nin güzel, akıllı ve cesur kızları
- Macera Adası: Kendi hikayenizin kahramanı olun...
- İstanbul için Festival Vakti!


Michael Haneke, "Kent Üçlemesi"nin bu ilk filminde, sıradan orta sınıf Avusturya ailesini karanlık bir sona doğru giderken soğukkanlı bir gözlemci edasıyla izliyor. The Seventh Continent bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de!









Seanslar
Fragman


