X-Men 2'de kim kimdir?

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
“X-Men”in kendine özgü dünyasının en önemli özelliği, hiç şüphesiz karakter çeşitliliği ve her karakterin öykü içinde ağırlığının hissedilmesi. Biz yine de, bu dünyaya ilk kez girecekler için önemli olduğunu düşündüğümüz on üç karakteri ana hatlarıyla tanıtalım istedik.
“X-Men” gibi çizgi romandan, hem de hatırı sayılır bir hayran kitlesine sahip bir çizgi romandan yapılan uyarlamalarda, film en çok öyküye dahil edilen ve dışarıda bırakılan karakterler üzerinden tartışılır. Biz, bugünlerde kafanızı iyice şişireceğini düşündüğümüz bu tartışmayı es geçip, bu dünyaya ilk kez girecek kimseler için küçük bir karakter klavuzu hazırlamayı uygun gördük:
Profesör Xavier (Patrick Stewart): Yıllarca kontrol edebilmek için uğraş verdiği, inanılmaz zihinsel güçlerle dünyaya gelen Charles Xavier, her zaman mutasyona ilgi duydu. Bu ilgisi nedeniyle yaptığı çalışmalarla dünyanın hatırı sayılır genetikçilerinden biri oldu. Bir yandan, günden güne, kendi güçleri üzerindeki hakimiyeti arttığından, dünyanın en güçlü telepati yeteneğine sahip kişi haline geldi. Magneto’yla birlikte barışçı bir toplum için çalışırlarken, bu en yakın dostunun insanları yok etme arzusuna kapılması nedeniyle yoları ayrıldı. Charles Xavier'se her zaman mutantların toplum içinde kabul görebilmeleri için uğraştı. Bunun en tek yolunun, yeteneklerin farkında olmak ve bu yetenekleri bilinçli bir şekilde kullanmaktan geçtiğini bildiğinden “Yetenekli Gençler Enstitüsü”nü kurdu.
Magneto / Erik Lehnsherr (Ian McKellen): Her ne kadar Charles Xavier’yle birlikte dünya barışı için çalışma amacıyla yola çıkmış olsalar da, Nazi toplama kamplarının dehşetini görünce Magneto (Erik Lensherr) bu yoldan saptı ve insanların yok edilmesi gereken, tehlikeli bir tür olduğuna kendini inandırdı. Bunun üzerine en yakın arkadaşı Charles Xavier’le yollarını ayırdı. Zamanla yılların dostluğu, bir tür rekabete dönüştü. Metaller üzerinde hakimiyet kurma yeteneğine sahip olan Xavier, emrindeki ‘Mutant Kardeşliği’ ile hem insanlığı, hem de X-Adamlar'ı tehdit ediyor. Bu sefer, insanların saldırısı karşısında çaresiz, X-Adamlarla işbirliği yapmak zorunda kalıyor.
Wolverine / Logan (Hugh Jackman): Grup içinde kimlik krizinden en fazla muzdarip olan mutant. Sürekli olarak nereden geldiğini, köklerinin nereye uzandığını bulmaya çalışan Wolverine’in adının Logan olması dışında hakkında hiçbir şey bilinmiyor. Beyse ki, bu gizemli mutantın geçmişi hakkında “X2”de bazı ipuçlarına kavuşacağız. “Weapon X Projesi"nde, iskeleti Adamantiyum adı verilen, bilinen en sert metalle kaplanan Wolverine, bunu hafızasının silinmesiyle ödedi. Çabuk iyileşme özelliği ve yırtıcı pençeleriyle, ona rahatlıkla en hayvansı mutant diyebiliriz.
Cyclops / Scott Summers (James Marsden): Profesör Xavier’in ilk öğrencilerinden biri olan Cyclops. Gözlerinden çıkan, ilk başta kontrol edemediği güç ışınlarına, Xavier'ın sayesinde hakim olmaya başlayınca ayrıcalıklı bir yere sahip oldu ve takım lideri oldu. Kurallara bağlı, Profesör'ün sözünden çıkmayan ve biraz da sinir bozucu Scott Summers, Jean Grey’le çizgi romanda olduğu gibi, yine fırtınalı bir aşk yaşıyor. Cyclops için, zaman zaman aşkın ve evlilik yaşamının mutantların dünyadaki mücadelesinin önüne geçtiği oluyor, ama bunun tüm mutantlara genellenebilecek bir durum olduğunu da belirtmek gerek.
Jean Grey (Famke Janssen): Profesör X gibi, güçleri zihni olan bir karakter. Profesör X’inki kadar olmasa da sınırlı telepati gücüne sahip bir mutant. Onu çizgi romandan ‘Marvel Girl’ kod adıyla da tanıyor olabilirsiniz. Her ne kadar Cyclops’la birlikteymiş gibi gözükse de Wolverine’le olan bağı onu bir aşk üçgeninin uçtaki köşesi yapıyor. Yine de çizgi roman takipçileri onu ‘Phoenix’ olarak hatırlamayı tercih eder herhalde. (Grey, yeri geldiğinde X-Adamlar için kendini feda etmiş ve olağanüstü güçlere sahip ‘Phoenix’ olarak geri dönmüştü.)
General William Stryker (Brian Cox): “X2”de anti-mutant hareketin başına geçirilen William Stryker, çözülmesi pek de kolay olmayan karakterlerden bir diğeri. Çizgiromanda da genelde mutant düşmanı olarak ortaya çıkan Stryker, filmde çizgi romandakinden daha çetrefil bir kimlik sahipleniyor ve tüm karakterlerle bir şekilde bağı olan gizemli bir hükümet adamı oluyor. Anti-mutant histeriye kendini iyice kaptırmış olan Stryker, pek çok özelliğiyle soykırım komutanlarını hatırlatıyor.
Deathstrike / Yuriko Oyama (Kelly Hu): Wolverine’inkine benzeyen pençelere sahip olan Deathstrike, X-Men karakterleri içinde en trajik öyküye sahip olanlardan biri. Filmde çizgi romanda tanıdığımızdan oldukça farklı biçimde karşımıza çıkan Deathstrike (Yuriko Oyama), babasının geliştirdiği, kemiklerin Adamantiyumla kaplanması projesinin uygulandığı az sayıda mutanttan biri olan ve babasını öldürdüp projenin formülünü çaldığından şüphelendiği Wolverine’i yok etmek, ondan elde ettiği malzemeyi inceleyerek babasının hayali olan projeyi yeniden hayata geçirmek istiyor. Deathstrike, filmde William Stryker'ın asistanı olarak karşımıza çıkacak.
Storm / Ororo Munroe (Halle Berry): Marakeş'te yankesicilik yapan küçük bir çocukken, meteorolojik olaylar üzerindeki kontrolü sayesinde Afrika’da bir ‘tanrıça’ya dönüşen Ororo Munroe, Profesör X tarafından keşfedilince, kabilesini ve elde ettiği forsu terk ederek, ait olduğu yere, X-Adamlar’a katıldı. Enstitüye geldiğinde güçlerini kontrol etme konusunda zaten belirli bir deneyimi olduğundan Cyclops’la birlikte takım liderliğini üstlendi. Şüphesiz, grubun en kendine özgü karakterlerinden biri.
Nightcrawler / Kurt Wagner (Alan Cumming): Kurt Wagner, mutasyonun sonucu oluşan şeytani görünümü ve alman olmasıyla, ‘öteki’ damgasını en bariz şekilde yiyen bir mutant. Nitekim, insanların farklılığa duyduğu öfkenin sonuçlarını ilk elden yaşadı. Bir çingene tarafından, sirkte büyütülen Nightcrawler, Errol Flynn’e hayranlığıyla dikkat çekiyor. Görebildiği her yere teleport edebilme yeteneğine sahip olan Nightcrawler, hiç bir şeye değişmediği yeteneğini de Flynn gibi, çok seviyor.
Iceman / Bobby Drake (Shawn Ashmore) ve Rogue / Marie D'Ancanto (Anna Paquin): Aslında orijinal X-Adamlar'ın ilk beş üyesinden biri olan Iceman (Bobby Drake) (Cyclops, Angel, Marvel Girl ve Beast’la birlikte), filmde gücünü yeni keşfeden genç bir öğrenci olarak çizilmiş. Soğuğu ve buz gibi soğukla ilgili maddelere hükmedebilen Iceman. Her ne kadar Rogue’la ilişki içine girmek isteseler de Rogue, dokunduğu kişinin güçlerini ve anılarını ele geçirme yeteneğine sahip olduğundan ve henüz bunu kontrol edemediğinden karşısındakine zarar verebiliyor. Bu nedenle ikili bir türlü kavuşamıyor.
Mystique / Raven Darkholme (Rebecca Romijn-Stamos): Mutant dünyasının en tehlikeli katillerinden biri olan Mystique, istediği kişinin görünümüne bürünmesi nedeniyle, kimliğini rahatça gizleyebiliyor. Bu özelliği, karakterine de belirli bir sinsilik katan Mystique, filmde Magneto’nun sağ kolu olarak karşımıza çıkıyor. Çizgiromanda pozisyonu biraz daha farklı olan Mystique, yetenekleriyle uyum gösteriri şekilde, hükümet ajanlığıyla İkinci Mutant Kardeşliği’nin liderliğini bir arada yürüten, daha sinik bir karakterdi.
Pyro / John Allerdyce (Aaron Stanford): Yetenek açısından Iceman’in tam tersi olarak nitelendirebileceğimiz bir mutant olan Pyro (John Allerdyce), ateşi kontrol edebiliyor. Filmdeki portresi de çizgiromandakine uyacak şekilde tehlikeyi ve şov yapmayı seven biri olarak çizilen Pyro, X-Men ve Mutant Kardeşliği arasında gidip geliyor. Hem kararsız hem de yer yer dengesiz bir karakter. Bu yüzden, ateş toplarına rağmen, başı hiçbir zaman beladan kurtulmuyor.
Profesör Xavier (Patrick Stewart): Yıllarca kontrol edebilmek için uğraş verdiği, inanılmaz zihinsel güçlerle dünyaya gelen Charles Xavier, her zaman mutasyona ilgi duydu. Bu ilgisi nedeniyle yaptığı çalışmalarla dünyanın hatırı sayılır genetikçilerinden biri oldu. Bir yandan, günden güne, kendi güçleri üzerindeki hakimiyeti arttığından, dünyanın en güçlü telepati yeteneğine sahip kişi haline geldi. Magneto’yla birlikte barışçı bir toplum için çalışırlarken, bu en yakın dostunun insanları yok etme arzusuna kapılması nedeniyle yoları ayrıldı. Charles Xavier'se her zaman mutantların toplum içinde kabul görebilmeleri için uğraştı. Bunun en tek yolunun, yeteneklerin farkında olmak ve bu yetenekleri bilinçli bir şekilde kullanmaktan geçtiğini bildiğinden “Yetenekli Gençler Enstitüsü”nü kurdu.
Magneto / Erik Lehnsherr (Ian McKellen): Her ne kadar Charles Xavier’yle birlikte dünya barışı için çalışma amacıyla yola çıkmış olsalar da, Nazi toplama kamplarının dehşetini görünce Magneto (Erik Lensherr) bu yoldan saptı ve insanların yok edilmesi gereken, tehlikeli bir tür olduğuna kendini inandırdı. Bunun üzerine en yakın arkadaşı Charles Xavier’le yollarını ayırdı. Zamanla yılların dostluğu, bir tür rekabete dönüştü. Metaller üzerinde hakimiyet kurma yeteneğine sahip olan Xavier, emrindeki ‘Mutant Kardeşliği’ ile hem insanlığı, hem de X-Adamlar'ı tehdit ediyor. Bu sefer, insanların saldırısı karşısında çaresiz, X-Adamlarla işbirliği yapmak zorunda kalıyor.
Wolverine / Logan (Hugh Jackman): Grup içinde kimlik krizinden en fazla muzdarip olan mutant. Sürekli olarak nereden geldiğini, köklerinin nereye uzandığını bulmaya çalışan Wolverine’in adının Logan olması dışında hakkında hiçbir şey bilinmiyor. Beyse ki, bu gizemli mutantın geçmişi hakkında “X2”de bazı ipuçlarına kavuşacağız. “Weapon X Projesi"nde, iskeleti Adamantiyum adı verilen, bilinen en sert metalle kaplanan Wolverine, bunu hafızasının silinmesiyle ödedi. Çabuk iyileşme özelliği ve yırtıcı pençeleriyle, ona rahatlıkla en hayvansı mutant diyebiliriz.
Cyclops / Scott Summers (James Marsden): Profesör Xavier’in ilk öğrencilerinden biri olan Cyclops. Gözlerinden çıkan, ilk başta kontrol edemediği güç ışınlarına, Xavier'ın sayesinde hakim olmaya başlayınca ayrıcalıklı bir yere sahip oldu ve takım lideri oldu. Kurallara bağlı, Profesör'ün sözünden çıkmayan ve biraz da sinir bozucu Scott Summers, Jean Grey’le çizgi romanda olduğu gibi, yine fırtınalı bir aşk yaşıyor. Cyclops için, zaman zaman aşkın ve evlilik yaşamının mutantların dünyadaki mücadelesinin önüne geçtiği oluyor, ama bunun tüm mutantlara genellenebilecek bir durum olduğunu da belirtmek gerek.
Jean Grey (Famke Janssen): Profesör X gibi, güçleri zihni olan bir karakter. Profesör X’inki kadar olmasa da sınırlı telepati gücüne sahip bir mutant. Onu çizgi romandan ‘Marvel Girl’ kod adıyla da tanıyor olabilirsiniz. Her ne kadar Cyclops’la birlikteymiş gibi gözükse de Wolverine’le olan bağı onu bir aşk üçgeninin uçtaki köşesi yapıyor. Yine de çizgi roman takipçileri onu ‘Phoenix’ olarak hatırlamayı tercih eder herhalde. (Grey, yeri geldiğinde X-Adamlar için kendini feda etmiş ve olağanüstü güçlere sahip ‘Phoenix’ olarak geri dönmüştü.)
General William Stryker (Brian Cox): “X2”de anti-mutant hareketin başına geçirilen William Stryker, çözülmesi pek de kolay olmayan karakterlerden bir diğeri. Çizgiromanda da genelde mutant düşmanı olarak ortaya çıkan Stryker, filmde çizgi romandakinden daha çetrefil bir kimlik sahipleniyor ve tüm karakterlerle bir şekilde bağı olan gizemli bir hükümet adamı oluyor. Anti-mutant histeriye kendini iyice kaptırmış olan Stryker, pek çok özelliğiyle soykırım komutanlarını hatırlatıyor.
Deathstrike / Yuriko Oyama (Kelly Hu): Wolverine’inkine benzeyen pençelere sahip olan Deathstrike, X-Men karakterleri içinde en trajik öyküye sahip olanlardan biri. Filmde çizgi romanda tanıdığımızdan oldukça farklı biçimde karşımıza çıkan Deathstrike (Yuriko Oyama), babasının geliştirdiği, kemiklerin Adamantiyumla kaplanması projesinin uygulandığı az sayıda mutanttan biri olan ve babasını öldürdüp projenin formülünü çaldığından şüphelendiği Wolverine’i yok etmek, ondan elde ettiği malzemeyi inceleyerek babasının hayali olan projeyi yeniden hayata geçirmek istiyor. Deathstrike, filmde William Stryker'ın asistanı olarak karşımıza çıkacak.
Storm / Ororo Munroe (Halle Berry): Marakeş'te yankesicilik yapan küçük bir çocukken, meteorolojik olaylar üzerindeki kontrolü sayesinde Afrika’da bir ‘tanrıça’ya dönüşen Ororo Munroe, Profesör X tarafından keşfedilince, kabilesini ve elde ettiği forsu terk ederek, ait olduğu yere, X-Adamlar’a katıldı. Enstitüye geldiğinde güçlerini kontrol etme konusunda zaten belirli bir deneyimi olduğundan Cyclops’la birlikte takım liderliğini üstlendi. Şüphesiz, grubun en kendine özgü karakterlerinden biri.
Nightcrawler / Kurt Wagner (Alan Cumming): Kurt Wagner, mutasyonun sonucu oluşan şeytani görünümü ve alman olmasıyla, ‘öteki’ damgasını en bariz şekilde yiyen bir mutant. Nitekim, insanların farklılığa duyduğu öfkenin sonuçlarını ilk elden yaşadı. Bir çingene tarafından, sirkte büyütülen Nightcrawler, Errol Flynn’e hayranlığıyla dikkat çekiyor. Görebildiği her yere teleport edebilme yeteneğine sahip olan Nightcrawler, hiç bir şeye değişmediği yeteneğini de Flynn gibi, çok seviyor.
Iceman / Bobby Drake (Shawn Ashmore) ve Rogue / Marie D'Ancanto (Anna Paquin): Aslında orijinal X-Adamlar'ın ilk beş üyesinden biri olan Iceman (Bobby Drake) (Cyclops, Angel, Marvel Girl ve Beast’la birlikte), filmde gücünü yeni keşfeden genç bir öğrenci olarak çizilmiş. Soğuğu ve buz gibi soğukla ilgili maddelere hükmedebilen Iceman. Her ne kadar Rogue’la ilişki içine girmek isteseler de Rogue, dokunduğu kişinin güçlerini ve anılarını ele geçirme yeteneğine sahip olduğundan ve henüz bunu kontrol edemediğinden karşısındakine zarar verebiliyor. Bu nedenle ikili bir türlü kavuşamıyor.
Mystique / Raven Darkholme (Rebecca Romijn-Stamos): Mutant dünyasının en tehlikeli katillerinden biri olan Mystique, istediği kişinin görünümüne bürünmesi nedeniyle, kimliğini rahatça gizleyebiliyor. Bu özelliği, karakterine de belirli bir sinsilik katan Mystique, filmde Magneto’nun sağ kolu olarak karşımıza çıkıyor. Çizgiromanda pozisyonu biraz daha farklı olan Mystique, yetenekleriyle uyum gösteriri şekilde, hükümet ajanlığıyla İkinci Mutant Kardeşliği’nin liderliğini bir arada yürüten, daha sinik bir karakterdi.
Pyro / John Allerdyce (Aaron Stanford): Yetenek açısından Iceman’in tam tersi olarak nitelendirebileceğimiz bir mutant olan Pyro (John Allerdyce), ateşi kontrol edebiliyor. Filmdeki portresi de çizgiromandakine uyacak şekilde tehlikeyi ve şov yapmayı seven biri olarak çizilen Pyro, X-Men ve Mutant Kardeşliği arasında gidip geliyor. Hem kararsız hem de yer yer dengesiz bir karakter. Bu yüzden, ateş toplarına rağmen, başı hiçbir zaman beladan kurtulmuyor.
Henüz kimse yorum yapmamış.
- “Wanted” oyuncuları yakın planda!
- Sinemanın en "şık" film karakterleri
- Kevin Spacey güzellemesi!
- Sex and the City'nin güzel, akıllı ve cesur kızları
- Macera Adası: Kendi hikayenizin kahramanı olun...
- İstanbul için Festival Vakti!
- Savaş çığırtkanlarının duymak istemeyeceği bir öykü
- Juno sonunda vizyonda!
- Festivalde bugün!
- 19. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde 19 Mart Çarşamba
- Ankara Uluslararası Film Festivali’nde 18 Mart Salı
- 19. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde 17 Mart Pazartesi
- "Türkiye'nin Hatıra Defteri" CNN Türk'te
- Sinema.Com yazarlarından 2007'nin En İyi Filmleri...
- Sırlarla dolu bir film: "Cloverfıeld"


Altın Yumruk İstanbul'da (6 Temmuz2008 21:20 Kanal 1)
Kanal'1 de bu akşam saat 21:20'de Jackie Chan'den soluk soluğa izleyeceğiniz bir macera Altın Yumruk İstanbul'da ekrana geliyor.
Kanal'1 de bu akşam saat 21:20'de Jackie Chan'den soluk soluğa izleyeceğiniz bir macera Altın Yumruk İstanbul'da ekrana geliyor.

Yan Odadan Melodiler
Aşk yan odadan gelen melodiler gibidir ve (ses) ayarı senin kontrolünde olmadığı için güzeldir.
Aşk yan odadan gelen melodiler gibidir ve (ses) ayarı senin kontrolünde olmadığı için güzeldir.










