Macera Adası: Kendi hikayenizin kahramanı olun...
Sinema.com 21 Nisan 2008, Pazartesi 16:30

37 milyon dolarlık yapım bütçesiyle gerçekleştirilen, bir macera-komedi filmi olan “Nim’s Island”, kendi hikayesinin kahramanı olma üzerine bir film. Yapayalnız olduğunu düşünen bir genç kız ile herşeyden korkacak kadar cesaretsiz olduğunu düşünen olgun bir kadının, güçbirliği yaptığı takdirde hayallerinden çok daha fazlasını başarabileceğini anlatıyor.

Yönetmenliğini Mark Levin ile Jennifer Flackett’in üstlendiği “Nim’s Island”ın senaryosunu Wendy Orr’un aynı adlı kitabından yola çıkarak Paula Mazur ile Joseph Kwong yazdı. Yapımcılığını Paula Mazur gerçekleştirdi. Başroldeki adalı kız Nim karakterini, “Little Miss Sunshine”daki performansıyla Oscar adaylığı kazanan Abigail Breslin oynadı.

Alexandra Rover rolünde iki Oscar ödüllü Jodie Foster kamera karşısına geçti. “300 Spartalı” ve “P.S. I Love You”dan tanıdığımız Gerard Butler ise, Nim’in gerçek babası ve hayali kahraman Alex Rover olmak üzere iki rolü birden üstlendi.

Çekimleri Avustralya’nın ünlü Altın Sahili’nin plajlarıyla Hinchinbrook Adasının yağmur ormanlarında gerçekleştirilen filmin kamera arkası ekiplerinde, görüntü yönetmenliğini “The Piano” ve “Bridget Jones’ Diary” ile adını duyuran Stuart Dryburgh; prodüksiyon tasarımlarını “Wedding Crashers”tan tanıdığımız Barry Robison; kostüm tasarımlarını “Ocean’s Eleven”dan tanıdığımız Oscar adayı Jeffrey Kurland ve kurgu editörlüğünü de “Any Given Sunday”deki başarısıyla dikkat çeken Stuart Levy üstlendi.

Kitabın yazarı Wendy Orr, “Nim’in öyküsü hepimizin aslında zannettiğimizden çok daha cesur olabileceğimiz üzerine bir öyküdür. İster acımasız korsanlara karşı olsun, ister dünyayı tanımak için yaşadığınız apartmandan ayrılmak olsun, sonuçta hepimiz zannettiğimizden çok daha fazlasını yapabilecek güce sahibiz” diyor.

Yapımcıların ilk düşüncesi isimsiz bir oyuncu adayı bulmak için dünya çapında bir arama çalışması başlatmak yönündeydi. Ancak daha sonra fikirlerinde değişiklik oldu ve “Little Miss Sunshine” adlı komedi filmindeki başarılı performansıyla kendisini kabul ettiren Abigail Breslin üzerinde karar kıldılar. O filmdeki performansıyla henüz 10 yaşındayken Oscar ödülüne aday gösterilen Abigail Breslin’den daha iyisinin olamayacağını düşündüler.

Yönetmenler filmin setinde Abigail’i o kadar yaratıcı buldular ki, çoğu zaman onun bir “çocuk oyuncu” olduğunu dahi unuttular. Mark Levin gözlemlerini şu sözlerle aktarıyor:
“Duygularını yansıtmakta son derece başarılıydı ama bunu taklitçi şekilde yapmıyordu. Rolünü oynarken o kadar içten ve samimiydi ki, özellikle Nim’in babasının izini kaybettiği sahnede hepimize bunu hissettirdi. Kısacası setteki herkes Abigail’in performansına hayran kaldı.”

Abigail Breslin, sette geçirdiği günleri şu sözlerle anımsıyor: “Daha önce hiç yapmadığım tarzda yepyeni bir roldü. Bol bol koşmak, çeşitli yerlere tırmanmak, hepsi çok eğlenceliydi. Kılıç kullanmaya bayıldım! Ayrıca su sahneleri için bol miktarda eğitim aldım. Suya nasıl dalınacağını, su altında nefesimi nasıl tutacağımı, hatta su altında nasıl bağıracağımı bile öğrendim. Aslında sandığınız kadar zor değil. Sadece ağzınızı açıyor ve bağırıyorsunuz. Ağzınıza bir damla bile su girmiyor.” Abigail Breslin sözlerine şöyle devam ediyor: “Ayrıca Nim’in arkadaşlarını tanımak da çok ama çok eğlenceliydi. Deniz Aslanları, Pelikanlar… Hepsi harikaydı.”

Alexandra rolü için film yapımcılarının aklında ilk günden beri hep Jodie Foster’ın ismi vardı. Oyuncu aramaya başladıkları günden itibaren hep onu düşünmüşlerdi ama oynamak isteyeceğine dair fazla umutları yoktu. Sonunda Jodie Foster ile bağlantı kurduklarında ilginç bir durumla karşılaştılar. Oscar ödüllü ünlü yıldız da senaryo taslağını okuduğu andan itibaren “Nim’s Island”a hayran kalmıştı.

Yönetmen / senaryo yazarı Mark Levin’in Jodie Foster’ın performansıyla ilgili yorumu şöyle: “Alexandra rolünü Jodie alınca daha iyisini hayal edemezdik. Performansı çok keyifliydi. Çünkü Jodie’yi bugüne kadarki filmlerinde hep daha sert ve dirençli görüntüleriyle izledik. Onu normalde komedi filmlerinde göremezsiniz. Agorafobisi olan, kendi içindeki çocuğu keşfetmeye çalışan kadın yazar rolü, aslında Jodie için de başlıbaşına bir keşif yolculuğu oldu. Komediye getirdiği hafiflik ve enerji boyutlarının son derece kaydadeğer olduğunu düşünüyorum.”

Filmin setlerinde Abigail Breslin ile çok iyi anlaştığını söyleyen Jodie Foster, küçük rol arkadaşıyla ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor: “Abigail harika bir oyuncu… Onda kendi çocukluğumu çağrıştıran birçok yön buldum. Özellikle de küçük yaşına rağmen uzun süredir bu işi yapıyor olması, bana oyunculuğa başladığım ilk yıllarımı anımsattı.  En gerçekçi şekilde nasıl oynanması gerektiğine dair doğuştan gelme önsezileri olan, stres yapmadan oynamayı bilen bir oyuncu olduğunu düşünüyorum.”

Nim’in dünyasında görülen hayvanların büyük kısmı gerçek hayvanlardır. Buna karşılık aralarında deniz kaplumbağalarının da bulunduğu bazıları “animatronik” adı verilen canlandırma tekniğiyle hazırlandı. Gerçek deniz kaplumbağası kullanılmayışının sebebi ise, bunların dünya üzerinde çok az kalmış olması ve nesillerinin tehdit altında olmasıydı.

Filmin çekimlerinin büyük bölümü, Queensland eyaletinin altın kumlu plajlarıyla ünlü Altın Sahili’nde gerçekleştirildi. Bu bölgede film çekim stüdyolarının da var olması nedeniyle deniz aslanlarının dev su tankları içinde emniyet altında tutulması sağlandı. Ayrıca Jack ile Nim’in yaşadığı ağaç evi de bu stüdyolarda özel olarak inşa edildi. Bunların yanısıra Aborjinlerin vatanı olarak bilinen ve bugün Avustralya Ulusal Parkı niteliği taşıyan Hinchinbrook Adasında da çekimler yapıldı. Bu ada, görkemli ormanları, altın kumlu sahilleri ve hindistan cevizi ağaçlı kıyılarıyla Nim’in cennet adası oldu.

Mark Levin ve Jennifer Flackett, filmin tasarımları için üç büyük sanatçıyla işbirliği yaptılar. Filmin görüntü yönetmenliğini, Jane Campion’un konusu Yeni Zelanda’da geçen “The Piano” adlı filmdeki lirik çalışmasıyla Oscar adaylığı kazanan Stuart Dryburgh üstlendi. Prodüksiyon tasarımlarını, geçtiğimiz yılın olay komedisi Wedding Crashers’in yanısıra “X-Men: Wolverine” adlı filmde de aynı görevi yapan Barry Robison hayata geçirdi. Kostüm tasarımlarını ise, Woody Allen imzalı periyod draması “Bullets Over Broadway”deki çalışmasıyla Oscar adaylığı alan Jeffrey Kurland hazırladı.

Toplam 2 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.

Haftanın Filmi
Hancock
Hancock
7.4/10
TV'de bugün
Sessiz Tepe (9 Temmuz 2008 21:40 Kanal 1)
Radha Mitchell, Sean Bean ve Laurie Holden'ın oynadığı Sessiz Tepe adlı korku filmi bu akşam Kanal 1 ekranlarında...
Replik
Aşkın Büyüsü
Hayatında sihir mi istiyorsun, git ve aşık ol. 
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com