Savaş çığırtkanlarının duymak istemeyeceği bir öykü
Sinema.com 28 Mart 2008, Cuma 16:52
Savaş çığırtkanlarının duymak istemediği gerçek bir öyküye dayanan "Tanrının Vadisinde - In The Valley Of Elah" vizyondaki yerini aldı.

Kuşkusuz savaş karşıtı bir film olan bu projenin beyazperdeye yansıması için en büyük çabayı Clint Eastwood harcadı. Oscar ödüllü “Crash – Çarpışma”nın yönetmeni ve senaryo yazarı Paul Haggis tam yedi ayrı filmle Oscar ödülüne aday gösterilen dünyanın en iyi görüntü yönetmenlerinden Roger Deakins biraraya gelerek kamera arkasına geçti ve gerçek bir öyküden yola çıkan “Tanrının Vadisinde " (In the Valley of Elah) filmi çekildi.

"Tanrının Vadisinde", Paul Haggis’in yılın en iyi film dalında Oscar ödülünü kazanan “Crash – Çarpışma”dan sonra yaptığı ilk filmi... Senaryosunu da Haggis’in yazdığı filmin yapımcılığını, Laurence Becsey, Patrick Wachsberger, Steven Samuels ve Darlene Caamano Loquet gerçekleştirdi. Başrollerinde Oscar ödüllü Tommy Lee Jones, Oscar ödüllü Charlize Theron,  Oscar ödüllü Susan Sarandon, Jason Patric, James Franco, Josh Brolin, Frances Fisher, Jonathan Tucker, Mehcad Brooks, Wes Chatham, Jake McLaughlin ve Victor Wolf kamera karşısına geçtiler.

Konusu:
Irak Savaşında asker olarak görev yapan Mike Deerfield, ülkesine döndükten hemen sonra gizemli bir şekilde ortadan kaybolur. Mike’ın bir savaş gazisi olan babası Hank oğlundan haber alamayınca olayı araştırması için polis dedektifi Emily Sanders ile anlaşır. Oğlunun kayboluşundaki gizemi aydınlatmak için soruşturmaya Mike’ın annesi Joan da katılacaktır.

Yapım Aşaması:

Yazar / yönetmen Paul Haggis, Oscar ödüllü çalışması “Crash”in ardından gelecek yeni projesi için materyal sıkıntısı çekmiyordu. Ancak sıradan/parıltısız bir projeyle yola devam ederek işin kolayına kaçmaya niyeti yoktu. Ajansıyla yaptığı toplantılarda hep, “Bugüne kadar bildiğiniz hiçbir şeyi asla tekrarlamayacağım ve yapmayacağım” diyordu. Bir süre sonra eline Playboy dergisinde yayınlanan Mark Boal imzalı “Death and Dishonor – Ölüm ve Onursuzluk” adlı yazı geçince son derece trajik bir öykü bulduğunu düşündü. Yeni projesi için aradığı konuyu sonunda bulmuştu.

Projesini hayata geçirecek stüdyo aramaya başlayan Haggis, geçtiğimiz yıllarda senaryosunu yazdığı “Million Dollar Baby”, “Flags of Our Fathers” ve “Letters From Iwo Jima”nın yapımcı / yönetmeni Clint Eastwood’un yardımına başvurdu.

“In the Valley of Elah”, “Kaçak”daki rolüyle Oscar ödülünü kazanan Tommy Lee Jones’a üçüncü kez Oscar ödülü adaylığı kazandırdı. Aktör filmle ilgili olarak  “Savaşın insanlara neler yapabileceğini ele alan bir öykü olduğunu söylemek gerekir. Ayrıca aptalca ve kör edici vatanseverliğin çok tehlikeli olduğuna işaret ettiğini düşünüyorum.” diyor.

Polis dedektifi Emily Sanders’in portresini çizen Oscar ödüllü oyuncu Charlize Theron’un yorumu ise şöyle: “Savaş konusunda neler hissettiğimizin ve politik açıdan duruşumuzun nasıl olduğunun hiç önemi yok. Burada inkar edemeyeceğimiz tek şey, savaşa gönderdiğimiz erkeklerimizle kadınlarımızın orada büyük bir travma yaşamakta olduğudur. Anavatana geri dönüşlerinde onlardan normal insan işlevleri/davranışları beklemek bence çok fazla şey istemek olur. Bu acı bir gerçektir ama bu konuda şimdiye kadar hiç dürüst olmadık. Hep iki yüzlü davrandık.”

Filmin önemli karakterlerinden bir diğeri de Hank Deerfield’in karısı Joan rolüydü. İlk tercihi olan Susan Sarandon’a senaryoyu gönderdikten sonra cevabı beklemeye başlayan Paul Haggis, “Olumlu cevap geleceğinden fazla umudum yoktu ama denemezsen sonucu bilemezsin felsefesinden hareketle yolladım. Bir süre sonra beni arayarak, ‘Bu karakterde ilginç bir şey bulamadım’ şeklinde cevap verince ilk etapta moralim bozuldu. Ancak haklı olduğu sonucuna vardım. Senaryoyu bir kez de Joan karakterinin bakış açısından gözden geçirince bazı değişiklikler yapmaya karar verdim. Ardından tekrar Susan Sarandon’a yolladım. Yeni sayfaları okuduğunda bu kez olumlu cevap verdi. Sözleşmeyi imzaladığı gün hayatımın en güzel günüydü diyebilirim.”

Paul Haggis’in bir önceki yönetmenlik macerası “Crash”in oldukça uzun bir prova süreci lüksü vardı. "Tanrının Vadisinde"ta ise herşeyin çok hızlı gelişmesi nedeniyle aktörlerle prova yapacak zaman kalmadı. Filmin setlerinde daha çok spontane / doğaçlama bir atmosfer hakim olurken aktörler ve yönetmen açısından uyarıcı ve canlandırıcı bir çalışma ortamı meydana geldi. Ayrıca projenin hayata geçirildiği süreç hissedilen dostluk ve arkadaşlık ortamının gelişmesine katkı sağladı.

Filmin çekimlerine 4 Aralık 2006 tarihinde New Mexico eyaletine bağlı Albuquerque’de başlandı. Kentin 28 farklı bölgesinde çalışan ekiplerin çekim yaptığı yerler arasında New Mexico Eyalet Fuarı, VA Hastanesi, çeşitli bar ve striptiz kulüpleri, eski mahkeme salonu ve günümüzde kullanılmayan Sosyal Güvenlik binası vardı. Daha sonra Tennesse’ye bağlı Memphis yakınlarında küçük bir kasaba olan Whiteville’e geçen prodüksiyon ekipleri, Deerfield ailesinin yaşadığı küçük kasabadaki evle ilgili çekimleri yaptılar. Tennesse’deki dört günden sonra Irak Savaşı ile ilgili flashback sahnelerinin çekimi için Fas’a gidildi. Filmin çekimleri orada tamamlandı.

Elah Vadisi ve Hz. Davut

Filme adını veren “Elah Vadisi”, İncil’de adı geçen İsrail’de bir bölgedir. 1. Samuel’in 17. ayetinde bahsedilen bu bölgede bundan 3000 yıl önce Davut ile Golyath arasındaki savaş meydana gelmiştir. Günümüzde burası Elah Kavşağı yakınlarında 38. Cadde ile 375. Caddenin kesiştiği noktada az bilinen bir turistik cazibe merkezidir. İmkansıza karşı verilen savaşı simgeler. Ayrıca imkansıza karşı verilen savaşa katıldıktan sonra eve dönüşte başta kısaca PTSD olarak bilinen post travmatik stres düzensizliği ve stresle bağlantılı diğer rahatsızlıklarla yüz yüze kalınmasını ifade eder.

Yönetmen / senaryo yazarı Paul Haggis’in "Tanrının Vadisinde" ile ilgili son sözleri şöyle: “Filmin isminin tuhaflığını seviyorum. Çünkü anlatılan konuyu sıkı sıkı sarmalayan bir yapısı var. İncil’e göre, Golyath adlı devi yenmesi için Davut’u Elah Vadisine gönderen Kral Saul, onun eline sadece beş tane taş vermişti. Düşünebiliyor musunuz, koskoca bir devi yenmesi için sadece beş tane taş… Kendime hep şunu sordum: Davut’u oraya kim yolladı? Devle dövüşmesi için genç bir adamı oraya gönderen kimdi? Irak’a savaşmaları için genç adamları ve kadınları bizler yolluyoruz. Onların başına gelen herşeyde bizlerin de sorumluluğu vardır. İşte bu film, bu sorumluluğun altını çizer.”

Haftanın en iddialı yapımlarından biri olan "Tanrının Vadisinde" yi kaçırmamanızı tavsiye ederiz.

Henüz kimse yorum yapmamış.

Haftanın Filmi
Hancock
Hancock
7.5/10
TV'de bugün
Altın Yumruk İstanbul'da (6 Temmuz2008 21:20 Kanal 1)
Kanal'1 de bu akşam saat 21:20'de Jackie Chan'den soluk soluğa izleyeceğiniz bir macera Altın Yumruk İstanbul'da ekrana geliyor.
Replik
Truman Show
Bize sunulan dünyanın gerçeğini kabulleniriz.
Christof
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com