Oscar Adayları: “Kefaret” oyuna geri döndü!
K. D. Yılmaz 23 Ocak 2008, Çarşamba 00:00
“Kefaret” son haftalarda yediği darbelerin ardından tekrar ayağa kalktı ve yarışa nispeten güçlenerek devam ediyor. “Juno” beklenenin üstünde bir performans gösterirken Sean Penn’in “Into the Wild”ı ise büyük umutlar beslenmesine rağmen hüsranla karşılaştı. Coen’ler ve P.T. Anderson ise şüphesiz bugünün en mutlu isimleri… İşte bu seneki Oscar adaylarının analizi.

Daha önce de belirttiğim gibi büyük 4 meslek birliğinin 4’ünden de adaylık almış olan “Avukat” (Michael Clayton), “Kan Dökülecek” (There Will Be Blood) ve “No Country for Old Men”in en iyi film başta olmak üzere pek çok adaylık alması bekleniyordu. Amerikan eleştirmenlerinden çok büyük övgü almayıp ardından da meslek birlikleri’nin ödüllerindeki soğuk duş etkisi yaratan başarısızlıklarıyla yarıştaki şansını düşüren “Kefaret”in (Atonement) içinde bulunduğu çıkmazdan da aynı yazı içinde bahsetmiştim. Altın Küre’lerde ‘en iyi drama’yı kazanan filmin geçen seneki “Iwo Jima’dan Mektuplar”la aynı yolda gitmiş olma ihtimali de gerçekleşmiş gözüküyor. “Kefaret”in elde ettiği adaylıklara bakarsak filme özellikle teknik kategorilerden sorumlu üyelerin destek çıktığı da görülebilir. Tabii işin güzel yanı, Yazarlar Birliği (WGA) ve Oyuncular Birliği (SAG) üyeleri kendi ödüllerinde filmi dışlarken, aynı birliklere üye olan Akademi’nin ilgili alandaki isimleri bu ilgisizliği göstermemiş olması şüphesiz. “Kefaret”in senaryo ve yardımcı kadın oyuncu dalındaki adaylıkları da bunun bir göstergesi.

Yine aynı yazıda “Kelebek ve Dalgıç”ın (The Diving Bell and the Butterfly) yüksek ihtimalle yönetmen adaylığıyla yetinebileceğini de yazmıştık. Ancak burada beklentileri tamamen boşa çıkaran bir film de mevcut. “Juno” ve “Kelebek ve Dalgıç”la beraber sektör ödüllerinde adından bahsettiren Sean Penn’in yönettiği “Into the Wild” maalesef beklenen adaylıklarda resmen duvara tosladı. Sadece yardımcı erkek oyuncu ve kurgu kategorilerinde ilk beşe girebilen film, beklenenin aksine; erkek oyuncu, yardımcı kadın oyuncu, senaryo, yönetmen ve en iyi film dallarında umudunu kaybetti. Aslında bu üç filmden en mütevazı gözüken “Juno” en şaşırtıcı atağı gerçekleştirdi. Çoğunlukla senaryosu ve başroldeki Ellen Page’le anılan film, yetenekli genç yönetmen Jason Reitman’a bir adaylık getiremeyecek gibi gözüküyordu, üstelik sırf bu yüzden ‘en iyi film’ yarışını da kaçıracağı söyleniyordu. Ancak Akademi üyesi olan yönetmenler, bağlı oldukları Yönetmenler Birliği’nden farklı düşündüklerini gösterdi ve genç yönetmene bir adaylık kazandırdı.

Oyuncularda büyük sürprizler...

Kadın oyuncu yarışında adaylığı cepte gibi gözüken Angelina Jolie “Güçlü Bir Yürek”le  (A Mighty Heart) dışarıda kaldı. Onun yerine ise çok tatlı bir sürpriz olarak Laura Linney geldi. “The Savages”la övgü toplasa da şu ana kadar kayda değer hiçbir organizasyonda adı geçmeyen Linney haliyle radarın dışında kalmıştı. Ancak kadın oyuncularla ilgili tahminlerimde söz konusu Oscar olunca Linney’e her zaman bir şans vermek gerektiğinden bahsetmiştim ve nitekim Akademi oyuncuyu ne kadar sevdiğini bir kere daha kanıtladı.

Erkek oyuncularda da büyük şok Tommy Lee Jones’dan geldi. Ödül sezonunun başlarında iddialı olabileceği söylenen ancak aldığı kötü eleştirilerle herhangi bir ödülde adından bahsedilmeyen “In The Valley of Elah”da performansı iyi bulunsa da usta oyuncu filmin vasatlığından zarar görmüş gözüküyordu. Ancak henüz izleyemediğimiz filmdeki performansıyla Akademi oyuncuya bir adaylık daha vermiş oldu. Jones’un bu son andaki çıkışı ise “Lars and the Real Girl”le bir adaylık beklentisi yaratan Ryan Gosling’i hüsrana uğratmıştır şüphesiz. Bu arada kişisel bir görüş olarak şunu da eklemek isterim ki Tommy Lee Jones’un buradaki adaylığının yanında “No Country for Old Men”le ‘yardımcı erkek oyuncu’ kategorisinde de görülmesi gerekirdi, ama oyuncu en azından bir adaylık almış oldu. Bunun yanında yardımcı erkek oyuncu ve kadın oyuncu kategorilerinde ise ufak çapta sürprizlerle karşılaşıldı. Ancak bu isimlerin sürpriz yapabileceklerini de daha önce belirtmiştik.

Genel olarak tatmin edici adaylarla karşılaştığımız bu sezonda yarışın bundan sonra nasıl ilerleyeceğini ise önümüzdeki haftalarda göreceğiz. Şimdi bu adaylarla beraber ilginç bazı bilgilerden bahsedelim.

  • "Ratatouille", 5 dalda adaylık kaparak Oscar tarihinde en fazla adaylık alan 2. animasyon olma onurunu "Alaaddin"le paylaştı. Asıl rekor ise 6 adaylıkla ('en iyi film' adaylığı da bulunan) "Güzel ve Çirkin" ("Beauty and the Beast"), aynı zamanda animasyon haliyle Pixar'ın en çok adaylık getiren işi oldu.

  • "Persepolis"in yaratıcısı Marjan Satrapi, animasyon film kategorisinde aday gösterilen ilk kadın oldu.

  • Hiç Oscar kazanamadan en çok adaylığı bulunan isim olarak ünlenen ses miksajcısı Kevin O'Connell 20. adaylığını aldı.

  • Cate Blanchett, "Elizabeth: The Golden Age"le Oscar tarihinde aynı karaktere can verip iki sefer de aday olan ilk kadın oyuncu ünvanını kazandı. Blanchett ayrıca aynı senede iki adaylık birden alan 11. oyuncu oldu.

  • "American Gangster"la aday olan Ruby Dee, 83 yaşında ve kendisi Oscar tarihinde aday gösterilen en yaşlı 2. oyuncu ünvanını elde etti. (Birincilik "Titanic"le Gloria Stuart'a ait.)

  • "Into the Wild"la aday olan Hal Holbrook ise 82 yaşında ve erkek oyuncular içinde 'en yaşlı aday' rekorunu elinde bulunduran Ralph Richardson'ı da bir yarı yılla geçmiş bulunuyor.

  • Tommy Lee Jones, Oscar'da başka SAG'de (Oyuncular Birliği) başka filmlerle adaylık almış ilk erkek oyuncu.

  • "Kaldırım Serçesi" ile aday olan Marion Cotillard, eğer bu ödülü kazanırsa kendi dilinde oynayarak Oscar kazanan ilk Fransız oyuncu olacak.

  • Eğer Julie Christie Oscar'ı alacak olursa, 42 sene sonra ikinci Oscar'ını kazanmış olacak ve Helen Hayes'in 38 senelik rekorunu kıracak.

  • Ve son olarak bu sene pek görülmeyen bir şey oldu ve 20 oyunculuk kategorisi toplam 18 film arasında paylaşıldı. Birden fazla oyunculuk adaylığı alan tek film ise "Avukat" ("Michael Clayton")

  • Henüz kimse yorum yapmamış.
    TV'de bugün
    Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)

    Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

    Replik
    Spartacus
    Belki bu dünyada kimse için huzur diye birşey yoktur. Ama biliyorum ki, yaşadığımız sürece kendimize dürüst davranmamız gerekiyor.
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com