Kayıt
Zengin Avcısı: Yönetmenin ağzından tüyolar
Sinema.com 13 Temmuz 2007, Cuma 00:00
"Bu hikayede Irène ne zaman âşık olsa hemen bedelini ödüyor: onu bırakıyorlar, aşağılıyorlar. Irène’in bir hayat planı var, bir kariyer planı, ve aşk, çok fazla özveri ve fedakarlık gerektirdiğinden bu plana uygun değil. Irène’i kurtaran aslında kıskançlık. Bastırılamayan bir duygu kıskançlık."

Fransız sinemasının önemli isimlerinden genç yönetmen Pierre Salvodari ile son filmi Zengin Avcısı üzerine yapılan söyleşide filmden tüyolar, çekim notları ve yönetmenin yorumlarını bulabilirsiniz.

Zengin Avcısı’nın çıkış noktası neydi?

Senaristim Benoît Graffin ile karşılıklı otururken birbirimize bir film yapmamız gerektiğini söyledik. Ve bunun bir komedi olması gerektiği üzerine hemen anlaştık…

Neden?

Ben komedi yapıyorum, bu benim görevim! Hafif ve akıcı bir komediyi başarıyla tamamlamak benim tutkum. Beni etkileyen ilk film bir komediydi: Ernst Lubitsch’in Heaven Can Wait filmi. Ritmi ve doğallığı ile mükemmel bir film gördüğümü düşünüyordum.

Peki hikâye?

İnsanların hayatlarında mantığı her şeyin üzerinde tutmaları, hayatın her anında genel bir karamsarlık ve başarıya kavuşmak için her yolun mübah olduğunun düşünmesini konuşurken içimiz sıkıldı. Sonra aklımıza İrene geldi... Kafasında çok kesin bir mutluluk kavramı var, zenginlikle huzuru birleştiren. Ve tabi Jean, nerdeyse ezilmeye varan bir siliklik ve çekingenlik. Ve son olarak da onların buluşmasındaki komik anlaşmazlık.

Zengin Avcısı aynı zamanda sınıf çatışması üzerine bir komedi...

Bunu biraz gülerek söylüyorum, ama doğru. Madeleine ve Jacques’ın Jean ve Irène’e karşı tavırları çok sert. Bu insanlar başka insanlara sahip kişiler. Gilles, Irène’i bıraktığında ondan verdiği tüm hediyeleri geri istiyor. Jacques onu bıraktığında ona verdiği kredi kartını yırtıp atıyor. Irène ve Jean başka insanların hizmetinde, kendilerine ait değiller. Bu ilişki çok komik ve çok zor sahnelerle ilerliyor.

Jean ve Irène’i bu çelişkiden kurtaran aşk mı?

Hayır. Benoît ile aslında birçok duygusal komedide karşılaştığımız o yalan çözüme kaçmak istemedik... Aşk sanki dünyanın baskılarına karşı tek çözüm yoluymuş gibi gösteriliyor. Bizim için aşk asıl olay değildi. Daha ilk on dakika içinde yatıyorlar ve Irène filmin sonundan çok önce âşık oluyor. Ama onun için aşk bir sorun, çözüm değil! Onu çok zayıf hissettiriyor, korkutuyor, konsantrasyonu kayboluyor. Bu hikayede Irène ne zaman âşık olsa hemen bedelini ödüyor: onu bırakıyorlar, aşağılıyorlar. Irène’in bir hayat planı var, bir kariyer planı, ve aşk, çok fazla özveri ve fedakarlık gerektirdiğinden bu plana uygun değil. Irène’i kurtaran aslında kıskançlık. Bastırılamayan bir duygu kıskançlık. Onun sonuna kadar aşkına karşı savaşmasını ve sonunda onu kurtaranın kendi içinden gelen bir patlama olmasını istiyorduk. Hayvansı bir patlama. Belki de insan kalmak için bize hayvanlardan kalan yönlerimize güvenmemiz gerekiyordur.

Jean onu yargılamıyor değil mi?

Bu çok önemli. Ona hiç bir zaman ahlak dersi vermiyor. Hemen anlıyor ki o da kendi dünyasında bulunabilecek en doğal para kazanma yöntemini seçmiş. Onu yargılamak yerine onun gibi oluyor, içerden tepki veriyor, onun düşmanı değil ittifakının bir parçasına dönüşüyor. Onun en büyük erdemi kızı reddetmemesi. Bu ısrarında anlatılan aslında dönüşümün ne kadar zor bir şey olduğu.

Çünkü kız çok acımasız!

Zor bir kız. Hep pastadan kendi payını kapmak istiyor ama insanların hoşuna gitmeyi başarmak dışında bir kabiliyeti yok. Bu diğer kabiliyetlerin önüne geçiyor. Irène çok kararlı biri ve ona hissettirdiklerinden dolayı Jean onun düşmanı. Yavaş yavaş yumuşadığını ve zayıf olduğunu dolayısıyla da Jean’ın onu tehlikeye soktuğunu anladığı zaman iyi bir asker gibi onu yok etmeye karar veriyor. Sırf evine dönsün diye hayatını mahvediyor. Jean da buna izin veriyor. Kendini Irène’e veriyor ve ona her şeyini feda ediyor, ta ki başka hiç bir şeyi kalmayana kadar. Bu gerçek bir ekonomik intihar ve gerçek bir aşk gösterisi. Dramatik olarak bakarsanız da bir karakterin acımasız olması ilginç. Bir komedide biraz kötülük olmak zorunda.

Irène’in ona bakışı çaktırmadan değişiyor. Bu değişimin en önemli anlarından biri Irène’in plaj

Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.

TV'de bugün
Tetikçi (10 Ekim 2008 20:00 Atv)
Jason Statham, Amy Smart, Jose Pablo Cantillo ve Efren Ramirez'in oynadığı "Tetikçi"adlı aksiyon filmi Tv'de ilk kez bu akşam Atv ekranlarında...
Replik
Katil Doğanlar
Mickey ve Mallory, doğru ve yanlış arasındaki farklı bilmeye biliyorlar. Sadece umursamıyorlar...
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com