Şimdi de Venedik Taciri...

Belki “Serpico”ya veya “Kadın Kokusu”na haksızlık etmek olacak ama Al Pacino'yu Pacino yapan filmler, sinema tarihinin kilometre taşlarından olan Baba üçlemesinde yer alanlardı. 1972 yılında Coppola onun Broadway'da izlediği bir oyundaki performansından büyülenmemiş olmasaydı da Pacino'nun başarılı bir aktör olması kaçınılmazdı; ancak belki bir beş yıl sonra ya da kim bilir çok daha sonra farkına varılacaktı yeteneğinin. Ekibin tümünün itirazlarına ve Robert Redford, Jack Nicholson gibi isimlerin alternatif olarak sunulmasına karşın Coppola “Baba”da bu, genç ve çelimsiz İtalyan delikanlıyı oynatmak istiyordu. Ve son sözü söyleyen yönetmen oldu. Bu karardan hoşlanmayan Paramount firması da ne yapıp edip Pacino'ya alışmak zorundaydı, ne de olsa iki film daha vardı onları bekleyen.
Işıkçılıktan oyunculuğa... Peki ilk önce şunları sormak lazım, kimdir Al Pacino? 1940 New York doğumlu; ama bu sizi yanıltmasın o, Sicilyalı, has bir İtalyan. Anne ve babası, o iki yaşındayken boşanıyor ve mutlu bir aile hayatı yerine çocukluğunu büyükbabasının yanında, baba sevgisinden yoksun geçiriyor. (22 yaşına geldiğinde, annesini kaybettiğinde de en çok babasını suçluyor zaten, hiçbir zaman yanlarında olmadığı için.) Okuldaki amatör oyunlarda sahne alırken, yeteneğinin fark edilmesi üzerine New York'ta Tiyatro okumaya başlıyor, fakat istediğinin bir kariyer elde etmek olduğunun farkına varınca bu okulu yarıda bırakıp, evini de terk edip ışıkçılıktan yer göstericiliğe her işi yaparak para kazanıyor. Ufak çaplı rollerin ardından sahnelere iyice ısınınca, ödüller ve sonrasında Coppola'yı derinden etkileyeceği rolünü de canlandıracağı Broadway sahnesi geliyor. Pacino'nun hayatının bu kısmına kadar geçen süreye dair şunu not düşmek lazım: Şu an neredeyse orayı tamamen hak ediyor. İsmi Hollywood geçidinde bir yıldız içinde yazılı ama o zamanında çok sevdiği tiyatro provalarına gitmek için otobüs parasını bile zar zor denk getirmiş. (Zamanında otobüs parası bulamamış bu adamın, 2002 yapımı “Insomnia” için aldığı ücret 11,000,000 dolar.)
“Coppola'yla sadece savaşa gidemem” Adı sanı duyulmamış iki filmle başlamıştı sinema kariyeri, ama filmografisindeki üçüncü film ile “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” dalında Oscar'a aday olmuştu Pacino. Fakat Oscar heykelciğine kavuşması, ona aday olması kadar kolay olmadı. Sonraki filmlerinden altı tanesinde daha çeşitli adaylıklarda adı geçmesine karşın Oscar ona gecikmeli olarak ancak 1993 yılında “Kadın Kokusu”ndaki gözleri görmeyen bir emekli subay rolüyle gelebildi. 62 yaşındaki aktör Coppola'dan, Michael Mann'e, Oliver Stone'dan Brian De Palma'ya birçok emektar yönetmenin yapıtları ve pek bir umut vaad etmemelerine rağmen, sayesinde önem kazanan filmleri dahil kırktan fazla filmde rol aldı şu ana kadar. İkisi oyun uyarlaması olmak üzere de üç film yönetti ancak aralarından yalnızca “Richard'ı Ararken” ülkemizde gösterime girdi. “Kramer Kramer'e Karşı”, “Özel Bir Kadın”, “Kıyamet”, “Yıldız Savaşları” gibi filmlerde de rol almayı red etti. Aralarından en ilginç olanı ise “Kıyamet”teki sonradan Martin Sheen'e verilen Yüzbaşı Benjamin rolünü geri çevirirken Coppola'ya hem kibarca rolü istemediğini belirten, hem de vefa göstermekten geri kalmayan cevabı: “İstediğin her şeyi yaparım, sadece seninle savaşa gidemem.” Yıllar sonra “Baba III” için görüşmeye oturduklarında, 5 milyon doları beğenmeyen Pacino'ya Coppolla'nın da edeceği bir çift lafı vardı: “Ben de o zaman yeni bir senaryo yazar ve filmin başlangıcına Michael Carleone'nin cenaze törenini koyarım.”
Her ne kadar “Kıyamet”in savaşın dehşetengiz yönünü gösteren bir film olacağını fark etmeyip bu rolü reddetse de Pacino kariyerinin sonraki dönemlerinde iyi-kötü ayırt etmeden birçok filmde rol aldı. Bu hafta vizyona giren “Kirli Para”, onun çapında bir oyuncu için vasat bir film olarak değerlendirilebilir; zaten onu “Baba”dan beri takip edenlerin gönlü, Pacino perdeyi ne kadar doldursa da, her filmde biraz daha boşalıyor.
- Oyum "komediye!"
- Geçmişten günümüze ‘Kara Şövalye’
- Dünyanın Merkezine Yolculuk başladı!
- Narnia Günlükleri: Prens Caspian'ın Öyküsü
- James Bond Tarihi
- “Wanted” oyuncuları yakın planda!
- Sinemanın en "şık" film karakterleri
- Kevin Spacey güzellemesi!
- Sex and the City'nin güzel, akıllı ve cesur kızları
- Macera Adası: Kendi hikayenizin kahramanı olun...
- İstanbul için Festival Vakti!
- Savaş çığırtkanlarının duymak istemeyeceği bir öykü
- Juno sonunda vizyonda!
- Festivalde bugün!
- 19. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde 19 Mart Çarşamba



Sean Penn, Naomi Watts, Danny Huston ve Carly Nahon'ın oynadığı "21"Grram" adlı film bu akşam 20:45'te Tv8 ekranlarında...

Sana hiç bir zaman yalan söylemedim. Her zaman doğrunun versiyonlarını söyledim.






Seanslar
Fragman
