En güzel aşk hikayeleri Paris'te yaşanır...
Sinema.com 4 Nisan 2007, Çarşamba 00:00
Dünyanın en çok alkışlanan usta yönetmenleri Paris'i daha önce hiç hayal etmediğiniz şekillerde gözler önüne seriyor. Paris aşkın başkentidir…Barlarda, kafelerde, Eyfel Kulesi'nin altında, metroda hep aşk vardır…

Paris, Seni Seviyorum çok sayıda uluslararası yönetmenin Paris'te geçen romantik bir hikayeyi anlatması. Projeye katılan yönetmenler, Paris'in zengin sinematografik tarihine rağmen, geriye bakmaktansa, Paris'i bugünkü haliyle, beyaz perdeye hiç taşınmamış yönleriyle aktarmayı yeğlediler. Bu nedenle film farklı sosyal sınıflar, kuşaklar, kültürler ve atmosferlerin karışımı. Her yönetmenin, kentin çeşitli yerlerinde geçen farklı yaşam kesitleri sunduğu sevinç, ayrılık, beklenmedik garip rastlantılar ve her şeyden çok aşka dair hikayelerden oluşan, çiçek dürbünü gibi bir film…

Bruno Podalydes'den Gurinder Chadha'ya, Gus Van Sant'dan Christopher Doyle'ye İsabel Coixet'den Sylvain Chomet'e, Olivier Assayas'a, Oliver Schmitz'e, Richard La Gravenese'e, Vincenzo Natali'ye, Wes Craven ve Tom Tykwer'a kadar Anlatılmış en büyük aşk hikayelerin bir araya gelmesiyle oluşan Paris, Seni Seviyorum'da uzanan geniş bir yönetmen kadrosu olan Paris, Seni Seviyorum içinizi ısıtırken, belki de bir yerlerde unuttuğunuz aşkı size yeniden hatırlatacak. Her yönetmenin kısa aşk filmlerinin harmanlanması sonucu ortaya çıkan romantizmden etkilenmemeniz mümkün değil.

'Paris, seni seviyorum'da Paris'i yeniden keşfederek; dünyanın en romantik şehrine yeniden sevdalanırken  Natalie Portman, Fanny Ardant, Elijah Wood, Nick Nolte, Juliette Binoche ve Steve Buschemi gibi, ünlü oyuncuları bir arada görebileceksiniz.

Filmin kritik isimlerinden biri olan Natalie Portman: "Bu film, Paris'in normalde görmediğimiz, alışılmadık bir yanını gösteriyor.Yani Parisli olmayanlar için. Faubourg Saint-Denis turistik bir bölge değil, turistik yapılanmalar yok, sadece insanların yaşadığı bir yer. Ve bir film için en heyecan verici dekorlardan biri… İnsanların kendi gerçek hayatlarını yaşadığı bir yer." diyor.

Bebeğini yuvaya terk etmek zorunda kalan bir annenin öyküsünü perdeye aktaran Walter Salles: "Her semtte pek az dikkat ettiğimiz bir alt dünya vardır; biz bunu göstermek istedik" derken, Bastille'nin yaratıcısı İsabel Coixet ise "Bastille, işçi sınıfı, modayı yakından izleyenler ve burjuvalardan oluşan karma yapısıyla farklı bir toplumsal dokuya sahip. Kartpostalarda resmedilen Paris imajından uzaklaşma fikrime son derece uygun" diyerek aslında bu projede neden yer aldığının ip uçlarını vermiş oluyor.

Joel ve Ethan Coen ise "Daha önce hiç kısa film çekme fırsatı bulamamıştık. Bu proje de yer almamız ve her yerdeki aşıkların başkenti Paris klişesiyle oynayarak kendimize ait bir hikaye anlatmamız istendiğinde çok memnun olduk" diyerek film ile ilgili duygularını dile getiriyor.

Filmin yapım aşamasıda oldukça uzun bir zaman dilimine yayılıyor…Tom Tykwer'in filmiyle proje tüm dünya da bir çok yönetmene sunuldu. Coen kardeşler projeye ilk katılanlar oldular ve kısa süre de kendi hikayelerini çektiler. İlk iki filmin kalitesi ve yönetmenlerinin ünü kısa süre de kartopu etkisi yaptı. Yönetmenlerin ilgisini çeken asıl nokta Paris'in çeşitli bölgelerini çekme fikriydi. Bir çok yönetmen şehrin işçi sınıfının yaşadığı bölgelere aşık oldu. Dünyanın en büyük yönetmenleri filmlerini çekmeye geldiklerinde, sadece kente aşık olmakla kalmayıp, Fransızların bile pek ender gördüğü bölümlerini öne çıkardılar. Çekimlere damgasını vuran şey ise oyuncularla yönetmenler arasındaki olağanüstü işbirliği ve her filmin daha büyük, kolektif bir projenin parçası olduğu bilinciydi.

Her yönetmenin üstesinden gelmesi gereken şey, beş dakikadan kısa sürede ve oldukça kısıtlı bir bütçeyle Paris'te romantik bir karşılaşma hikayesi anlatma zorunluluğuydu. Projenin belirgin sınırlamalarına karşın hiçbir yönetmen yaratıcılık açısından kendini kısıtlanmış hissetmedi.

Bu çok yaratıcı, sevgi dolu ve romantik filmi kaçırmamanız ve Paris'i çok farklı şekillerde tanımanız dileğiyle…


Henüz kimse yorum yapmamış.

Haftanın Filmi
Hancock
Hancock
7.4/10
TV'de bugün
Sessiz Tepe (9 Temmuz 2008 21:40 Kanal 1)
Radha Mitchell, Sean Bean ve Laurie Holden'ın oynadığı Sessiz Tepe adlı korku filmi bu akşam Kanal 1 ekranlarında...
Replik
Temmuz'da
Hayattaki en güzel şeyler bedavadır!
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com