"Atalarımızın Bayrakları"
Eastwood İkinci Dünya Savaşı'nda...
Eastwood İkinci Dünya Savaşı'nda...

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Clint Eastwood, "Atalarımızın Bayrakları"nda, İkinci Dünya Savaşı'nın belleklere kazına bir görüntüsünden yola çıkıyor: Iwo Jima Savaşı'nda, altı askerin Suribachi Dağı'na ABD bayrağını dikmesinin Associated Pres fotoğrafçısı Joe Rosenthal tarafından çekilmiş ünlü fotoğrafından esinlenen filmde Eastwood, Iwo Jima Savaşı'nı tüm yanlarıyla perdeye taşımayı amaçlamış...
Savaşların toplumsal bellekte bıraktığı izler, daha çok medyada dolaşıma giren belirli imgeler tarafından belirlenir. İkinci Dünya Savaşı'nı belleklere asıl kazıyan toplama kamplarındaki Yahudiler'in gördükleri zulmü belgeleyen fotoğraflar olsa da, savaşın kazananlar tarafında yer alan ülkelerin, kendi kahramanlık mitlerini yaratacak ayrı fotoğrafları vardır. İkinci Dünya Savaşı'nın bu kahramanlık destanlarının en bilinenlerinden biri de hiç şüphesiz, Iwo Jima Savaşı'nda beş deniz piyadesi ve bir donanma sıhhiyecisinin ABD bayrağını Suribachi Dağı'na dikmesini belgeleyen fotoğraftır. Son olarak "Milyonluk Bebek"le ("The Million Dollar Baby") Oscar ödüllerine damgasını vuran Clint Eastwood, "Atalarımızın Bayrakları"nda ("Flags of Our Fathers"), Associated Press'ten Joe Rosenthal'ın çektiği bu ünlü fotoğraftan yola çıkarak bizi Iwo Jima Savaşı'na götürüyor. Iwo Jima'daki muharebenin geniş ve kaotik arka planında geçen samimi bir dostluk, cesaret, hayatta kalma ve fedakârlık öyküsünü konu alan film, Joe Rosenthal'in fotoğraf makinesinden göründüğü haliyle bir ânı ve o ânın yarattığı müthiş etkiyi perdeye taşıyor.
Çok satan romandan beyazperdeye...
"Atalarımızın Bayrakları", James Bradley ve Ron Powers'ın aynı adlı, çok satan romanından uyarlanmış. Clint Eastwood, bu kitabı etkileyici bulma nedenlerini şöyle anlatıyor: "Kitabı ilginç kılan, bir sürü öyküyü birden takip etmesi. Ve tabii ki AP'den Joe Rosenthal'ın çektiği ünlü fotoğraf. O fotoğrafta bir şey vardı. Kimse iş yapan, direk diken insanlar dışında tam olarak ne olduğunu bilmiyor... Belki resimdeki altı adam da kendilerini böyle görüyorlardı. Ama 1945'te, zafer çabasını simgeliyordu. Savaştaki en kanlı muharebelerden birini tamamlayan fotoğraf, neyin tehlikede olduğunu, ne için savaştıklarını simgeliyordu. Ve o adamlara ne olduğunu, savaştan çıkarılıp savaş tahvilleri için nasıl ülkede dolaştırıldıklarını öğrenince özellikle 19, 20 ve 22 yaşındaki insanlara göre çok karmaşık duygulara kapıldıklarını anlayabiliyorsunuz."
Eastwood kısa süre sonra Bradley'nin kitabının haklarının Steven Spielberg'de olduğunu keşfetmiş. "Hakları DreamWorks'ün aldığı ortaya çıktı," diye hatırlıyor. "Steven Spielberg'e kitabı çok sevdiğimi söyledim ve olay orada kaldı. Sonra, birkaç yıl önce bir toplantıda Steven'a rastladım ve bana 'Gelip projeyi gerçekleştirsene, sen yönetirsin, ben de seninle yapımcılığını üstlenirim' dedi. Ben de 'Tamam, yaparım' dedim."
Bir taşla iki kuş!
Filmin yönetmen koltuğuna oturacağı kesinlik kazanınca Eastwood kendini Iwo Jima muharebesini araştırmaya adamış ve konuyla ilgili çok sayıda kaynak okuyup deniz piyadeleri tarihindeki en ölümcül ve en fazla 'Kongre Şeref Madalyası' verilen (27 tane) çarpışmalardan biri olan muharebenin iki tarafından da gazilerle konuşmuş. Bu kapsamlı araştırmanın sonucunda da, "Atalarımızın Bayrakları"yla birlikte, savaşı Japonlar'ın tarafından anlatan "Iwo Jiwa'dan Mektuplar" ("Letters from Iwo Jiwa") adlı Japonca çekeceği bir proje daha geliştirmiş Eastwood ve bu filmin çekimlerini de "Atalarımızın Bayrakları"na paralel olarak gerçekleştirerek bir taşla iki kuş vurmuş. Eastwood bu iki filmin durduğu yerle ilgili şunları söylüyor: "İzleyerek büyüdüğüm savaş filmlerinin çoğunda, iyi adamlar ve kötü adamlar vardı. Hayat böyle değil, savaş böyle değil. Bu filmler kazanmak ya da kaybetmekle ilgili değil. Savaşın insanlar üzerindeki etkileri ve erken yaşta hayatlarını kaybedenlerle ilgili."
Eastwood'un yine bir kahramanlık hikâyesi mi çektiği, yoksa söylediği gibi savaşın insani yönüne mi odaklandığı hakkında kararınızı bu filmleri izledikten sonra vereceksiniz. İsterseniz bu noktada biraz da filme kaynaklık eden bayrak dikme olayı ve Iwo Jima Savaşı'nın perde arkasına bakalım:
Bayrak nasıl dikilmişti?
Iwo Jima'ya bayrak dikilişinin Associated Press fotoğrafçısı Joe Rosenthal tarafından çekilen ünlü fotoğrafı, aslında adaya ikinci bayrak dikilişini gösteriyor. 19 Şubat'taki işgalden sonra, 'Bayrak Dikenler'in bağlı olduğu beşinci tümen, Suribachi Dağı'nı ele geçirme girişimini başlatır. Beşinci günün geldiğinde yıkıcı kayıplara uğramış olan Amerikan kuvvetleri Japonlar'ı adadaki mağaralara çekilmeye zorlamayı başarmıştır. O sabah, savaşa dahil olanlara yönelik bir umut ve iyi niyet ifadesi olarak dağın zirvesine bir bayrak dikilmesi yönünde emir verilir.
Öykünün devamında, Donanma Bakanı o bayrağı anı olarak saklamak ister ama Kıdemli Albay Chandler Johnson'ın birlik için saklamak istediği bayrak yerine, Bahriye ulağı Rene Gagnon'a, daha büyük bir bayrak dikmesi yönünde direktif verilir. Gagnon dağın zirvesine tırmanır ve orada, sabahı telefon hattı döşeyerek geçiren denizciler Michael Strank, Harlon Block, Ira Hayes ve Franklin Sousley'i bulur. Çabucak buldukları eski bir Japon su borusunu kaldırmak için altı adam bulunur. Donanma Sıhhiyecisi John Bradley de onlara yardım eder.
Olanlardan haberdar olan Rosenthal, fotoğraf makinesini yere koyup daha geniş görüş sağlayacak bir nokta için taşları yığmaya başlar. Pozu kaçıracağını anlayınca, fotoğraf makinesini alıp deklanşöre basar. Saniyenin dört yüzde biri kadar bir süre sonra, tarih yazılır. Rosenthal, banyo edilmesi için filmi Guam'a gönderir; AP editörü John Bodkin fotoğrafı görür ve resmi New York'a geçer. Rosenthal'ın çekmesinden on yedi buçuk saat sonra, fotoğraf AP hattında yer alır.
Resimdeki adamlardan üçü, fotoğraf çekildikten sonra çatışmada ölürler. Hayatta kalan üç kişi, yani denizciler Gagnon'la Hayes ve Donanma Sıhhiyecisi Bradley eve geri getirilir. İkinci Dünya Savaşı'nda Birleşik Devletler'in savaş maliyetlerini karşılamak için ümitsizce savaş tahvili satmaya çalışan hükümet, bu üç kişiden ülkelerine Yedinci Savaş Borcu Kampanyası'nda para toplayarak hizmet etmelerini ister.
Iwo Jima Savaşı hakkında...
Iwo Jima Muharebesi, İttifak kuvvetleri tarafından, Pasifik Savaşı'nda Japonya'nın yenilmesi için gerekli bir adım olarak görülmüştü. Müttefikler, Marianas Adaları'ndan Japonya'ya her gün bombalı saldırı düzenliyordu. Japonlar'ın hakimiyetindeki Iwo Jima, Japonya'ya telsizle rapor vererek bir erken uyarı istasyonu olarak işlev görüyordu. Müttefik bombardıman uçakları Japonya'ya ulaştığında, uçaksavar savunma sistemlerini hazır buldular ve hasar aldılar. Eve dönmeye çalışan Amerikan uçakları, Iwo civarında düşman pilotlarına kolay birer av oldular. Iwo Jima bir hava üssü olduğundan, oradaki bombardıman uçakları neredeyse her gece Saipan hava sahalarına taciz saldırıları düzenliyorlardı. Müttefik bombardımanı sürseydi, Iwo Jima tehdidi etkisiz hale getirilebilirdi. Müttefikler temelde başka stratejik hedeflere –özellikle Okinawa'ya bakıyor idilerse de bu saldırılara aylar vardı ve Iwo Jima daha acil bir hedef teşkil ediyordu. Iwo Jima, İkinci Dünya Savaşı'nda Japon bölgesinde yapılan ilk muharebe oldu.
Birleşik Devletler, 16 Şubat 1945'te, adayı koruyan yirmi iki bin askerin üzerine yoğun bir hava ve deniz saldırısı başlattı. Üç gün sonra, Amerikalılar çıkarma yaptı.
Ada için verilen savaşta, ilk adım adanın zirvesini ele geçirmekti: adanın güneyindeki Suribachi Dağı. Çıkarma yaptıkları kumsala indiklerinde, Suribachi Dağı'nı kuşatan otuz bin asker ağır ateş altında kaldı (sonraki günlerde kırk bin asker daha gelecekti). Dağ için verilen savaş çetindi ama 23 Şubat'ta Denizciler Suribachi'yi aldılar ve bayrak diktiler (iki kez).
Sonraki 31 gün, Birleşik Devletler ve Japonya ada için savaşmaya devam etti. Denizciler hava sahalarını ele geçirmek için kuzeye hareket etti; Japon askerleri kontrolü ellerinde tutmak için ölümüne savaştılar. 26 Mart'a gelindiğinde, savaşın bedeli ağır olmuştu, özellikle de Japonya için. Yaklaşık 22.000 askerden sadece 1.083'ü hayatta kaldı; aralarında üç Bayrak Diken'in olduğu 6.281 Amerikalı da ( Çavuş Michael Strank, Harlon Block ve Franklin Sousley) yaşamını yitirdi. 20.000 Amerikalı yaralandı.
Iwo Jima saldırısının idaresi için yirmi yedi Şeref Madalyası dağıtıldı. Bu sayı, tarihte bir muharebe için verilen en fazla madalya ve İkinci Dünya Savaşı boyunca verilen toplam sayının dörtte birinden fazla…

Çok satan romandan beyazperdeye...
"Atalarımızın Bayrakları", James Bradley ve Ron Powers'ın aynı adlı, çok satan romanından uyarlanmış. Clint Eastwood, bu kitabı etkileyici bulma nedenlerini şöyle anlatıyor: "Kitabı ilginç kılan, bir sürü öyküyü birden takip etmesi. Ve tabii ki AP'den Joe Rosenthal'ın çektiği ünlü fotoğraf. O fotoğrafta bir şey vardı. Kimse iş yapan, direk diken insanlar dışında tam olarak ne olduğunu bilmiyor... Belki resimdeki altı adam da kendilerini böyle görüyorlardı. Ama 1945'te, zafer çabasını simgeliyordu. Savaştaki en kanlı muharebelerden birini tamamlayan fotoğraf, neyin tehlikede olduğunu, ne için savaştıklarını simgeliyordu. Ve o adamlara ne olduğunu, savaştan çıkarılıp savaş tahvilleri için nasıl ülkede dolaştırıldıklarını öğrenince özellikle 19, 20 ve 22 yaşındaki insanlara göre çok karmaşık duygulara kapıldıklarını anlayabiliyorsunuz."
Eastwood kısa süre sonra Bradley'nin kitabının haklarının Steven Spielberg'de olduğunu keşfetmiş. "Hakları DreamWorks'ün aldığı ortaya çıktı," diye hatırlıyor. "Steven Spielberg'e kitabı çok sevdiğimi söyledim ve olay orada kaldı. Sonra, birkaç yıl önce bir toplantıda Steven'a rastladım ve bana 'Gelip projeyi gerçekleştirsene, sen yönetirsin, ben de seninle yapımcılığını üstlenirim' dedi. Ben de 'Tamam, yaparım' dedim."
Bir taşla iki kuş!
Filmin yönetmen koltuğuna oturacağı kesinlik kazanınca Eastwood kendini Iwo Jima muharebesini araştırmaya adamış ve konuyla ilgili çok sayıda kaynak okuyup deniz piyadeleri tarihindeki en ölümcül ve en fazla 'Kongre Şeref Madalyası' verilen (27 tane) çarpışmalardan biri olan muharebenin iki tarafından da gazilerle konuşmuş. Bu kapsamlı araştırmanın sonucunda da, "Atalarımızın Bayrakları"yla birlikte, savaşı Japonlar'ın tarafından anlatan "Iwo Jiwa'dan Mektuplar" ("Letters from Iwo Jiwa") adlı Japonca çekeceği bir proje daha geliştirmiş Eastwood ve bu filmin çekimlerini de "Atalarımızın Bayrakları"na paralel olarak gerçekleştirerek bir taşla iki kuş vurmuş. Eastwood bu iki filmin durduğu yerle ilgili şunları söylüyor: "İzleyerek büyüdüğüm savaş filmlerinin çoğunda, iyi adamlar ve kötü adamlar vardı. Hayat böyle değil, savaş böyle değil. Bu filmler kazanmak ya da kaybetmekle ilgili değil. Savaşın insanlar üzerindeki etkileri ve erken yaşta hayatlarını kaybedenlerle ilgili."
Eastwood'un yine bir kahramanlık hikâyesi mi çektiği, yoksa söylediği gibi savaşın insani yönüne mi odaklandığı hakkında kararınızı bu filmleri izledikten sonra vereceksiniz. İsterseniz bu noktada biraz da filme kaynaklık eden bayrak dikme olayı ve Iwo Jima Savaşı'nın perde arkasına bakalım:
Bayrak nasıl dikilmişti?
Iwo Jima'ya bayrak dikilişinin Associated Press fotoğrafçısı Joe Rosenthal tarafından çekilen ünlü fotoğrafı, aslında adaya ikinci bayrak dikilişini gösteriyor. 19 Şubat'taki işgalden sonra, 'Bayrak Dikenler'in bağlı olduğu beşinci tümen, Suribachi Dağı'nı ele geçirme girişimini başlatır. Beşinci günün geldiğinde yıkıcı kayıplara uğramış olan Amerikan kuvvetleri Japonlar'ı adadaki mağaralara çekilmeye zorlamayı başarmıştır. O sabah, savaşa dahil olanlara yönelik bir umut ve iyi niyet ifadesi olarak dağın zirvesine bir bayrak dikilmesi yönünde emir verilir.
Öykünün devamında, Donanma Bakanı o bayrağı anı olarak saklamak ister ama Kıdemli Albay Chandler Johnson'ın birlik için saklamak istediği bayrak yerine, Bahriye ulağı Rene Gagnon'a, daha büyük bir bayrak dikmesi yönünde direktif verilir. Gagnon dağın zirvesine tırmanır ve orada, sabahı telefon hattı döşeyerek geçiren denizciler Michael Strank, Harlon Block, Ira Hayes ve Franklin Sousley'i bulur. Çabucak buldukları eski bir Japon su borusunu kaldırmak için altı adam bulunur. Donanma Sıhhiyecisi John Bradley de onlara yardım eder.
Olanlardan haberdar olan Rosenthal, fotoğraf makinesini yere koyup daha geniş görüş sağlayacak bir nokta için taşları yığmaya başlar. Pozu kaçıracağını anlayınca, fotoğraf makinesini alıp deklanşöre basar. Saniyenin dört yüzde biri kadar bir süre sonra, tarih yazılır. Rosenthal, banyo edilmesi için filmi Guam'a gönderir; AP editörü John Bodkin fotoğrafı görür ve resmi New York'a geçer. Rosenthal'ın çekmesinden on yedi buçuk saat sonra, fotoğraf AP hattında yer alır.
Resimdeki adamlardan üçü, fotoğraf çekildikten sonra çatışmada ölürler. Hayatta kalan üç kişi, yani denizciler Gagnon'la Hayes ve Donanma Sıhhiyecisi Bradley eve geri getirilir. İkinci Dünya Savaşı'nda Birleşik Devletler'in savaş maliyetlerini karşılamak için ümitsizce savaş tahvili satmaya çalışan hükümet, bu üç kişiden ülkelerine Yedinci Savaş Borcu Kampanyası'nda para toplayarak hizmet etmelerini ister.
Iwo Jima Savaşı hakkında...
Iwo Jima Muharebesi, İttifak kuvvetleri tarafından, Pasifik Savaşı'nda Japonya'nın yenilmesi için gerekli bir adım olarak görülmüştü. Müttefikler, Marianas Adaları'ndan Japonya'ya her gün bombalı saldırı düzenliyordu. Japonlar'ın hakimiyetindeki Iwo Jima, Japonya'ya telsizle rapor vererek bir erken uyarı istasyonu olarak işlev görüyordu. Müttefik bombardıman uçakları Japonya'ya ulaştığında, uçaksavar savunma sistemlerini hazır buldular ve hasar aldılar. Eve dönmeye çalışan Amerikan uçakları, Iwo civarında düşman pilotlarına kolay birer av oldular. Iwo Jima bir hava üssü olduğundan, oradaki bombardıman uçakları neredeyse her gece Saipan hava sahalarına taciz saldırıları düzenliyorlardı. Müttefik bombardımanı sürseydi, Iwo Jima tehdidi etkisiz hale getirilebilirdi. Müttefikler temelde başka stratejik hedeflere –özellikle Okinawa'ya bakıyor idilerse de bu saldırılara aylar vardı ve Iwo Jima daha acil bir hedef teşkil ediyordu. Iwo Jima, İkinci Dünya Savaşı'nda Japon bölgesinde yapılan ilk muharebe oldu.
Birleşik Devletler, 16 Şubat 1945'te, adayı koruyan yirmi iki bin askerin üzerine yoğun bir hava ve deniz saldırısı başlattı. Üç gün sonra, Amerikalılar çıkarma yaptı.
Ada için verilen savaşta, ilk adım adanın zirvesini ele geçirmekti: adanın güneyindeki Suribachi Dağı. Çıkarma yaptıkları kumsala indiklerinde, Suribachi Dağı'nı kuşatan otuz bin asker ağır ateş altında kaldı (sonraki günlerde kırk bin asker daha gelecekti). Dağ için verilen savaş çetindi ama 23 Şubat'ta Denizciler Suribachi'yi aldılar ve bayrak diktiler (iki kez).
Sonraki 31 gün, Birleşik Devletler ve Japonya ada için savaşmaya devam etti. Denizciler hava sahalarını ele geçirmek için kuzeye hareket etti; Japon askerleri kontrolü ellerinde tutmak için ölümüne savaştılar. 26 Mart'a gelindiğinde, savaşın bedeli ağır olmuştu, özellikle de Japonya için. Yaklaşık 22.000 askerden sadece 1.083'ü hayatta kaldı; aralarında üç Bayrak Diken'in olduğu 6.281 Amerikalı da ( Çavuş Michael Strank, Harlon Block ve Franklin Sousley) yaşamını yitirdi. 20.000 Amerikalı yaralandı.
Iwo Jima saldırısının idaresi için yirmi yedi Şeref Madalyası dağıtıldı. Bu sayı, tarihte bir muharebe için verilen en fazla madalya ve İkinci Dünya Savaşı boyunca verilen toplam sayının dörtte birinden fazla…

Henüz kimse yorum yapmamış.
- Geçmişten günümüze ‘Kara Şövalye’
- Dünyanın Merkezine Yolculuk başladı!
- Narnia Günlükleri: Prens Caspian'ın Öyküsü
- James Bond Tarihi
- “Wanted” oyuncuları yakın planda!
- Sinemanın en "şık" film karakterleri
- Kevin Spacey güzellemesi!
- Sex and the City'nin güzel, akıllı ve cesur kızları
- Macera Adası: Kendi hikayenizin kahramanı olun...
- İstanbul için Festival Vakti!
- Savaş çığırtkanlarının duymak istemeyeceği bir öykü
- Juno sonunda vizyonda!
- Festivalde bugün!
- 19. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde 19 Mart Çarşamba
- Ankara Uluslararası Film Festivali’nde 18 Mart Salı



Kontrat (21 Ağustos 2008 22:30 Star)
Morgan Freeman, John Cusack ve Jamie Anderson'ın oynadığı Kontrat adlı film bu akşam 22:30'da Star ekranlarında...
Morgan Freeman, John Cusack ve Jamie Anderson'ın oynadığı Kontrat adlı film bu akşam 22:30'da Star ekranlarında...

Organize İşler
Herkes hak ettiğini mi yaşıyor süpermen? Bak şu ışıklara, bak şu ışıltıya, bak şu paranın insanı insan yaptığı yerlere… hepsi hak edilerek mi kazanılmış ve yaşanıyor? Uyan süpermen, daha uçucan!
Herkes hak ettiğini mi yaşıyor süpermen? Bak şu ışıklara, bak şu ışıltıya, bak şu paranın insanı insan yaptığı yerlere… hepsi hak edilerek mi kazanılmış ve yaşanıyor? Uyan süpermen, daha uçucan!






Seanslar
Fragman
