"Dönüş"
Almodóvar'ın kadınları...
Almodóvar'ın kadınları...

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Usta İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar, "Dönüş" filminde, kadınların dünyasına, favori kadın oyuncuları Carmen Maura ve Penélope Cruz'a ve doğduğu La Mancha topraklarına geri dönüyor. İspanya'yı Oscar ödüllerinde temsil edecek film, Cannes'da En İyi Senaryo ödülünün yanı sıra, oyuncu kadrosundaki aktrislere toplu olarak En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazandırmıştı. Kaçırmaya gelmez...
"Volver" filminin Türkçe adı "Dönüş" olarak konmuş olsa da, filmin adının tam çevirisi "Geri Dönüş". Bu ad, filmin hikâyesinden çok, yönetmeni Pedro Almodóvar'la ilgili gibi. Usta İspanyol yönetmen, ülkesini Oscarlarda temsil edeceği bu muhteşem filmde, kendi filmografisi içinde pek çok 'geri dönüş'e yer vermiş. "Volver", Almodóvar için her şeyden önce kadınların dünyasına topyekün bir geri dönüş anlamı taşıyor. Filmdeki muhteşem performanslarıyla Cannes Film Festivali'nde hep birlikte ödüllendirilen oyuncu kadrosu da, Almodóvar'ın bu dönüşünün hakkını sonuna kadar veriyor. Filmin oyuncu kadrosundaki Carmen Maura ile 17 yıl, Penélope Cruz'la da 7 yıl sonra yeniden çalışıyor yönetmen, anlayacağınız oyuncu seçiminde de bir geri dönüş söz konusu. Ayrıca usta yönetmen, doğduğu yere, İspanya'nın La Mancha bölgesine de bu filmiyle dönüş yapıyor. Yönetmenin deyimiyle "Volver, diliyle, gelenekleriyle, evlerin mimari yapısıyla, ağırbaşlı görünümlü binalarıyla, parke taşlı sokaklarıyla La Mancha bölgesinin özelliklerini en çok taşıyan film." Almodóvar filmin tematik düzlemde de kendisi için kişisel bir geri dönüş içerdiğine dikkat çekiyor: "Bu filmler hayatın kökeni, çıkış noktası kabul edilen annelik olgusuna geri döndüm. Doğal olarak anneme de dönmüş oldum. La Mancha'ya geri dönmüş olmak benim için daima ana kucağına dönmek anlamına gelir."
Almodóvar'ın gözünden "Volver"...
Usta yönetmen Pedro Almodóvar, filmin yapım notlarını bizzat kaleme almış ve hem "Dönüş"le, hem de muhteşem oyuncu kadrosuyla ilgili hoş ve samimi yorumlarda bulunmuş. Almodóvar'ın, filme bakışınızı değiştirebilecek yorumlarının bir bölümüne burada yer vermenin yararlı olacağını düşündük:
"Volver"in bir dramatik komedi olduğunu düşünüyorum. Eğlenceli ve dramatik sahneleri aynı anda barındıran bir film. 'Gerçek yaşamı' taklit eder, örnek alır ama yerel geleneklerin portresi değildir. Deyim yerindeyse, filmin türü için sürreal-gerçek üstü natüralizm demek daha doğru olur. Bugüne kadar hep türleri birbirine karıştırdım, hâlâ da öyle yapıyorum. Bu bana çok doğal geliyor.
Türleri birbirine karıştırmak bana çok doğal gelmekle birlikte tamamen risksiz değildir. Türler arasında geçiş yaparken veya saniyeler içerisinde bir tondan diğerine geçerken izlenebilecek en iyi yöntem bence o saçma durumu akılcı gösterecek doğal bir stil tutturmaktır. Bu konudaki tek silahınız ise aktörlerdir. Bu film özelinde düşünürsek kadın oyuncular demek daha doğru olur. Filmdeki kadın oyuncuların tamamı başarısının doruğundaydı. "Volver"de oynarken kelimenin tam anlamıyla şov yaptılar.
"Volver" aileyle birlikte yapılan aile üzerine bir filmdir. La Mancha ve Madrid'deki evlerdeki düzenin nasıl kurulduğu konusunda kızkardeşlerim bana danışmanlık yaptılar. (kuaför salonu, yemek hazırlığı, evlerin temizliği vb. gibi konular…) Tıpkı Sole ve Raimunda gibi, ben de daha çok para kazanabilmek amacıyla köyden kente göçen bir aileden geliyorum. Kızkardeşlerim çocukluk kültürümüzü korumayı ve annemizin mirasını sürdürmeyi başardılar. Ben evden çok küçük yaşta ayrıldığım için kaçınılmaz olarak kentli olup çıktım. La Mancha geleneklerine döndüğüm zamanlarda kızkardeşlerim bana rehberlik ederler. "Volver"deki aile, kadınlardan oluşan bir ailedir.
Almodóvar'dan "Volver"in kadınları üzerine…
Raimunda (Penélope Cruz): Penélope bence güzelliğinin zirvesinde bir oyuncudur. Bu söz belki klişe gibi gelebilir ama Penélope Cruz özelinde kesinlikle doğru. (Gözleri, boynu, omuzları, göğüsleri!!! Penélope Cruz dünya sinemasının en muhteşem göğüs dekolteli kadınlarından birisidir). Çekimler sırasında sadece ona bakmak bile en büyük keyiflerimden birisi oldu.
Son birkaç yıllık dönemde daha stilize bir oyuncu olmasına rağmen, ilk filmi "Jamon Jamon"dan itibaren alt tabakaya mensup kadınları daha güçlü şekilde oynayabileceğini göstermişti. Bundan yedi-sekiz yıl önce "Live Flesh"te işine giderken otobüste doğuran kaba saba fahişeyi oynamıştı. Filmin ilk sekiz dakikasında göründüğü halde ekranı fethetmişti. Penélope Cruz'un "Volver"de oynadığı Raimunda karakteri, Carmen Maura'nın "What Have I Done to Deserve This?"te oynadığı karakterle aynı çizgiden gelir. Raimunda'nın hiçbir şeyden çekinmeyen ve korkmayan doğal gücü vardır. Penélope bu aşırı enerjiyi kolayca yansıttı. Ancak Raimunda aynı zamanda oldukça kırılgan yapıda bir kadındır. Bir an için öfkeliyken bir saniye sonra adeta savunmasız bir çocuk gibi aniden çöktüğünü görebiliriz.
Penélope Cruz kamera karşısına geçtiğinde güçlülük ile kırılganlık arasındaki bu anlık geçişleri öylesine hızlı şekilde gerçekleştirdi ki, gördüğüm tablo karşısında ben bile şaşırdım. Penélope'nin daha birkaç saniye öncesine kadar tehditkâr şekilde bakan gözlerinin iki saniye sonra gözyaşlarıyla doluvermesini izlemek, üstelik bunun aynı çekim içerisinde meydana gelmesi inanılmaz keyifliydi. Dengesizlik içindeki bu dengeye tanıklık yapmak heyecan verici oldu. Penélope Cruz azimli ve güçlü iradeli bir oyuncu. Ancak bu, "Volver"de onu vazgeçilmez kılan ani ve etkileyici duygusal birikimin karışımı şeklindedir. Ayrıca bizlere kariyerinin ilk dönemlerinde Napolili balıkçı kızı oynayan Sophia Loren'i anımsattığını söylemem gerekir.
Irene (Carmen Maura): Carmen Maura ile yeniden beraber çalışmamızın bu kadar büyük beklenti yaratacağı hiç aklıma gelmemişti. Carmen'le tekrar çalışmamızdan mutlu olduğunu söyleyen insanların ne kadar fazla olduğunu görünce açıkçası şaşırdım. Chavela'nın bir şarkısında şöyle bir dize vardır: "Sevdiğin eski yerlere günün birinde mutlaka geri dönersin." Bu sözü insanlara da uygulayabiliriz. Yeniden birleşmelerde her zaman bir belirsizlik boyutu sözkonusudur. Ancak Carmen'deki belirsizlik daha ilk toplantılarımızda hemen kaybolup gitti.
"Volver"in senaryosunda çok uzun bir sahne vardır. Carmen'in oynadığı karakterin (büyükannenin hayaleti) tek başına konuşması sebebiyle buna monolog da diyebiliriz. Carmen o sahnede sevgili kızı rolündeki Penélope Cruz'a ölümünün ve geri dönüşünün sebeplerini açıklar. Senaryoda bu bölüm tam altı sayfaya yayılır. Bu filmi yapmak isteyişimin nedenlerinden birisi de o sahneydi. Carmen'in söyleyeceği cümlelerin redaksiyonunu yaparken bile hüngür hüngür ağlamıştım.
O sahneyi filme çekeceğimiz gece bütün ekipler olayın ciddiyet ve öneminin farkındaydı. Büyük beklenti vardı. Bu durum Carmen'in biraz sinirlerini bozsa da kısa zamanda toparlanmasını bildi.
O sahnede Carmen'le olan kutsal ortaklığımızı bir kere daha hissettim. Ellerime tam anlamıyla uyumlu bir enstrümanın karşısındaymışım duygusunu hissetmek olağanüstüydü. Penélope o sahnede Carmen'i kimi zaman başı öne eğik şekilde dinliyordu. Bunun dışında da tüm çekimler iyi oldu. Bazıları ise mükemmeldi.
"Woman on the Verge of Nervous Breakdown"dan "Volver"deki monoloğa kadar Carmen Maura bir aktris olarak hiç değişmemiş. Bunu keşfetmek harikaydı. Yeni bir şey öğrenmesine de gerek yoktu, çünkü zaten her şeyi biliyordu. Ancak 20 yıldan uzun süre oyunculuk ateşini her zaman canlı tutmak kolay iş değildir. Bugüne kadar çalıştığım birçok oyuncunun bunu başardığı söylenemez.
Sole (Lola Duenas): Filmin diğer oyuncuları da başroldekilere neredeyse eşit düzeyde oyun tutturdular. Lola Duenas en karmaşık performanslarından birisini verdi. Lola Duenas'ın oynadığı Sole karakteri, ailedeki dört kadının en eksantrik olanıdır. Filmde oldukça karmaşık olmasıyla bilinen Mancha bölgesi aksanıyla konuşan Lola, bu aksanın inceliklerini öğrenmekten hiç kaçınmadı. Ayrıca kuaförlük sanatının sırlarını öğrenerek kendisine özgü bir stil geliştirdi.
Paula (Yohana Cobo): Genç oyuncu Yohana Cobo'nun performansından da çok etkilendim. Filmdeki hemen her sahnede vardır ama sadece olayların tanığı olarak... Oyunculuk açısından en zor şeylerden birisi hiçbir şey yapmadan dinlemektir. Yohana da bunu yapar ve sadece hazır bulunarak dinler. Yohana'nın oyunculuğunu oldukça bilinçli, sağlam ve zengin buldum. Sadece 'o kız' olarak göründüğü sahnelerin dışında babasının ölüsü karşısında yaptığı monolog da mükemmeldi. Ayrıca daima annesine yakın durması, yanlışın nerede olduğunu bilmeden onu anlaması gibi detaylar bende derin bir şefkat duygusu uyandırdı. İnsanı etkileyen bir görünümü var. Umarım Yohana için bundan sonra herşey istediği gibi gider.
Agustina (Blanca Portillo): Filmdeki önemli karakterlerden birisi de, Paula halanın köydeki komşusu Agustina'dır. Portresini Blanca Portillo'nun çizdiği bu karakter, köyde ailenin sırlarının çoğunu bilen tek kişidir.
Agustina bu kadınlar evreninin çok önemli bir unsurunu, komşu kadınların dayanışmasını temsil eder. Köydeki kadınların çok çeşitli problemleri vardır, ama bunları paylaşmasını bilirler. Böylece hayatın zorluklarını daha katlanılır kılmayı başarırlar. Elbette bunun karşıtı durumlar da vardır. Bazen komşu komşudan nefret eder ve bu nefret kuşaktan kuşağa aktarılır. Sonunda ilk sebebini kendilerinin dahi bilmediği müthiş bir trajedi patlar. Bu rolde oynayan Blanca Portillo'ya da özellikle teşekkür etmek istiyorum. Daha önceden tanımadığım için benim açımdan gerçek bir keşif oldu. Onu bir tiyatro oyununda görmüştüm. Oyun tarzı hoşuma gitmişti. Ancak daha önceden hiç film deneyimi olmadığı halde böyle zor bir işi kolaylıkla başarabileceğini hayal bile edemezdim. Tıpkı deneyimli aktörler gibi rolünü en ince detayına kadar büyük bir güvenle oynadı. Sole'nin arabasının gözden kayboluşunu seyrederken sokağın ortasında tek başına duran Agustina, kırsal kesim insanının her türlü süsleme ve gösterişten soyutlanmış yalnızlığının göstergesidir. Blanca benim köyümdeki tüm iyi insanların özünü absorbe etti ve kendisine özgü kılarak oynadı.
Bu filmin çekimlerinin bir başka güzel yanı, tüm kızların sıkı işbirliği içerisinde çalışıp yaşamasıydı. Aralarında tıpkı aile gibi harika bir ilişki oluştu. Kameralar da bunu başarıyla yakaladı."
Almodóvar gibi bir yönetmenin böylesine sahiplendiği, onu bu denli heyecanlandıran "Geri Dönüş"ün heyecanı ve renkli ve trajikomik dünyası eminiz sizi de saracak. Bu filmi kaçırmayın!

Almodóvar'ın gözünden "Volver"...
Usta yönetmen Pedro Almodóvar, filmin yapım notlarını bizzat kaleme almış ve hem "Dönüş"le, hem de muhteşem oyuncu kadrosuyla ilgili hoş ve samimi yorumlarda bulunmuş. Almodóvar'ın, filme bakışınızı değiştirebilecek yorumlarının bir bölümüne burada yer vermenin yararlı olacağını düşündük:
Almodóvar'dan "Volver"in kadınları üzerine…
Bu filmin çekimlerinin bir başka güzel yanı, tüm kızların sıkı işbirliği içerisinde çalışıp yaşamasıydı. Aralarında tıpkı aile gibi harika bir ilişki oluştu. Kameralar da bunu başarıyla yakaladı."
Almodóvar gibi bir yönetmenin böylesine sahiplendiği, onu bu denli heyecanlandıran "Geri Dönüş"ün heyecanı ve renkli ve trajikomik dünyası eminiz sizi de saracak. Bu filmi kaçırmayın!

Henüz kimse yorum yapmamış.
- Geçmişten günümüze ‘Kara Şövalye’
- Dünyanın Merkezine Yolculuk başladı!
- Narnia Günlükleri: Prens Caspian'ın Öyküsü
- James Bond Tarihi
- “Wanted” oyuncuları yakın planda!
- Sinemanın en "şık" film karakterleri
- Kevin Spacey güzellemesi!
- Sex and the City'nin güzel, akıllı ve cesur kızları
- Macera Adası: Kendi hikayenizin kahramanı olun...
- İstanbul için Festival Vakti!
- Savaş çığırtkanlarının duymak istemeyeceği bir öykü
- Juno sonunda vizyonda!
- Festivalde bugün!
- 19. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde 19 Mart Çarşamba
- Ankara Uluslararası Film Festivali’nde 18 Mart Salı


Maviliklere Doğru (28 Ağustos 2008 20:45 Kanal D)
Paul Walker, Jessica Alba, Scott Caan ve Ashley Scott'un oynadığı Maviliklere Doğru adlı aksiyon filmi bu akşam 20:45 'te Kanal D ekranlarında...
Paul Walker, Jessica Alba, Scott Caan ve Ashley Scott'un oynadığı Maviliklere Doğru adlı aksiyon filmi bu akşam 20:45 'te Kanal D ekranlarında...

Can Dostum
Bazen senle hiç tanışmamış olmayı diliyorum. Çünkü tanışmamış olsaydık, geceleri yatarken dünyada senin gibi biri olduğunu bilmeden uyuyabilirdim...
Bazen senle hiç tanışmamış olmayı diliyorum. Çünkü tanışmamış olsaydık, geceleri yatarken dünyada senin gibi biri olduğunu bilmeden uyuyabilirdim...






Seanslar
Fragman

