"Karanlıklar Dünyası: Evrim"
Vampir ırkı evrimin gölgesinde...
Vampir ırkı evrimin gölgesinde...

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
"Karanlıklar Ülkesi: Evrim", ilk film "Karanlıklar Ülkesi" gibi atmosferiyle ve vampir mitolojisine yaptığı katkıyla dikkat çekiyor. Bu kez vampirlerin hikâyesine daha çok odaklanan film, ilk filmi izlemeyenler ya da hatırlamayanlar için biraz kafa karıştırıcı olsa da, aksiyon dozuyla izleyiciyi tatmin ediyor. Yapım ekibinden isimler ve yıldız başrol oyuncusu Kate Beckinsale'in görüşleri eşliğinde "Karanlıklar Dünyası: Evrim"in kapısını aralıyoruz...
"Karanlıklar Ülkesi" ("Underworld") 2003'te vizyona girdiğinde, sinemaya defalarca konu olmuş vampirler ve kurt adamların dünyasını birleştirerek, korku sinemasının vazgeçilmez alt türü içinde yeni bir açılım sağlamıştı. Filmin yarattığı dünyadaki grift ilişkiler, devam filmlerine adeta davetiye çıkarıyordu. Buna bir de filmin hit olup, sadece DVD satışlarından bütçesinin iki üç mislini kazanması eklenince, yapımcı Lakeshore, filmin devamı için yapımcı ve yönetmene baskı yapmaya başlamış. Nitekim, ülkemizde biraz gecikmeli olarak gösterime girse de devam filmi "Karanlıklar Ülkesi: Evrim"in çekilmesi çok da gecikmedi.
Karanlıklar dünyası evrim geçiriyor...
Yeni filmin adındaki 'evrim' vurgusu, ilk filmde kurt adam ve vampir kanı taşıyan Michael'ın melezliğinin, her iki türü de tehdit edecek bir hal almasıyla ilgili. İlk vampirlerden olan Marcus Corvinus, çok güçlü bir melez olarak hapsolduğu yerden kurtuluyor ve yeni bir melez ırk yaratma amacıyla, Selene ve Michael'ın peşine düşüyor. Amacı, yıllar önce hapsedilen ilk kurt adam olan kardeşinin hapishanesinin yerini Selene'in anılarından çekip çıkarmak ve kardeşiyle el ele dünyaya hükmedecek yeni bir ırk yaratmak. Selene ve Michael ne pahasına olursa olsun, Marcus'a engel olmak için mücadele ederken, bir yandan da aralarında doğan aşka alışmaya çalışıyorlar.
Devam filminin yapımındaki farklılıklar
Len Wiseman, ilk filmin gördüğü ilginin ardından devam filme soyunmaları hakkında şunları söylüyor: "Garip bir deneyimdi. Fanatikleri tatmin etmek için hissettiğimiz baskı, yeni karakterler ve yeni hikâyeler için duyulan açlık beklenmedik ölçüde yoğundu. Bu yüzden ikinci filmde büyük ölçüde aynı oyuncularla çalışmanın en doğrusu olacağına karar verdik." Yapımcı David Coatsworth ise yaklaşımları konusunda şunlrı söylüyor: "Devam filmlerindeki beklenti her zaman için bir önceki filmden daha iyisi ve daha büyüğüdür. Bu, seyircinin emridir. Bütçe bu kez daha genişti fakat yine de bir Hollywood blockbusterı ile yarışamazdı. Bu yüzden üzerine gideceğimiz en doğru nokta yaratıcılıkta kendimizi aşmaktı. Doğru bakış açısı , doğru aksiyon ve anlatmak istediğimiz hikâyeyi en doğru akılcı yolla anlatma çabası…"
Nitekim yapım ekibi, devam filminde kimi önemli değişikliklere gitmiş. İlk karar filmi bu kez klostrofobik ortamından ve renksiz görüntüsünden uzaklaştırarak daha çok dış mekân ve renk kullanmak olmuş. Tabii ki karşımızda yine karanlık mı karanlık bir film var, ama ilk film kadar iç mekânlara hapsolmuyoruz. İkinci karar ise çekimleri Budapeşte yerine Vancouver, Canada'da gerçekleştirmek olmuş… Yapım tasarımcısı Patrick Tatopoulos filmin yeni mekânları için şunları söylüyor. "Bizim için mükemmel bir mekân seçimi değildi. Çünkü ilk filmde kullanılan Avrupa tarzı şehir ve yapısal görüntüyü ikinci filmde sağlamak imkânsız olacaktı. Fakat bu bizim yaratıcılığımız tetikleyen bir etken oldu. Filmde ihtiyaç duyulan eski manastır, modern Vancouver'da bulanabilecek bir yapı değildi. Biz de dağda kurduğumuz sette bir manastır inşa ettik. Manastır bir kayanın içinde kuruldu ve böylece dışarıdan bakıldığında çok ilginç gözüküyordu. Bazen paranız olmadığında aklınız size yardımcı olur."
Kate Beckinsale'le "Karanlıklar Ülkesi" üzerine....
Yeni filmde en büyük iş, filmde kendini yine 'kurtarıcı' pozisyonunda bulan Kate Beckinsale'e düşüyor. Beckinsale, "Karanlıklar Ülkesi: Evrim"in, ilk film "Karanlıklar Ülkesi"nden, özellikle fiziksel açıdan daha zorlayıcı olduğunu düşünüyor. İlk filmde ekiptekilerin, henüz yapabileceklerinin sınırlarını keşfetmedikleri için kendisini fazla zorlamadığını söyleyen güzel yıldız, bu filmde ilkine göre aksiyon açısından çok daha zorlu sahnelerin altından kalkmak zorunda kaldığını belirtiyor: "İlk filmde biraz daha kız gibiydim. Bu filmdeyse daha fazla dövüşmek, daha fazla askiyon sahnesi çekmek, kısaca daha fazla erkek işi yapmak zorunda kaldım. Bu filmdeki rolümle resmen hem kadın hem erkek gibi hissettim."
Beckinsale, film boyunca giydiği seksi lateks deri kıyafetlerden sonra normal hayata dönerken bir hayli zorlanmış: "Normal, gündelik kıyafetlerime dönerken çok zorlandığımı söylemeliyim. Filmdeki ışıltılı görüntüme çok alışmıştım ve sonrasında 'jean'e geri dönmek gerçekten acıklı oldu. Ama yine de o sıkı kıyafetlerden kurtulmuş olmak, insanda bir tür rahatlama yaratıyor."
Canlandırdığı Selene karakterinin geçirdiği dönüşüm hakkında Beckinsale'in görüşleri şöyle: "Len'le (Wiseman) bu konuda hemfikiriz: İlk filmde Selene baskı altında kalmış ve içine kapanmıştı. Bu filmin genel hissinin biraz daha rahatlatıcı olmasını istedik ve bunun bir parçası olarak Selene karakterine de mizah duygusu kattık. Tabii ki yerli yersiz espriler filan yapmıyor, ama ilk filmdekine göre daha hafiflemiş bir karakter haline geldi, en azından daha eğleceli... Michael'la ilişkisinde de karakterindeki değişimle paralel şekilde, açıldı. Dikkat ederseniz bu filmde Selene artık kimsenin kontrolü altında değil. Artık onu kontrol edebilecek bir Kraven yok ortalıkta, o artık tek başına ve daha özgür."
Yeni filmde karakterine nasıl hazırlandığına gelince... Beckinsale'in, daha çok aksiyona bulanan karakterini hakkıyla canlandırmak için çok çalışması gerekmiş. İki film arasında rol aldığı, "Karanlıklar Ülkesi"ninkine benzer bir dünyada geçen "Van Helsing" filmini de Selene rolü için bir hazırlık olarak görmüş Beckinsale. Çok çalışmalarına rağmen, ilk filmdeki deneyimleri sayesinde herkesin birbirinin güçlü ve zayıf yanlarını çok iyi bildiğini belirten aktris, hazırlık aşamasında ne üzerine yoğunlaşmaları gerektiğini çok iyi etüd ettiklerini, bu sayede yoğun çalışma temposunun altından başarıyla kalktıklarını söylüyor.
Devam filminin, Beckinsale'in söylediği kadar başarılı olup olmadığını öğrenmek ve çekilmesi muhtemel üçüncü filme uzak kalmamak için "Karanlık Ülkesi: Evrim"i izlemekte yarar var.

Karanlıklar dünyası evrim geçiriyor...
Yeni filmin adındaki 'evrim' vurgusu, ilk filmde kurt adam ve vampir kanı taşıyan Michael'ın melezliğinin, her iki türü de tehdit edecek bir hal almasıyla ilgili. İlk vampirlerden olan Marcus Corvinus, çok güçlü bir melez olarak hapsolduğu yerden kurtuluyor ve yeni bir melez ırk yaratma amacıyla, Selene ve Michael'ın peşine düşüyor. Amacı, yıllar önce hapsedilen ilk kurt adam olan kardeşinin hapishanesinin yerini Selene'in anılarından çekip çıkarmak ve kardeşiyle el ele dünyaya hükmedecek yeni bir ırk yaratmak. Selene ve Michael ne pahasına olursa olsun, Marcus'a engel olmak için mücadele ederken, bir yandan da aralarında doğan aşka alışmaya çalışıyorlar.
Devam filminin yapımındaki farklılıklar
Len Wiseman, ilk filmin gördüğü ilginin ardından devam filme soyunmaları hakkında şunları söylüyor: "Garip bir deneyimdi. Fanatikleri tatmin etmek için hissettiğimiz baskı, yeni karakterler ve yeni hikâyeler için duyulan açlık beklenmedik ölçüde yoğundu. Bu yüzden ikinci filmde büyük ölçüde aynı oyuncularla çalışmanın en doğrusu olacağına karar verdik." Yapımcı David Coatsworth ise yaklaşımları konusunda şunlrı söylüyor: "Devam filmlerindeki beklenti her zaman için bir önceki filmden daha iyisi ve daha büyüğüdür. Bu, seyircinin emridir. Bütçe bu kez daha genişti fakat yine de bir Hollywood blockbusterı ile yarışamazdı. Bu yüzden üzerine gideceğimiz en doğru nokta yaratıcılıkta kendimizi aşmaktı. Doğru bakış açısı , doğru aksiyon ve anlatmak istediğimiz hikâyeyi en doğru akılcı yolla anlatma çabası…"
Nitekim yapım ekibi, devam filminde kimi önemli değişikliklere gitmiş. İlk karar filmi bu kez klostrofobik ortamından ve renksiz görüntüsünden uzaklaştırarak daha çok dış mekân ve renk kullanmak olmuş. Tabii ki karşımızda yine karanlık mı karanlık bir film var, ama ilk film kadar iç mekânlara hapsolmuyoruz. İkinci karar ise çekimleri Budapeşte yerine Vancouver, Canada'da gerçekleştirmek olmuş… Yapım tasarımcısı Patrick Tatopoulos filmin yeni mekânları için şunları söylüyor. "Bizim için mükemmel bir mekân seçimi değildi. Çünkü ilk filmde kullanılan Avrupa tarzı şehir ve yapısal görüntüyü ikinci filmde sağlamak imkânsız olacaktı. Fakat bu bizim yaratıcılığımız tetikleyen bir etken oldu. Filmde ihtiyaç duyulan eski manastır, modern Vancouver'da bulanabilecek bir yapı değildi. Biz de dağda kurduğumuz sette bir manastır inşa ettik. Manastır bir kayanın içinde kuruldu ve böylece dışarıdan bakıldığında çok ilginç gözüküyordu. Bazen paranız olmadığında aklınız size yardımcı olur."
Kate Beckinsale'le "Karanlıklar Ülkesi" üzerine....
Yeni filmde en büyük iş, filmde kendini yine 'kurtarıcı' pozisyonunda bulan Kate Beckinsale'e düşüyor. Beckinsale, "Karanlıklar Ülkesi: Evrim"in, ilk film "Karanlıklar Ülkesi"nden, özellikle fiziksel açıdan daha zorlayıcı olduğunu düşünüyor. İlk filmde ekiptekilerin, henüz yapabileceklerinin sınırlarını keşfetmedikleri için kendisini fazla zorlamadığını söyleyen güzel yıldız, bu filmde ilkine göre aksiyon açısından çok daha zorlu sahnelerin altından kalkmak zorunda kaldığını belirtiyor: "İlk filmde biraz daha kız gibiydim. Bu filmdeyse daha fazla dövüşmek, daha fazla askiyon sahnesi çekmek, kısaca daha fazla erkek işi yapmak zorunda kaldım. Bu filmdeki rolümle resmen hem kadın hem erkek gibi hissettim."
Beckinsale, film boyunca giydiği seksi lateks deri kıyafetlerden sonra normal hayata dönerken bir hayli zorlanmış: "Normal, gündelik kıyafetlerime dönerken çok zorlandığımı söylemeliyim. Filmdeki ışıltılı görüntüme çok alışmıştım ve sonrasında 'jean'e geri dönmek gerçekten acıklı oldu. Ama yine de o sıkı kıyafetlerden kurtulmuş olmak, insanda bir tür rahatlama yaratıyor."
Canlandırdığı Selene karakterinin geçirdiği dönüşüm hakkında Beckinsale'in görüşleri şöyle: "Len'le (Wiseman) bu konuda hemfikiriz: İlk filmde Selene baskı altında kalmış ve içine kapanmıştı. Bu filmin genel hissinin biraz daha rahatlatıcı olmasını istedik ve bunun bir parçası olarak Selene karakterine de mizah duygusu kattık. Tabii ki yerli yersiz espriler filan yapmıyor, ama ilk filmdekine göre daha hafiflemiş bir karakter haline geldi, en azından daha eğleceli... Michael'la ilişkisinde de karakterindeki değişimle paralel şekilde, açıldı. Dikkat ederseniz bu filmde Selene artık kimsenin kontrolü altında değil. Artık onu kontrol edebilecek bir Kraven yok ortalıkta, o artık tek başına ve daha özgür."
Yeni filmde karakterine nasıl hazırlandığına gelince... Beckinsale'in, daha çok aksiyona bulanan karakterini hakkıyla canlandırmak için çok çalışması gerekmiş. İki film arasında rol aldığı, "Karanlıklar Ülkesi"ninkine benzer bir dünyada geçen "Van Helsing" filmini de Selene rolü için bir hazırlık olarak görmüş Beckinsale. Çok çalışmalarına rağmen, ilk filmdeki deneyimleri sayesinde herkesin birbirinin güçlü ve zayıf yanlarını çok iyi bildiğini belirten aktris, hazırlık aşamasında ne üzerine yoğunlaşmaları gerektiğini çok iyi etüd ettiklerini, bu sayede yoğun çalışma temposunun altından başarıyla kalktıklarını söylüyor.
Devam filminin, Beckinsale'in söylediği kadar başarılı olup olmadığını öğrenmek ve çekilmesi muhtemel üçüncü filme uzak kalmamak için "Karanlık Ülkesi: Evrim"i izlemekte yarar var.

Henüz kimse yorum yapmamış.
- Aramızda Casus Var: Tony Scott/Jason Bourne-vari
- Gomorra: Gerçek bir öykü...
- "Mustafa" filmi için kim ne dedi?
- Türk basınında "Üç Maymun"
- Eleştirmen gözüyle Altın Portakal filmleri
- Oyum "komediye!"
- Geçmişten günümüze ‘Kara Şövalye’
- Dünyanın Merkezine Yolculuk başladı!
- Narnia Günlükleri: Prens Caspian'ın Öyküsü
- James Bond Tarihi
- “Wanted” oyuncuları yakın planda!
- Sinemanın en "şık" film karakterleri
- Kevin Spacey güzellemesi!
- Sex and the City'nin güzel, akıllı ve cesur kızları
- Macera Adası: Kendi hikayenizin kahramanı olun...


Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)
Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

Şeytan'ın Avukatı
Kibir, benim en gözde günahımdır. John Milton
Kibir, benim en gözde günahımdır. John Milton








Seanslar
Fragman

