"Hokkabaz"
Komik, ama sadece komik değil...
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Cem Yılmaz ve A. Taner Baltacı'nın merakla beklenen filmi "Hokkabaz", eğlenceli ve sürükleyici hikâyesi ve renkli karakterleriyle dikkat çeken bir film. Cem Yılmaz'ın üzerine yapışan skeç komedileriyle ilgisi olmayan film, sağlam dramatik yapısı ve oyuncularının performanslarıyla, kaçırılmaması gereken bir yol komedisi.
"Hokkabaz"da alıştığınız anlamda, Cem Yılmaz'ın tek kişilik şovunu izleyip kahkahalara boğulmayı bekliyorsanız baştan uyaralım: Bu film, "G.O.R.A." gibi, yalnızca Cem Yılmaz skeçlerinden ibaret değil. Aksine sağlam bir dramatik yapısı, akıcı bir hikâyesi, inandırıcı karakterleri olan, sürükleyici bir yol filmi. Peki eğlenceli değil mi? Eğlenceli, hem de çok. Ancak eğlenceli olmayı, güldürmeyi tek amacı haline dönüştürmüyor. İyi bir filmin, iyi bir hikâyenin taşıması gereken farklı duygulara sahip bir film "Hokkabaz" ve bu duyguları izleyiciye geçirme konusunda da gayet başarılı. Film, hayatta kaybedenlerin safında yer alan, insanların artık dalga geçtikleri 'hokkabazlık' (ya da filmdeki İskender karakterinin ısrarla düzelttiği şekliyle 'sihirbazlık') sanatına, illüzyona tutkuyla bağlı Büyük İskender ve yardımcısı Maradona'nın hikâyesini konu alıyor. Her ikisi de şişe dibi kalınlığında camları olan gözlükler takan bu iki karakter, üçüncü sınıf bir pavyonda şovlarını sergileyerek geçinmeye çalışıyorlar. Ancak bir iş kazası nedeniyle kovulunca, talihlerini değiştirmek ve hayatlarında yeni bir sayfa açmak için çareyi bir Anadolu turnesine çıkmakta buluyorlar. Turne için İskender'in eniştesinin karavanını almak isteyince; karavanda yaşayan, İskender'in kafasını Çanakkale'de şehitliğe gömülmeye takmış, eski bir asker olan babası Sait Tünaydın'ı da yanlarına almak zorunda kalıyorlar. Turnede kazandıkları paralarla, ameliyat olup gözlüklerinden kurtulma hayalleri kuran iki kafadar, mola verdikleri ilk köyde, bir düğünde iş buluyorlar. Ancak düğünün gelini Fatma bizimkilerin hayatına öyle bir şekilde giriyor ki, turneyi ve hayallerini başka bir bahara ertelemek zorunda kalıyorlar. Bu ikiliye dikkat... "Hokkabaz" hikâyesi ve hikâyesini anlatma biçiminden çok yarattığı karakterlerle ayakta duran bir film. Filmin hikâyesinde ve anlatımında yeni bir şeyler bulmasanız da, karakterlerin özgünlüğünün hakkını vermek zorundasınız. Cem Yılmaz, Büyük İskender portresiyle, sadece 'komik' biri olmadığını, her durumda sahneyi dolduran, her duyguyu izleyiciye geçirebilen, yetenekli bir oyuncu olduğunu, bu filmde herkese bir kez daha hatırlatıyor. Tabii burada, özellikle İskender'in yardımcısı Maradona'yı oynayan Tuna Orhan'ın da Yılmaz'a büyük yardımı var. Orhan, çok deneyimli bir yardımcı oyuncu gibi, hiç sahne çalmadan, öne çıkmadan karakterinin portresini çiziyor. Filmdeki en komik ve eğlenceli anlar, Cem Yılmaz'la Tuna Orhan'ın yarattığı durum komedilerinin yer aldığı sahneler. İki oyuncu, yakaladıkları kimyayla, sinemamızın unutulmayacak 'ikilileri' arasında yer almayı hak ediyorlar. Mazhar Alanson, tüm egzantrikliğiyle, Sait Tünaydın karakterinde filme büyük enerji katarken, ilk kez sinemada izlediğimiz Özlem Tekin, hem kuzu hem kurt olan karakterin dönüşümünü verme konusunda biraz aksasa da, ikna edici bir peformans ortaya koymayı başarıyor. Bu haliyle, "Hokkabaz"ın Türkiye'de belki de eksikliğini en çok hissettiğimiz türde bir film olduğunu vurgulamak gerekiyor: Düzeyli popüler film. Geniş kitlelere hitap eden, ama popülerlik kaygısıyla iyi bir senaryoyu, özgün karakterleri, iyi oyunculukları ve düzeyli bir sinematografiyi birleştiren bir film var karşımızda. "Hokkabaz" benzeri filmlerin artması halinde izleyicinin sinemaya gitme alışkanlığında kalıcı değişimler olacağını kestirmek hiç de zor değil. Cem Yılmaz'dan ve filmi birlikte yönettiği A. Taner Baltacı'dan her yıl en az bir film bekliyoruz.
Henüz kimse yorum yapmamış.

TV'de bugün
Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)

Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

Replik
Ucuz Roman
Wolf: Yaklaşık 30 dakikalık uzaklıkta. 10 dakika sonra ordayım.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com