"Takva" Antalya'da tartışma yarattı!

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Şu anda ülke gündeminin ilk sıralarında yer alan 'tarikat' meselesini ele alan hikâyesiyle uzun süredir merakla beklenen "Takva", Antalya'da 43. Altın Portakal Film Festivali'nde izleyicilerin karşısına çıktı. Oldukça hassas bir konuya el atan film, izleyicilerden çok farklı tepkiler aldı.
Uzun süredir sesleri çıkmayan Yeni Sinemacılar'ın "Takva" filmi, çekim haberleri yayıldığından beri merakla bekleniyordu. Antalya'da Ulusal Yarışma bölümünde yer alan film, geçtiğimiz hafta Toronto Film Festivali'nden ödülle dönünce, filme duyulan merak üst düzeye çıkmıştı. Nihayet "Takva"nın Türkiye galası, Altın Portakal Film Festivali'nin altıncı gününde yapıldı. Tarikat meselesini, maneviyatla maddi dünyanın birarada mümkün olup olmadığı sorusu üzerinden tartışmaya açan film, izleyicileri de iki kampa böldü. Bir grup seyirci, "Takva"nın kendini dine adamış bir adamın buhranlarını ve tarikatların dünyasını beyazperdeye taşımakta fazlasıyla başarılı bir iş çıkardığını düşünürken, bir grup izleyici de filmi nerede duracağını bilememekle ve tarikat olgusunu biraz turistik ve oryantalist bir bakışla ele almakla eleştiriyordu.
Bu tartışmalar, filmin hemen ardından düzenlenen basın toplantısına da taşındı. Bir izleyici, filmin tarikatları olumlu gösterdiğini ve gençleri tarikatlara girmeye özendireceğini iddia ederek, "özellikle 'aydın' bir kişi olduğunu sandığım Güven Kıraç'a, laiklik karşıtı bu filmde oynadığı için sitem ediyorum" dedi. Kıraç bu çıkışa verdiği yanıtta, filmin konuya objektif yaklaştığını, belirli bir tarafta yer almadığını söyledi. Bunun üzerine söz alan Yeni Şafak gazetesinden bir muhabir, filmin İslami gruplara klişe yaklaşımların dışına çıktığını söyledi ve gazetesinin temsil ettiği kitle adına film ekibine teşekkür etti.
"Takva"nın senaristi Önder Çakar, filmin senaryosunu 50 yaşından sonra hayatını topyekün değiştirerek kendini dine adayan babasına adadığını ve Erkan Can'ın canlandırdığı Muarrem karakterinin adını da kendi babasından aldığını söyledi. Filmdeki zikir sahnelerinin herhangi bir tarikatın zikir ayinlerinden bire bir alınmadığını, pek çok farklı tarikatın zikir anlayışını biraraya getirdiğini, bu anlamda da filmde belirli bir tarikata işaret edilmediğini belirten Çakar, 'Takva'nın İslam'da Allah korkusuyla Allah sevgisi arasındaki dengeye işaret ettiğini ve filmde bu dengeyi yitiren bir adamın çöküşüne tanık olduğumuzu ifade etti.
Filmin yönetmeni Özer Kızıltan da "Takva"nın "saf bir maneviyat mümkün mü?" sorusundan yola çıktığını ve filmdeki baş karakterin böyle saf bir maneviyata ulaşmayı başaramadığını söyledi. Filmde çok keskin bir tavrın olmadığının altını çizen Kızıltan, filmin Muarrem karakterini anlamaya çalışmaktan başka bir derdi olmadığını belirtti. Kendisinin de filmde pek çok soruya yanıt bulamadığını ve bir noktadan sonra bu sorulara yanıt aramayı bıraktığını belirten yönetmen, izleyicilerin de filmde kendi sorularını ve yanıtlarını bulmalarını umduğunu söyledi. Kızıltan ayrıca bir soru üzerine, İslami çevrelerden olumsuz bir tepki beklemediklerini de ifade etti.
Bu tartışmalar, filmin hemen ardından düzenlenen basın toplantısına da taşındı. Bir izleyici, filmin tarikatları olumlu gösterdiğini ve gençleri tarikatlara girmeye özendireceğini iddia ederek, "özellikle 'aydın' bir kişi olduğunu sandığım Güven Kıraç'a, laiklik karşıtı bu filmde oynadığı için sitem ediyorum" dedi. Kıraç bu çıkışa verdiği yanıtta, filmin konuya objektif yaklaştığını, belirli bir tarafta yer almadığını söyledi. Bunun üzerine söz alan Yeni Şafak gazetesinden bir muhabir, filmin İslami gruplara klişe yaklaşımların dışına çıktığını söyledi ve gazetesinin temsil ettiği kitle adına film ekibine teşekkür etti.
"Takva"nın senaristi Önder Çakar, filmin senaryosunu 50 yaşından sonra hayatını topyekün değiştirerek kendini dine adayan babasına adadığını ve Erkan Can'ın canlandırdığı Muarrem karakterinin adını da kendi babasından aldığını söyledi. Filmdeki zikir sahnelerinin herhangi bir tarikatın zikir ayinlerinden bire bir alınmadığını, pek çok farklı tarikatın zikir anlayışını biraraya getirdiğini, bu anlamda da filmde belirli bir tarikata işaret edilmediğini belirten Çakar, 'Takva'nın İslam'da Allah korkusuyla Allah sevgisi arasındaki dengeye işaret ettiğini ve filmde bu dengeyi yitiren bir adamın çöküşüne tanık olduğumuzu ifade etti.
Filmin yönetmeni Özer Kızıltan da "Takva"nın "saf bir maneviyat mümkün mü?" sorusundan yola çıktığını ve filmdeki baş karakterin böyle saf bir maneviyata ulaşmayı başaramadığını söyledi. Filmde çok keskin bir tavrın olmadığının altını çizen Kızıltan, filmin Muarrem karakterini anlamaya çalışmaktan başka bir derdi olmadığını belirtti. Kendisinin de filmde pek çok soruya yanıt bulamadığını ve bir noktadan sonra bu sorulara yanıt aramayı bıraktığını belirten yönetmen, izleyicilerin de filmde kendi sorularını ve yanıtlarını bulmalarını umduğunu söyledi. Kızıltan ayrıca bir soru üzerine, İslami çevrelerden olumsuz bir tepki beklemediklerini de ifade etti.Henüz kimse yorum yapmamış.
- Aramızda Casus Var: Tony Scott/Jason Bourne-vari
- Gomorra: Gerçek bir öykü...
- "Mustafa" filmi için kim ne dedi?
- Türk basınında "Üç Maymun"
- Eleştirmen gözüyle Altın Portakal filmleri
- Oyum "komediye!"
- Geçmişten günümüze ‘Kara Şövalye’
- Dünyanın Merkezine Yolculuk başladı!
- Narnia Günlükleri: Prens Caspian'ın Öyküsü
- James Bond Tarihi
- “Wanted” oyuncuları yakın planda!
- Sinemanın en "şık" film karakterleri
- Kevin Spacey güzellemesi!
- Sex and the City'nin güzel, akıllı ve cesur kızları
- Macera Adası: Kendi hikayenizin kahramanı olun...


Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)
Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!








Seanslar
Fragman

