"Ayrılık"
Bir anti-romantik komedi...
Bir anti-romantik komedi...

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Jennifer Aniston ile Vince Vaughn'un rol aldığı "Ayrılık", artık iyice klişelere boğulan romantik-komedi türüne yeni bir açılım getirmeyi amaçlıyor. Bir ilişkinin oluşumuna değil ölümüne odaklanan film, doğaçlama tekniğinden yararlanarak izleyicilerin öyküye ilgisini canlı tutmayı başarıyor.
"Ayrılık" ("The Break-Up"), Hollywood'un en klişe türlerinden biri olan romantik-komedinin temel formülünü tersyüz etmeyi amaçlayan, ilişkinin oluşumuna değil bitişine odaklanan bir film. Bu haliyle bir romantik komediden çok bir anti-romantik komediyle karşı karşıya olduğumuzu söylemek mümkün. Filmin bu yapısı, başrol oyuncusu Vince Vaughn'un günün birinde, okuduğu romantik komedi senaryo taslaklarının hep aynı yapıda olmasından sıkılmasına dayanıyor. Okuduğu tüm senaryolarda, artık klişeleşmiş aşık çiftlerin çok büyük engelleri aştıktan sonra Hollywood usulü mutlu sona ulaşmasını anlatan mantıksız olaylar zinciri olduğunu gören Vaughn, bir 'anti-romantik komedi' yapmak, yanlışlara yelken açan bir aşkın öyküsünü anlatmak ve türe yeni bir bakış açısı getirmek istemiş. Vaughn, aklındaki projeyle ilgili şunları söylüyor: "Geleneksel romantik komedilere pek benzemeyen bir filmin nasıl olabileceğini her zaman merak ettim. 'The Odd People' adlı filmi hatırladım ve insanların aynı çatı altında yaşarken bile sanki ayrılmış gibi hissedebileceğini gösteren bir film yapmanın çok ilginç olacağını düşündüm. Komedilerin daima absürdlükle bağlantısı vardır. Ancak yine de her şeyin gerçekçilik temeline oturmasını severim."
İki genç senaryo yazarı "Ayrılık"ın önünü açıyor...
Yıllarca Vaughn'un aklının bir köşesini işgal eden bu projenin hayata geçirilebilmesi için gerekli adımlar ancak ünlü aktörün, genç senaryo yazarları Jeremy Garelick ve Jay Lavender ile tanışması sonrasında atılabilmiş. 2001 yılı Ağustos ayında, senaryo yazarlığına yeni adım atan Garelick ile Lavender, başrolünde Vince Vaughn'un oynayacağını varsayarak tamamen kendi yaklaşımlarının ürünü olan "Vince Vaughn komedisi" başlıklı bir senaryo taslağı hazırlamışlar. Senaryonun beğenilmesi üzerine iki yazar kendilerini 2002 Aralık ayında Vince Vaughn'un karşısında bulmuşlar. Ancak toplantıda, Vaughn'un aklında başka şeyler olduğunu görmüşler. Vaughn, kafasının içinde yıllardır gezdirdiği 'ayrılık filmini'nin detaylarını iki genç senaryo yazarına anlatmış. Toplantı bittiğinde Vaughn ile iki yazar arasında paralellik sağlanmış. Ancak projenin tam olarak meyvesini verebilmesi için birkaç yıl daha beklenmesi gerekmiş. 2004 yılı sonlarında Vaughn'un Los Angeles'taki evine giden Garelick ile Lavender, senaryo taslağı üzerinde kimi zaman günde 20 saati bulan yoğun bir çalışma sürecine girmiş. Garelick'in deyimiyle o dönemde tam üç ay boyunca Vince'in evinde bilfiil yaşamak suretiyle senaryoyu olgunlaştırmışlar. Senaryonun hazır olmasının ardından Vince Vaughn, "Ayrılık" projesini tanıtmak için bu kez yapımcılık şapkasını giyerek Hollywood'un yolunu tutmuş. Daha önce 2001 yılında ekip arkadaşı Jon Favreau ile birlikte "Made" adlı polisiye komediye yapımcı olarak imzasını attığı için bu konuda yeterli deneyimi olan Vaughn, "Ayrılık" projesini de yeni kurduğu Wild West Picture Show Productions adlı yapım şirketi bünyesinde gerçekleştirmeyi planlamış. Filmin çekimi için de Universal Pictures'la anlaşmış. Universal Pictures yapımcılarından Scott Stuber'in bu konudaki yorumu şöyle: "Romantik komedi senaryoları genelde bizleri zorlayıcı nitelik taşır. Komedi boyutunun kaybolmadığı senaryo sayısı oldukça sınırlıdır. Ancak senaryoyu okuyup, Vince Vaughn ve yazarlarla toplantı yaptıktan sonra bu senaryonun çok farklı olduğu, mizah ve duygusal boyutlarının güçlü olduğu ortaya çıktı."
Bir aşkın ölmesini izlemek...
Stüdyoyla anlaşma sağlanmasının ardından Vaughn, bu proje için iyi bir yönetmen arayışına yönelmiş. Universal ile yapılan görüşmelerde Peyton Reed'in adı gündeme gelmiş. Başrollerinde Renee Zellweger ile Ewan McGregor'un oynadığı "Down With Love" adlı romantik komediyle adını duyuran genç yönetmenin kariyerinde ayrıca başrolünde Kirsten Dunst'un oynadığı "Bring It On" adlı komedi çalışması da yer alıyor. "Ayrılık"ın senaryosunu okuyan Peyton Reed ilk anda projeye büyük bir ilgi duymuş. Genç yönetmen bu projeye sıcak bakmasının sebeplerini şu sözlerle anlatıyor: "Vince ile çalışarak iki insanın öyküsünü anlatma fikrini cazip buldum. Bu film için geniş anlamıyla 'romantik komedi' denilebilir. İleride video dükkânlarına geldiğinde bu kategoride değerlendirilebilir. Ancak kesinlikle tipik romantik komedi filmi diyemeyiz. Senaryoda 'bu erkekle kadının ilişkisi mutlu sona ulaşacak mı?' sorusundan kaynaklanan oldukça gizemli boyutlar var. Sözünü ettiğim bu gerilim unsuru bana ilginç geldi. Romantik komedi tarzı filmler o kadar uzun zamandır var ki, artık insanlar bu türdeki hikâyeleri farklı şekillerde anlatmaya çalışıyorlar. Bu senaryoda bana cazip gelen ise, bir aşkın çiçek açmasını değil, ölmesini izlemek oldu. Romantizme kıyasla ayrılık olgusunun daha evrensel bir olgu olduğunu, izleyicinin daha kolay tepki verdiğini düşünüyorum."
Filmde anlatılan öykünün romantik komedi klişelerinden ayrı düşen yapısı, sadece kamera arkasındakilerin değil, oyuncu kadrosunda yer alan aktörlerin de ilgisini çekmiş. Başroldeki Brooke Meyers karakterinin portresini çizen Jennifer Aniston bu konuda şunları söylüyor: "Her şeyin çok güzel şekilde paketlenerek sunulduğu klişe romantik komedilerden biri olmamasını çok sevdim. Bir ilişkinin giderek bozulmasının derinliklerine inen filmde aşk ilişkilerinin her zaman toz pembe olmayabileceğinin altı çiziliyordu ki, böyle olması açıkçası hoşuma gitti."
Filmde Brooke ile Gary'nin ikisi de, hızla yozlaşıp çürüyen bir ilişkinin masum kurbanları olduğu kadar suçlu katılımcıları da olduğundan, filmin yapım ekibi öykünün doğru komedi zamanlaması kullanılarak anlatılmasına özel önem vermişler. Yönetmen Peyton Reed bu konudaki düşüncesini şu sözlerle dile getiriyor: "Özellikle büyük acılar üzerine gittik. Böylece bu çift arasındaki tartışmanın her iki tarafını da görme şansını elde ettik. Filmin öykünün gerçek ve dengeli olması bizler için çok önemliydi. Bu film hiçbir şekilde Brooke'un veya Gary'nin tarafında değildir. Gerçek problemler yaşayan iki insanı sunar. Bu iki insan birbirini sevmektedir ama artık iletişim kuramayacakları bir noktaya gelmişlerdir."
Vince Vaughn'un filmin öyküsüyle ile ilgili sözleri ise şöyle: "Bu filmde insanları uyarıcı nitelik taşıyan bir öykü anlatılır. Birisini sevdiğiniz halde onu affedemiyorsanız ve iletişim kuramıyorsanız, bir zamanlar mükemmel ve pozitif olan bir ilişkiyi yok edecek noktaya gelmişsiniz demektir. Güçlü bir bağlantı noktası bulmak mümkündür ama her şeyden önce ilişkilerin sağlıklı beslenmesi ve onore edilmesi gerekir. Bir ilişkinin başarı düzeyi, onun yürüyüp yürümediğiyle yargılanamaz. İlişkinin ne kadar gelişim gösterdiğine, yaşanan problemler karşısında her iki tarafın neler öğrenip ne kadar hazırlıklı olduğuna bakılması gerekir."
Doğaçlama tekniğinin içtenliği
Prodüksiyon hazırlıklarını tamamlayan Peyton Reed ile Vince Vaughn, filmin aktüel çekimleri sırasında en sevdikleri tarz olan doğaçlama tekniğini kullanmaya karar vermişler. Filmde rol alacak oyuncular konusunda farklı bir yaklaşım benimseyen ve kendilerini standart komedyenlerle sınırlı tutmayan Reed ve Vaughn, istedikleri gibi bir kadro oluşturduktan sonra oyuncu yönetimi konusuna da farklı şeyler denemeye karar vermişler. Reed, Vaughn'la çalışırken tam bir ruh birlikteliği yakaladıklarını belirtiyor: "Vince yorulmak nedir bilmeyen bir aktördür. Tükenmeyen bir enerjisi vardır. Aynı zamanda oynadığı filmle ilgili son derece açık ve berrak bir vizyona sahiptir. Filmin neresinin komik olması gerektiğini, hangi noktada dramatik olması gerektiğini çok iyi bilir."
Sözünü ettiği vizyon berraklığının doğaçlamayı da beraberinde getirdiğini söyleyen yönetmen, sözlerine şöyle devam ediyor: "Vince ile Jennifer ilk başta senaryoya bağlı kaldılar. Ancak birkaç çekim yaptıktan sonra onları kendi haline bırakmanın doğru olacağını düşündüm. Vince'ın en iyi olduğu tekniklerden birisi zaten doğaçlama tekniğidir. Bu teknikle izleyici sanki aktörün beyninden geçen düşünceleri seyretmiş gibi olduğu için doğaçlama yapılınca komediye gerçek anlamda içtenlik katıldığını düşünüyorum."
Vince Vaughn ile oynadığı yüksek tempolu sahnelerin çekimi sırasında doğaçlama özgürlüğünden sonuna kadar yararlandığını belirten Jennifer Aniston ise bu konuyla ilgili şunları söylüyor: "Senaryo sayfalarının dışına çıkma özgürlüğünün verilmesi sayesinde o sahneleri daha rahat oynadım. Vince ile birbirimizi yaylım ateşine tuttuğumuz sahneleri bu nedenle çok sevdim. Doğaçlama yapmamıza izin verilince belli bir ritm kazanmış olduk. Açıkçası böyle bir fırsat her zaman ele geçmez. Son olarak 'Friends' dizisinde doğaçlama yapmıştım ki, o da on sene önceydi."
Chicago'ya adanmış bir film...
Filmin çekimlerinin tamamen Chicago'da yapılması film yapımcılarının ortak tercihi olmuş. Bunda filmin oyuncu kadrosunun büyük kısmının 'rüzgârlı kent' olarak bilinen Chicagolu olmasının da önemli payı olmuş. Ancak hepsinden de önemlisi Vince Vaughn'un bu filmi kendi doğup büyüdüğü Chicago kentinin mekânlarında çekme yönündeki dizginlenemez arzusu olmuş. Vince Vaughn bu tercihi konusunda şunları söylüyor: "Chicago'nun banliyölerinden birisinde 'The Blues Brothers' ve John Hughes filmlerini seyrederek büyüdüm. 'The Break-Up' birçok açıdan Chicago'ya yazılmış bir aşk mektubu gibidir. Chicago kentinin bu flm için mükemmel bir arkaplan oluşturacağını hissettim. Her köşesiyle Amerika kokan gerçek bir kenttir. Bugüne kadar birçok filmin bu kentte çekilmiş olması sebebiyle dünya izleyicisinin de yakından tanıdığı bir yerdir."
"Ayrılık"ın Chicago'daki çekimleri, Millennium Park, Wrigley Field, ünlü Michigan Avenua alışveriş alanı (Marilyn Dean'in galerisinin bulunduğu yer), Wrighley Binası, kentin güney kesimi (Johnny O'nun barının bulunduğu yer), Chicago ırmağı, Buckingham Çeşmesi, Smith & Wollensky'nin et lokantası ve Sound-Bar adlı gece kulübü gibi mekânlarda gerçekleştirilmiş. Yönetmen Peyton Reed'in Chicago'yla ilgili yorumu şöyle: "Bu film, başka bir kentte yapılamayacak bir filmdir. Woody Allen filmlerinin her zaman New York üzerine olduğu gibi bu film de Chicago üzerinedir. Filmin senaryosu da, bu kentteki yaşamın farklı görünümlerini yansıtacak şekilde zekice düzenlenmişti. Bunu dikkate alarak çekimlerin tamamını Chicago'da yaptık."
Kent halkı da prodüksiyon ekiplerini son derece sıcak karşılamışlar. Yönetmen Peyton Reed, çekimler sırasında gördükleri yakın ilgiyi şu sözlerle ifade ediyor: "New York ve Los Angeles'tan farklı olarak, Chicago'lular hâlâ bu kentte film çekilmesinden büyük heyecan duyuyorlar. Fotoğrafik açıdan da şimdiye kadar gördüğüm en güzel kentlerden birisiydi. Fantastik yaz günleri, büyüleyici mimarisi ve tadına doyum olmaz yiyecekleriyle bu kentte çalışmaktan büyük keyif aldığımı söyleyebilirim."
Yapım ekibinin böyle tutkuyla bağlandığı bu romantik komedinin benzerlerinden ne kadar farklı olduğunu görmek için "Ayrılık"ı izlemekte yarar var.
İki genç senaryo yazarı "Ayrılık"ın önünü açıyor...
Yıllarca Vaughn'un aklının bir köşesini işgal eden bu projenin hayata geçirilebilmesi için gerekli adımlar ancak ünlü aktörün, genç senaryo yazarları Jeremy Garelick ve Jay Lavender ile tanışması sonrasında atılabilmiş. 2001 yılı Ağustos ayında, senaryo yazarlığına yeni adım atan Garelick ile Lavender, başrolünde Vince Vaughn'un oynayacağını varsayarak tamamen kendi yaklaşımlarının ürünü olan "Vince Vaughn komedisi" başlıklı bir senaryo taslağı hazırlamışlar. Senaryonun beğenilmesi üzerine iki yazar kendilerini 2002 Aralık ayında Vince Vaughn'un karşısında bulmuşlar. Ancak toplantıda, Vaughn'un aklında başka şeyler olduğunu görmüşler. Vaughn, kafasının içinde yıllardır gezdirdiği 'ayrılık filmini'nin detaylarını iki genç senaryo yazarına anlatmış. Toplantı bittiğinde Vaughn ile iki yazar arasında paralellik sağlanmış. Ancak projenin tam olarak meyvesini verebilmesi için birkaç yıl daha beklenmesi gerekmiş. 2004 yılı sonlarında Vaughn'un Los Angeles'taki evine giden Garelick ile Lavender, senaryo taslağı üzerinde kimi zaman günde 20 saati bulan yoğun bir çalışma sürecine girmiş. Garelick'in deyimiyle o dönemde tam üç ay boyunca Vince'in evinde bilfiil yaşamak suretiyle senaryoyu olgunlaştırmışlar. Senaryonun hazır olmasının ardından Vince Vaughn, "Ayrılık" projesini tanıtmak için bu kez yapımcılık şapkasını giyerek Hollywood'un yolunu tutmuş. Daha önce 2001 yılında ekip arkadaşı Jon Favreau ile birlikte "Made" adlı polisiye komediye yapımcı olarak imzasını attığı için bu konuda yeterli deneyimi olan Vaughn, "Ayrılık" projesini de yeni kurduğu Wild West Picture Show Productions adlı yapım şirketi bünyesinde gerçekleştirmeyi planlamış. Filmin çekimi için de Universal Pictures'la anlaşmış. Universal Pictures yapımcılarından Scott Stuber'in bu konudaki yorumu şöyle: "Romantik komedi senaryoları genelde bizleri zorlayıcı nitelik taşır. Komedi boyutunun kaybolmadığı senaryo sayısı oldukça sınırlıdır. Ancak senaryoyu okuyup, Vince Vaughn ve yazarlarla toplantı yaptıktan sonra bu senaryonun çok farklı olduğu, mizah ve duygusal boyutlarının güçlü olduğu ortaya çıktı."
Bir aşkın ölmesini izlemek...
Stüdyoyla anlaşma sağlanmasının ardından Vaughn, bu proje için iyi bir yönetmen arayışına yönelmiş. Universal ile yapılan görüşmelerde Peyton Reed'in adı gündeme gelmiş. Başrollerinde Renee Zellweger ile Ewan McGregor'un oynadığı "Down With Love" adlı romantik komediyle adını duyuran genç yönetmenin kariyerinde ayrıca başrolünde Kirsten Dunst'un oynadığı "Bring It On" adlı komedi çalışması da yer alıyor. "Ayrılık"ın senaryosunu okuyan Peyton Reed ilk anda projeye büyük bir ilgi duymuş. Genç yönetmen bu projeye sıcak bakmasının sebeplerini şu sözlerle anlatıyor: "Vince ile çalışarak iki insanın öyküsünü anlatma fikrini cazip buldum. Bu film için geniş anlamıyla 'romantik komedi' denilebilir. İleride video dükkânlarına geldiğinde bu kategoride değerlendirilebilir. Ancak kesinlikle tipik romantik komedi filmi diyemeyiz. Senaryoda 'bu erkekle kadının ilişkisi mutlu sona ulaşacak mı?' sorusundan kaynaklanan oldukça gizemli boyutlar var. Sözünü ettiğim bu gerilim unsuru bana ilginç geldi. Romantik komedi tarzı filmler o kadar uzun zamandır var ki, artık insanlar bu türdeki hikâyeleri farklı şekillerde anlatmaya çalışıyorlar. Bu senaryoda bana cazip gelen ise, bir aşkın çiçek açmasını değil, ölmesini izlemek oldu. Romantizme kıyasla ayrılık olgusunun daha evrensel bir olgu olduğunu, izleyicinin daha kolay tepki verdiğini düşünüyorum."
Filmde anlatılan öykünün romantik komedi klişelerinden ayrı düşen yapısı, sadece kamera arkasındakilerin değil, oyuncu kadrosunda yer alan aktörlerin de ilgisini çekmiş. Başroldeki Brooke Meyers karakterinin portresini çizen Jennifer Aniston bu konuda şunları söylüyor: "Her şeyin çok güzel şekilde paketlenerek sunulduğu klişe romantik komedilerden biri olmamasını çok sevdim. Bir ilişkinin giderek bozulmasının derinliklerine inen filmde aşk ilişkilerinin her zaman toz pembe olmayabileceğinin altı çiziliyordu ki, böyle olması açıkçası hoşuma gitti."
Filmde Brooke ile Gary'nin ikisi de, hızla yozlaşıp çürüyen bir ilişkinin masum kurbanları olduğu kadar suçlu katılımcıları da olduğundan, filmin yapım ekibi öykünün doğru komedi zamanlaması kullanılarak anlatılmasına özel önem vermişler. Yönetmen Peyton Reed bu konudaki düşüncesini şu sözlerle dile getiriyor: "Özellikle büyük acılar üzerine gittik. Böylece bu çift arasındaki tartışmanın her iki tarafını da görme şansını elde ettik. Filmin öykünün gerçek ve dengeli olması bizler için çok önemliydi. Bu film hiçbir şekilde Brooke'un veya Gary'nin tarafında değildir. Gerçek problemler yaşayan iki insanı sunar. Bu iki insan birbirini sevmektedir ama artık iletişim kuramayacakları bir noktaya gelmişlerdir."
Vince Vaughn'un filmin öyküsüyle ile ilgili sözleri ise şöyle: "Bu filmde insanları uyarıcı nitelik taşıyan bir öykü anlatılır. Birisini sevdiğiniz halde onu affedemiyorsanız ve iletişim kuramıyorsanız, bir zamanlar mükemmel ve pozitif olan bir ilişkiyi yok edecek noktaya gelmişsiniz demektir. Güçlü bir bağlantı noktası bulmak mümkündür ama her şeyden önce ilişkilerin sağlıklı beslenmesi ve onore edilmesi gerekir. Bir ilişkinin başarı düzeyi, onun yürüyüp yürümediğiyle yargılanamaz. İlişkinin ne kadar gelişim gösterdiğine, yaşanan problemler karşısında her iki tarafın neler öğrenip ne kadar hazırlıklı olduğuna bakılması gerekir."
Doğaçlama tekniğinin içtenliği
Prodüksiyon hazırlıklarını tamamlayan Peyton Reed ile Vince Vaughn, filmin aktüel çekimleri sırasında en sevdikleri tarz olan doğaçlama tekniğini kullanmaya karar vermişler. Filmde rol alacak oyuncular konusunda farklı bir yaklaşım benimseyen ve kendilerini standart komedyenlerle sınırlı tutmayan Reed ve Vaughn, istedikleri gibi bir kadro oluşturduktan sonra oyuncu yönetimi konusuna da farklı şeyler denemeye karar vermişler. Reed, Vaughn'la çalışırken tam bir ruh birlikteliği yakaladıklarını belirtiyor: "Vince yorulmak nedir bilmeyen bir aktördür. Tükenmeyen bir enerjisi vardır. Aynı zamanda oynadığı filmle ilgili son derece açık ve berrak bir vizyona sahiptir. Filmin neresinin komik olması gerektiğini, hangi noktada dramatik olması gerektiğini çok iyi bilir."
Sözünü ettiği vizyon berraklığının doğaçlamayı da beraberinde getirdiğini söyleyen yönetmen, sözlerine şöyle devam ediyor: "Vince ile Jennifer ilk başta senaryoya bağlı kaldılar. Ancak birkaç çekim yaptıktan sonra onları kendi haline bırakmanın doğru olacağını düşündüm. Vince'ın en iyi olduğu tekniklerden birisi zaten doğaçlama tekniğidir. Bu teknikle izleyici sanki aktörün beyninden geçen düşünceleri seyretmiş gibi olduğu için doğaçlama yapılınca komediye gerçek anlamda içtenlik katıldığını düşünüyorum."
Vince Vaughn ile oynadığı yüksek tempolu sahnelerin çekimi sırasında doğaçlama özgürlüğünden sonuna kadar yararlandığını belirten Jennifer Aniston ise bu konuyla ilgili şunları söylüyor: "Senaryo sayfalarının dışına çıkma özgürlüğünün verilmesi sayesinde o sahneleri daha rahat oynadım. Vince ile birbirimizi yaylım ateşine tuttuğumuz sahneleri bu nedenle çok sevdim. Doğaçlama yapmamıza izin verilince belli bir ritm kazanmış olduk. Açıkçası böyle bir fırsat her zaman ele geçmez. Son olarak 'Friends' dizisinde doğaçlama yapmıştım ki, o da on sene önceydi."
Chicago'ya adanmış bir film...
Filmin çekimlerinin tamamen Chicago'da yapılması film yapımcılarının ortak tercihi olmuş. Bunda filmin oyuncu kadrosunun büyük kısmının 'rüzgârlı kent' olarak bilinen Chicagolu olmasının da önemli payı olmuş. Ancak hepsinden de önemlisi Vince Vaughn'un bu filmi kendi doğup büyüdüğü Chicago kentinin mekânlarında çekme yönündeki dizginlenemez arzusu olmuş. Vince Vaughn bu tercihi konusunda şunları söylüyor: "Chicago'nun banliyölerinden birisinde 'The Blues Brothers' ve John Hughes filmlerini seyrederek büyüdüm. 'The Break-Up' birçok açıdan Chicago'ya yazılmış bir aşk mektubu gibidir. Chicago kentinin bu flm için mükemmel bir arkaplan oluşturacağını hissettim. Her köşesiyle Amerika kokan gerçek bir kenttir. Bugüne kadar birçok filmin bu kentte çekilmiş olması sebebiyle dünya izleyicisinin de yakından tanıdığı bir yerdir."
"Ayrılık"ın Chicago'daki çekimleri, Millennium Park, Wrigley Field, ünlü Michigan Avenua alışveriş alanı (Marilyn Dean'in galerisinin bulunduğu yer), Wrighley Binası, kentin güney kesimi (Johnny O'nun barının bulunduğu yer), Chicago ırmağı, Buckingham Çeşmesi, Smith & Wollensky'nin et lokantası ve Sound-Bar adlı gece kulübü gibi mekânlarda gerçekleştirilmiş. Yönetmen Peyton Reed'in Chicago'yla ilgili yorumu şöyle: "Bu film, başka bir kentte yapılamayacak bir filmdir. Woody Allen filmlerinin her zaman New York üzerine olduğu gibi bu film de Chicago üzerinedir. Filmin senaryosu da, bu kentteki yaşamın farklı görünümlerini yansıtacak şekilde zekice düzenlenmişti. Bunu dikkate alarak çekimlerin tamamını Chicago'da yaptık."
Kent halkı da prodüksiyon ekiplerini son derece sıcak karşılamışlar. Yönetmen Peyton Reed, çekimler sırasında gördükleri yakın ilgiyi şu sözlerle ifade ediyor: "New York ve Los Angeles'tan farklı olarak, Chicago'lular hâlâ bu kentte film çekilmesinden büyük heyecan duyuyorlar. Fotoğrafik açıdan da şimdiye kadar gördüğüm en güzel kentlerden birisiydi. Fantastik yaz günleri, büyüleyici mimarisi ve tadına doyum olmaz yiyecekleriyle bu kentte çalışmaktan büyük keyif aldığımı söyleyebilirim."
Yapım ekibinin böyle tutkuyla bağlandığı bu romantik komedinin benzerlerinden ne kadar farklı olduğunu görmek için "Ayrılık"ı izlemekte yarar var.Henüz kimse yorum yapmamış.
- Geçmişten günümüze ‘Kara Şövalye’
- Dünyanın Merkezine Yolculuk başladı!
- Narnia Günlükleri: Prens Caspian'ın Öyküsü
- James Bond Tarihi
- “Wanted” oyuncuları yakın planda!
- Sinemanın en "şık" film karakterleri
- Kevin Spacey güzellemesi!
- Sex and the City'nin güzel, akıllı ve cesur kızları
- Macera Adası: Kendi hikayenizin kahramanı olun...
- İstanbul için Festival Vakti!
- Savaş çığırtkanlarının duymak istemeyeceği bir öykü
- Juno sonunda vizyonda!
- Festivalde bugün!
- 19. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde 19 Mart Çarşamba
- Ankara Uluslararası Film Festivali’nde 18 Mart Salı



Son Kale (7 Eylül 2008 23:00 Fox)
Fox'da bu akşam 23:00'da başrollerini Robert Redford, James Gandolfini ve Mark Ruffalo'nun paylaştıkları Son Kale (The Last Castle 2001) adlı film ekrana geliyor.
Fox'da bu akşam 23:00'da başrollerini Robert Redford, James Gandolfini ve Mark Ruffalo'nun paylaştıkları Son Kale (The Last Castle 2001) adlı film ekrana geliyor.

Arizona Rüyası
Bir balık asla düşünmez çünkü balıklar herşeyi bilir.
Bir balık asla düşünmez çünkü balıklar herşeyi bilir.






Seanslar
Fragman
