"Da Vinci Şifresi"
Büyük sır beyazperdede...
Büyük sır beyazperdede...

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Beyazperdeye aktarılacağı haberleri duyulduktan sonra büyük merakla beklenen "Da Vinci Şifresi" 59. Cannes Film Festivali'ndeki prömiyerinden birkaç gün sonra dünyayla aynı anda ülkemizde de gösterime giriyor. Yönetmen Ron Howard'ın görüşleri eşliğinde filme ve oyuncu kadrosuna göz atıyoruz.
Sinemada uyarlamalar söz konusu olduğunda, belki de en zor iş, dünya çapında 'bestseller' olmuş bir romanı, henüz çevresindeki hâle dağılmamışken beyazperdeye uyarlamak. Son yılların en büyük fenomenlerinden olan "Da Vinci Şifresi" de tüm güncel 'bestseller' uyarlaması gibi, büyük bir beklentiyle vizyona giriyor.
Tarihe ilişkin sorular soran bir film...
Filmin beyazperde yolculuğu, Sony Başkanı Howard Stringer'ın önerisiyle kitabı bir solukta okuyan yapımcı John Calley'nin film haklarını satın almasıyla başlamış. Bu esnada Imagine Entertainment'ın ortak başkanı olan ünlü yapımcı Brian Grazer ve ortağı yönetmen-yapımcı Ron Howard da kitabı beyazperdeye aktarmayı düşünüyorlarmış. Grazer, özellikle kitabın bazı alt metinlerine büyük ilgi duyduğunu dile getirerek şunları söylüyor: "Da Vinci Şifresi"ni sadece eğlenceli ve heyecanlı bir roman olarak okumadım; hikâyedeki bazı derin şeyler özellikle dikkatimi çekti. Tarihin yaratımına ilişkin değil tarihe ilişkin sorular vardı; bu soruları heyecan verici ve zorlayıcı buldum."
Grazer ve Howard'ın, filmin haklarını satın alan Calley'yle masaya oturup işbirliği konusunda el sıkışmalarıyla bu yılın gişede en iddialı filmlerinden olan "Da Vinci Şifresi"nin yapım macerası da başlamış.
"Apollo 13" (1995), "Akıl Oyunları" ("A Beautiful Mind", 2001) ve "Cinderella Man" (2005) gibi filmleriyle tanıdığımız yönetmen Ron Howard, "Da Vinci Şifresi"ni yönetmek istemesinin asıl nedeninin macera-gerilim türüne olan sevgisi olduğunu söylüyor: "Bu hikâyede bir filmi eğlence aracı kılmaya yetecek tüm stil ve geleneksel gerilim öğeleri mevcut. İzleyiciyi belli bir yöne gittiğine çok net bir şekilde inandırıyor ama sonra sizi bambaşka şekillerde şaşırtıyor. Dan Brown'ın yarattığı hikâye bu yüzden okuyucuyu bu denli avucunun içine alıyor. Bir polisiye, bir gerilim hikâyesi olarak tanıdık geliyor, ama sonra, vay canına dedirten büyüleyici bir olaylar dönüşümü var."
Howard yönetmen koltuğuna oturması kesinleşir kesinleşmez daha önce "A Beautiful Mind/Akıl Oyunları" ve "Cinderella Man"de birlikte çalıştığı senarist Akiva Goldsman'ın romanı uyarlamak üzere projeye katılmasını sağlamış. Bu aşamadan sonra, uyarlama sırasında Howard ve Goldsman sık sık romanın yazarı Dan Brown'la görüşmüş. Ron Howard, Brown'ın uyarlama konusunda çok işbirlikçi ve ılımlı olduğunu belirtiyor: "Hikâyeyi bir ölçüde yeniden şekillendirmemiz gerektiğinin farkındaydı. Ama gerek kitabı yazmadan önce gerek yazdıktan sonra öğrendiği, okuduğu ve keşfettiği şeyleri yorumlamamıza ve senaryoya koymamıza yardım ederken çok önemli bir kaynak oldu. Yani, filmimiz bir bakıma "Da Vinci Şifresi"nin daha güncel, daha açıklamalı bir versiyonu diyebiliriz."
Uluslararası bir oyuncu kadrosu
Goldsman'ın senaryosu tamamlandıktan sonra, yapımcıların önündeki diğer büyük engel Brown'ın romanındaki çok sayıda etkileyici karakterin özünü yakalayabilecek ve onları beyaz perdeye en özgün biçimde yansıtabilecek nitelikte oyuncuları bir araya getirmek olmuş. Nihayetinde, kitabın hayranları arasında bazı çatlak sesler çıksa da Tom Hanks'in Prof. Robert Langdon'u ve Amelie filmiyle tüm dünyada sinemaseverlerin sevgisini kazanan 'şirin kız' imajlı Audrey Tautou'nun da Sophie Neveu'yu canlandırılmasına karar verilmiş. Yönetici yapımcı Todd Hallowell, oyuncu seçimlerini "olağanüstü" olarak nitelendiriyor ve sette çok uyumlu bir çalışma gerçekleştirdiklerinin altını çiziyor. İsterseniz gelin filmin oyuncu kadrosundaki isimlere ve canlandırdıkları karakterlere kuşbakışı bir göz atalım:
Tom Hanks (Robert Langdon)
Hanks'in "Da Vinci Şifresi"yle ilişkisi neredeyse daha fikir aşamasındayken başlamış. Son yıllarda Howard'la birlikte çalışmamış olsalar da, yakın ilişkileri sürüyormuş. "Tom'u Robert Langdon rolü için istememin ardında dostluğumuzdan çok daha fazlası var" diyen Howard, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Ona rolden bahsetmeye başlayınca, on yıl önce 'Apollo 13'ü tartıştığımız zamanki gibi pozitif bir şey hissettim. Oyuncu ve insan olarak Tom ile Robert Langdon karakterinin hassasiyeti arasında doğal bir kesişme vardı. Langdon'ı harekete geçiren şey merakı. Yalın bir mizah anlayışına sahip. Her şeyden önce, Langdon ayrıntılara büyük ilgi duyan ve gerçeği anlamaya istekli biri. Tom da çok zeki ve çevresindeki dünyaya büyük ilgi duyuyor. Tom'u seçtiğimde, projeye gerçekten çok akıllı ve yardımsever bir çalışma arkadaşı kattığımı biliyordum."
Hanks de Howard'la tekrar çalışmaya istekliymiş; özellikle de, kendi hayat deneyiminden böylesine farklı bir karakteri canlandırmak büyük bir meydan okuma olacağı için. "Langdon büyük, gizemli ve kapsamlı bir bilgiye sahip ve bu bilgiyi büyüleyici buluyor" diyor Hanks ve ekliyor: "Bu zengin bilgiyi bir şekilde kariyeri hâline getirmiş. Simgebilimci olarak, bir mağara duvarındaki üç işaretin neyi temsil ettiğini, ne anlama geldiğini ve asırlardır ne şekillerde yorumlandığını söyleyebiliyor. Bu adam sürekli olarak her şeyi gözlemleyen biri. Her an tüm bu bağlantıları görüyor." Aktör, Robert Langdon karakterini keşfetme sürecinde, Howard'la işbirliğinin çok önemli olduğunu da şu sözlerle belirtiyor: "Ron son derece mülayim; aynı zamanda da inanılmaz sorumlu, temkinli, yaratıcı ve mükemmeliyetçidir."
Audrey Tautou (Sophie Neveu)
Howard için Sophie Neveu rolü "Da Vinci Şifresi"nin hikâyesinin anlatımında büyük önem taşıyordu. "Romanı okurken bende etki bırakan, filmde önde ve merkezde yer alacağından emin olmak istediğim temalardan biri, kutsal dişi fikriydi" diyen Howard, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Üç tane kızım var ve 30 yıldır çok güçlü bir kadınla evliyim; dolayısıyla bu benim için çok önemli. Sophie'nin 'Da Vinci Şifresi'ndeki duygusal yolculuğu gerçekten heyecan verici. Merkezde böyle bir kadın karakterin oluşu, hayatının sırları açığa çıkarken onun gerçekte kim olduğunu anlamasını izlemek, filmdeki muhteşem gerilim unsuruna büyük katkı sağlıyor."
Sophie Neveu'nun bu durumunu mükemmel biçimde yakalayacak bir aktris seçmenin zor olacağının yapımcılar da farkındaymış. Bir çok önde gelen Fransız aktris seçmelere alınmış. Finalistler Los Angeles'a uçarak Hanks'le okuma seansına katılmışlar. Sadece tek bir İngilizce film (Bir Türk kızını canlandırdığı "Kirli Tatlı Şeyler"/"Dirty Pretty Things") yapmış olan Audrey Tautou, kendisine sahnelerin üzerinde çalışması için en az zaman tanınan oyuncu olmasına karşın, performansına getirdiği ayrıntılarla yapımcıları hemen etkilemiş. "'Da Vinci Şifresi'ndeki gizemli öğeler düşünülecek olursa, Audrey kesinlikle mükemmel olan benzersiz bir niteliğe sahipti" diyor Howard "Hem gizemli hem de ulaşılabilir."
Tom Hanks ise rol arkadaşıyla ilgili şunları ekliyor: "Audrey ürkütücü ve gizemli. Bazı açılardan çok havai, ama yine de size bir şey soruyor ve bunun samimi bir meraktan kaynaklandığını anlıyorsunuz."
Ian McKellen (Sir Leigh Teabing)
Filmin senaristi Akiva Goldsman, Sir Leigh Teabing için "hikâyenin sfenksi" diyor ve bu tespitini şöyle açıklıyor: "Gizemlerle dolu ve gerek kitapta gerek filmde lokomotif görevi görüyor. Olayların çoğu bu kukla oynatıcısından kaynaklanıyor."
Howard ise şunları söylüyor: "Sir Leigh Teabing'i canlandırabilecek birkaç müthiş İngiliz aktör vardı, ama Sir Ian'la tanışınca birlikte çalışmaktan büyük keyif alacağımızı ve onun bu karakterde harikalar yaratacağını hissettim. Haklı olduğum da anlaşıldı. Pek çok farklı filmde ona hayran olmuştum, çünkü inanılmaz bir yelpazeye sahipti: Büyük çaplı filmlerde popüler karakterlerden, küçük filmlerde çok karanlık, ilginç karakterlere bir çok farklı kimliğe bürünmüştü."
Hanks de böylesine deneyimli ve saygın bir aktörle birlikte oynama fırsatından memnuniyet duyduğunu şu sözlerle ifade ediyor: "Kimsenin rol yapmaktan Sir Ian McKellen kadar zevk aldığını sanmıyorum. Filmde ilk sahnemiz toplantı ve provalardaki hâlimizi fazlasıyla yansıtıyordu. Sürekli ve keyifli bir araştırma söz konusuydu. Her an, sadece diyalogları değil, onların ardındaki anlamları deşiyordu. Sete çıktığında da bunu yapmaktan bir an olsun geri durmadı. İster masada oturmuş Sion Tarikatı'nı tartışıyor olsun, ister merdivenlerden aşağı inerken 'Burada kim varmış bakalım?' diyor olsun, her seferinde farklı bir şey sunuyordu. Bu adam dünyanın en büyük oyun parkında diye düşündüm. Bir şeyi her seferinde yeni bir şekilde yapabilmenin yolunu bulmaktan keyif alıyor gibiydi."
Paul Bettany (Silas)
Aktör Paul Bettany, Dan Brown'ın romanında belki de en tuhaf karakter olan Silas rolünü üstlenirken, birincil hedefinin ölümcül keşişi insanileştirmek olduğunu söylüyor: "Silas inanılmaz ölçüde yabancılaştırılmış bir birey ve umutsuz bir şekilde bir baba figürü arıyor. Ona nazik davranan ilk kişi Aringarosa. Onun Silas'ın bozuk psikolojisini silah olarak kullanması talihsizlik. Silas'ın babası ona hayalet dediği için, Silas onu öldürerek hapse düşmüş. Sonra Aringarosa onu çağırıyor ve birden bire fiziksel varlığı kendisi için bir anlam kazanıyor."
Silas büyük bir roldü. Howard seçmelerde bir çok oyuncu izledi ama hepsinin karaktere yaklaşımında bir şeylerin eksik olduğunu hissetti. Daha önce Bettany'yle Oscarlı "Akıl Oyunları"nda birlikte çalışmıştı ve aktörün zengin ve güçlü bir performans sunduğu "Gangster No. 1"daki çalışmasına hayrandı. Bu yüzden mükemmel Silas'ı bulmak umuduyla Bettany'ye gitmiş ve pişman olmamış.
"Paul karaktere bayıldı, senaryoya bayıldı, ve onu canlandırırken bir çok kez kumar oynadı" diyen Howard, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Filmde muhteşem, tek kelimeyle muhteşem. Bazı tuhaf günler de yaşadık çünkü sahneler hazırlanırken dostumuz Paul Bettany'ydi, ama sete çıktığı anda bir şeyler değişiyordu ve bu karakteri yaratmak için içindeki kuytulara daldığını seziyordum. Bu onun yeteneğiydi ve karakterin korkutucu ama aynı zamanda çok boyutlu olmasına olanak tanıyan bir şeydi. Role çok şey kattı. Karakterden isteyebileceğiniz her şeyi, hatta fazlasını sundu: Silas, Paul Bettany'nin ellerinde bir insana dönüştü."
Jean Reno (Bézu Fache)
Jean Reno, daha önce yapımcı John Calley'yle çalışmıştı ve Bézu Fache rolüyle çok ilgilenmiş çünkü duyduğu güvene ihanet edilince hayal kırıklığına uğrayan bir karakteri canlandırma fikrini çok beğenmiş. Reno bunu şöyle açıklıyor: "Bu davanın bir parçası oluyor çünkü gerçekten inandığı bir şey var. Ama her şeyden önemlisi, o bir polis ve işini yapmaya çalışıyor. Canlandırdığım karakterin piskoposun ihanetine uğrayınca nasıl tepki vereceğini irdelemeye istekliydim."
Howard, Fransız polis yüzbaşısı Fache'yi Reno'dan daha iyi canlandıracak birini düşünemediğini söylüyor: "Jean film sürecine büyük neşenin yanı sıra, zekâ, muazzam bir tat ve yetenek katan şahsiyetlerden biri."
Bézu Fache karakteri Reno için yazılmış bir karakterdi. Aktör bu konuda şunları söylüyor: "Dan Brown'ın bu karakteri beni düşünerek yazdığını öğrenince büyük onur duydum. Bu durum filmde karakteri canlandırmamı çok daha anlamlı hâle getirdi."
Alfred Molina (Piskopos Aringarosa)
Alfred Molina bu role Howard'ın kızı Bryce Dallas Howard'ın da rol aldığı "As You Like It"in yapımı henüz sürerken seçilmiş. Aktör İngiltere'de çekim yaptığı yerden alelacele gelerek hızlı bir okuma ve bir günlük prova yaptı. Molina yapıma başlamadan önce Howard ve senarist Goldsman'la vakit geçirebilme fırsatının paha biçilemez olduğunu söylüyor: "Ron ve Akiva'yla bir odada oturduk ve yer aldığım tüm sahnelerin üzerinden geçtik. Ortaya çıkarmak istediğimiz noktaları didik didik ettik ve karakterimin yaptıkları doğrultusunda hikâyenin en iyi nasıl anlatabileceğini tartıştık."
Howard, Molina'nın karakterinin içsel derinliğini ortaya koymak için gösterdiği ilgiyi takdir ettiğini şu sözlerle dile getiriyor: "Alfred canlandırdığı karakteri ve içinden geldiği kültürü yazılandan çok daha sofistike bir şekilde anladı. Bu ekstra gerçeklik düzeyi karakterde ve beyaz perdede de yerini buldu."
Böylesine bir oyuncu kadrosunu bir araya getiren, son yılların en kafa kurcalayıcı hikâyesini perdeye aktaran "Da Vinci Şifresi"ni filmi doğuracağı tartışmaların uzağında kalmamak için mutlaka izleyin.
Tarihe ilişkin sorular soran bir film...
Filmin beyazperde yolculuğu, Sony Başkanı Howard Stringer'ın önerisiyle kitabı bir solukta okuyan yapımcı John Calley'nin film haklarını satın almasıyla başlamış. Bu esnada Imagine Entertainment'ın ortak başkanı olan ünlü yapımcı Brian Grazer ve ortağı yönetmen-yapımcı Ron Howard da kitabı beyazperdeye aktarmayı düşünüyorlarmış. Grazer, özellikle kitabın bazı alt metinlerine büyük ilgi duyduğunu dile getirerek şunları söylüyor: "Da Vinci Şifresi"ni sadece eğlenceli ve heyecanlı bir roman olarak okumadım; hikâyedeki bazı derin şeyler özellikle dikkatimi çekti. Tarihin yaratımına ilişkin değil tarihe ilişkin sorular vardı; bu soruları heyecan verici ve zorlayıcı buldum."
Grazer ve Howard'ın, filmin haklarını satın alan Calley'yle masaya oturup işbirliği konusunda el sıkışmalarıyla bu yılın gişede en iddialı filmlerinden olan "Da Vinci Şifresi"nin yapım macerası da başlamış.
"Apollo 13" (1995), "Akıl Oyunları" ("A Beautiful Mind", 2001) ve "Cinderella Man" (2005) gibi filmleriyle tanıdığımız yönetmen Ron Howard, "Da Vinci Şifresi"ni yönetmek istemesinin asıl nedeninin macera-gerilim türüne olan sevgisi olduğunu söylüyor: "Bu hikâyede bir filmi eğlence aracı kılmaya yetecek tüm stil ve geleneksel gerilim öğeleri mevcut. İzleyiciyi belli bir yöne gittiğine çok net bir şekilde inandırıyor ama sonra sizi bambaşka şekillerde şaşırtıyor. Dan Brown'ın yarattığı hikâye bu yüzden okuyucuyu bu denli avucunun içine alıyor. Bir polisiye, bir gerilim hikâyesi olarak tanıdık geliyor, ama sonra, vay canına dedirten büyüleyici bir olaylar dönüşümü var."
Howard yönetmen koltuğuna oturması kesinleşir kesinleşmez daha önce "A Beautiful Mind/Akıl Oyunları" ve "Cinderella Man"de birlikte çalıştığı senarist Akiva Goldsman'ın romanı uyarlamak üzere projeye katılmasını sağlamış. Bu aşamadan sonra, uyarlama sırasında Howard ve Goldsman sık sık romanın yazarı Dan Brown'la görüşmüş. Ron Howard, Brown'ın uyarlama konusunda çok işbirlikçi ve ılımlı olduğunu belirtiyor: "Hikâyeyi bir ölçüde yeniden şekillendirmemiz gerektiğinin farkındaydı. Ama gerek kitabı yazmadan önce gerek yazdıktan sonra öğrendiği, okuduğu ve keşfettiği şeyleri yorumlamamıza ve senaryoya koymamıza yardım ederken çok önemli bir kaynak oldu. Yani, filmimiz bir bakıma "Da Vinci Şifresi"nin daha güncel, daha açıklamalı bir versiyonu diyebiliriz."
Uluslararası bir oyuncu kadrosu
Goldsman'ın senaryosu tamamlandıktan sonra, yapımcıların önündeki diğer büyük engel Brown'ın romanındaki çok sayıda etkileyici karakterin özünü yakalayabilecek ve onları beyaz perdeye en özgün biçimde yansıtabilecek nitelikte oyuncuları bir araya getirmek olmuş. Nihayetinde, kitabın hayranları arasında bazı çatlak sesler çıksa da Tom Hanks'in Prof. Robert Langdon'u ve Amelie filmiyle tüm dünyada sinemaseverlerin sevgisini kazanan 'şirin kız' imajlı Audrey Tautou'nun da Sophie Neveu'yu canlandırılmasına karar verilmiş. Yönetici yapımcı Todd Hallowell, oyuncu seçimlerini "olağanüstü" olarak nitelendiriyor ve sette çok uyumlu bir çalışma gerçekleştirdiklerinin altını çiziyor. İsterseniz gelin filmin oyuncu kadrosundaki isimlere ve canlandırdıkları karakterlere kuşbakışı bir göz atalım:
Böylesine bir oyuncu kadrosunu bir araya getiren, son yılların en kafa kurcalayıcı hikâyesini perdeye aktaran "Da Vinci Şifresi"ni filmi doğuracağı tartışmaların uzağında kalmamak için mutlaka izleyin.Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
- Geçmişten günümüze ‘Kara Şövalye’
- Dünyanın Merkezine Yolculuk başladı!
- Narnia Günlükleri: Prens Caspian'ın Öyküsü
- James Bond Tarihi
- “Wanted” oyuncuları yakın planda!
- Sinemanın en "şık" film karakterleri
- Kevin Spacey güzellemesi!
- Sex and the City'nin güzel, akıllı ve cesur kızları
- Macera Adası: Kendi hikayenizin kahramanı olun...
- İstanbul için Festival Vakti!
- Savaş çığırtkanlarının duymak istemeyeceği bir öykü
- Juno sonunda vizyonda!
- Festivalde bugün!
- 19. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde 19 Mart Çarşamba
- Ankara Uluslararası Film Festivali’nde 18 Mart Salı


Maviliklere Doğru (28 Ağustos 2008 20:45 Kanal D)
Paul Walker, Jessica Alba, Scott Caan ve Ashley Scott'un oynadığı Maviliklere Doğru adlı aksiyon filmi bu akşam 20:45 'te Kanal D ekranlarında...
Paul Walker, Jessica Alba, Scott Caan ve Ashley Scott'un oynadığı Maviliklere Doğru adlı aksiyon filmi bu akşam 20:45 'te Kanal D ekranlarında...

Jarhead
Her hayatta olur sorunlar, tasalanırsan iki katına çıkar.
Her hayatta olur sorunlar, tasalanırsan iki katına çıkar.






Seanslar
Fragman

