2002'de neler izledik...
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Tenenbaum Ailesi'ndeki hüzünlü yenilmişlik duygusunu biz de yaşadık içimizde. Mulholland Çıkmazı'na da girdik. Klonların Saldırısı'daki gibi ışın kılıcımız da yoktu üstelik...
Kaçımız Orada Olmayan Adam gibi önce ince çizgiyi aştık sonra kendimizle hesaplaştık? Akıl Oyunları'ndaki Russel Crowe'un ilk kez 'oynadığını' izleyip rahatsız olduk..Yazgı'ya neden vizyonda pek ilgi göstermedik? Veya Penelepo Cruze'a çokca hayran kaldık da kaldık...
2002 yılı da geride kaldı. Önce keyif aldığımız anları hatırlamanın hazzını yaşayalım önce ve 2002'de sevdiğimiz filmlere bakalım...

Aklımıza ilk gelen, ince esprili, hüzünlü bir yenilmişlik hikayesi oluyor yani Tenenbaum Ailesi. Dağılmış bir aile, yeniden biraraya gelme ve yaraları sarma, sarmalama çabası baba rolündeki muhteşem Gene Hackman, Gwyneth Paltrow, Angelica Huston gibi oyuncuların başarılı performanslarıyla öne çıkıyordu.
Sevdiğin bir insanı kaybetme sonrası yeniden yaşama dönüş öyküsü ise İtalya'dan geldi ve Nanni Moretti oğlunu kaybeden bir babanın yaşadığı acılı süreci Oğul Odası'nda anlattı.
Coen biraderlerin Orada Olmayan Adam'ı ise "bir türün kalıplarıyla oynayarak nasıl istenen dert anlatılır" dersiyle okullarda öğretilmesi gereken bir film noir örneği olarak hafızalarımızda kendine yer açtı. Billy Bob Thornton'un performansı ise yine benzersizdi. Aslında Billy Bob Thornton bu yıl bir de Kesişen Yollar ile karşımızdaydı ve yine harikaydı. Görünürdeki ırkçılık gibi temalarına rağmen temelde yalnız ruhların birbirine sarılmasını anlatan film Halle Berry'ye gözyaşları içinde kucakladığı Oscar heykelciğini kazandırdı ve tarih yazdırdı. Film kuşkusuz yılın en iyileri arasındaydı.
Nuri Bilge Ceylan'ın Uzak ve Zeki Demirkubuz'un Yazgı adlı filmleri bu iki özgün ve özgür ruhlu önemli yönetmenin başarılı son çalışmaları olarak öne çıktı. Ümit Ünal'ın İstanbul Film Festivali'nden ödüllü filmi 9 da ilk digital filmimiz olarak Oscar aday adayı olmak üzere acele ve sessizce vizyona çıktı ama kesinlikle yeni sezonun ilgiyi hakeden filmleri arasında yerini alacağa benziyor.
Uyku, düş ve gerçekleler yani Hollywood'da bir varoluş öyküsü olan Muholland Çıkmazı. David Lynch ustanın bu önemli filmi 2002 yılı vizyonumuzda boygösteren en önemli seyirlikler arasındaydı. 2002'nin iyileri arasında aklımıza bir animasyon filmi, Monsters Inc. de geliyor hemen. Geçtiğimiz yılın Şrek'i gibi animasyon teklonojisindeki yenilikler kadar, böyle ince espri anlayışı da olan bir animasyon filmle karşılaşmak pek keyifliydi.

Yılın son döneminde gösterime giren Harry Potter ve Sırlar Odası ile Yüzüklerin Efendisi: İki Kule ise fanatiklerini hayalkırıklığına uğratmadı doğrusu. Yine son ayda gösterime çıkan Gaspar Noe'nin filmi Dönüş Yok iki karşıt görüşte izleyici kitlesi yarattı, tecavüz ve cinayet üzerine olan tartışmaları alevlendirdi.
Bu arada Avrupa'da sayısız sinema yayın organınca yılın en iyi filmi seçilen Pedro Almadovar'ın (solda) Konuş Onunla'sını unutmamak gerekiyor. İspanyol sinemasının bu önemli ustası Annem Hakkında Her Şey'den sonra yine kadınların dünyasına giriyor ve sevgi, iletişim gibi çağımızın tıkandığı noktalarda insana uzanabilen özgün filmler yapmayı sürdürüyor.
Çok şey bekleyip umduğumuzu bulduklarımız: Konuş Onunla Orada Olmayan Adam Mulhholand Çıkmazı LOTR-İki Kule Uzak Yazgı Bekledim de gelmedi
Bu yıl çok beklediğimiz, ya yapım aşamasında tamamlanamayan ya da pazarlama stratejileri nedeniyle bir şekilde ülkemizde gösterime giremeyen filmleri hatırladık. Liste uzun ama kısaca aşağıdaki gibi sıraladık...Gerçi şimdi bu filmler 2003 listesinde görünüyorlar ama işte... Kimbilir sizin aklınızda hangi filmler vardır?
Matrix 2 Ice Age The Ring Solaris Gangs Of New York The Man Without a Past Ararat Yılın Güzelleri:
Hollywood'dan dünya vizyonuna ulaşan kadın oyuncuların genelde güzel olması kuşkusuz bir rastlantı değil. Biz de biraz ciddiyetten uzaklaşıp, bu yıl yıldızı daha da yükselen kadın oyuncuları hatırlamak istedik ve aklımıza hemen Angelina Jolie, Penelope Cruze, Jennifer Lopez geldi.
Hoş süprizler Temkinli gidip te beğendiklerimiz arasında Anthony Hopkins'in Hannibal'i yeniden canlandırdığı Kızıl Ejder aklımıza geliyor. Yılın hoş süprizleri ise son dakikada vizyona çıkışları duyurulan 8 Kadın, Benim Karım Artist, Yeni Başlayanlar İçin İtalyanca filmleriydi.

Bazı filmlerden de nedense çok şey bekledik ama beklediğimizi bulamadık; Azınlık Raporu ve Örümcek Adam bunların arasındaydı.
Dünyada ve Türkiye'de yılın en çok ses getiren filmi ise Akıl Oyunları oldu ve Oscar töreninde sayısız ödülle kucaklaştı. Bu yılın Oscar seramonisi de çok ilginçti. İlk kez hem kadın hem de erkek oyuncu dalında iki siyahi oyuncu Oscar'ı kucakladı. Kesişen Yollar'da halle Berry, İlk gün'deki performansıyla Denzel Washington Oscar kazanarak Amerikan sinema tarihinde bir ilke imz attılar. Hollywood mahkemede Winona Ryder Fifth Saks Aveneu mağazasından yaptığı hırsızlık davasında suçlu bulundu.
Robert Blake gündüz, üstelik bir öğle vakti arabasını bir lokantanın kapısında park etti ve geri döndüğünde karısını arabanın içinde tabancayla vurulmuş halde buldu. Daha doğrusu bu onun iddiası. Cinayet suundan yargılanıyor.
Steven Seagall eski menajeri ve arkadaşını mafya ile ilişkisi olduğu ve kendisini tehlikeli işlere karıştırmak üzere tehdit ettiği gerekçesiyle mahkemeye verdi.
Biraz akla ziyan durumlar: Sonunda bizde de bir mumya filmi yapıldı, adı Mumya Firarda kondu ve "Hollywood'a giden ilk ve tek Türk filmi" olarak lanse edildi.
Zeki Demirkubuz'un yurtdışında, özellikle Edinburg ve Viyana gibi festivallerde büyük ilgi toplayan filmlerinin ülkemiz sinemalarında ancak bir kaç kopya ile gösterime girmesi ve ancak bir iki hafta vizyonda kalması. Aynı akibet kuşkusuz Nuri Bilgi Ceylan'ın son filmi Uzak ve Oscar'a aday adayı gösterilen Ümit Ünal'ın 9 filmleri için de geçerli.
İtalyan asıllı Amerikalı aktör Nicolas Cage'in Kaptan Corelli'nin Mandolini'nde, İtalyan aksanıyla konuştuğu "benzersiz" İngilizce... Yılın olay filmi Dönüş Yok üzerine..
Avrupa'da ve Türkiye'de yılın olayfilmi olan DönüşYok, Monica Belluci'yi de daha geniş kitlelere tanıttı. Cinayet ve tecavüz sahneleriyle bizim basınımızda büyük yer ayrılması ve "filmi yarıda bırakıp salondan çıkar mısın" tartışmaları üzerine bir iki yazıdan alıntı yaptık. "'Dönüş Yok' pek benim söz etmeyi tercih edeceğim filmlerden değil. Bunu anlamak için filmin ilk 10 dakikası yeterliydi aslında. Neden tecavüz sahnesine kadar beklediğimi bugün bile kendi kendime soruyorum, çok daha önce çıkıp gitmeliydim salondan." İsmet Berkan/Radikal gazetesi genel yayın yönetmeni... "Yoksa Gaspar Noe'nin aşırı hareketli omuz kamerası ve kurgusundan hepimizin başı mı döndü? Bu film ancak homofobik ve muhafazakâr olduğu için skandal koparabilir! " Alin Taşçıyan/Milliyet gazetesi film eleştirmeni... "Birkaç hakikaten fena sahnenin yanı sıra o biteviye ses ve oynak kamera da insana uyumaya çalışırken tepede saatlerce vızıldayan sivrisinek kadar "Eeee, yetti gayrı" dedirtebiliyor. O 'terslik' de neşesini kaçırabilir birçok insanın: 'Sonunu bildiğim şeyin başını niye seyredeyim' meselesi. Ki galiba erkekler sıklıkla mustarip oluyorlar bu dertten. " Nur Çintay/Radikal gazetesi köşeyazarı... 2002'de kaybettiklerimiz...
Türkiye'den Şükran Güngör ve Mehmet Emin Toprak kuşkusuz yılın en önemli kayıpları arasındaydı. Dünyada ise Richard Harris ve Billy Wilder aramızdan ayrıldı.
Tiyatromuzun önemli oyuncusu Şükran Güngör yıllarca emek verdiği sahnede bir star değildi ama özellikle yan karakterlerin unutulmaz bir ismi olmayı başardı. Güle Güle'nin ardından Büyük Adam Küçük Aşk filmindeki performansıyla beyazperdede de varolduğunu tekrar hatırlatan Güngör'ün ölümü her ölüm gibi erken oldu. İngiliz tiyatro ve sinema dünyasının aykırı ve önemli figürü, usta oyuncu Richard Harris de 2002 ylının son kayıplarından oldu. Hastalığı nedeniyle Harry Potter'ın üçüncüsünde oynayıp oynamayacağı tartışılan Harris canlandırdığı okul müdürü Profesör Dumbeldore bir kez daha dünya vizyonunda yerini bulmuştu. Gercekten de erken bir ölüm de Mehmet Emin Toprak ile buluştu. Nuri Bilge Ceylan filmlerinin değişmez oyuncu, 28 yaşında aramızdan ayrıldı. Son filmi Uzak'taki performansıyla Altın Portakal kazanan ve son olarak Ankara Film Festivali'nde ödül aldıktan sonra Çanakkale'ye dönerken geçirdiği trafik kazasında yaşamını kaybeden Toprak sinemnamız için gerçek bir yetenekti.
Bu yıl ardından çok ettiren ama vizyonda büyük hayalkırıklığı yaratan filmleri ise aşağıda listeliyoruz ve üzerine pek konuşmayalım istiyoruz.
Hayal kırıklıklarımız: Mumya Firarda Yeşil Işık Kolay Para Siyah Giyen Adamlar 2 Çok Özel Zaman Tüneli Kaptan Corelli'nin Mandolini
Henüz kimse yorum yapmamış.

Haftanın Filmi
Hancock
Hancock
7.4/10
TV'de bugün
Sessiz Tepe (9 Temmuz 2008 21:40 Kanal 1)
Radha Mitchell, Sean Bean ve Laurie Holden'ın oynadığı Sessiz Tepe adlı korku filmi bu akşam Kanal 1 ekranlarında...
Replik
Dünyayı Kurtaran Adam
Vücudundan kurtul, sadece zihnin ve ruhunla yaşa, o zaman toprak altında da nefes alabilirsin.
Cüneyt Arkın
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com