"Gen"
Akıl hastanesinde Şahan'lı dehşet
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Sinemamızın gelecek vaat eden genç yönetmenlerinden Togan Gökbakar, ses getiren kısa filmlerinden sonra "Gen"le henüz 21 yaşında ilk filmine imza atmayı başardı. Bir akıl hastanesinde yaşanan dehşetengiz olayları konu alan film, her şeyden çok yarattığı atmosferle öne çıksa da herkes en çok, Şahan Gökbakar'ın canlandırdığı karakteri merak ediyor...
"Gen", vizyona girdiği tarih açısından "Büyü" ve "Dabbe" gibi izleyicileri korkutmaktan çok güldüren "yerli korku filmleri" ekolüne eklense de, aslında bu filmlerden farklı bir yerde duruyor. Gerek hikâyesi, gerek yakalamaya çalıştığı atmosferle, filmin yerel kültürden ziyade, korku sinemasının çevresinde örülen (Amerikan sineması merkezli de olsa) evrensel bir kültürle ilişkilendiğini söylemek mümkün. Bu duruşuyla, fragmanıyla bile büyük merak uyandıran filmin, sinemamız içinde bir türlü hakkıyla becerilemeyen korku türü açısından yeni bir umut olduğunu iddia etmek mümkün. Filmin yönetmen koltuğunda, geçtiğimiz yıllarda İsmet Kurtuluş'la çektiği "Koş Lola Koş" adlı korku filmiyle 12. Adana Altın Koza Film Festivali'nde 'En İyi Kurmaca Kısa Film' ödülü kazanan, kamuoyunda "Şahan'ın kardeşi" olarak tanınan Togan Gökbakar var. İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema-TV Bölümü mezunu olan Togan, henüz 21 yaşında ve "Gen"le ilk uzun metrajına imza atıyor. İlk filminin tam140 sinema salonunda birden gösterim imkânı bulması Togan için büyük bir şans, umarız yolu açık olur... "Gen"in türüyle ilgili olarak "korku" deyip geçmek eksik olur, çünkü film sinemamızda daha önce denenmeyen, özellikle Amerikan korku sineması geleneği içerisinde özel bir yeri olan, "hastanede geçen korku filmleri" alt türünün bir örneği. Bildiğiniz gibi, bu filmler her şeyden önce atmosferiyle öne çıkarlar ve mekân tuttukları hastane koridorlarında zaten hazır bekleyen 'gerilim' öğesini çok iyi işlerler. "Gen"deki hastanenin eski bir akıl hastanesi olduğunu düşününce, filmin gerilim öğesini kurmakta güçlük çekmediğini tahmin etmek zor değil. Film genç ve güzel bir psikiyatrist olan Dr. Deniz'in ıssız bir bölgede yer alan bu akıl hastanesine görevli olarak gelmesiyle başlıyor. Henüz hastanedeki ilk gününde bir intihar vakası ile karşılaşan Deniz, ilerleyen günlerde yaşayacaklarının yanında bu olayın bir hiç olduğunun henüz farkında değil. Hastanenin yer aldığı dağlık bölgede, yoğun yağış nedeniyle oluşan heyelan, intihar olayını araştırmak için hastaneye doğru yola çıkan iki polis memurunun yolda mahsur kalmalarına ve telefon hatlarının hasar görmesine yol açınca, dış dünyayla tüm bağları kopan akıl hastanesinde olaylar iyice çığrından çıkmaya ve dehşetengiz bir hal almaya başlıyor. Yıllar boyunca gözlerden uzak kalmış, kendi halinde varlığını sürdürmüş olan bu akıl hastanesi, 3 gün 2 gece içerisinde vahşi bir şekilde işlenecek cinayetlerle kana bulanıyor ve herkesin herkesten şüphelendiği, korkunun hüküm sürdüğü bir dehşet tımarhanesine dönüşüyor. Hikâyesi ve atmosferiyle dikkat çeken "Gen", bir milyon dolar gibi, türün getirdiği zorluklar ve oyuncu kadrosundaki isimler düşünülünce çok da yüksek sayılamayacak bir bütçeyle çekilmiş. Filmin çekimlerinin büyük bölümü tek mekânda, Kartal'a taşınan Eski Koşuyolu Kalp Hastanesi\'nin eski binasında gerçekleştirilmiş. Filmde başrolleri Doğa Rutkay ve Yurdaer Okur paylaşsa da, kitlelerin merakla beklediği, filmde konuk oyuncu olarak yer alan Şahan Gökbakar. Şahan filmde uzun süredir bu akıl hastanesinde kalan ve işler kontrolden çıkınca etrafa korku salan bir akıl hastasını canlandırıyor. Anlayacağınız bu kez, hiç de komik değil; hatta filmde özel makyaj teknikleriyle Şahan'ın neredeyse tanıyamayacağınız bir yüzle karşınıza geleceği tüyosunu verelim ve daha fazlasını söylemeyelim. Film hikâyesi ve mekânıyla olduğu kadar, müzikleriyle de farklı bir yerde duruyor. Filmde kullanılan müzikler arasında İsveçli ünlü şarkıcı Jay Jay Johansson'un iki parçası birden var: "Sudden Death" ve "So Tell Girls". Grup 110'nun "Gölge" isimli bir şarkısı filmde kullanılan parçalar arasında yer alıyor arasında. Türk sineması içerisinde bir türlü becerilemeyen korku türüne yeni bir açılım getirip getiremediğini görmek için "Gen"i kaçırmayın.
Toplam 2 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.

Haftanın Filmi
Hancock
Hancock
7.4/10
TV'de bugün
Sessiz Tepe (9 Temmuz 2008 21:40 Kanal 1)
Radha Mitchell, Sean Bean ve Laurie Holden'ın oynadığı Sessiz Tepe adlı korku filmi bu akşam Kanal 1 ekranlarında...
Replik
Mesajınız Var
En önemli şeyler önemsiz gibi görünen şeylerdir.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com