Kayıt
"Brokeback Dağı"
Destansı bir aşk hikâyesi
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Bu yıl prestijli ödüllerin pek çoğunu toplayan ve çok konuşulan "Brokeback Dağı" nihayet ülkemizde de gösterime giriyor. Kültür Bakanlığı'nın ne yazık ki 18 yaşından küçüklere yasakladığı film, iki kovboyun gençliklerinde geçirdikleri müthiş yazda başlayan ve toplumsal engellerle aksayarak devam eden destansı aşklarını perdeye taşıyor. Kaçırmayın!
"Brokeback Dağı", izleyici karşısına çıktığı ve büyük ödül Altın Aslan'ı aldığı, geçtiğimiz Ağustos ayında düzenlenen Venedik Film Festivali'nden bugüne çevresinde fırtınalar kopan, büyük ilgi gören bir film. Üstelik bu, filmi ABD'de sinema meslek birliklerinin gözdesi olmasının yanı sıra Altın Küre ve Oscarlarda topladığı ödüllerle de somutlandı. Gelin görün ki, dünya sinema gündeminin merkezinde yer alan film ülkemizde önce korsan VCD kopyalarındaki "i... kovboylar" çevirisiyle, sonrasında da Kültür Bakanlığı Film Denetleme Alt Kurulu'nun cinsiyetçi yaklaşımı nedeniyle 18 yaş sınırı almasıyla gündeme geldi. Anlaşılan bazı çevreler filmi yine "alay edilecek 'eşcinsel' bir şey bulduk ve çok eğlenmeye kararlıyız" havasında karşılamaya kararlı. Ancak hayatını eşcinsel esprileriyle geçiren sıkıcı ruhları baştan uyaralım: "Brokeback Dağı" tüm homofobinize bir boy aynası tutup ipliğinizi pazara çıkarabilecek güçte bir film. Artık herkesin bildiği gibi, "Brokeback Dağı" iki kovboy arasındaki destansı bir Amerikan aşk hikâyesini perdeye taşıyor. Pulitzer ödüllü Annie Proulx'nun bir kısa hikâyesine dayanan film için uyarlama Pulitzer ödüllü yazar Larry McMurtry ve Diana Ossana tarafından gerçekleştirilmiş. Wyoming ve Teksas'ın büyüleyici manzaralarında çekilen filmde biri çiftlik kâhyası, diğeri rodeocu olan olan iki kovboyun, Ennis Del Mar (Heath Ledger) ile Jack Twist'in (Jake Gyllenhaal), gençliklerinde başlayıp hayat onları tamamen ayırana dek kesintilerle süren farklı ilişkileri işleniyor. 1963 yılında, bir koyun sürüsünü Brokeback Dağı'na çıkarıp gütme işini birlikte aldıklarında tanışan ikili arasında beklenmedik şekilde bir ömür boyu sürecek bir bağ kurulur ve aralarındaki ilişkinin beraberinde getirdiği sorunlar, mutluluklar ve trajediler aşkın dayanıklığını gözler önüne serer. Eşcinsel bir ilişki üzerinden, hayatın bizi sokmak istediği şekle direnmenin ve olmak istediğimiz kişi olmaya çalışmanın zorluklarını ele alan filmin, her güçlü aşk hikâyesinde olduğu gibi, insanın içine oturan bir tarafo olduğu kadar isyan ettiren bir yanı da var. Bunda Heath Ledger'la Jake Gylenhaal'ın cesur performanslarıyla canlandırdkıları karakterlere yakın hissetmemizi sağlamaları kadar, yönetmen Ang Lee'nin, iki karakterin söze dökülmese de hal ve tavırlarına sinen sıkıntıları, eşcinsellerin karşılaştıkları bastırılma ve zulmü üstü kapalı ama vurucu şekilde, filmdeki aşk hikâyesinin arka olanına oturtmuş olmasının da etkisi var. Brokeback Dağı: "Eşsiz ve evrensel bir Amerikan aşk hikâyesi" Bu noktada, kendi adına fazlasıyla konuşan film hakkındaki daha fazla kelâma gerek yok. İyisi mi biz yaratım sürecine katkı yapan insanların "Brokeback Dağı" hikâyesiyle nasıl tanıştıklarını ve filmler ilgili düşüncelerini içeren görüşlerini ilginize sunalım: Diana Ossana: "Ekim 1997'de Teksas'ta Larry McMurtry ve bazı arkadaşlarla kalıyordum, içlerinden biri bana Annie Proulx'un kısa öyküsünün olduğu The New Yorker sayısını vermişti. Hikâyenin üçte ikisini okuduğumda ağlamaya başladım ve sonuna kadar ağladım. Çok etkilenmiştim. Duygusal olarak bitkin bir halde yatmaya gittim ve ertesi sabah uyandığımda hikâyeyi tekrar okudum çünkü gecenin bir yarısı etkilediği kadar gündüz de etkileyip etkilemeyeceğini görmek istiyordum. Üzerimde daha da derin bir etkisi oldu. Dergiyi aşağı indirdim ve Larry'den hikâyeyi okumasını istedim." Larry McMurtry: 1997'de Diana The New Yorker'ı aşağı getirdi ve benden Annie'nin hikâyesini okumamı istedi. Ben kurgu eserler okumuyordum bu yüzden pek istemedim. Ama o kendi usulünce onu neşelendirmemi ve okumamı istedi. Hikâyeyi bitirdiğimde ilk olarak keşke bunu ben yazmış olsaydım diye düşündüm. Yıllardır yazılmayı bekleyen bir hikâyeydi ve sonunda Annie yazmıştı. Okuduğum en nezih kısa öykülerden biri. Mekân, manzara, erkekler ve konuşmaları çok net ve ikna edici şekilde verilmişti. Michael Costigan: "Hollywood'da Larry ve Diana'nın senaryosu, henüz yapım aşamasında olmayan en büyük senaryolardan biri olarak biliniyordu. Hikâyeyi okumuştum ve son derece dokunaklıydı. "Bu nasıl filme çekilir?" diye düşündüm. Senaryoyu ilk okuduğumda içimde bir şeyler koptu. Senaryoyu eşime verdim ve o da aynı tepkiyi verdi. Bence insanlar senaryodan ürktü, çünkü duygular çok derindi. Senaryoyu okuyan herkes derinden etkilendi. Ya çok iyi ya da hiç yapılmaması gereken bir filmdi." James Schamus: "Pek çok açıdan büyük ve eski tarz, iki kahramanın aşklarını korumak için her şeye karşı mücadele ettikleri bir film. Biz her zaman "Brokeback Mountain"ı destansı bir Amerikan hikâyesi olarak gördüm." Ang Lee: "Bana göre, 'Brokeback Mountain' eşsiz ve evrensel bir Amerikan aşk hikâyesi. Herkeste sevgi özlemi vardır. Belki tadını almışsınızdır ve fazlasını istiyorsunuzdur, belki hiç yaşamamışsınızdır. Çok dolu bir hikâye, "olabilirdi, olmalıydı, belki olurdu.." Sunmaya çalıştığımız duyguların gerçek olmasını diliyorum, aktörlerin oynadıkları rollere inanmaları ve duygunun izleyen seyircide oluşmasını. İnsanların kalplerine baktığınızda taraflı görüşler ortadan kalkar. Umarım bizim aşk hikâyemizde bu gerçekleşir."
Henüz kimse yorum yapmamış.

TV'de bugün
Takvim Kızları (11 Ekim 2008 20:45 Tv8)
Helen Mirren, Julie Walters, John Alderton, Linda Bassett, Annette Crosbie ve Philip Glenister'ın oynadığı "Takvim Kızları" adlı film bu akşam 20:45'te Fox ekranlarında...
Replik
Saklı
Geç gelmesi hiç gelmemesinden iyidir.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com