"Fantastik Dörtlü"
Aile sıcaklığında süper kahramanlar...
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Marvel Comics'in 60'ların başında yayınlamaya başladığı ünlü çizgi romanının kitlelerle buluşabilen ilk sinema uyarlaması olan "Fantastik Dörtlü", özel efektlerinin yanı sıra, çizdiği 'ailevi' ve 'insani' süper kahraman dünyasıyla da dikkat çekiyor. Bu kez karşımızda kimliklerini gizlemek zorunda olmayan, 'süperlikleriyle' barışık kahramanlar var...
“Fantastik Dörtlü” pek çok çizgi roman hayranı için, 'süper kahraman' literatüründe özel bir yere sahip olan, Stan Lee'nin imzasını taşıyan ve Marvel Comics'in yayınladığı ünlü seriden uyarlandı. Kökeni 60'lı yıllara uzanan ve daha önce çizgi dizi olarak hareketli görüntüye dönüşen bu serinin beyazperdeye teşrif etmesinin bu kadar gecikmesinin nedeni olarak, filmin yapımcıları, bugüne kadar mevcut özel efekt teknolojilerinin “Fantasik Dörtlü”nün gerektirdiği detaylı çalışmayı kaldıramayacak olmasını gösteriyorlar. Hatta, işi daha da ileri götürüp, filmin bir yıl önce çekilmesi durumunda, elde bulunan imkânların ve teknolojinin fantastic kahramanlarımızı Marvel’in dünyasından bizim dünyamıza taşımaya yetmeyeceğeni iddia edenler yok değil. Bu iddia sahiplerine “X Men” filmlerini hatırlatmak yeterli olacaktır... Karşımızdaki filmin arkasında yüklü bir çizgi roman geçmişi olduğunu düşünerek, kısaca “Fantastik Dörtlü”nün köklerinden bahsedelim... “Fantastik Dörtlü”: Nereden nereye... Efsanenin başlangıcı (pek çok efsanevi başlangıç gibi) absürd bir mekânda gerçekleşmiş: Marvel Comics'in başındaki Martin Goodman, rakip şirket DC Comics'in yöneticilerinden biriyle golf oynarken, süper kahraman hikâyesi anlatan çizgi romanların satışlarının çok iyi olduğunu öğreniyor ve bunun üzerine kendi şirketinin en parlak isimlerinden olan Stan Lee'den hızla rakibin elindekilerin karşısına çıkabilecek güçte bir süper kahramanlar ekibi yaratmasını istiyor. Çizer Jack Kirby'yle birlikte çalışan Lee, Marvel evreninde 'Örümcek Adam' ve 'Superman'den çok daha derin bir yeri olacak 'Fantastik Dörtlü'yü ortaya çıkarır. Öncekilerden farklı olarak, 'gizli bir kimliğe' ihtiyaç duymadan, süperliklerini gönüllerince yaşayabilen bu süper kahramanlar, ailevi bağlara ve incelikli karakter yapılarına sahip oldukları için, okurların çok daha kolay özdeşim kurabildikleri karakterler olarak sivrilerler. 60'ların sonunda iyice popüler olan dörtlü, ilk kez hareket kazanarak, ünlü Hanna-Barbera şirketi tarafından 15 bölümlük bir çizgi filme dönüştürülür. 70'lerin ortasında 'Ateş Adam'ın yerini şirin bir robotun alması gibi, çizgi romanın çatısında ciddi değişikliler yapılmış yeni bir çizgi dizi versiyonu çekilir; ancak NBC'de yayınlanan bu versiyon pek de beğenilmez. 80'lerde kurulan Marvel Stüdyoları, 90'ların ortasında iki sezon sürecek olan ve Stan Lee'nin sunduğu 'Marvel Action Hero' adlı yeni bir Fantastik Dörtlü serisi başlatır. Bu serinin görece olarak başarılı olmasının ardından, kült filmlerin yönetmeni Roger Corman'ın imzasını taşıyan bir sinema filmi uyarlaması yapılır. Yıl 1994'tür, ama ortaya çıkan film düşük bütçesi ve özensiz özel efektleri nedeniyle 'Fantastik Dörtlü'nün prestijinin o kadar uzağındadır ki, ne sinemalara uğrayabilir ne de video piyasasına düşer. Yalnızca korsan video piyasasını takip edenler bu filmi izleme şansına sahip olur. O günden bugüne gelene kadar da, sinema haklarını elinde bulunduran Fox Stüdyoları sayısız senaryo taslağı üzerinde çalışıyor ve aynı hatayı tekrarlamamak için doğru zamanı bekliyordu. Sonunda, on yıl sonra, “Hulk”un da senaryosuna imza atan Michael France ile “Twin Peaks”in seanristi Mark Frost'un yazacağı ve Tim Story'nin çekeceği filmin doğru proje olduğuna karar verildi. Tercihler... Tercihler... Tercihler... Her uyarlama projesinde olduğu gibi, “Fantastik Dörtlü”de de yaratıcı ekibin karşısında hangi tercihlerin daha doğru olacağı gibi, serinin her hayranının farklı yanıt verebileceği bir soru duruyordu. Sonuçta yönetmen Story, yaklaşık 44 yıla yayılan 'Fantastik Dörtlü' külliyatının altından kalkmanın o kadar kolay olmadığına ve serideki tüm gelişmeleri kapsamanın imkânsız olduğuna kanaat getirdi. Tek bir şeye körü körüne sadık kalacaklardı: Karakterler... Tüm tercihlerini de karakterleri en etkin biçimde perdeye taşımak doğrultusunda belirleyeceklerdi. Bir yandan da, Tim Story, “Fantastik Dörtlü”ye günümüz dünyasındaki sosyo-politik ilişkilerin ve aile kurumunun da bir şekilde dahil olmasını arzuluyordu ve çizgi romanın bunu yapabileceği potansiyeli taşıdığına da canı gönülden inanıyordu: Fantastic Dörtlü, belki de benim kalbime en yakın olan çizgi romanlardan biridir; çünkü onlar aile olarak yaşayan ve çalışan insanlar. Aralarındaki ilişki ne kadar çatışmalı olursa olsun, ne kadar birbirlerini yerlerse yesinler, onlar yine de birbirlerine sıkı sıkıya bağlı kader birliği etmiş bir ailedirler.” Peki ne anlatıyor bu film? Tüm bu tercihler, yaratış sancıları çok önemli tabii; ancak 44 yılda biriken yüzlerce hikâyeden tek ve etkili bir öykü çıkarmak da o kadar kolay olmasa gerek. Sonuçta, hem 'Fantastik Dörtlü' efsanesinin doğuşunu yeni kuşaklara açıklayan, hem de yeterince soluk kesen maceralara atılmalarına imkân veren bir öykü üzerinde uzlaşılmış. Bu öyküye göre, filmimiz, astronot olmanın yanı sıra iyi bir mucit olan bilim adamı Dr. Reed Richards’ın (Ioan Gruffudd) en büyük hayali olan kozmik bir fırtınanın merkezine yapılacak bir uzay yolculuğunu gerçekleştirebileceği koşulları yaratmasıyla başlıyor. Richards'ın bu seyahati gerçekleştirme arzusu tabii ki kişisel bir meraktan kaynaklanmıyor; o, bu yolculuk sonunda, insanın genetik kodlarını çözümleyeceğine ve varoluşumuza dair çok gizli kalmış soru işaretlerini aydınlatacağına inanıyor. Aşırı derecede hantal işleyen devlet bürokrasisi projenin bütçesini iptal etse de, Dr. Reed dünyanın en zengin sanayicilerinden olan eski kolej arkadaşı Victor Von Doom’un (Julian McMahon) projeye finansman sağlama teklifini kabul ederek yola koyuluyor. Reed’in aynı zamanda yakın arkadaşları olan astronot Ben Grimm (Michael Chiklis); Sue Storm (Jessica Alba) ve Sue’nun erkek kardeşi pilot Johnny Storm'la birlikte (Chris Evans) yıllardır hayalini kurduğu yolculuğu gerçekleştirse de, içine daldıkları fırtınanın süratini yanlış hesaplayınca, uzay gemileri kozmik radyasyonun ortaya çıkardığı türbülans tarafından yutulur ve tüm ekibin DNA’ları radyasyona maruz kalır. Dünyaya döndüklerinde vücutlarının mutasyona uğradığın fark ederler. Reed, grubun lideri olmasının yanında artık vücudunu istediği şekle sokabilecek yeteneğe sahip olmuştur. Ona 'Bay Fantastik' ismini verirler. Sue ise görünmez olabilme ve uçma yeteneği kazanmıştır. Ona da 'Görünmez Kadın' adını verirler. Johnny ise 'Alev Adam' haline gelir. İstediği zaman vücudunu bir alev topu haline getirip uçabilmektedir. Ben’in değişimi ise en korkunç, en şok edici ve en geri dönülemez olanıdır: Portakal renkli taştan oluşmuş güçlü bir yaratık haline dönüşmüştür... Ve onun da yeni adı 'Şey'dir. Birlikte; inanılmaz güçlerini birleştirerek Dr. Doom’un New York şehri insanlarına karşı gerçekleştirdiği kötü niyetli saldırıları önlemeye çalışırlar... Son olarak: Süper kahramanlarımızı ve baş kötümüzü tanıyoruz... Klasik Yunan mitolojisinin dört önemli elementi olan toprak, ateş, hava ve suyu temsil eden fantastik karakterlerimize kısaca göz atalım:
  • Reed Richards / Bay Fantastik (Ioan Gruffudd): Fantastik ekibimizin olağanüstü yeteneklerle donanmış lideri Bay Fantastik, en büyük tehlikeler karşısında bile soğukkanlılığını kaybetmemesiyle tanınıyor. Fazla zeki olan pek çok kişi gibi, ulvi bir amaç uğruna da olsa, hırsının kurbanı olan ve yaşamında en yakın olduğu insanların radyasyona maruz kalarak mutasyon geçirmesine yol açan Reed, kendisini bir daha affetmedi. Ama duyduğu suçluluk, sevdiklerinin yaşamına yeni anlamlar katmak için olağanüstü bir çaba göstermesini ve ‘Fantastik Dörtlü’yü yaratmasını sağladı.
  • Susan Storm / Görünmez Kadın (Jessica Alba): ‘Fantastik Dörtlü’nün tek kadın üyesi olma gibi bir ayrıcalığı olan Görünmez Kadın, aynı zamanda Johnny Storm’un ablası. Çocukluk hayali yıldız bir aktris olmak olsa da 12 yaşında tanışıp aşık olduğu dahi bilimadamı Reed Richards’la ilişkisi ona bu hayallerinin çok uzağında bir hayat çizdi. Yıllar sonra bu hayalini gerçekleştirmek üzere Kaliforniya’da olduğunu öğrendiği Reed’in peşine düşse de, kendini sahne yerine uzayda buldu. Ancak geçirdiği mutasyonun ardından kendini ve çevresindekileri görünmez kılma ve uçabilme yeteneği kazanarak Görünmez Kadın’a dönüşen Storm, popülerliği oyunculukta olmasa da süper kahramanlıkta buldu.
  • Johnny Storm / Alev Adam (Chris Evans): 9 yaşında annesini bir araba kazasında kaybettiğinden olsa gerek, arabalara çok meraklı biri Johnny. Aynı nedenden, dizginleyemediği bir öfkeye ve sertliğe sahip. Ablası Susan’ı ziyaret etmek için Kaliforniya’ya gittiğinde, hep hayalini kurduğu bir yolculuk yapma, uzaya gitme şansını bulur. Ancak kozmik kazadan sonra, karakterine uygun şekilde, ısı enerjisini control edebilme yeteneği kazanır. Uçabildiği ve bir ateş topuna dönüşeblidiği gibi, çevresine ateş topları da gönderebilir. Reed’in onun için tasarladığı özel kıyafeti sayesinde, ateşle oynadığında vücudu zarar görmez…
  • Ben Grimm / Şey (Michael Chiklis): Ben Grimm’in ‘Fantastik Dörtlü’nün en kadersiz, en trajik karakteri olduğunu söyleyebiliriz. Reed’in kolej yıllarından arkadaşı ve meslektaşı olan Grimm, bir felaketle sonuçlanabileceğini tahmin etse de, çok sevdiği dostunu yalnız bırakmamak için Reed’in test uçuşuna katılır. Ancak gerçekleşen kaza en onulmaz şekilde onu etkiler: Ekipteki diğer üç karakter insan bedenlerine geri dönme imkânına sahip oldukları güçler kazanırken Grimm bir kaya adama dönüştü. Reed, onu da insan bedenine döndürebilmek için türlü deneyler yapsa da, her seferinde bunun bilimsel yollardan mümkün olmadığını fark ederler. Grimm, yeni adıyla 'Şey', yeni bedeninde ateşe ve basınca karşı müthiş bir dayanma gücü kazanır; ancak hastalık ve soğuğa karşı insanlar gibi duyarlıdır. Dakikalarca nefessiz kalabilen 'Şey'in rekleksleri, taşlaşmış bedeni nedeniyle ekibin diğer üyeleri kadar güçlü değil.
  • Victor Von Doom / Dr. Doom (Julian Mcmahon): Çocukluğundan gelen travmaların acımasız biri haline getirdiği Victor Von Doom, 'Fantastik Dörtlü'nün başını en çok ağrıtan kötü karakter. Güç ve öç alma konularında takıntılı olan Dr. Doom, Reed ve Ben ile aynı üniversitede, burslu olarak okusa da, onlarla yıldızı hiçbir zaman barışmadı. Özellikle Reed’le yakın yeteneklere sahip olsalar da, bir madalyonun iki yüzü gibiydiler ve biri ne kadar iyiyse diğeri de o kadar kötüydü. Boyutlar ötesi olabilecek bir projeksiyon makinesi tasarlarken geçirdiği kazada çok da önemli olmaya bir yara alan Doom, bu kazadan sonra okuldan atılır ve yarasına çare bulmak üzere Tibet’e gider. Ülkesine vücudunu saran bir zırhla ve kalbinin son kırıntılarını da geride bırakmış olara dönecek, dünyanın hakimi olabilmek için tüm gücüyle çalışacaktır...
  • Henüz kimse yorum yapmamış.

    Haftanın Filmi
    Hancock
    Hancock
    7.5/10
    TV'de bugün
    Altın Yumruk İstanbul'da (6 Temmuz2008 21:20 Kanal 1)
    Kanal'1 de bu akşam saat 21:20'de Jackie Chan'den soluk soluğa izleyeceğiniz bir macera Altın Yumruk İstanbul'da ekrana geliyor.
    Replik
    Yan Odadan Melodiler
    Aşk yan odadan gelen melodiler gibidir ve (ses) ayarı senin kontrolünde olmadığı için güzeldir.
    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com