Carrey çok başarılı
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Gülmek ya da gülmemek…
İşte bütün sorun burada.
Ama tek başına sahneye çıkıp mizah anlayışı ve oyunculuk yeteneğiyle herkesi güldürmeyi başaran kaç komedyen sayabiliriz?
Gülmek ya da gülmemek…
İşte bütün sorun burada.
Çok başarılı bir sahneleme olmasa da Aristafanes’e, Shakespeare’e, Moliere’e herkes güler.
Ama tek başına sahneye çıkıp mizah anlayışı ve oyunculuk yeteneğiyle herkesi güldürmeyi başaran kaç komedyen sayabiliriz?
Birinin kahkaha patlattığı espriyi diğeri bayağı bulur…Kimi belden aşağı mizahtan hoşlanır kimi politik taşlamadan…
Bazı komedyenler aşırı hareketlidir, abartılı jestlerle enerji yayar…Bazı komedyenler durağan ve ciddi görünümleriyle güldürür.

Mizahta iddialı olmanın riski büyüktür. Hayran sayısı kadar ‘düşman’ da edinir komedyen. Ona ‘sinir’, ‘gıcık’ olanlar kasıklarını tutarak gülenler kadar çoktur.
Türkiye’de pek tanımadığımız Andy Kajufman, Amerikalıları gülenler ve gülmeyenler olarak ikiye böldüğü yetmezmiş gibi gülenlere de sevdirememiş kendini!
Kaufman, şarkı söyleyip dans etmekten, ortalığı kızıştırmaktan hoşlanan, kendini ve gönlünü eylemeyi izleyiciyi eğlendirmeye yeğleyen tuhaf bir komedyen!

Andy Kaufman, neredeyse izleyiciye rağmen gösteri yapmaya çalışıyor. Dolayısıyla daha çok olumsuz tepki alıyor. Onu izlemeye gelenler “bu yarım akıllı yine ne çılgınlık yapacak?” merakıyla ya da ona öfkelerini kusmak amacıyla hareket ediyor. Film boyunca, gerçekten şaşırtıcı anlara tanıklık ediyoruz: Kaufman, uzunca bir süre kadınları aşağılayıp onlarla güreş yapıyor. Kadınlar öfkeden kudururken, o, yaptığının gerçekten de komik olduğuna inanıyor. Yakınları dahil herkesi sürekli şaşırtma çabaları içinde olduğundan ne zaman ciddi ne zaman mizah yapıyor anlaşılamıyor.

Jim Carrey, özel yaşamında da kareyerinde de Andy Kaufman ile ortak noktası olmayan bir komedyen. Ama o da izleyiciyi gülenler ve gülmeyenler olarak ikiye bölüyor. Bu bağlamda Kaufman’ı canlandırmak için biçilmiş kaftan. Ayrıca Kaufman’ı üne kavuşturan göçmen işçi Latka taklitinde çok başarılı.

Tipik bir ‘biopic’ sayılmayan Ay’daki Adam, meraklısına ilginç bir adamın portresini çiziyor. Ancak, filmdeki mizah unsuru öncelikle Kaufman, ikinci sırada da Carrey ile göbekten bağlı. Onlara gülemeyince filme de gülemiyorsunuz doğal olarak.
Ay’daki Adam’ı izlenir kılan en önemli unsur ise yönetmeni: Dünya sinemasının büyük ustalarından Milos Forman.

Çekoslavakya’nın ünlü sinema okulu FAMU’dan yetişen Forman ABD’ye iltica ettikten sonra başarısını sürdürebildi. Hayranları Çekoslavakya dönemindeki filmlerini daha çok sevseler de Forman’ın başyapıtları, “Guguk Kuşu/One Flew Over the Cuckoo’s Nest” ve “Amedeus”’dur.
Çekoslavakya’daki gözlemci, eleştirel tavrını ABD de koruyan Forman belki de bu yüzden az sayıda film çekebildi. Ama İçinde yaşadığı toplumun aykırı, liberal tiplerini portrelemekten de vazgeçmedi.
“Amadeus”un olağanüstü başarısını izleyen 15 yılı doğrusu adına yaraşmayacak kadar sönüktü. Hustler dergisini çıkararak ABD’de pornografi aracılığıyla yayın özgürlüğünün savaşçısı haline gelen Larry Flint’in yaşam öyküsünü anlattığı “People vs Larry Flint” ile yeniden beyazperdede ışıldadı. Şimdi de o kadar parlak olmasa da, en azından kendisine 50. Berlin Film Festivali’nde en iyi yönetmen ödülü Gümüş Ayı kazandıran Ay’daki Adam ile karşımızda

Henüz kimse yorum yapmamış.
TV'de bugün
Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)

Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

Replik
Büyük Ülke
Sadık bir dosttan çok, dişli bir düşmana hayranlık duyarım.
Binbaşı Hanry Terril
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com