Şimdilerde 'bayrak' Güney Kore'de!

Necati Sönmez 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Asya sineması, artık Batı cephesinden umudunu kesmiş bulunan dünya festivallerinin gözdesi olmaya devam ediyor. Bu sinemanın nabzı bir zamanlar Çin'de atıyordu. Şimdilerde 'bayrak' Güney Kore'de!
Asya sineması, artık Batı cephesinden umudunu kesmiş bulunan dünya festivallerinin gözdesi olmaya devam ediyor. Bu sinemanın nabzı bir zamanlar Çin’de atıyordu. Derken, Çin’deki ekonomiye endeksli hızlı değişimden sinema da payını aldı; 5. kuşak yönetmenlerin ‘auteur sineması’, yerini büyük yatırımcıların at koşturduğu süper yapımlara bıraktı.
Şimdilerde ‘bayrak’ Güney Kore’de! Çin’de sektör sermayeye teslim olmuş, devletin filmlere verdiği destek hayli azalmıştı. Güney Kore’de ise, nasıl olduysa tam tersi oldu. 90’ların sonunda patlayan Asya krizi, sinema sektöründe Samsung, Daewoo gibi dev şirketlerin hegemonyasını kırdı. Piyasadan elini çeken dev yatırımcıların yerini daha uzman yapımcılar aldı. Dönemin hükümeti, yerli filmlerin lehine bir kültür politikası izleyip ülkedeki festivallere de kol kanat gerince, yeni kuşak yönetmenlerle birlikte güçlü bir dalga oluştu. G. Kore filmleri dünyanın büyük festivallerinde boy göstermekle kalmadı, Pusan’daki film festivali kısa sürede bölgenin en büyük sinema etkiliği haline geldi.
Japon işgali sırasında ağır sansüre maruz kalmış, iç savaş zamanında ise o ana kadar mevcut sinema arşivi tamamen yok olmuş, elinde 1945 öncesine ait tek bir uzun metrajlı filmi dahi olmayan bir ulusal sinemanın bugün geldiği nokta -ortak yapımların da katkısıyla, yılda 100 kadar film üretiliyor-, ‘Asya kaplanı’ klişesinin sinemasal karşılığı gibi duruyor. Ama elbette bu uyanışın, sırf ekonomiye dayanmayan dinamikleri de var. Im Kwon-Taek gibi ustaların, belgesel ve kısa film geleğinden gelmiş gençleri yanına alarak onlara yeni yollar açması gibi…
Festival’deki seçkide, kanın gövdeyi götürdüğü filmlerin ağır bastığına bakmayın. Yeni Kore Sineması şiddet dozu yüksek filmlerden mürekkep değil. Hong Sang-Soo gibi –bazı yönleriyle, sözgelimi bizden Demirkubuz sinemasıyla akran sayılabilecek- müthiş bir sadelik içinde insan doğasının haritasını çıkarmaya çalışan bir yönetmen de var. (Yanlış hatırlamıyorsam, festivalde bugüne kadar Sang-soo’yu izleyemedik; en azından bir filminin bu seçkide yer alması beklenirdi, ama buna da şükür!)
Günümüzün en takip edilesi yönetmenlerinden Kim Ki-Duk, gerektiğinde şiddet kozunu sakınmasız kullansa da, esas olarak psikolojik şiddeti dert edinen bir usta. Duygusal şiddetin alasını ise, Lee Chang-dong’un hem estetik hem de insani yanıyla sinemada büyük bir boşluğu doldurduğuna inandığım “Vaha”'sında görüyoruz. Tabii şu da var: Güney Kore, böyle bir filmin yönetmeninin Kültür Bakanı olabildiği tuhaf bir ülke… Belki de işin sırrı burada.
KUTU:
Festivalin özel bölümü Kore sineması başılığında tam dokuz var. “İhtiyar Delikanlı” filmiyle hayran olduğumuz Park Chan-wook’un “Haklı İntikam”'ından, şu anda 100. filmini çeken Kore sinemasının en büyük yönetmenlerinden Im Kwon-taek’in 99. filmi “Aşağılık Adam”'a kadar farklı türlerden örnekler yer alıyor. Yüksek bütçeli bir aksiyon komedisi olan “Arahan”ın yanısıra, Kim Ki-duk’dan iki film birden var; “Boş Ev” ve “Fedakâr Kız”. Bir dönem Kore Kültür Bakanlığını da yapmış olan Lee Chang-dong’ın “Vaha”sı da ilk akla gelenler arasında. Dünyanın bir ucundan gelen bu özel seyirlikler keşfimizi bekliyor.
Henüz kimse yorum yapmamış.


Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)
Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!








Seanslar
Fragman


