Festivalin güçlü kadınları
Yusuf Pinhas 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Konuklar ve filmlerine gözattığımızda günümüz dünyasında 'kadın olma hali' incelikli bir vaziyeti farketmemek olanaksız; Altın Lale jüri başkanı Jane Campion veya "Vera Drake"den "Nakış Gibi" ne uzanan sayısız film, festival programında.
Bu yıl Altın Lale Uluslararası Yarışması jürisinin başkanı, özellikle topluma karşı dimdik duran, güçlü kadınları resmettiği filmleriyle tanınan Jane Campion. Özel bölümdeki “Piyano” filmi de onun cinselliğe, kadın-erkek ilişkilerine getirdiği yepyeni, cesur bakış açısıyla hâlâ farklı ve güçlü. Dünya sinemasında sözünü gitgide daha çok geçirmeye başlayanların sayısını düşününce karşımıza çıkan tablo hiç tesadüf değil aslında. Festival programı kadın gözünden kadınları ama toplumun kendisini ezmesine izin vermeyen, erkek egemenliğine boyun eğmeyen ‘sağlam’ kadınları öne çıkaran filmlerle dolu. “Palindrom”, “Café Lumière” ve “Nakış Gibi”de örneğin evlenmeden hamile kalan, ailelerine, çevrelerine hesap vermeden kendi kararlarını kendileri vermek isteyen kadınları görüyoruz. Ya da istemeden hamile kalan genç kızlara o dönemde yasadışı olmasına rağmen, ‘başka kimse yanaşmadığı için’ kürtaj yapan “Vera Drake”i görüyoruz hemen. Korkuları ve kâbuslarıyla yüzleşerek büyümeye, birey olmaya karar veren genç kadınlar “Marslı Mila” ve “Fedakâr Kız”da karşımıza çıkıyor. Bambaşka bir dönem ve bambaşka şartlar altında olsa da, erkek egemen dünyasına karşı gelmekle kalmayıp karşısına çıkan tüm erkekleri dize getirmeyi başaran bir kadın korsan, “Paravanın Arkasında Şarkı Söylerken”deki Ching mesela. Ya da “Evet”te olduğu gibi, önyargılara ve sınıf ayrımına ayak direyen entelektüel kadınlar... Yüzyıllardır geçerli geleneklere ve âdetlere inatla, dimdik, azimle karşı çıkan “Koruma” ve “Kız Almak”taki kadınlar... Cinselliğinin gereklerini erkeklerin baskısına bel vermeden yaşayan özgür kadın, tıpkı “İçimdeki Fırtına”daki gibi... Esrarıyla, ödün vermezliğiyle erkekleri parmağında oynatan, deliye döndüren, Robbe-Grillet’nin “Güzel Tutsak”ı ve “Ölümsüz Kadın”ı gibiler... “Oyun”daki gibi erkeklerin cesaret edemedikleri şeyleri çekinmeden, gerekirse bilek gücüyle, yaratıcılıkla bezeyen ve yine aynı erkeklere, kendi erkeklerine sergileyen kadınlar... Bu güçlü, eğilmez, bükülmez, dirayetli oluşlarıyla (erkekler yetmezmiş gibi, kadınlar tarafından bile bazen) maalesef sıradışı olarak nitelendirilen bu kadınların yanına “Onuncu Gezegen”de, tepesine bomba yağarken bile yaşam sevincini, kadınlığını, en önemlisi de umudunu kaybetmeyen Kevkeb’i eklemeden olmaz. En önemlisi festivalin bu güçlü kadınlarının gerçek yaşamdan ilhamla filme aktarılmış olmaları. Bu kadınlar ne güzel ki aramızdalar, gerçekler...
Henüz kimse yorum yapmamış.

TV'de bugün
Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)

Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

Replik
İntihar etmek istiyorum ama pek çok problemim var ve bu pek çoğunu çözmeyecek!
Jerry Falk
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com