Bu yılın yeni ve 'taze' bölümü: "Gençler...Gençler"

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Bu yılın yeni bölümü "Gençler... Gençler"deki filmler, yetişkinliğe geçişin ilahi ve evrensel sancısının altını kurcalıyor. Komediden drama, tür aralarında da gezinildiği, bir nevi ergenlik hali gibi çeşitli duyguların çarpıştığı, kara mizahla beslenen eleştirinin hiç esirgenmediği filmler bunlar.
“Gençler...Gençler” bölümünde Arjantin’den Fransa’ya, sekiz film var. Hatırlarsanız, bir kaç yıl önce yine festivalde
gösterilen “Bataklık / La Cienaga” ile baştacı ettiğimiz Arjantinli kadın yönetmen Lucrecia Martel’in yeni filmi “Küçük Azize / La Nina Santa” gözümüze çarpıyor. Yapımcılığını Pedro Almodovar’ın üstlendiği film, bir nevi 'Lolita' sendromuna karşı taraftan bir bakış açısı getiriyor. Bir kaplıca otelinin işletmecisi anne ile yeniyetme kızı ve bir müşteri arasında geçen film, cinsel veya dinsel, ‘kendinden geçme halini’ kendisine göre yorumlayan 16 yaşındaki genç bir kızın öyküsünü anlatıyor. Yine Arjantin’den, genç bir kadın yönetmen Maria Victoria Menis “Küçük Cennet/ El Cielito” ile meseleyi sosyal yapıyla ilintiliyor. Kahramanımız ekonomik kriz içinde debelenen Arjantin’de yersiz yurtsuz bir genç. İş bulduğu çiftliğin sahibi olan çiftin çocuğuyla kurduğu yakınlık ise sevginin doğasını ve aile bağlarını sinema diliyle sorgulamamıza neden oluyor.
İspanyol yönetmen ve senarist Xavier Sanchéz Bermúdez’in bol ödüllü filmi “Leon ve Olvido” ise iki kardeşin hikayesini anlatıyor. Ancak yalın anlatıma karşın hiç de sıradan bir ilişki değil karşımızdaki. 20 yaşında bir Down Sendromu hastası olan León ile ablası Olvido’nun ‘mecburiyet‘ üzerine kurulu bir ilişkisi aklın ve cinselliğin ‘normal‘ kabul edilen sınırlarını sorguluyor. Almanya yapımı “Napola” büyük bütçeli, özenli görüntü bir film. Savaş ortamındaki gençlerin ideal ve ‘kimlik’ edinme sürecindeki varoluş mücadelesini Nazilerin güç ve iktidar ortamında arayan Berlin’li fakir bir genç aracılığıyla anlatıyor.
Beyrut doğumlu genç yönetmen Danielle Arbid ise “Savaş Alanı” ile çatışmanın yıkıcı doğasını daha gerçekçi ve yalın bir şekilde ifade ediyor. 1983 yılında, ülkesindeki iç savaş dönemini anlatan film, genç bir kız çocuğunun yetişkin olma mücadelesini de belgeliyor.
Neşeli ve komik bir tonda son derece politik mevzulara kayan “İmla Hataları /Les Fautes D’Ortografi” bir Fransa yapımı. Film, yatılı lise öğrencileri ile 1968'liler havasındaki bir neslin ergenlik sorunlarını anlatıyor.
Bölümün önemli filmlerinden bir diğeri olan “Manda Çobanı / Mua Len Trau” ise Vietnam’daki çetin yaşam koşullarını epik bir dille yansıtıyor.
gösterilen “Bataklık / La Cienaga” ile baştacı ettiğimiz Arjantinli kadın yönetmen Lucrecia Martel’in yeni filmi “Küçük Azize / La Nina Santa” gözümüze çarpıyor. Yapımcılığını Pedro Almodovar’ın üstlendiği film, bir nevi 'Lolita' sendromuna karşı taraftan bir bakış açısı getiriyor. Bir kaplıca otelinin işletmecisi anne ile yeniyetme kızı ve bir müşteri arasında geçen film, cinsel veya dinsel, ‘kendinden geçme halini’ kendisine göre yorumlayan 16 yaşındaki genç bir kızın öyküsünü anlatıyor. Yine Arjantin’den, genç bir kadın yönetmen Maria Victoria Menis “Küçük Cennet/ El Cielito” ile meseleyi sosyal yapıyla ilintiliyor. Kahramanımız ekonomik kriz içinde debelenen Arjantin’de yersiz yurtsuz bir genç. İş bulduğu çiftliğin sahibi olan çiftin çocuğuyla kurduğu yakınlık ise sevginin doğasını ve aile bağlarını sinema diliyle sorgulamamıza neden oluyor.
İspanyol yönetmen ve senarist Xavier Sanchéz Bermúdez’in bol ödüllü filmi “Leon ve Olvido” ise iki kardeşin hikayesini anlatıyor. Ancak yalın anlatıma karşın hiç de sıradan bir ilişki değil karşımızdaki. 20 yaşında bir Down Sendromu hastası olan León ile ablası Olvido’nun ‘mecburiyet‘ üzerine kurulu bir ilişkisi aklın ve cinselliğin ‘normal‘ kabul edilen sınırlarını sorguluyor. Almanya yapımı “Napola” büyük bütçeli, özenli görüntü bir film. Savaş ortamındaki gençlerin ideal ve ‘kimlik’ edinme sürecindeki varoluş mücadelesini Nazilerin güç ve iktidar ortamında arayan Berlin’li fakir bir genç aracılığıyla anlatıyor.
Beyrut doğumlu genç yönetmen Danielle Arbid ise “Savaş Alanı” ile çatışmanın yıkıcı doğasını daha gerçekçi ve yalın bir şekilde ifade ediyor. 1983 yılında, ülkesindeki iç savaş dönemini anlatan film, genç bir kız çocuğunun yetişkin olma mücadelesini de belgeliyor.
Neşeli ve komik bir tonda son derece politik mevzulara kayan “İmla Hataları /Les Fautes D’Ortografi” bir Fransa yapımı. Film, yatılı lise öğrencileri ile 1968'liler havasındaki bir neslin ergenlik sorunlarını anlatıyor.
Bölümün önemli filmlerinden bir diğeri olan “Manda Çobanı / Mua Len Trau” ise Vietnam’daki çetin yaşam koşullarını epik bir dille yansıtıyor.
Henüz kimse yorum yapmamış.
- Aramızda Casus Var: Tony Scott/Jason Bourne-vari
- Gomorra: Gerçek bir öykü...
- "Mustafa" filmi için kim ne dedi?
- Türk basınında "Üç Maymun"
- Eleştirmen gözüyle Altın Portakal filmleri
- Oyum "komediye!"
- Geçmişten günümüze ‘Kara Şövalye’
- Dünyanın Merkezine Yolculuk başladı!
- Narnia Günlükleri: Prens Caspian'ın Öyküsü
- James Bond Tarihi
- “Wanted” oyuncuları yakın planda!
- Sinemanın en "şık" film karakterleri
- Kevin Spacey güzellemesi!
- Sex and the City'nin güzel, akıllı ve cesur kızları
- Macera Adası: Kendi hikayenizin kahramanı olun...


Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)
Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

Hellboy
Işığın olmadığı yerde karanlık hüküm sürer.
Işığın olmadığı yerde karanlık hüküm sürer.








Seanslar
Fragman

