Güney Kore: Türler Arası Bir Sinema

Berke Göl 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Güney Kore sineması son dört-beş yılda hem üretim anlamında, hem gişe başarısı anlamında, hem de eleştirel başarı anlamında büyük bir çıkış yaptı. Festivalin 'Kore Sineması' bölümü, bu çıkışa tanık olmak isteyen sinemaseverler için çölde vaha değeri taşıyor.
Bu bölümde gösterilecek olan dokuz Kore filmini farklı başlıklar altında toplamak mümkün olsa da, bu filmlerin öne çıkan ortak noktaları, hemen hepsinin türler arası özellikler barındırması. Melodram, korku, aksiyon-gerilim, komedi türlerinin her filmde farklı oranlarda yer aldığını görüyoruz.
Bu türler arasılık, izleyiciye çok farklı bir deneyim sunuyor. Beklenmedik anlarda ortaya çıkan ani geçişler, izleyiciyi adeta ‘avlıyor’ ve duygusal olarak bir uçtan diğerine savuruyor. Bu özelliğin bir ölçüde genel anlamda Uzakdoğu sinemasının bir özelliği olduğu da iddia edilebilir; ama filmleri izledikçe, Kore sinemasına dair tanımlanması güç bir tadın varlığı kendini hissettiriyor.
Bölümün en dikkat çekici filmleri arasında, “İhtiyar Delikanlı”nın yönetmeni Park Chan-wook’un ‘intikam üçlemesi’nin bir önceki halkası “Haklı İntikam”ı, Kim Ki-duk’a Venedik’te ‘En İyi Yönetmen’ ödülü kazandıran dingin ve rüya-vari “Boş Ev” i ve Lee Chang-Dong’un tokat gibi melodramı “Vaha”yı sayabiliriz. Bunların dışında, Kim Ki-duk’un seçkide yer alan diğer filmi “Fedakâr Kız”, Kore tarihinin karanlık bir olayını aydınlatma amacındaki gişe canavarı “Silmi Adası”, biraz felsefi biraz komik bir “Matrix” parodisi olan “Arahan”, bir katilin peşindeki polis memurlarının öyküsünü anlatan gerilimli “Cinayet Günlüğü”, Kore sinemasının en büyük ustalarından biri olarak kabul edilen Im Kwon Taek’in bir gangsterin hayatını ele aldığı son filmi “Aşağılık Adam” ve kayıp bir taburun izini süren askerlerin hayaletli, halüsinasyonlu öyküsünü anlatan korku-gerilim “R-noktası”, bölüme renk katan diğer filmler olacak.
Bu türler arasılık, izleyiciye çok farklı bir deneyim sunuyor. Beklenmedik anlarda ortaya çıkan ani geçişler, izleyiciyi adeta ‘avlıyor’ ve duygusal olarak bir uçtan diğerine savuruyor. Bu özelliğin bir ölçüde genel anlamda Uzakdoğu sinemasının bir özelliği olduğu da iddia edilebilir; ama filmleri izledikçe, Kore sinemasına dair tanımlanması güç bir tadın varlığı kendini hissettiriyor.
Bölümün en dikkat çekici filmleri arasında, “İhtiyar Delikanlı”nın yönetmeni Park Chan-wook’un ‘intikam üçlemesi’nin bir önceki halkası “Haklı İntikam”ı, Kim Ki-duk’a Venedik’te ‘En İyi Yönetmen’ ödülü kazandıran dingin ve rüya-vari “Boş Ev” i ve Lee Chang-Dong’un tokat gibi melodramı “Vaha”yı sayabiliriz. Bunların dışında, Kim Ki-duk’un seçkide yer alan diğer filmi “Fedakâr Kız”, Kore tarihinin karanlık bir olayını aydınlatma amacındaki gişe canavarı “Silmi Adası”, biraz felsefi biraz komik bir “Matrix” parodisi olan “Arahan”, bir katilin peşindeki polis memurlarının öyküsünü anlatan gerilimli “Cinayet Günlüğü”, Kore sinemasının en büyük ustalarından biri olarak kabul edilen Im Kwon Taek’in bir gangsterin hayatını ele aldığı son filmi “Aşağılık Adam” ve kayıp bir taburun izini süren askerlerin hayaletli, halüsinasyonlu öyküsünü anlatan korku-gerilim “R-noktası”, bölüme renk katan diğer filmler olacak.
Henüz kimse yorum yapmamış.


Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)
Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!









Seanslar
Fragman


