"Hırsız Var"
Sahiden de 'Türk işi ekşın'
Sahiden de 'Türk işi ekşın'

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
'Türk işi ekşın' sloganıyla vizyona giren "Hırsız Var", Hollywood aksiyonlarına öykünüyor entrika ve espri bombardımanı formülünü alıp, bildik bir senaryoyu ülkemiz açmazlarına uyarlıyor. Birbirinden ünlü oyuncular da cabası...
”Hırsız Var”, filmin afişinde de vurgulandığı üzere bir ‘Türk işi ekşın’. Bu tanımlama sinemamızda şimdiye kadar görmediğimiz üslupta bir aksiyon eğlencesi vaadinin yanı sıra kendini tiye alma halini barındırdığı için seyircinin beklentisini de belirliyor, memleket hallerine gülüp, kendi kendimize eğlenmemizi öğütlüyor adeta. Yönetmenliğini Oğuzhan Tercan’ın yaptığı ”Hırsız Var” Hollywood aksiyonlarına öykünüyor. Gişe garantisi aksiyon, entrika ve espri bombardımanı formülünü alıp, bildik bir senaryoyu ülkemiz açmazlarına uyarlayan filmde mafya dünyasından, batık bankacıya, mankenlerden modacılara ve medyaya uzanan ‘renkli’ bir panaroma resmedilmiş.
Filmin mevzusu hergün TV ekranlarından izlediğimizden farklı değil, yani yaşamın kendisini yeterince trajikomik olduğu düşünüldüğü için senaryoda ilave bir desteğe gerek duyulmamış gibi.
Bir işadamının karısı, mafya dünyasının bir temsilcisi, marjinal bir modacı ve baş mankeni, profesyonel bir soyguncu ve bir magazin gazetecisinin yolları bir gece kesişiyor ve olanlar oluyor, şeklinde özetleyebiliriz filmi. Son yıllarda Türkiye’nin en önemli gündem maddelerini oluşturan finans, medya, yeraltı dünyası ve magazinin bir araya geldiği bir demet karakteri mizah ve aksiyon unsurlarıyla sunma iddiasında.
Aslında filmin oyuncu kadrosu dikkat çekici; son yıllarda memleketimizin eğlence gündemini meşgul eden isimlerden oluşuyor. Tiyatro kökenli Haluk Bilginer, şovmen ve aktör Mehmet Ali Erbil, manken Gamze Özçelik, Almanya’dan ‘ithal’ ettiğimiz Birol Ünel ve gazeteci, oyun yazarı, reklam oyuncusu Gülse Birsel var. Birsel’in senaryo icabı fazla şansı olmasa da dar alanda bile sinemada yeni ve taze bir enerji olarak öne çıkması hoş bir süpriz. Gamze Özçelik ise zaten bir mankeni canlandırdığı filmde üzerine düşeni gayet enerjik bir biçimde icra ediyor. Filmde yönetmenler de eksik değil, tam yedi yönetmen kısa bölümlerde de olsa oyuncu olarak rol almış. “Duvara Karşı” ile Avrupa gündemine oturan Fatih Akın ve ”Neredesin Firuze” ile adından çokca söz ettiren Ezel Akay tanıdık isimler olarak öne çıkıyor.
Peki memleketin gerçek gündeminden beyazperdeye yansıyan karakterlere göz atalım mı?
Ekrem Uçar (M.Ali Erbil): Bir mankenle yaşadığı ilişkiyle gündeme gelen, hapise girdikten sonra manken kızımız tarafından ihmal edilen bir mafya babası. Hapisten çıktıktan sonra ‘işlerinin’ başına geçse de gönül işleri öne çıkıyor. Ne de olsa o bitirmeden hiç bir kadın bitti diyemez!
Binnur Ersöz (Gülse Birsel): Tüm mal varlığına el konan ve kalp krizi geçirerek ölen bir işadamının karısı. Tabii ki paraya tapıyor, paranın kokusunu alıyor, hırslı ve kararlı. Kocasnın batık bankadan çalıp yutdıiına kaçırdığı milyon dolarların peşinde.
Seçkin Doruk (Haluk Bilginer) Ablası yani işadamının dul karısı sayesinde maddi sorun yaşamıyor. Marjinal bir modacı ve büyük bir defile düzenlemekte. Son birkaç yıldır kendisine "ışığı söndü" diyenleri mahçup etmek için büyük bir azimle hazırlanıyor.
Ceren Serdar (Gamze Özçelik): Defilenin başmankeni. Bir süre önce adı yeraltı dünyasıyla birlikte anılan kişiyle bir ilişki yaşamış (M.Ali Erbil). Ancak yasa dışı işlere de bulaşan bu adam bir süre için tutuklanınca mankenimiz magazin basınına kendisi hakkında atıp tutmuş. Sonuçlarına katlanacak tabii ki...
Birol Ünel, Fatih Akın ve Mustafa Turan: Bu arada bir soyguncu çetesi, defilenin yapıldığı beş yıldızlı otelde yapılacak olan bir müzayedede satılmak üzere bekletilen sanat koleksiyonunu çalmak için örgütleniyor.
Dost Elver: Tabii ki tüm bu olayları halkımıza iletmek için bir paparazzi gerek, işte o da kahramanımızın ta kendisi. Tüm bu olayların ortasında herşeyi izliyor. İzlemekle kalmıyor bizzat işin içine giriyor.
Türk işi aksiyondan ilginç notlar:
Çekimlerde High-Definition kamera kullanıldı. Çekim bantları daha sonra 35 mm. filme aktarıldı. Zaman zaman 2 kamera kullanılan çekimler boyunca 60 saatlik hammadde kullanıldı.
Senaryo yedi versiyon olarak yazıldı. Her bir versiyondan ortalama 125 kopya çoğaltıldı. Ortalama uzunluğu 130 sayfa olan senaryo için toplam 110.000 sayfa kağıt harcandı. Atık kağıtları toplayan kağıt toplayıcısı bir gün büroya gelip “Ağabey, Seçkin’le Pamir’in kavga ettiği sahneyi atmışsınız, çok üzüldüm. “ dedi.
5 Haftası yoğun olmak kaydıyla 8 hafta ön hazırlık çalışması yapıldı.
Türk sinemasında en çok stajyer öğrenciye yer verilen film oldu.
Gerçek hayatta Resim ve Heykel Müzesi'nde bulunan Şeker Ahmet Paşa tablolarının kopyaları birebir ölçekte yeniden yaptırıldı.
Çekimler altı haftada tamamlandı.
Araba takip sahneleri için Rus dublörler kullanıldı. Tehlikeli araba kullanmakta hiçbir sorunları olmayan dublörler, nedense geri geri gitme konusunda çok beceriksizlerdi. Rus dublörlerin çekim tekrarı için arabaları geri almaları sırasında her seferinde ufak tefek kazalar yapmaları şaşırtıcıydı.
Çekimler sırasında hiçbir kaza yaşanmamasına karşın, Haluk Bilginer’in dublörü, dinlenme sırasında oturduğu sedyeden düşerek kafasını çarptı. Çekim mekanının hastane olması dolayısıyla ilk müdahale doktorlar tarafından bir dakika içinde yapıldı.
Restaurant’da çatışma sahnesinin çekildiği Kasaba Restaurant’ı eski haline getirebilmek için sanat grubu bir hafta çalışmak zorunda kaldı.
Film boyunca 1.500 figüran kullanıldı.
Havuz çekimleri sırasında Ağustos ayında olunmasına rağmen hava sıcaklığının mevsim normallerinin çok altında olması nedeniyle zor anlar yaşandı.
Türk sinemasının en çok plana sahip filmi.
Görsel efektleri İmaj’da yapılan filmin ses efektleri ve ses işlemleri İngiltere’de yaptırıldı.
Filmin mevzusu hergün TV ekranlarından izlediğimizden farklı değil, yani yaşamın kendisini yeterince trajikomik olduğu düşünüldüğü için senaryoda ilave bir desteğe gerek duyulmamış gibi.
Bir işadamının karısı, mafya dünyasının bir temsilcisi, marjinal bir modacı ve baş mankeni, profesyonel bir soyguncu ve bir magazin gazetecisinin yolları bir gece kesişiyor ve olanlar oluyor, şeklinde özetleyebiliriz filmi. Son yıllarda Türkiye’nin en önemli gündem maddelerini oluşturan finans, medya, yeraltı dünyası ve magazinin bir araya geldiği bir demet karakteri mizah ve aksiyon unsurlarıyla sunma iddiasında.
Aslında filmin oyuncu kadrosu dikkat çekici; son yıllarda memleketimizin eğlence gündemini meşgul eden isimlerden oluşuyor. Tiyatro kökenli Haluk Bilginer, şovmen ve aktör Mehmet Ali Erbil, manken Gamze Özçelik, Almanya’dan ‘ithal’ ettiğimiz Birol Ünel ve gazeteci, oyun yazarı, reklam oyuncusu Gülse Birsel var. Birsel’in senaryo icabı fazla şansı olmasa da dar alanda bile sinemada yeni ve taze bir enerji olarak öne çıkması hoş bir süpriz. Gamze Özçelik ise zaten bir mankeni canlandırdığı filmde üzerine düşeni gayet enerjik bir biçimde icra ediyor. Filmde yönetmenler de eksik değil, tam yedi yönetmen kısa bölümlerde de olsa oyuncu olarak rol almış. “Duvara Karşı” ile Avrupa gündemine oturan Fatih Akın ve ”Neredesin Firuze” ile adından çokca söz ettiren Ezel Akay tanıdık isimler olarak öne çıkıyor.
Peki memleketin gerçek gündeminden beyazperdeye yansıyan karakterlere göz atalım mı?
Ekrem Uçar (M.Ali Erbil): Bir mankenle yaşadığı ilişkiyle gündeme gelen, hapise girdikten sonra manken kızımız tarafından ihmal edilen bir mafya babası. Hapisten çıktıktan sonra ‘işlerinin’ başına geçse de gönül işleri öne çıkıyor. Ne de olsa o bitirmeden hiç bir kadın bitti diyemez!
Binnur Ersöz (Gülse Birsel): Tüm mal varlığına el konan ve kalp krizi geçirerek ölen bir işadamının karısı. Tabii ki paraya tapıyor, paranın kokusunu alıyor, hırslı ve kararlı. Kocasnın batık bankadan çalıp yutdıiına kaçırdığı milyon dolarların peşinde.
Seçkin Doruk (Haluk Bilginer) Ablası yani işadamının dul karısı sayesinde maddi sorun yaşamıyor. Marjinal bir modacı ve büyük bir defile düzenlemekte. Son birkaç yıldır kendisine "ışığı söndü" diyenleri mahçup etmek için büyük bir azimle hazırlanıyor.
Ceren Serdar (Gamze Özçelik): Defilenin başmankeni. Bir süre önce adı yeraltı dünyasıyla birlikte anılan kişiyle bir ilişki yaşamış (M.Ali Erbil). Ancak yasa dışı işlere de bulaşan bu adam bir süre için tutuklanınca mankenimiz magazin basınına kendisi hakkında atıp tutmuş. Sonuçlarına katlanacak tabii ki...
Birol Ünel, Fatih Akın ve Mustafa Turan: Bu arada bir soyguncu çetesi, defilenin yapıldığı beş yıldızlı otelde yapılacak olan bir müzayedede satılmak üzere bekletilen sanat koleksiyonunu çalmak için örgütleniyor.
Dost Elver: Tabii ki tüm bu olayları halkımıza iletmek için bir paparazzi gerek, işte o da kahramanımızın ta kendisi. Tüm bu olayların ortasında herşeyi izliyor. İzlemekle kalmıyor bizzat işin içine giriyor.
Türk işi aksiyondan ilginç notlar:
Henüz kimse yorum yapmamış.
- Oyum "komediye!"
- Geçmişten günümüze ‘Kara Şövalye’
- Dünyanın Merkezine Yolculuk başladı!
- Narnia Günlükleri: Prens Caspian'ın Öyküsü
- James Bond Tarihi
- “Wanted” oyuncuları yakın planda!
- Sinemanın en "şık" film karakterleri
- Kevin Spacey güzellemesi!
- Sex and the City'nin güzel, akıllı ve cesur kızları
- Macera Adası: Kendi hikayenizin kahramanı olun...
- İstanbul için Festival Vakti!
- Savaş çığırtkanlarının duymak istemeyeceği bir öykü
- Juno sonunda vizyonda!
- Festivalde bugün!
- 19. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde 19 Mart Çarşamba



Öfkeli Aşıklar (8 Ekim 2008 21:30 Kanal 1)
Kanal 1'de bu akşam 21:30'da Joan Allen ve Kevin Costner’ın başrolü paylaştığı romantik komedi "Öfkeli Aşıklar" adlı film ekrana geliyor.
Kanal 1'de bu akşam 21:30'da Joan Allen ve Kevin Costner’ın başrolü paylaştığı romantik komedi "Öfkeli Aşıklar" adlı film ekrana geliyor.

Herkes cennete gitmek ister, ama hiç kimse ölmek istemez.






Seanslar
Fragman
