Sinema dünyasında 2004...
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Yanı başımızdaki savaşın ardındaki gerçekleri bu kez de "Fahrenheit 9/11"de izledik, İsa'nın son acılı anlarına "Tutku" ile şahit olduk, "Fil" ile şiddeti varsaymaya çalıştık, "Kill Bill" ile kılıçlara sarıldık, "Son Samuray"ı görünce vazgeçtik, "Yazı Tura"yı ödüllere boğduk da vizyonda ilgi göstermedik, sonunda "G.O.R.A."yla tanıştık. İşte 2004 biraz böyle geçti, birazı da dosyamızın devamında. İyi yıllar :)
2004, Hollywood’dan yansıyan fantastik devam filmlerinin yılı olsa da özellikle İstanbullu sinemaseverler dünya sinemasının önemli örneklerini izleyebildiler. Danimarka’dan “Yeniden Sev Beni”, Kore’den “İhtiyar Delikanlı” ve iki Amerikan bağımsızı yani Quentin Tarantino’dan “Kill Bill” ile Gus Van Sant’in Altın Palmiye ödüllü “Fil”i ilk aklımıza gelenler. Berlin’de Altın Ayı ödülünü alan “Duvara Karşı” Avrupa’da büyük ilgiyle karşılandı, adeta bir ‘fenomen’ olarak tüm festivallerde baştacı edildi, zaten son ödülü de ‘En İyi Avrupa filmi’ oldu. Film ortalarda ‘Almanya adına’ gezinse de tamamen ‘bizden’ bir yapım olarak Fatih Akın’ı biz de bağrımıza bastık, başarısında payelendik, malesef başrol oyuncusu Sibel Kekilli’nin sansasyonel geçmişine de, ezikliğimizin bir tezahürü olacak şekilde, fazlasıyla ilgi gösterdik. Yerli film cephesi 2004’de bir düzine yerli film de seyircisiyle buluştu. “Vizontele Tuuba” ve “Neredesin Firuze” belli bir seviyeye ulaşmış yapımlar olarak popüler seyirde yerlerini buldular. Uğur Yücel’in ilk yönetmenlik denemesi “Yazı Tura” ise Antalya’da başta en iyi film ve yönetmen ödülleri olmak üzere pek çok önemli ödülü toplayarak büyük başarı kazandı. Ancak başrollrdeki Kenan İmirzalıoğlu’nun atlanıp sadece Olgun Şimşek’in en iyi erkek oyuncu ödülü alması bize göre eksiklikti. Zeki Demirkubuz’un son derece kişisel filmi “Bekleme Odası” izleyenleri ikiye bölse de yılın en iyi bir kaç yerli filmi arasındaydı bize göre. Vizyondaki ilk günlerinde İstanbul’daki kar yağışının hışmına uğrayan ve hakettiği ilgiyi baştan kaybeden “İnşaat” da eksiklerine ve ‘fazlalıklarına’ rağmen anılması gereken filmler arasında. Ancak daha da önemlisi Reis Çelik’in neredeyse ‘iman gücüyle’çok az para ve kötü hava koşullarında doğuda yaptığı ”İnat Hikayeleri”, teknik yetersizliklerine rağmen bize göre yılın en iyi yerlileri arasındaydı. Bu arada 2004 Türkiye 'box office' listesi ve Top 10 listesi sayfamızın sonunda sizi bekliyor. Bizim sinemamızda da artık tür filmlerinin yapılmya başlanması ve yeterlikleri fena halde tartışılsa da korku türündeki iki filmler olan ”Okul” ve Büyü’nün vizyon görmesi, en azından sinemamız adına ilginç bir gelişmeydi. Ancak Sibel Tunç'un 'Türk sinemasının ilk parapikolojik korku filmi' olarak sunduğu "İki Dünya Arasında" bu tür denemesinin korkunç kötülükte bir örneği olarak anında unutmak istediğimiz filmler (filmden ziyade dağınık bir ev video denemesi) arasında ilk sıralarda yer aldı. Neyse ki vizyona giremedi de halkımız faciadan kıl payı kurtuldu.
Yılın fenomeni ise “G.O.R.A”ydı kuşkusuz. Tartışmalar muhtelifdi, lakin Cem Yılmaz dört milyona yaklaşan seyirci sayısıyla hedefine ulaşmış oldu. Yılın En İyi Türk Filmleri:
  • ”Bekleme Odası”
  • ”Yazı Tura”
  • ”Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak”
  • ”İnşaat”
  • ”İnat Hikayeleri”
  • Devam filmlerinin yılı Hollywood’un devam filmleri bizim vizyonumuzda da ziyadesiyle mevcuttu. Neredeyse hepsinin fantastik maceralar olması, 2004 yılında da gerçeklerden uzaklaşma isteğimizi bir anlamda karşıladı. Bu arada bir önceki yıl vizyonumuza giren “Yüzüklerin Efendisi-Kralın Dönüşü” Şubat ayında, 11 heykelcikle Oscar’larda ‘tarih’ yazarak ilk iki bölümüyle Akademi tarafından pek ciddiye alınmamasının acısını çıkardı adeta. Yine İngiliz edebiyatından uyarlanan fantastik macera “Harry Potter-Azkaban Tutsağı” önceden programlandığı gibi merakla beklenen filmler arasındaydı
    Çizgi roman sayfalarından gelen fantastik ”Örümcek Adam 2” meraklısını hoşnut etmişe benziyor, ama bu devam filminde kahramanımızın ziyadesiyle varoluş sorunu yaşaması bazı fanatikleri hoşnut etmedi. Animasyon harikası Şrek 2’yi de sevdik ama Quentin Tarantino’nun merakla beklediğimiz Kill Bill’i he rşeye değdi doğrusu.
    Tarih ve mitoloji sayfalarından yansıyan “Truva” sarışın Brad Pitt ile ilgi beklerken, filmde Hector rolünü üstlenen Eric Bana büyük dikkat çekti, hatta Avustralyalı genç aktör Sinema.com sayfamızda yaptığımız ankette Pitt’in bile önüne geçti. Oylar Michael Moore’a!!! ABD’den dünya vizyonuna düşen “Fahrenheit 9 /11” ve “Tutku”.nun yolu da sinemalarımıza düştü; ama kuşkusuz kendi ülkelerindeki gibi bir çalkantı yaratmadı. Her iki filmin de görece düşük bütçelere sahip olması ve yönetmenlerinin bir anlamda kendi çabalarıyla finans yaratmış olmaları da ayrı bir tartışma konusuydu. En can alıcı nokta ise her iki filmin de ABD gişesinde büyük bir hasılat yapması. Yani yapımcı çarkının çok iyi işlediği Hollywood bu kez yanılmış oldu. Ve suya sabuna ziyadesiyle dokunan her iki film de gişede büyük ilgi gördü. Din ve politikanın her daim çekim merkezi olduğu bilinse de ABD gibi muhafazakâr bilinen bir memlekette böylesine 'damardan' filmlerin ilgi görmesi de ayrı tartışma konusu. Ve kaybettiklerimiz... Sinema dünyası 2004 yılında, Necdet Mahfi Ayral'dan Marlon Brando’Ya, Türk belgesel sinemasının ünlü yönetmenlerinden olan Süha Arın'dan İsmet Ay!a, çok önemli isimleri kaybetti. 'Türk sinemasının iyi kalpli kötü adamı' Hüseyin Baradan, ilk Türk kadın opera sanatçısı Semiha Berksoy, Türk Tiyatrosu’nun “Arap Bacı”sı Tevfik Gelenbe, aktör İsmet Ay, başarılı oyuncu İsmail Hakkı Sunat, tiyatrocu/seslendirme sanatçısı Dilaver Uyanık da malesef aramızdan ayrılan isimler oldu. İngiliz sinema oyuncusu ve yönetmeni Sir Peter Ustinov (82), İtalyan komedi oyuncusu Nino Manfredi (83), eski ABD başkanı ve aktör Ronald Reagan (93), usta oyuncu Marlon Brando (80), İtalyan aktris Laura Betti (70), ‘King-Kong’un unutulmaz yıldızı Fay Wray (96), ‘Superman’ Christopher Reeve (52), Hollandalı yazar ve yönetmen Theo Van Gogh (47) da 2004'de yaşama veda ettiler. Ve Diğer Listeler... Yılın en iyi filmleri:
  • “Kayıp Balık Nemo”
  • “Belleville'de Randevu”
  • “Kill Bill V. 1 ve 2”
  • “Ruhların Kaçısı”
  • “Örümcek Adam 2”
  • “İhtiyar Delikanlı”
  • “Yeniden Sev Beni”
  • “Motosiklet Günlüğü”
  • ”Kahraman”
  • ”Fil”
  • “Motosiklet Günlüğü”
  • Yılın yönetmenleri:
  • Quentin Tarantino (“Kill Bill V. 1” ve “2”)
  • Sam Raimi (“Örümcek Adam 2”)
  • Uğur Yücel (“Yazı Tura”)
  • Yılın süpriz performansları:
  • Birol Ünel (“Duvara Karşı”)
  • Eric Bana (“Kasap”)
  • Kenan İmizalıoğlu (“Yazı Tura”)
  • Jamie Foxx (“Collateral”)
  • Bill Murray (“Bir Konuşabilse...”)
  • Şevket Çoruh (“İnşaat”)
  • Charlize Theron (“Cani”)
  • Küçük büyük süprizler:
  • ”Arjantin Hikayeleri”
  • ”Bellville'de Randevu”
  • ”Yeniden Sev Beni”
  • ”İhtiyar Delikanlı”
  • ”Görkemli Hayatım”
  • ”5 Kere 2”
  • Bekledik de Gelmedi:
  • ”Eternal Sunshine of the Spotless Mind”
  • ”Meleklerin Düşüşü”
  • (Tayfun Pirselimoğlu-Altın Portakal, En iyi İkinci Film)
  • ”Big Fish”
  • ”Dönüş" (Return) İst. Film Fest. gösterildi, Barbar Film tarafından da satın alındı ama malesef hala sinema salonu arıyor...
  • Hayalkırıklıkları
  • ”Büyük İskender”
  • ”Açık Deniz” (Bir bardak suda fırtınaydı nitekim!)
  • ”İsa'nın Çilesi”
  • ”Kedi Kadın”
  • Yılın belgeselleri:
  • ”Fahrenheit 9/11”
  • ”Mimar Babam”
  • ”100 Yılın İtirafları”
  • ”Kayıp Aranıyor: Debra Winger”
  • (olay 'biçare kadın' sızlanmasına dönüşmüştü ama..) Yılın sahnesi:
  • ”100 Yılın İtirafları” (Eski ABD Savunma Bakanı Robert S. McNamara’nın timsah gözyaşları içinde günah çıkarması)
  • ”Kill Bill V. 1” (İki kadın kahramanımızın karlar altındaki dövüş sahnesi)
  • ”Kill Bill V. 1” (Manga bölümleri)
  • ”Yarından Sonra” (New York State ve diğerlerinin anında donması)
  • ”İhtiyar Delikanlı” (Kahramanın kendi dilini kesme sahnesi)
  • ”Duvara Karşı” (Birol Ünel’in elini keserek barda sahneye çıkıp dans ettiği sahne)
  • ”G.O.R.A” (Arif'in ateşin başında Prenses Ceku'yla sucuk yerken dünyalı erkeklerin beş bin türünden bahsettiği ‘duygusal’ sahne)
  • Yılın Olayı:
  • Oliver Stone'un memleketimizi ziyareti. Neden geldiğini pek anlamadığımız gibi nasıl gittiğini de kavrayamadık. "Geceyarısı Ekspresi" için özür diledi ama özrü medyamızca öylesine şişirildi ki niyeti pek anlaşılamadı.
  • Antalya Film Festivali’nde hiç bir dünya film festivallerinde görülmeyen bir adetten yaklaşık 70 kişilik (muhtelif protestolarla çekilen üyeler nedeniyle sayıyı yuvarladık) Oscar gibi bir jüri oluşturulması.
  • G-Mall sinema yangını (Yine de bu sinemanın, yeraltındaki diğer sinemalara göre daha kötü olmadığı fikrini savunuyoruz.)
  • Yangından sonra İstanbul sinemalarının denetime alınması (aklımız yeni başımıza geldi!)
  • En Taklit:
  • “Büyük Hazine”
  • “G.O.R. A.” (Ama mahzuru yok)
  • En çok beklenen:
  • “GORA”
  • En iyi soundtack:
  • ”Kill Bill Vol. 2”
  • En İyi Aktör:
  • Birol Ünel (“Duvara Karşı”)
  • Tom Hanks (“Terminal”)
  • Min-sik Choi (“İhtiyar Delikanlı”)
  • En Karizmatik Aktör:
  • Brad Pitt (“Truva”)
  • En İyi Kostüm:
  • “Truva”
  • En İyi Belgesel:
  • “Fahrenheit 9/11”
  • En iyi aktris:
  • Uma Thurman (“Kill Bill”)
  • Scarlett Johansson (“Bir Konuşabilse...”)
  • En Kötü Filmler:
  • ”Hoşgeldin Hayat”
  • ”Erkek Severse”
  • ”Büyü”
  • Ve Türkiye 'box office' listesi ve Top 10: 2004 yılı Türk filmlerinin de gişede iş yapması açısından sevindiriciydi; eski TL bazında işte ilk 10 film...
  • 1. G.O.R.A. (3.865.734)
  • 2. Vizontele Tuuba (2.894.802)
  • 3. Truva (1.692.458)
  • 4. Hababam Sınıfı (1.580.535)
  • 5. Neredesin Firuze (1.064.162)
  • 6. Okul (836.450)
  • 7. Son Samuray (828.794)
  • 8. Örümcek Adam 2 (751.712)
  • 9. Yarından Sonra (653.848)
  • 10. Harry Potter ve Azkaban Tutsağı (653.848)
  • Henüz kimse yorum yapmamış.

    Haftanın Filmi
    Hancock
    Hancock
    7.5/10
    TV'de bugün
    Paramparça Aşklar Köpekler (5 Temmuz 2008 23:00 Tv8)
    TV 8'de bu akşam 23:00'da Alejandro Gonzales Inarritu’nun ilk yönetmenlik çalışması olan Paramparça Aşklar Köpekler (Amores Perros, 2000) ekrana geliyor.
    Replik
    Güzel Dedektif
    Gracie Hart: Hawai’de “aloha”yı merhaba ve hoşçakal anlamında kullanmıyorlar mı?
    Miss Hawaii: Evet, ve?
    Gracie Hart: Eğer biriyle telefondaysan, ve konuşmayı durdurmuyorlarsa, ve sen tamam aloha diyorsan, her şeye yeniden başlamazlar mı?

    « »
    Copyright © 1998-2008 Sinema.com