"Büyük Hazine"
Tarih yapbozunda gizlenen hazine...
Tarih yapbozunda gizlenen hazine...

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
ABD'de, 'Da Vinci Şifresi'ne benzerliği nedeniyle tartışma yaratan "Büyük Hazine", eleştirmenlerin önemli bir bölümünün olumsuz tavrına rağmen, sık sık gerçekleşmeyen bir şeyi başardı ve tam üç hafta üst üste box-office listesinin zirvesindeki yerini korudu. Bunda kuşkusuz filmin eğlenceli ve sürükleyici oluşunun büyük payı var.
“Büyük Hazine” bildiğimiz hazine avı filmlerinden farklı özellikler barındırıyor. Her şeyden önce film, ortaya çıkış fikrinden başlayarak, Amerikan tarihini bir tür hazine sandığı gibi algılamamızı istiyor. Buena Vista Pazarlama Bölümü Başkanı Oren Aviv ile ortağı Charles Segars’ın 1998 yılında geliştirdiği bir senaryo fikrinde, Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’nin gizli bir hazinenin haritasını içerdiği anlaşılınca Amerika’nın bu çok değerli ve kutsal tarihsel dokümanının tehdit altına girmesi; bunun üzerine iyi niyetli bir adamın, kötü ellere düşmeden önce bildirgeyi çalmak zorunda kalması yer alıyordu. Aviv ile Segars’ın bu fikri, “Büyük Hazine”nin de üzerine kurulduğu çatıyı oluşturdu. İkili bu fikrin, hazinenin nerede olduğu, nasıl gömüldüğü ve yüzyıllar boyunca hangi yöntemlerle gizlendiğine dair, sürükleyici bir film için çok büyük bir potansiyel taşıdığını fark edip, daha sonra filmin yönetmeni de olacak Jon Turteltaub ve Junction Entertainment´taki yapımcı ortağı Christina Steinberg’le görüşmüşler. Fikrin onları da heyecanlandırması üzerine, bu fikri senaryo haline getirmesi için de Jim Kouf ile anlaşmışlar. Kouf, senaryoyu yazmadan önce, daha çok Amerikan Bağımsız Bildirgesi ile Amerika’daki hazine avcılığı geleneği üzerine yoğunlaştığı, yaklaşık 10 ay süren bir araştırma dönemi geçirmiş. Yazma aşamasında, kendisi daha çok tarihsel olayları yan yana koyup, hazine ile ilişkilendirme işine yoğunlaştığı için, öyküyü romantizm ve mizah unsurlarıyla desteklemeleri için Cormac ve Marianne Wibberley çiftinden destek almış.
Tapınak Şövalyeleri, Özgür Masonlar ve Diğerleri...
Senaryo yazım aşaması, hazinenin gizlendiği yeri, herkesin bildiği ya da bir şekilde aşina olduğu tarihsel belgeler, anıtlar ve sembollerden yararlanarak oluşturma fikri üzerinden ilerlemiş. 11. yüzyılda Haçlı Seferleri’ne katılmış seçkin şovalyeler tarafından kurulduğu öne sürülen, efsanevi zenginliğe sahip Tapınak Şovalyeleri ile ABD’nin Kurucu Ataları’nı ilişkilendiren sansasyonel iddiaları araştıran senaryo yazarları, ABD’nin kuruluş döneminde önde gelen kişilerin birtakım gizli cemaatlere üye olduğu bilgisine ulaşınca, filmin sürükleyiciliğini sağlayacak ipucu ağını nasıl oluşturacaklarına da karar vermişler. O dönemde, gizli cemmatlerin kendilerine özgü iletişim yöntemleri olduğudan, mektuplar görünmez mürekkep ile yazılıyor ve kırılması çok zor şifreler kullanılıyormuş. Güvenliği artırmak amacıyla hazinelerin kamufle edilmiş bölgelere gizlenmesi yoluna gidilirken binalara da gizli ve anlaşılması çok zor Masonik semboller işleniyormuş. Ayrıca o dönemde görev yapan Amerikan liderlerinin Özgür Masonlar gibi esrarengiz ayinlerin yapıldığı gizli cemaatlere üye olduğu da kulaktan kulağa yayılan ciddi bir söylentiymiş.
Film de, Amerikan tarihinin çok tartışmalı bu döneminden hem kanıtlanmış bilgileri, hem de söylentilerden yararlanıyor ve o günden bugüne Amerika kıtasındaki hazine avlarını ateşleyici işlev gören, Tapınak Şövalyeleri cemaatinin Özgür Masonlar cemaatine dönüştüğü iddiası üzerinden, tam bir yapboz hikâyesi kuruyor. Bu yapbozda, Benjamin Franklin ve George Washington gibi, ABD’nin bugününü belirleyen önemli figürlerin yer aldığı Amerika’nın Kurucu Ataları’nın aynı zamanda Özgür Masonlar olduğundan tutun, Amerikan doları üzerinde gizemli masonik sembollerin bulunduğuna dek pek çok ipucu var. Bu ipuçlarını birleştirip hazineye ulaşmak ise, altı kuşaktır hazine peşinde koştukları için saygın tarihçiler tarafından deli muamalesi yapılan Gates ailesinin son ferdi Benjamin Franklin Gates (Nicolas Cage) ile -bu tür filmlerin olmazsa olmaz karakteri- teknoloji dahisi dostu Riley (Justin Bartha) ve önceleri kendisine inanmasa da, zamanla yanında yer alacak olan tarih uzman Abigail Chase’e (Diane Kruger) düşüyor. Gates, Chase ve Riley, son ipucunun Bağımsızlık Bildirgesi’nin arkasında olduğunu keşfedene kadar hazine arayışında sponsorları olan, ancak bir anlaşmazlık sonucu yollarının ayrıldığı, kötü emelli zengin Ian Howe’a karşı mücade ediyorlar. Howe’la Gates arasında, hazine avı konusundaki çatışma, aksiyon filmlerinde sık sık tekrarlanan bir kalıp olan para kaynaklı bir güçle, akıl ve kültür kaynaklı bir gücün karşı karşıya gelmesini temsil ediyor. Hangisinin galip geldiğini tahmin edebilirsiniz...
‘Da Vinci’ bağlantısı
Film, tarihi ipuçlarından ibaret bir malzeme alanı olarak görüp, hikâyesini bu ipuçlarını ilişkilendirme mantığı üzerine inşa edince, ABD’de filmli ilgili ilk eleştirilerin ortak noktası filmle Dan Brown’un ülkemizde de çok satan romanı ‘Da Vinci Şifresi’ arasındaki benzerlik oldu. Gerçekten de sadece tarihi bir yapboz tahtası, bir ipucu madeni gibi ele alma anlayışıyla değil, merkezindeki maceracı Benjamin Franklin Gates ile romanın ana karakteri Robert Langdon arasındaki benzerliklerle de film fazlasıyla ‘Da Vinci Şifresi’ni andırıyor. Telif hakları konusunda, bize tuhaf gelecek kadar hassas olan ABD’de kimi eleştirmenler, ‘Da Vinci Şifresi’ne filmin jeneriğinde herhangi bir atıfta bulunmadıkları için, işi filme imza atan isimleri izleyiciyi aptal yerine koymakla suçlamaya kadar vardırdılar. ABD’de en çok okunan eleştirmenlerden olan Rober Ebert, ‘Da Vinci Şifresi’ni 2006’da beyazperdeye uyarlayacak olan Ron Howard’a filminde neler yapmaması gerektiğini görmek için bu filmi izleme tavsiyesinde bile bulundu. Ancak sonuçta tüm bu tepkiler, filmin ABD gişelerinde pek rastlanmayan bir şekilde, üç hafta üst üste zirvede kalmasına engel olmadı. Bu durumun bize gösterdiği şu: Filmin ‘Da Vinci Şifresi’yle olan bağına ister ‘çalma’, isterseniz de ‘esinlenme’ olarak yorumlayın; bu yorum, filmin gişe başarısının da işaret ettiği bir gerçeği gölgelemiyor: “Büyük Hazine” eğleneceğiniz, keyifli bir seyir deneyimi vaat eden, sürükleyici bir film.
Tapınak Şövalyeleri, Özgür Masonlar ve Diğerleri...
Senaryo yazım aşaması, hazinenin gizlendiği yeri, herkesin bildiği ya da bir şekilde aşina olduğu tarihsel belgeler, anıtlar ve sembollerden yararlanarak oluşturma fikri üzerinden ilerlemiş. 11. yüzyılda Haçlı Seferleri’ne katılmış seçkin şovalyeler tarafından kurulduğu öne sürülen, efsanevi zenginliğe sahip Tapınak Şovalyeleri ile ABD’nin Kurucu Ataları’nı ilişkilendiren sansasyonel iddiaları araştıran senaryo yazarları, ABD’nin kuruluş döneminde önde gelen kişilerin birtakım gizli cemaatlere üye olduğu bilgisine ulaşınca, filmin sürükleyiciliğini sağlayacak ipucu ağını nasıl oluşturacaklarına da karar vermişler. O dönemde, gizli cemmatlerin kendilerine özgü iletişim yöntemleri olduğudan, mektuplar görünmez mürekkep ile yazılıyor ve kırılması çok zor şifreler kullanılıyormuş. Güvenliği artırmak amacıyla hazinelerin kamufle edilmiş bölgelere gizlenmesi yoluna gidilirken binalara da gizli ve anlaşılması çok zor Masonik semboller işleniyormuş. Ayrıca o dönemde görev yapan Amerikan liderlerinin Özgür Masonlar gibi esrarengiz ayinlerin yapıldığı gizli cemaatlere üye olduğu da kulaktan kulağa yayılan ciddi bir söylentiymiş.
Film de, Amerikan tarihinin çok tartışmalı bu döneminden hem kanıtlanmış bilgileri, hem de söylentilerden yararlanıyor ve o günden bugüne Amerika kıtasındaki hazine avlarını ateşleyici işlev gören, Tapınak Şövalyeleri cemaatinin Özgür Masonlar cemaatine dönüştüğü iddiası üzerinden, tam bir yapboz hikâyesi kuruyor. Bu yapbozda, Benjamin Franklin ve George Washington gibi, ABD’nin bugününü belirleyen önemli figürlerin yer aldığı Amerika’nın Kurucu Ataları’nın aynı zamanda Özgür Masonlar olduğundan tutun, Amerikan doları üzerinde gizemli masonik sembollerin bulunduğuna dek pek çok ipucu var. Bu ipuçlarını birleştirip hazineye ulaşmak ise, altı kuşaktır hazine peşinde koştukları için saygın tarihçiler tarafından deli muamalesi yapılan Gates ailesinin son ferdi Benjamin Franklin Gates (Nicolas Cage) ile -bu tür filmlerin olmazsa olmaz karakteri- teknoloji dahisi dostu Riley (Justin Bartha) ve önceleri kendisine inanmasa da, zamanla yanında yer alacak olan tarih uzman Abigail Chase’e (Diane Kruger) düşüyor. Gates, Chase ve Riley, son ipucunun Bağımsızlık Bildirgesi’nin arkasında olduğunu keşfedene kadar hazine arayışında sponsorları olan, ancak bir anlaşmazlık sonucu yollarının ayrıldığı, kötü emelli zengin Ian Howe’a karşı mücade ediyorlar. Howe’la Gates arasında, hazine avı konusundaki çatışma, aksiyon filmlerinde sık sık tekrarlanan bir kalıp olan para kaynaklı bir güçle, akıl ve kültür kaynaklı bir gücün karşı karşıya gelmesini temsil ediyor. Hangisinin galip geldiğini tahmin edebilirsiniz...
‘Da Vinci’ bağlantısı
Film, tarihi ipuçlarından ibaret bir malzeme alanı olarak görüp, hikâyesini bu ipuçlarını ilişkilendirme mantığı üzerine inşa edince, ABD’de filmli ilgili ilk eleştirilerin ortak noktası filmle Dan Brown’un ülkemizde de çok satan romanı ‘Da Vinci Şifresi’ arasındaki benzerlik oldu. Gerçekten de sadece tarihi bir yapboz tahtası, bir ipucu madeni gibi ele alma anlayışıyla değil, merkezindeki maceracı Benjamin Franklin Gates ile romanın ana karakteri Robert Langdon arasındaki benzerliklerle de film fazlasıyla ‘Da Vinci Şifresi’ni andırıyor. Telif hakları konusunda, bize tuhaf gelecek kadar hassas olan ABD’de kimi eleştirmenler, ‘Da Vinci Şifresi’ne filmin jeneriğinde herhangi bir atıfta bulunmadıkları için, işi filme imza atan isimleri izleyiciyi aptal yerine koymakla suçlamaya kadar vardırdılar. ABD’de en çok okunan eleştirmenlerden olan Rober Ebert, ‘Da Vinci Şifresi’ni 2006’da beyazperdeye uyarlayacak olan Ron Howard’a filminde neler yapmaması gerektiğini görmek için bu filmi izleme tavsiyesinde bile bulundu. Ancak sonuçta tüm bu tepkiler, filmin ABD gişelerinde pek rastlanmayan bir şekilde, üç hafta üst üste zirvede kalmasına engel olmadı. Bu durumun bize gösterdiği şu: Filmin ‘Da Vinci Şifresi’yle olan bağına ister ‘çalma’, isterseniz de ‘esinlenme’ olarak yorumlayın; bu yorum, filmin gişe başarısının da işaret ettiği bir gerçeği gölgelemiyor: “Büyük Hazine” eğleneceğiniz, keyifli bir seyir deneyimi vaat eden, sürükleyici bir film.
Henüz kimse yorum yapmamış.
- Aramızda Casus Var: Tony Scott/Jason Bourne-vari
- Gomorra: Gerçek bir öykü...
- "Mustafa" filmi için kim ne dedi?
- Türk basınında "Üç Maymun"
- Eleştirmen gözüyle Altın Portakal filmleri
- Oyum "komediye!"
- Geçmişten günümüze ‘Kara Şövalye’
- Dünyanın Merkezine Yolculuk başladı!
- Narnia Günlükleri: Prens Caspian'ın Öyküsü
- James Bond Tarihi
- “Wanted” oyuncuları yakın planda!
- Sinemanın en "şık" film karakterleri
- Kevin Spacey güzellemesi!
- Sex and the City'nin güzel, akıllı ve cesur kızları
- Macera Adası: Kendi hikayenizin kahramanı olun...


Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)
Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

Organize İşler
Şimdi sizin kafanızda iki tane soru işareti var. Bir, dayak nedir ? İki, neden atılır ?
Şimdi sizin kafanızda iki tane soru işareti var. Bir, dayak nedir ? İki, neden atılır ?








Seanslar
Fragman

