30 Yıllık Acı
Tunca Arslan 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Uzakdoğu dövüş sanatları filmlerini ve spagetti western'lerini akla getirecek sahneleriyle, bir tür masal-gerçek havasında akıp giden "Acı" için Güney usulü "eastern" demek de mümkün.
Yılmaz Güney’in senaryo yazarı, oyuncu ve yönetmen olarak imza attığı “Acı”nın, 3. Adana Film Şenliği’nden yıllar sonra yine bir festivalde seyirciyle buluşacak olması oldukça sevindirici. Çünkü geniş Güney filmografisi içinde, özellikle genç kuşak sinemaseverler için, klasik deyimle “keşfedilmeyi” bekleyen, “bilinmesi” gereken filmlerden biri “Acı”. Yapımından bu yana 30 yıldan fazla geçmiş olması da, bu açıdan ideal bir süre sayılmalı. Güney’in “Umut”, “Arkadaş”, “Endişe”, Sürü”, “Yol”, “Düşman” gibi iyi bilinen, sinema tarihimizde derin izler bırakan çalışmalarından biri değil karşımızdaki. Öte yandan kısaca “vurdulu kırdılı, avantür” diye tanımlanan (ki bunların da tek tek, ilgiyle seyredilmesi gerekir) örnekler arasına dahil etmek de biraz zor. 15 yıl cezaevinde kaldıktan sonra kasabasına geri dönen; tek derdi, bir hiç uğruna öldürdüğü adamın yaşlı babası ve kız kardeşince bağışlanmak olan Çiçek Ali’nin öyküsü var karşımızda. Aynı zamanda da, oğlu Yasin’in katiliyle yüzleşmeye yanaşmayan zavallı Avanos Dayı’nın, yitirdiği ağabeyinin acısını taşıyan güzel Zeliha’nın, kötü Haceli Ağa’nın ve adamlarının öyküsüdür anlatılan. Bu öyküyü, değişimle, gergin bekleyişle, intikam duygusuyla, sömüren-sömürülen ilişkisiyle, sevgiyle, cellatın kurbanlaşmasıyla, ezilenlerin birbirlerini yememeleri gerektiği gerçeğiyle ve ilginç mi ilginç “atış talimleri”yle harmanlayan Yılmaz Güney, “Acı” da hem hiç sıkılmadan seyredilecek, tempolu bir serüven sunuyor, hem de “mesajlarını veriyor”. Toplam 14 günde çekilerek, Uzakdoğu dövüş sanatları filmlerini ve spagetti western’lerini akla getirecek sahneleriyle, bir tür masal-gerçek havasında akıp giden “Acı” için Güney usulü “eastern” demek de mümkün. Yılmaz Güney’in yanında Fatma Girik, Hayati Hamzaoğlu, Oktay Yavuz gibi oyuncularıyla, aradan geçen yıllara küf tutmadan, fazla tozlanmadan dayanmayı başarmış 1971 yapımı “Acı”nın Adana’da en iyi ikinci film seçildiğini (o yıl Adana’ya tam anlamıyla Yılmaz Güney damga vurmuş, neredeyse bütün ödülleri toplamış, en iyi film ödülü de yine Güney’in “Ağıt”ına gitmişti), Güney’e en iyi erkek, Girik’e en iyi kadın oyuncu ve Metin Bükey’e de en iyi müzik ödülleri getirdiğini belirtelim. Festival yönetimine bu seçimden dolayı teşekkür borçluyuz...
Henüz kimse yorum yapmamış.
TV'de bugün
Philadelphia (01 Aralık 2008 Cnbc-e, 22:00)

Tom Hanks’e En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar ödülü getiren "Philadelphia", bir dönemin AIDS hastalığına hukuki ve toplumsal bakışını gözler önüne seriyor. Bu akşam saat 22:00'de Cnbc-e'de yayınlanacak olan "Philadelphia" yı kaçırmayın!

Replik
Dövüş Klübü
Tyler Durden: Sahip olduğun şeyler bir gün sana sahip olmaya başlarlar.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com