Kim bu "Muhteşem Kahramanlar"?

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
"Muhteşem Kahramanlar", ilk bakışta, 19. yüzyıl fantastik romanlarından fırlamış karakterleri bir araya toplayan öyküsüyle dikkat çekse de, ne fantastik edebiyat ne de fantastik film meraklılarını memnun etmeyi başaramadı. Yine de filmin öyküsüne bir şekilde dahil olan karakterleri kısaca tanımakta fayda var…
Bu hafta vizyona giren “Muhteşem Kahramanlar”ı, kabaca, ‘endüstri çağının zirvesinin yaşandığı dönemlerde icatları ile dünyayı tehdit eden merhametsiz bir araştırmacı ile majesteleri kraliçeye hizmet için bir araya gelmiş olağanüstü kahramanlardan oluşan bir takım arasındaki cetin mücadele olarak özetlemek mümkün. Bu takımın Allan Quatermain’nin (Sean Connery) liderliğinde Kaptan Nemo (Naseeruddin Shah), Dracula Mina Harker (Peta Wilson), görünmez adam Rodney Skinner (Tony Curran), Amerikan gizli servis ajanı Sawyer (Shane West), Dorian Gray (Stuart Townsend) ve Dr. Jekyll/Mr. Hyde (Jason Flemyng) gibi farklı anlatılarda sıkça karşımıza çıkmış kahramanlardan müteşekkil olması ilk anda, özellikle fantastic sinema tutkunlarını heyecanlandırsa da, filmin kullandığı bunca kahramanın ününü ve de mirasını yeterince iyi değerlendiremediği de bir gerçek. Bunuun en büyük nedeni de tüm bu kahramanların kötü kurgulanmış bir öykü içinde öylesine atılmış gibi durmaları. İyisi mi Alan Moore ve Kevin O’ Neill'ın çizgi romanından beyaz perdeye aktarılan “Muhteşem Kahramanlar”ın, üzerinde fazla açılım yapmaya imkan vermeyen öyküsünü bir kenara bırakıp, filmin karakterlerini sizlere tanıtalım:
ALLAN QUATERMAIN (Sean Connery): Korkusuz bir avcı, maceraperest ve savaşçı. Hayal edilebilecek tüm düşmanlarla savaşabilir, birliğe derin tecrübesini ve bilgilerini katmaktadır. Görünüşte ne kadar imkansız da olsa, Afrika safari tüfeği tıpkı Quatermain'in kendisi gibi ilginç ve oldukça tehlikeli silahıdır. Zamanın en büyük silahlarından biri olduğu gibi uzun mesafe vuruşları için yapılmış, 400 metreden hedefini düşürecek güçte barut kullanarabilecek kadar güçlü bir silahtır. Quatermain, Afrika'nın balta girmemiş ormanlarında birçok tehlikeli maceraya atılmış fakat her defasında hikâyesini anlatmak için geri dönmüştür. Önsezileri ona bu vahşi doğanın bir parçasıymışçasına yaşama gücü sağlamıştır. Quatermain'in hata yaptığı ya da en garip ve vahşi mekânlarda kaybolduğu görülmemiştir. Korkusuz Quatermain, Birliğin ihtiyacı olan çelik gibi sinirlere sahip, yüksek önsezili liderdir. Birlik savaşacağı düşmana karşı onun tüm yeteneklerine ihtiyaç duyacaktır.
KAPTAN NEMO (Naseeruddin Shah):
Bilimadamı, mühendis, mucit, özgürlük savaşçısı ve korsan Kaptan Nemo dünyayı birçok kez dolaşmış, altını ve üstünü görmüştür. Nemo'nun kariyeri çok küçük yaşında dünya çapında bir maceracı olarak başlar. Gemi inşa eden babasının yanından büyük denizlerdeki gizemi öğrenebilmek amacıyla ayrılır. Tüm gözlerden gizlenmiş dünyanın harikalarını keşfeder. İnsanların hayallerinde bile göremeyecekleri varlıklarla savaşır ve kendini bu gizemli dünyada yaşamaya adar. Nemo dünyanın görüp görebileceği en büyük araç olan Okyanusun Kılıcı Nautilus'u inşa etmiştir. Bu muhteşem sualtı aracı oldukça hızlı, zarif ve ölümcül bir kılıcı andırmaktadır. Kaptan Nemo'nun savaştığı, savaşın ta kendisidir. Yıllardır İngiliz sömürgesi olarak yaşayan halkının bir an önce bu baskıdan kurtulması için İngiliz gemilerine saldıralar düzenlemektedir. Amacı ülkesi Hindistan'ı terketmelerini sağlamaktır. Diğer yandan çok özel silahlar ve icatlar kullanırken küçük de bir ordu edinmiştir. Nemo birliğin teknolojik beynidir. Kaptan ve adamları verilen görev karşılığında Hindistan'ın özgürlüğüne kavuşması umuduyla yıllar boyunca dünya üzerindeki tüm denizlerde öğrendikleri en öldürücü savaş tekniklerini bir kereye mahsus Kraliçe için kullanmaya karar vermişlerdir.
MINA HARKER (Peta Wilson): Birliğin tek kadın üyesi olan Mina Harker Fantom için zincirin en kırılgan halkasıdır. Fakat bu, aslında yanlış bir kanıdır. Kadınların seslerinin duyulmadığı ve görülmedikleri, korunmaya muhtaç oldukları bir dönemde Harker hem bir savaşçı hem de göz önünde bir kadındır. Mina Londra'nın sisli sokaklarında hayatta kalmayı başarabilen ilginç bir kadındır. Yaşadığı vahşetin ardından karanlığa gömülürken, güçlü ve korku salıcı bir yaratık olarak geri dönmüştür. Mina, eski soyadıyla Murray, gelecek vaad eden bir bankacı ile evlenen genç bir öğretmendir. Eşi Jonathan Harker, Transilvanya'ya yaptığı iş gezisinde Kont Dracula'nın İngiltere hesaplarını kontrol edecektir. Dracula'nın İngiltere'ye gelmesinden kısa bir süre sonra geceleri sokaklarda korkunç cinayetler ve bir terör esmeye başlamıştır. Akıllı ve cesur Mina en az kendisi kadar korkusuz bir bilimadamı olan Doktor Van Helsing ile vampiri yok etme planlarını yaparken ne yazık ki vampir tarafından ısırılır
Vampirlerin Kralı Dracula'nın vahşi kanı artık Mina Harker'ın damarlarında dolaşmaktadır. Mina bu saltanatın getirdiği paranormal güç ve biyolojik silahların hepsine sahiptir.
RODNEY SKINNER (Tony Curran): Centilmen bir hırsız olan Rodney Kinner, görünmez adam, bu özelliğini bir altın madeninde hırsızlık yaparken bulaştığı garip toz sayesinde elde etmiştir. O birliğe katılmayı tamamen bencil sebeplerle kabul etmiştir. Eğer iyi çocuk olup diğerlerine yardım ederse kendisine görünmezliğini ortadan kaldırabilecek bir panzehir verilecektir. Skinner’ın görünmezliği, birliğin düşmanı Fantom'a olduğu kadar birliğin kendisine de zararlı ve çözülmesi gereken bir problemdir. “Skinner'ın iyi adam mı kötü adam mı olduğu oldukça zor karak verilecek bir konuydu ,” diyor karakteri canlandıran aktör Tony Curran. “Fakat onun varlığı herkes için bir tedirginlik vesilesiydi.”
DORIAN GRAY (Stuart Townsend): Ölümsüz. Baştan çıkarıcı. Tehlikeli. Dorian Gray bir dilekte bulunmuştu: Asla yaşlanmamak ve asla ölmemek. Aristokrat bir kan taşıyan Gray, en güzel çağında bir portresini yaptırmıştı. Yılların nasıl geçtiğini anlayabilmek için ise portresinin onun yerine yaşlanmasını istemişti. Karanlık güçler tarafından kabul edilen bu dilek gerçeğe dönüştü. Karanlık mahzenlerine kapattığı resmi her geçen gün yaşlanıp her günahında daha korkunç bir hal alırken o hep genç ve güzel çağını yaşıyordu. Gray öldürülemezdi. Öldürülemeyen , hiç bir fiziksel zarar görmeyen bu adam tam bir ölüm makinesidir. Hiç şüphesiz ki Birliğin en tehlikeli üyesi odur.
AJAN SAWYER (Shane West): Mississippi Nehri’nde yıllarca çalışıp bilinmez cinayetleri, en zor polisiye olayları çözen Sawyer, gerçek bir maceraperesttir. Kısaca tehlikeyi, riskleri ve bilinmezin peşinde koşmayı sevmektedir. Amerikan hükümeti tarafından yakalanıp uluslararası bir ajan olması teklif edilince tabii ki bu teklifi geri çevirmemiş
Amerika'nın yeni kurulmakta olan gizli servisinin bir üyesi olarak Sawyer, tüm dünya üzerindeki garip ve çözülmesi gereken problemlerle ilgilenmekle görevlidir. Birliğe dahil oluşu ise Fantom'un saldırısı sırasında birlik üyeleri ile bir araya geldiğinde olur. Fakat birliğin diğer üyelerinin sahip olduğu gibi özel yetenekleri yoktur. Yalnız aksiyona olan tutkusu ve heyecan bağımlılığı belki de birliğin ihtiyacı olan taze kanın ta kendisidir.
DR. JEKYLL (Jason Flemyng): Dr. Henry Jekyll, Çelimsiz vücudunun altında durdurulamaz, kontrolsüz ve hayvani bir yaratık taşımaktadır. İsmi Mr. Hyde’dır. Londra'lı bir kimyager olan doktor, uzun yıllar süren kariyeri boyunca insanoğlunun içindeki iki ayrı kişiliği ortaya çıkaracak bir iksir bulmaya çalışmıştır. İnsanın içindeki iyi ve kötüyü ayırt edeceğine inandığı iksiri bulduğunda ilk olarak kendi üzerinde dener. Teorisi ne yazık ki gerçektir ve iksir işe yaramaktadır. Jekyll kendisini garip ve vahşi bir yaratığa dönüştüren ve geceleri Londra sokaklarında terör estiren Mr. Hyde'a dönüştürür. Serum iyiyi kötüye kötüyü ise iyiye çevirebilmekte; fakat Dr. Jekyll'ın Mr. Hyde'ı yok etmesine imkân vermemektedir. Jekyll, kendisini Hyde'ın kölesi haline getirmiştir. Birlik bu iki kişiliğin de özel güçlerinden ve bilgisinden faydalanacaktır.
ALLAN QUATERMAIN (Sean Connery): Korkusuz bir avcı, maceraperest ve savaşçı. Hayal edilebilecek tüm düşmanlarla savaşabilir, birliğe derin tecrübesini ve bilgilerini katmaktadır. Görünüşte ne kadar imkansız da olsa, Afrika safari tüfeği tıpkı Quatermain'in kendisi gibi ilginç ve oldukça tehlikeli silahıdır. Zamanın en büyük silahlarından biri olduğu gibi uzun mesafe vuruşları için yapılmış, 400 metreden hedefini düşürecek güçte barut kullanarabilecek kadar güçlü bir silahtır. Quatermain, Afrika'nın balta girmemiş ormanlarında birçok tehlikeli maceraya atılmış fakat her defasında hikâyesini anlatmak için geri dönmüştür. Önsezileri ona bu vahşi doğanın bir parçasıymışçasına yaşama gücü sağlamıştır. Quatermain'in hata yaptığı ya da en garip ve vahşi mekânlarda kaybolduğu görülmemiştir. Korkusuz Quatermain, Birliğin ihtiyacı olan çelik gibi sinirlere sahip, yüksek önsezili liderdir. Birlik savaşacağı düşmana karşı onun tüm yeteneklerine ihtiyaç duyacaktır.
KAPTAN NEMO (Naseeruddin Shah):
Bilimadamı, mühendis, mucit, özgürlük savaşçısı ve korsan Kaptan Nemo dünyayı birçok kez dolaşmış, altını ve üstünü görmüştür. Nemo'nun kariyeri çok küçük yaşında dünya çapında bir maceracı olarak başlar. Gemi inşa eden babasının yanından büyük denizlerdeki gizemi öğrenebilmek amacıyla ayrılır. Tüm gözlerden gizlenmiş dünyanın harikalarını keşfeder. İnsanların hayallerinde bile göremeyecekleri varlıklarla savaşır ve kendini bu gizemli dünyada yaşamaya adar. Nemo dünyanın görüp görebileceği en büyük araç olan Okyanusun Kılıcı Nautilus'u inşa etmiştir. Bu muhteşem sualtı aracı oldukça hızlı, zarif ve ölümcül bir kılıcı andırmaktadır. Kaptan Nemo'nun savaştığı, savaşın ta kendisidir. Yıllardır İngiliz sömürgesi olarak yaşayan halkının bir an önce bu baskıdan kurtulması için İngiliz gemilerine saldıralar düzenlemektedir. Amacı ülkesi Hindistan'ı terketmelerini sağlamaktır. Diğer yandan çok özel silahlar ve icatlar kullanırken küçük de bir ordu edinmiştir. Nemo birliğin teknolojik beynidir. Kaptan ve adamları verilen görev karşılığında Hindistan'ın özgürlüğüne kavuşması umuduyla yıllar boyunca dünya üzerindeki tüm denizlerde öğrendikleri en öldürücü savaş tekniklerini bir kereye mahsus Kraliçe için kullanmaya karar vermişlerdir.
MINA HARKER (Peta Wilson): Birliğin tek kadın üyesi olan Mina Harker Fantom için zincirin en kırılgan halkasıdır. Fakat bu, aslında yanlış bir kanıdır. Kadınların seslerinin duyulmadığı ve görülmedikleri, korunmaya muhtaç oldukları bir dönemde Harker hem bir savaşçı hem de göz önünde bir kadındır. Mina Londra'nın sisli sokaklarında hayatta kalmayı başarabilen ilginç bir kadındır. Yaşadığı vahşetin ardından karanlığa gömülürken, güçlü ve korku salıcı bir yaratık olarak geri dönmüştür. Mina, eski soyadıyla Murray, gelecek vaad eden bir bankacı ile evlenen genç bir öğretmendir. Eşi Jonathan Harker, Transilvanya'ya yaptığı iş gezisinde Kont Dracula'nın İngiltere hesaplarını kontrol edecektir. Dracula'nın İngiltere'ye gelmesinden kısa bir süre sonra geceleri sokaklarda korkunç cinayetler ve bir terör esmeye başlamıştır. Akıllı ve cesur Mina en az kendisi kadar korkusuz bir bilimadamı olan Doktor Van Helsing ile vampiri yok etme planlarını yaparken ne yazık ki vampir tarafından ısırılır
Vampirlerin Kralı Dracula'nın vahşi kanı artık Mina Harker'ın damarlarında dolaşmaktadır. Mina bu saltanatın getirdiği paranormal güç ve biyolojik silahların hepsine sahiptir.
RODNEY SKINNER (Tony Curran): Centilmen bir hırsız olan Rodney Kinner, görünmez adam, bu özelliğini bir altın madeninde hırsızlık yaparken bulaştığı garip toz sayesinde elde etmiştir. O birliğe katılmayı tamamen bencil sebeplerle kabul etmiştir. Eğer iyi çocuk olup diğerlerine yardım ederse kendisine görünmezliğini ortadan kaldırabilecek bir panzehir verilecektir. Skinner’ın görünmezliği, birliğin düşmanı Fantom'a olduğu kadar birliğin kendisine de zararlı ve çözülmesi gereken bir problemdir. “Skinner'ın iyi adam mı kötü adam mı olduğu oldukça zor karak verilecek bir konuydu ,” diyor karakteri canlandıran aktör Tony Curran. “Fakat onun varlığı herkes için bir tedirginlik vesilesiydi.”
DORIAN GRAY (Stuart Townsend): Ölümsüz. Baştan çıkarıcı. Tehlikeli. Dorian Gray bir dilekte bulunmuştu: Asla yaşlanmamak ve asla ölmemek. Aristokrat bir kan taşıyan Gray, en güzel çağında bir portresini yaptırmıştı. Yılların nasıl geçtiğini anlayabilmek için ise portresinin onun yerine yaşlanmasını istemişti. Karanlık güçler tarafından kabul edilen bu dilek gerçeğe dönüştü. Karanlık mahzenlerine kapattığı resmi her geçen gün yaşlanıp her günahında daha korkunç bir hal alırken o hep genç ve güzel çağını yaşıyordu. Gray öldürülemezdi. Öldürülemeyen , hiç bir fiziksel zarar görmeyen bu adam tam bir ölüm makinesidir. Hiç şüphesiz ki Birliğin en tehlikeli üyesi odur.
AJAN SAWYER (Shane West): Mississippi Nehri’nde yıllarca çalışıp bilinmez cinayetleri, en zor polisiye olayları çözen Sawyer, gerçek bir maceraperesttir. Kısaca tehlikeyi, riskleri ve bilinmezin peşinde koşmayı sevmektedir. Amerikan hükümeti tarafından yakalanıp uluslararası bir ajan olması teklif edilince tabii ki bu teklifi geri çevirmemiş
Amerika'nın yeni kurulmakta olan gizli servisinin bir üyesi olarak Sawyer, tüm dünya üzerindeki garip ve çözülmesi gereken problemlerle ilgilenmekle görevlidir. Birliğe dahil oluşu ise Fantom'un saldırısı sırasında birlik üyeleri ile bir araya geldiğinde olur. Fakat birliğin diğer üyelerinin sahip olduğu gibi özel yetenekleri yoktur. Yalnız aksiyona olan tutkusu ve heyecan bağımlılığı belki de birliğin ihtiyacı olan taze kanın ta kendisidir.
DR. JEKYLL (Jason Flemyng): Dr. Henry Jekyll, Çelimsiz vücudunun altında durdurulamaz, kontrolsüz ve hayvani bir yaratık taşımaktadır. İsmi Mr. Hyde’dır. Londra'lı bir kimyager olan doktor, uzun yıllar süren kariyeri boyunca insanoğlunun içindeki iki ayrı kişiliği ortaya çıkaracak bir iksir bulmaya çalışmıştır. İnsanın içindeki iyi ve kötüyü ayırt edeceğine inandığı iksiri bulduğunda ilk olarak kendi üzerinde dener. Teorisi ne yazık ki gerçektir ve iksir işe yaramaktadır. Jekyll kendisini garip ve vahşi bir yaratığa dönüştüren ve geceleri Londra sokaklarında terör estiren Mr. Hyde'a dönüştürür. Serum iyiyi kötüye kötüyü ise iyiye çevirebilmekte; fakat Dr. Jekyll'ın Mr. Hyde'ı yok etmesine imkân vermemektedir. Jekyll, kendisini Hyde'ın kölesi haline getirmiştir. Birlik bu iki kişiliğin de özel güçlerinden ve bilgisinden faydalanacaktır.Henüz kimse yorum yapmamış.
- Aramızda Casus Var: Tony Scott/Jason Bourne-vari
- Gomorra: Gerçek bir öykü...
- "Mustafa" filmi için kim ne dedi?
- Türk basınında "Üç Maymun"
- Eleştirmen gözüyle Altın Portakal filmleri
- Oyum "komediye!"
- Geçmişten günümüze ‘Kara Şövalye’
- Dünyanın Merkezine Yolculuk başladı!
- Narnia Günlükleri: Prens Caspian'ın Öyküsü
- James Bond Tarihi
- “Wanted” oyuncuları yakın planda!
- Sinemanın en "şık" film karakterleri
- Kevin Spacey güzellemesi!
- Sex and the City'nin güzel, akıllı ve cesur kızları
- Macera Adası: Kendi hikayenizin kahramanı olun...


Aşkın Önemi (3 Aralık 2008 20:45 Kanal Türk)
Başrolleri Reese Witherspoon, Colin Firth ve Rupert Everett'in paylaştıkları Oscar Wilde’ın en başarılı tiyatro oyunlarından biri olarak kabul edilen ‘The Importance of Being Earnest’in sinema uyarlaması olan 2002 yapımı bir Oliver Parker filmi.
Başrolleri Reese Witherspoon, Colin Firth ve Rupert Everett'in paylaştıkları Oscar Wilde’ın en başarılı tiyatro oyunlarından biri olarak kabul edilen ‘The Importance of Being Earnest’in sinema uyarlaması olan 2002 yapımı bir Oliver Parker filmi.









Seanslar
Fragman

