"Asmalı Konak"
Ölümsüz aşk New Yok sokaklarında...
Ölümsüz aşk New Yok sokaklarında...

Sinema.com 16 Ekim 2003, Perşembe 00:00
Türkiye, uzun zamandır bir filmi bu kadar ilgi, merak ve de hasretle beklememişti. Sır gibi saklanan, gözlerden uzakta gerçekleştirilen çekimler, minimum tanıtım ve alttan alta her şeyin çok görkemli olduğuna dair ortak bir kanı yaratılması sonucu, zaten diziden soru işaretleriyle ayrılan izleyici, Bahar ve Seymen'in akıbetinin ne olacağını merak ederek yastığa başını koymaya başlamıştı. Sonunda beklenen an geldi. "Asmalı Konak" vizyonda…
Ve Türkiye’de, hatırı sayılır bir zümre oluşturan “Asmalı Konak”çıların bekleyişleri bu hafta nihayet sonlanıyor. “Asmalı Konak (The Movie)” tam 400 kopyayla, Türkiye’nin dört bir yanında vizyona giriyor. Dizinin sıkı takipçilerinin, Bahar’ın iyileşip iyileşemeyeceği, Seymen’le New York’ta başlarından neler geçeceği ve de en önemlisi filmin sonuyla ilgili hiçbir şey duymadan sinema koltuğuna oturabilmek için şimdiden gişelere hücum ettiğini göz önünde tutarak, bu meraka saygı duyduk ve bu dosyayı filmin öyküsüne dair hemen hiçbir şey söylemeden, daha çok prodüksiyon notlarına odaklanarak oluşturmaya çalıştık. Bildiğiniz gibi, dizinin hikâyesini Bahar’ın kanser tedavisi için Amerika’ya gittiği noktada bırakmıştık. Film, dizinin bıraktığı bu noktadan ilerlese de Abdullah Oğuz “beş on sene sonra Asmalı Konak’ı izleyen biri, diziyi hiç seyretmemiş olsa da filmden zevk almalı” şeklinde bir düşünceye sahip olduğundan, 54 bölümde gelişen hikâyeyi bir şekilde bu filme de yedirmek, diziyi izlemeyenlere de bir arka plan sağlamak istemiş. Bu yapmanın, sinemasal anlatım içinde çok çeşitli yolları var tabii ki [Örneğin, benzer bir bariyerle “Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği”nde (“The Lord of The Rings: Fellowship of the Ring”) karşılaşan Peter Jackson, filmi önceleyen Hobbit hikâyesini girişte kısa bir bölüm ayırarak özetlemeyi seçmişti.] Bu çeşitli yollar içinde Oğuz’un tercihi, filmin anlatımını ‘flashcback’ler (geriye/geçmişe yürümeler) üzerine kurduğunu söyleyebiliriz. Bunun ne kadar verimli bir sonuç ortaya çıkardığını, diziyle yatıp kalkan izleyicilere ne kadar cazip geleceğini zamanla göreceğiz.
Filmin, çekim sürecinde basında da sık sık gündeme geldiği üzere, bütçesi ve de yapım koşullarıyla öne çıktığını rahatlıkla söyleyebiliriz. 65 gün süren prodüksiyonun bir buçuk ayı New York’da gerçekleştirilen “Asmalı Konak”ın, 67 kişilik oyuncu kadrosunun da 28’i Hollywood’da çalışan profesyonel aktör ve aktrislerden oluşmuş. Sadece New York şehrinde 71 ayrı mekânda gerçekleştirilen çekimlerin ön hazırlık aşamasının dahi iki ay sürdüğü belirtiliyor. Bu mekânların içinde ‘Times Square’; ‘China Town’; Sean Penn ve Johnny Depp’in sahibi olduğu ünlü ‘Man Ray Restaurant’; “Sex and The City” dizisi ve “Spider-Man” filmi için de kullanılan ‘Sky Loft’, ‘Central Park’; “Sopranos” dizisinin tüm hastane sahnelerinin çekildiği ‘Elizabeth Hospital’-New Jersey; ‘Atlantic Beach’ gibi mekânlar kullanılmış. Film yalnızca mekânları ve oyuncu kadrosuyla değil, görüntüleriyle de Amerika’yla ilişkili. Şöyle ki Oğuz, Amerikan filmlerinden alışık olduğumuz görsel kaliteyi yakalamak için, otuzun üzerinden Hollywood filminde çalışmış bir görüntü yönetmeni olan Ken Kelsch’le çalışmayı tercih etmiş. Dizinin ulaştığı kitleyi hayal kırıklığına uğratmak istemediklerinin sık sık altını çizen Abdullah Oğuz, filmin çekimlerden önce teknik altyapısının sağlanması için 180 kişilik bir ekibin görev yaptığını belirtiyor. Gerçekten de “Asmalı Konak” filminin yapım aşamasında, Türkiye’de bütçe kısıtlamaları nedeniyle pek rastlamadığımız detaylı bir çalışma ortaya konmuş. Örneğin, Nurgül Yeşilçay ve Özcan Deniz’in yağmur altında gerçekleştirdikleri tango sahnesi için iki ay dans dersi aldıkları belirtiliyor. Ayrıca bu sahnenin çekimleri esnasında suni yağmur olarak oyuncular üstlerine tam 7 ton su dökülmüş. Tabii bunların para musluklarının sonuna kadar açılmış olmasıyla birebir ilgisi var. Şu küçük örnek, filmde bütçe konusunda Türkiye’de görmeye alışık olmadığımız denli geniş davranıldığını gösteriyor: New York’ta evsiz kaldığı sahneler için tam sekiz kilo veren Özcan Deniz’e bu sahnelerde kullanılmak üzere dört ayrı boyda toplam 15 bin dolara mal olan sakallar yapılmış. Tabii ki ekip, her şeyi parayla halletme gibi tehlikeli bir yola girmekten de kaçınmaya çalışmış. Örneğin, Nurgül Yeşilçay için Hollywood’un ünlü makyözü Bob Kelly tarafından dört kez kel maskı yapılmasına karşın, Abdullah Oğuz ve Nurgül Yeşilçay, karakterin fiziksel görünümünün daha gerçekçi olmasını istedikleri için saçlarını kazıtmaya karar vermişler. Montaj aşamasına da çok önem veren Oğuz, filmin montajını bitirebilmek için çok ufak bir ekiple birlikte dünyadan kendini soyutlamayı tercih etmiş. Ekip tüm post-prodüksiyon malzemeleriyle birlikte kendilerini Marmaris açıklarında bir tekneye kapatmış. Ses ve görüntü anlamında, dünya çapında bir standardı yakalaması istenen “Asmalı Konak”ın laboratuar ve ses stüdyosu çalışmaları Almanya’daki ünlü Geyerwerke Laboratuarı’nda tamamlanmış. Filmin müziklerinde dünya müzik piyasasında tanınan Türk isimler ağırlıklı olarak yer alıyor: Tolga Kılıç, Cem Erman, Murat Hasarı, ve Mercan Dede ilk bakışta göze çarpan isimler. Film müziklerinde de, dizinin son bölümündeki gibi bir sürpriz bekliyor izleyicileri: Özcan Deniz, filmin içinde, Sezen Aksu’nun “Belalım” şarkısını seslendiriyor. Bu hafta ülkemiz sinemalarında vizyona girmesiyle üzerindeki merak halesi kalkacak olan “Asmalı Konak”ın, Türkiye’nin ardından başta Almanya olmak üzere, Hollanda, Avusturya, Avustralya ve Belçika gibi birçok ülkede de gösterime girmesi planlanıyor.
Filmin, çekim sürecinde basında da sık sık gündeme geldiği üzere, bütçesi ve de yapım koşullarıyla öne çıktığını rahatlıkla söyleyebiliriz. 65 gün süren prodüksiyonun bir buçuk ayı New York’da gerçekleştirilen “Asmalı Konak”ın, 67 kişilik oyuncu kadrosunun da 28’i Hollywood’da çalışan profesyonel aktör ve aktrislerden oluşmuş. Sadece New York şehrinde 71 ayrı mekânda gerçekleştirilen çekimlerin ön hazırlık aşamasının dahi iki ay sürdüğü belirtiliyor. Bu mekânların içinde ‘Times Square’; ‘China Town’; Sean Penn ve Johnny Depp’in sahibi olduğu ünlü ‘Man Ray Restaurant’; “Sex and The City” dizisi ve “Spider-Man” filmi için de kullanılan ‘Sky Loft’, ‘Central Park’; “Sopranos” dizisinin tüm hastane sahnelerinin çekildiği ‘Elizabeth Hospital’-New Jersey; ‘Atlantic Beach’ gibi mekânlar kullanılmış. Film yalnızca mekânları ve oyuncu kadrosuyla değil, görüntüleriyle de Amerika’yla ilişkili. Şöyle ki Oğuz, Amerikan filmlerinden alışık olduğumuz görsel kaliteyi yakalamak için, otuzun üzerinden Hollywood filminde çalışmış bir görüntü yönetmeni olan Ken Kelsch’le çalışmayı tercih etmiş. Dizinin ulaştığı kitleyi hayal kırıklığına uğratmak istemediklerinin sık sık altını çizen Abdullah Oğuz, filmin çekimlerden önce teknik altyapısının sağlanması için 180 kişilik bir ekibin görev yaptığını belirtiyor. Gerçekten de “Asmalı Konak” filminin yapım aşamasında, Türkiye’de bütçe kısıtlamaları nedeniyle pek rastlamadığımız detaylı bir çalışma ortaya konmuş. Örneğin, Nurgül Yeşilçay ve Özcan Deniz’in yağmur altında gerçekleştirdikleri tango sahnesi için iki ay dans dersi aldıkları belirtiliyor. Ayrıca bu sahnenin çekimleri esnasında suni yağmur olarak oyuncular üstlerine tam 7 ton su dökülmüş. Tabii bunların para musluklarının sonuna kadar açılmış olmasıyla birebir ilgisi var. Şu küçük örnek, filmde bütçe konusunda Türkiye’de görmeye alışık olmadığımız denli geniş davranıldığını gösteriyor: New York’ta evsiz kaldığı sahneler için tam sekiz kilo veren Özcan Deniz’e bu sahnelerde kullanılmak üzere dört ayrı boyda toplam 15 bin dolara mal olan sakallar yapılmış. Tabii ki ekip, her şeyi parayla halletme gibi tehlikeli bir yola girmekten de kaçınmaya çalışmış. Örneğin, Nurgül Yeşilçay için Hollywood’un ünlü makyözü Bob Kelly tarafından dört kez kel maskı yapılmasına karşın, Abdullah Oğuz ve Nurgül Yeşilçay, karakterin fiziksel görünümünün daha gerçekçi olmasını istedikleri için saçlarını kazıtmaya karar vermişler. Montaj aşamasına da çok önem veren Oğuz, filmin montajını bitirebilmek için çok ufak bir ekiple birlikte dünyadan kendini soyutlamayı tercih etmiş. Ekip tüm post-prodüksiyon malzemeleriyle birlikte kendilerini Marmaris açıklarında bir tekneye kapatmış. Ses ve görüntü anlamında, dünya çapında bir standardı yakalaması istenen “Asmalı Konak”ın laboratuar ve ses stüdyosu çalışmaları Almanya’daki ünlü Geyerwerke Laboratuarı’nda tamamlanmış. Filmin müziklerinde dünya müzik piyasasında tanınan Türk isimler ağırlıklı olarak yer alıyor: Tolga Kılıç, Cem Erman, Murat Hasarı, ve Mercan Dede ilk bakışta göze çarpan isimler. Film müziklerinde de, dizinin son bölümündeki gibi bir sürpriz bekliyor izleyicileri: Özcan Deniz, filmin içinde, Sezen Aksu’nun “Belalım” şarkısını seslendiriyor. Bu hafta ülkemiz sinemalarında vizyona girmesiyle üzerindeki merak halesi kalkacak olan “Asmalı Konak”ın, Türkiye’nin ardından başta Almanya olmak üzere, Hollanda, Avusturya, Avustralya ve Belçika gibi birçok ülkede de gösterime girmesi planlanıyor. Toplam 2 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
- Alis Harikalar Diyarı’nın KARAKTERLERİNİ tanıyalım
- Alis Harikalar Diyarı hakkında ‘Eğlenceli Bilgiler’
- RAKAMLARLA TÜRK SİNEMASI 2009
- “Yukarı Bak” (Up) Filmi Hakkında Eğlenceli Bilgiler
- Altın Portakal'da büyük yarış!
- Tarantino yeni filmi “Soysuzlar Çetesi”ni anlattı
- 16. Altın Koza Film Festivali
- Efsane uzay gemisi sonunda geri döndü!
- Deli Deli Olma: Tarık Akan ve Şerif Sezer'le yeniden!
- Kıymık: Korkacaksınız!
- Sırlar perdesi aralanıyor...
- Sahtekarlar
- Güneşi Gördüm!
- Gözetleyicileri kim gözetleyecek?
- Zamansız, Mekansız ve "GÖLGESİZLER"



Vicdan (19 Mart 2010 23:15 Kanal D)
Nurgül Yeşilçay, Murat Han, Tülin Özen, Nazan Kesal ve Rıza Sönmez'in rol aldığı "Vicdan" adlı film Tv'de ilk kez bu akşam 23:15'te Kanal D ekranlarında.
Nurgül Yeşilçay, Murat Han, Tülin Özen, Nazan Kesal ve Rıza Sönmez'in rol aldığı "Vicdan" adlı film Tv'de ilk kez bu akşam 23:15'te Kanal D ekranlarında.








Seanslar
Fragman
