Uzak'ın Cannes dönüşü

Esin Küçüktepepınar 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Olimpiyatlardan sonra basında yer alan en önemli uluslararası etkinlik olarak anılan Cannes Film Festivali'nde iki önemli ödül kazandıktan sonra Türkiye'ye dönen Nuri Bilge Ceylan'ı havalanında bekleyen dev bir kafile filan yoktu.
Grad Prix yani Büyük Ödül yani Altın Palmiye'den sonra gelen ikincilik ödülü. İşte Uzak bildiğiniz gibi böyle bir başarıya imza attı. Ayrıca 56 yıllık Cannes Film Festivali tarihinde ilk kez Türk oyuncular ödül aldı; malesef artık aramızda olmayan Mehmet Emin Toprak ile Muzaffer Özdemir.
Eurovision başarısını küçüksemek hiç aklımdan geçmez lakin kapalı devre mutluluklarımıza büyük bir örnek olan bu düğün dernek kutlamaların ve ilginin birazı da Uzak için gerçekleşmeliydi. Sadece Avrupa'nın değil, dünyanın en önemli festivallerinden birisi olan Cannes'ın getirdiği prestij takdir edilebilseydi. Nuri Bilge Ceylan tek başına, kimseden yardım filan almadan çekti filmini ve sonra da Cannes'a gitti. Filmin Altın Palmiye yarışı için seçilmesi zaten kendi başına bir başarıydı ama Ceylan festival boyunca orada kalabilmek ve ekibini etrafına toplamak için bir apartman dairesi tuttu ve de tüm festival boyunca filminin tanıtımı için çabaladı. Bir yönetmen için kuşkusuz çok zor olan böyle bir şeyi yapmak zaten yeterince zordu ama onun hedefi 'zengin' olmak değil bir sonraki filmi için para bulabilmekti. Kısaca; Nuri Bilge Ceylan tek tabanca oralarda mücadele etti ve başardı. Bu ödülü almasaydı da zaten filmin çok beğenilmesi ve tüm eleştirmenlerin aynı fikirde birleşerek Uzak'ı göklere çkarması yeterliydi aslında. Festivalin ilk günlerinden itibaren Uzak batılar ve dünyaya yakınlaşmayı başarmıştı.
Kısaca ve hep tekrarla; 21 yıl sonra Cannes'dan önemli iki ödülle döndük. Keşke böylesine önemli bir sinema olayı ve tanıtımı kendi ülkesinde de değer bulsaydı diye iç geçirmek nafile.
Cannes dönüşü vizyonun oldumkça kalabalık olması da şaşırtıcı geldi. Takeshi Kitano'nun Bebekler'i, Patrice Leconte'un Zevkler Sokağı ve François Ozon'un Kumun Altında gibi 'auter' sinemasının örnekleri sınırlı sayıda kopya ile olsa da vizyona giriyor ve dev Hollywood eğlenceliklerine alternatif yaratıyorlar. Ayrıca benim uzun süredir beklediğim Sessiz Amerikalı'yı da unutmamak gerek!
İyi seyirler hepimize :)
Kısaca ve hep tekrarla; 21 yıl sonra Cannes'dan önemli iki ödülle döndük. Keşke böylesine önemli bir sinema olayı ve tanıtımı kendi ülkesinde de değer bulsaydı diye iç geçirmek nafile.
Cannes dönüşü vizyonun oldumkça kalabalık olması da şaşırtıcı geldi. Takeshi Kitano'nun Bebekler'i, Patrice Leconte'un Zevkler Sokağı ve François Ozon'un Kumun Altında gibi 'auter' sinemasının örnekleri sınırlı sayıda kopya ile olsa da vizyona giriyor ve dev Hollywood eğlenceliklerine alternatif yaratıyorlar. Ayrıca benim uzun süredir beklediğim Sessiz Amerikalı'yı da unutmamak gerek!
İyi seyirler hepimize :)
Henüz kimse yorum yapmamış.


Aşkın Önemi (3 Aralık 2008 20:45 Kanal Türk)
Başrolleri Reese Witherspoon, Colin Firth ve Rupert Everett'in paylaştıkları Oscar Wilde’ın en başarılı tiyatro oyunlarından biri olarak kabul edilen ‘The Importance of Being Earnest’in sinema uyarlaması olan 2002 yapımı bir Oliver Parker filmi.
Başrolleri Reese Witherspoon, Colin Firth ve Rupert Everett'in paylaştıkları Oscar Wilde’ın en başarılı tiyatro oyunlarından biri olarak kabul edilen ‘The Importance of Being Earnest’in sinema uyarlaması olan 2002 yapımı bir Oliver Parker filmi.

Gelinler
Her insanın bir yeteneği vardır.
Her insanın bir yeteneği vardır.







Seanslar
Fragman

