Cannes’dan son haberler...
Esin Küçüktepepınar 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Objektiflerden nadide tebessümlerini esirgemeyen ünlülerin katılımıyla neşesini bulan Cannes’daki tüm bu parlaklığın ötesinde kuşkusuz Altın Palmiye yarışının gerilimi var. …
Esin Küçüktepepınar Cannes’dan bildiriyor…
Cannes'in ünlü kırmızı halısını adımlayan ünlüler tükenmiyor. Taze Oscarlı Nicole Kidman ve Adrien Brody, Titanik belgeseliyle gelen James Cameron gibi isimler Cannes’in yeni konukları arasında. Objektiflerden nadide tebessümlerini esirgemeyen ünlülerin katılımıyla neşesini bulan Cannes’daki tüm bu parlaklığın ötesinde kuşkusuz Altın Palmiye yarışının gerilimi var. Hector Babenco, Gus Van Sant, Francois Ozon gibi iddialı yönetmenlerin çok da heyecan uyandırmayan son yapımlarının da yer aldığı Festivali'n yarışma filmlerini yarıladık. Ama kapanış jeneriğiyle birlikte salondaki eleştirmenleden kopan alkışlarlardan anlaşıldığı üzere Lars von Trier'in yönettiği, başrolünde Nicole Kidman'ın oynadığı "Dogville" şu ana kadar bu ödüle en yakın duran film gibi görünüyor. Henuz Cilnt EASTWOOD, Peter GREENAWAY, Denys ARCAND, Claude MILLER, Alexander SOKUROV gibi yönetmenlerin icraatlarının da sırada olmasına karşın Lars von Trier, Uzak ve belki biraz da Swimming Pool dışında söz etmeye değecek film bulamayan, star ve "farklılık" arayan eleştirmenleri coşturdu. Hollywood isimleriyle yine 'Dogma’sını ilan eden Lars von Trier, minimal dekoruyla bir tiyatro sahnesi gibi tasarlandığı setinde 1929'daki Büyük Bunalım döneminde gangsterlerden kaçarken Dogville adlı köye sığınan ve burada köylülerin esiri olan Nicole Kidman'in yaşadıklarını anlatıyor. Üç saatlik filminde Nicole Kidman, Von Trier'in diğer fimlerdeki kadın kahramanları gibi erkek mezaliminden nasibini alıyor ve köylüler tarafından boynuna tasma akılıyor, zincire vuruluyor, tecavüzelere uğruyor. Önceki gün Nicole Kidman ile yaptığı basın toplantısında bu filmimiyle ABD politikaları karşıtı bir tavır sergilediğini söyleyen Von Trier, “Irak'ı özgürleştirme sürecini yaşadık; bir de 'Amerika'yı kurtarma' kampanyası yapmak lazım. Amerika'ya bakınca bir sürü pislik görüyorum" diyor ve bu ülkeyi hiç gitmediğini ve gitmeye de niyetinin olmadığını vurguladı.

Altın Palmiye'nin gölgesinden hafif uzaklaşırsak festivalde yarışma dışı gösterilen Avusturyalı usta sinemaci Michael Haneke'nin son filmi “Time of the Wolves / Kurtlar Zamanı"nından söz etmek gerek. Yönetmenin geleneksel tavrıyla yansıttığı bir şiddetle acılan ve ilerleyen dakikalarla birlikte ülkeye gizlice girmeye çalışan Romenler aracılığıyla göçmen sorununa parmak basarken mecburi komün yaşantısında bireyselliğin yok oluşuna odaklanan Haneke'nin filmi salondaki eleştiremenler tarafından bir kaç alkış ve bana göre haksız ve gereksiz yuhalamalarla karşılandı. Sonuçta, yine eklemek gerekirse burası Cannes; herkesin aradığı heyacan ve kan...
Henüz kimse yorum yapmamış.
TV'de bugün
Aşkın Önemi (3 Aralık 2008 20:45 Kanal Türk)
Başrolleri Reese Witherspoon, Colin Firth ve Rupert Everett'in paylaştıkları Oscar Wilde’ın en başarılı tiyatro oyunlarından biri olarak kabul edilen ‘The Importance of Being Earnest’in sinema uyarlaması olan 2002 yapımı bir Oliver Parker filmi.

Replik
Dövüş Klübü
Tyler Durden: Ancak herşeyini kaybettiğinde istediğin şeyi yapacak kadar özgürsündür.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com