Carrie-Anne Moss: ?Acı bir deneyim oldu?

Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
?Matrix? serisinde karizmatik Trinity olarak tanıdığımız Carrie-Anne Moss, ?Matrix Reloaded? ve "Matrix Revolutions"ın birlikte gerçekleştirilen çekimleri sırasında düşüp bacağını kırınca, bir daha dövüş filmlerinde yer almaya tövbe etmiş.
Rol arkadaşlarınız, bu seferki çekimlerde dövüş sanatları eğitiminin çok daha zorlu ve yoğun geçtiğini söylediler, buna katılıyor musunuz?
İlk filmde, aslında ne beklemem gerektiğini bilmiyordum ve kendimi her şeye hazırlamıştım; eğitim beni zorlasa da deneyimsiz olduğumdan ve bazı şeyleri görmezden gelebildiğimden bu beni fazla yıpratmıyordu, hatta mutlu bile hissediyordum. Bu sefer, gerçekten acı bir deneyim oldu, daha ilk eğitim sırasında bacağımı kırdım.
Bu olay tam olarak nasıl oldu?
Aslında ben de anlayamadım. Yüksek bir yerde, kalın bir telin üzerindeydim, oradan yere atladığımda, biraz sert bir iniş yaptığımı hissettim, bacağımın kırıldığını söylediler. Aslında çok güçlü ve dayanıklı bir insanımdır; ancak bir daha kung-fu?yla ilgili bir film yapmayacağıma dair kendi kendime söz verdim. Çok stresli bir iş, hem vücudunuzu hem de ruhunuzu yıpratıyor. Biliyorum ben de herkes gibi, ?çok sevdim, böyle meydan okuyan bir deneyim yaşamak çok iyi? oldu filan diyebilirdim, ama gerçeği söylemem gerekirse bunu yaptığım için memnunum, ama bu kung fu işini hiç sevmedim, benim için çok zor oldu.
Acaba ilk filme göre yeteneğinizde bir azalma mı oldu?
Aslında dövüş konusunda pek bir yeteneğim olduğunu sanmıyorum.
?Matrix?in devam filmlerinin çekimleri tamamlandığında ne yaptınız?
Başka bir film yaptım, hemen sonraki gün. Çılgınlık, değil mi? Aslında yaptığıma memnunum, çünkü başka bir şeye de konsantre olabileceğimi kendime göstermiş oldum. İlk filmin çekimlerinden sonra aylarca acı çekmiştim, aylarca artık o filmin bir parçası olamayacağım için üzülmüştüm. Bu sefer de sette geçen her günümden inanılmaz keyif aldım, ama çekimler tamamlandığında her şeye ?hoşçakal? deyip normal yaşamıma geri dönmeyi başardım.
Wachowskiler?le çalışmak nasıl bir deneyim? Mesela Joel Siver onları ?çocuklar? diye çağırıyor.
Evet, gerçekten ?çocuklar?. Gerçekten çok komik, ama ben onları hiç bu şekilde çağırmadım; çünkü bu, kendimi yaşlı hissetmeme yol açıyor. Ne diyebilirim ki? Şimdiye kadar tanıdığım en düzgün iki insan. Aslında ?düzgün? tam olarak doğru sözcük değil, ben ikisine de hayranım. Çalıştığım yönetmene güvenebilmeyi çok önemserim ve bu, bir oyuncunun her zaman yapabildiği bir şey değil. Onlara, her konuda tam anlamıyla güvenim var.
Size devam filmlerinin senaryosunu ne zaman verdiler?
Çekimlerin başlamasından yedi ay kadar önce. Ve hiçbir şey değişmedi. Hiç bir şey! Diyaloglarımın tek bir sözcüğü bile. Ne istediklerini çok çok iyi biliyorlar. Senaryoyu okuduktan sonra onlara anında bir faks çektim, o kadar etkilenmiştim ki gözyaşlarına boğuldum.
Böyle bir deneyimden sonra hayal kırıklığını nasıl önleyebiliyorsunuz?
Her işte olduğu gibi, bu da başlıyor ve bitiyor, siz kendi hayatınızı yaşamaya devam ediyorsunuz. Pek çok oyuncunun, pek çok insanın asla yaşayamayacakları denli yoğun bir deneyim geçirdiğimin farkındayım. Çok uzun bir süre eşimden ayrı kaldım. Çekimler sırasında Aaliyah?ı ve Gloaria?yı kaybettik. 11 Eylül olayları olduğunda evimizden çook uzaklardaydık. Tüm bunlar yaşanılan deneyimi daha da sarsıcı hale getiriyor.
Kaynak: Newsweek Mayıs sayısı.
Bu olay tam olarak nasıl oldu?
Aslında ben de anlayamadım. Yüksek bir yerde, kalın bir telin üzerindeydim, oradan yere atladığımda, biraz sert bir iniş yaptığımı hissettim, bacağımın kırıldığını söylediler. Aslında çok güçlü ve dayanıklı bir insanımdır; ancak bir daha kung-fu?yla ilgili bir film yapmayacağıma dair kendi kendime söz verdim. Çok stresli bir iş, hem vücudunuzu hem de ruhunuzu yıpratıyor. Biliyorum ben de herkes gibi, ?çok sevdim, böyle meydan okuyan bir deneyim yaşamak çok iyi? oldu filan diyebilirdim, ama gerçeği söylemem gerekirse bunu yaptığım için memnunum, ama bu kung fu işini hiç sevmedim, benim için çok zor oldu.
Acaba ilk filme göre yeteneğinizde bir azalma mı oldu?
Aslında dövüş konusunda pek bir yeteneğim olduğunu sanmıyorum.
?Matrix?in devam filmlerinin çekimleri tamamlandığında ne yaptınız?
Başka bir film yaptım, hemen sonraki gün. Çılgınlık, değil mi? Aslında yaptığıma memnunum, çünkü başka bir şeye de konsantre olabileceğimi kendime göstermiş oldum. İlk filmin çekimlerinden sonra aylarca acı çekmiştim, aylarca artık o filmin bir parçası olamayacağım için üzülmüştüm. Bu sefer de sette geçen her günümden inanılmaz keyif aldım, ama çekimler tamamlandığında her şeye ?hoşçakal? deyip normal yaşamıma geri dönmeyi başardım.
Wachowskiler?le çalışmak nasıl bir deneyim? Mesela Joel Siver onları ?çocuklar? diye çağırıyor.
Evet, gerçekten ?çocuklar?. Gerçekten çok komik, ama ben onları hiç bu şekilde çağırmadım; çünkü bu, kendimi yaşlı hissetmeme yol açıyor. Ne diyebilirim ki? Şimdiye kadar tanıdığım en düzgün iki insan. Aslında ?düzgün? tam olarak doğru sözcük değil, ben ikisine de hayranım. Çalıştığım yönetmene güvenebilmeyi çok önemserim ve bu, bir oyuncunun her zaman yapabildiği bir şey değil. Onlara, her konuda tam anlamıyla güvenim var.
Size devam filmlerinin senaryosunu ne zaman verdiler?
Çekimlerin başlamasından yedi ay kadar önce. Ve hiçbir şey değişmedi. Hiç bir şey! Diyaloglarımın tek bir sözcüğü bile. Ne istediklerini çok çok iyi biliyorlar. Senaryoyu okuduktan sonra onlara anında bir faks çektim, o kadar etkilenmiştim ki gözyaşlarına boğuldum.
Böyle bir deneyimden sonra hayal kırıklığını nasıl önleyebiliyorsunuz?
Her işte olduğu gibi, bu da başlıyor ve bitiyor, siz kendi hayatınızı yaşamaya devam ediyorsunuz. Pek çok oyuncunun, pek çok insanın asla yaşayamayacakları denli yoğun bir deneyim geçirdiğimin farkındayım. Çok uzun bir süre eşimden ayrı kaldım. Çekimler sırasında Aaliyah?ı ve Gloaria?yı kaybettik. 11 Eylül olayları olduğunda evimizden çook uzaklardaydık. Tüm bunlar yaşanılan deneyimi daha da sarsıcı hale getiriyor.
Kaynak: Newsweek Mayıs sayısı.Henüz kimse yorum yapmamış.
- "Güneşin Oğlu"nun yönetmeni Onur Ünlü sizin sorularınızı yanıtladı!
- "Sezgilerimle hareket edeceğim"
- Stefan Ruzowitzky ile Kalpazanlar hakkında!
- Gus Van Sant ile Paranoid Park üzerine
- 1 YTL ver 1 Film Çekeyim!
- "O Kadın"ın yönetmeni Korhan Bozkurt sorularınızı yanıtladı!
- Mehmet Açar ile eleştirmenlik ve Türk sineması üzerine...
- "O Kadın"ın yönetmeni Korhan Bozkurt sorularınızı yanıtladı! (Dördüncü Bölüm)
- "O Kadın"ın yönetmeni Korhan Bozkurt sorularınızı yanıtladı! (Üçüncü Bölüm)
- "O Kadın"ın yönetmeni Korhan Bozkurt sorularınızı yanıtladı! (İkinci Bölüm)
- "O Kadın"ın yönetmeni Korhan Bozkurt sorularınızı yanıtladı! (Birinci Bölüm)
- Handan İpekçi: "Eteklerimdeki taşları dökemedim!"
- "Mesut Uçakan": Artık aptalca festival kaygılarım yok!
- Şoförünün ağzından yeni "Taxi"
- "Benim Adım Elisabeth": "Çocukları anlamaya çalışan bir film"


Aşkın Önemi (3 Aralık 2008 20:45 Kanal Türk)
Başrolleri Reese Witherspoon, Colin Firth ve Rupert Everett'in paylaştıkları Oscar Wilde’ın en başarılı tiyatro oyunlarından biri olarak kabul edilen ‘The Importance of Being Earnest’in sinema uyarlaması olan 2002 yapımı bir Oliver Parker filmi.
Başrolleri Reese Witherspoon, Colin Firth ve Rupert Everett'in paylaştıkları Oscar Wilde’ın en başarılı tiyatro oyunlarından biri olarak kabul edilen ‘The Importance of Being Earnest’in sinema uyarlaması olan 2002 yapımı bir Oliver Parker filmi.

Sil Baştan
Bana azıcık ilgi gösteren her kadına aşık olmak zorunda mıyım?
Bana azıcık ilgi gösteren her kadına aşık olmak zorunda mıyım?








Seanslar
Fragman


