
Paranoid Park MK2 tarafından üretilen ilk filminiz, nasıl bir değişiklik oldu?
Yapımcı partner olarak MK2’yle film üzerine çalışmak gerçekten harika bir deneyim oldu.
Sizi Blake Nelson’ın romanını uyarlamaya iten ne oldu? Bu roman sizin fikirlerinizi nasıl destekledi?
Portland’da amatör bir patencinin hikayesiydi ve oldukça ilgi çekiciydi. Özellikle öyküde ilginç olan şey hikayenin boğucu bir durumla ilgili olmasıydı.
Hikayenin yapısına değişiklikler getirdiniz mi?
Öykünün yapısıyla oldukça oynadım. Kitapta olmayıp da filmde olan fazla bölüm yok ama yapısal olarak oldukça değişti.
Neden Süper 8 ve 35mm’nin her ikisiyle de çekmeyi seçtiniz?
Çünkü paten filminin malzemesi süper 8 ve bir de video bandı. Filmimizde bundan küçük bir parça kullandığımız için bazı ek paten sahnelerini süper 8’le çektik. Paten kayarken büyük bir kamerayı tutmak oldukça zor, sebeplerden biri bu. Ayrıca 35mm paten avcılarının kullanması için çok pahalı bir malzeme. Ve filmimizin geri kalan bölümü benim tercihimle 35mm ile yapıldı.
Birbirini takip eden durağan karelere sahip son üç filminizden sonra Chris Doyle’u seçmiş olmanız şaşırtıcı görünebilir. Neden onu seçtiniz?
Evet, Chris özgür bir sinemacı ve hızlı bir aceleci olarak bilinir. Durağan karelere ne diyeceği bilinmez. Ama bence bu doksanlardaki Wong Kar Wai döneminin bir sonucu. İlk kez Kar Wai ile çekim yapmaya başladığında oldukça sabit kadrajlar oluşturuyorlardı. Ben uğraştım ve Chris’i durağan olmayanın topraklarına ve olabildiğince geniş bir görüş açısının alanına doğru ittim. Ama Chris biraz tedbirliydi. “İyi, kendimizi tekrarlamak istemiyoruz” diyordu. Yani kendimizden zamanda durağan olmayan, tripotla bağlantılı ve sadece bazen elde taşınabilen bir parça yaratmak için buradayız. İçinde birçok değişik tarz bulunuyor. Son dönem Kar Wai filmlerindeki bilgimden kaynaklanan ve onlardan cesaret aldığım çok sayıda ağır çekim sahne var. Ama Chris diğer şeylerin içinde oldukça durağan kadrajlamaya sahip “Lady in the Water”ı seçti. Ama paten dünyası sabit çerçevelerle bilinmez çünkü dünya tekerleklerin üzerindedir.
İlk olarak özellikle Süper 8’in kullanıldığı bazı bölümlerin daha uzun olduğunu duydum. Ayrıca sesle ilgili daha çok iş var. Post prodüksiyonun dayandığı nokta nedir?
Hayır, super 8 bölümleri, birkaç fazla paten bölümünün eklenmesi dışında, filmde olduğu halinde. Ses büyük ölçüde Sound/Music kompozitörleri tarafından ses alıcılarıyla detaylandırıldı. Ses işinde çok basit uygulamalar yaptık ama Ethon Rose tarafından kullanılan ses alıcıları oldukça komplike oldu. Bizim aldığımız kayıtlar ara sıra filmle örtüştü. Fakat müzik fazla geleneksel olmadı. Post prodüksiyon yoğun değildi ve iki haftadan fazla bir zamanda ortaya çıktı. Leslie Shatz ses tasarımcısı oldu.
Oyuncularınızı neden okul öğrencilerinden seçtiniz? Sizce nedeni, profesyonel oyunculara nazaran bir çeşit masumiyete sahip olmaları olabilir mi?
Onlar kesinlikle bu işin kötü yanına sahip değiller çünkü profesyonel olmak demek toplanmış ve seçilmiş sınırlara bağlı olan bir düzenin ve stilin olması demek; “Bunu yapmanın yolu budur, bunu yapmanın yolu bu değildir” demek. Aktör olmayan biri bu tür sınırları olmadığı için sadece yapması gerekeni kolayca yapacaktır.
Sosyopatik davranıştan mı esinlendiniz?
Katillerden değil ama Nicole Kidman’ın oynadığı TO DIE FOR’daki gibi sosyopatik davranışların belirli tiplerinden etkilendim. ELEPHANT’la okullarda meydana gelen şiddet olayları daha fazla dikkatimi çekti ama aynı zamanda farklı şiddet türlerini de barındırıyor.
Kitap uyarlamalarında büyük artış görülüyor…
Bence sinemacılar çok daha kolay olduğu için sık sık kitapları kullanıyor! Kitaptan esinleniyorlar ve yeni baştan bir hikaye yazmaktansa öykünün canlandırılması daha kolay oluyor. Bunu şöyle düşünebiliriz, bir kitap da birinin hikayesi üzerinden uyarlanıyor.
- Stefan Ruzowitzky ile Kalpazanlar hakkında!
- 1 YTL ver 1 Film Çekeyim!
- "O Kadın"ın yönetmeni Korhan Bozkurt sorularınızı yanıtladı!
- Mehmet Açar ile eleştirmenlik ve Türk sineması üzerine...
- "O Kadın"ın yönetmeni Korhan Bozkurt sorularınızı yanıtladı! (Dördüncü Bölüm)
- "O Kadın"ın yönetmeni Korhan Bozkurt sorularınızı yanıtladı! (Üçüncü Bölüm)
- "O Kadın"ın yönetmeni Korhan Bozkurt sorularınızı yanıtladı! (İkinci Bölüm)
- "O Kadın"ın yönetmeni Korhan Bozkurt sorularınızı yanıtladı! (Birinci Bölüm)
- Handan İpekçi: "Eteklerimdeki taşları dökemedim!"
- "Mesut Uçakan": Artık aptalca festival kaygılarım yok!
- Şoförünün ağzından yeni "Taxi"
- "Benim Adım Elisabeth": "Çocukları anlamaya çalışan bir film"
- Yönetmeni Oscar Roehler'in ağzından "Temel Parçacıklar"
- "Polis" "Bu filmi ezberlemek isteyeceksiniz!"
- Onur Ünlü: "Polis, yeni ve yenilikçi bir film!"



Karren Allen, Paul Freeman, Ronald Racey ve Harrison Ford'un oynadığı İndiana Jones: Kutsal Hazine Avcıları adlı (Komedi) film bu akşam Star ekranlarında...

Artık olmadığım biri gibi yaşamak istemiyorum.















