1 YTL ver 1 Film Çekeyim!
Sinema.com 6 Şubat 2008, Çarşamba 00:00
1.000.000 yapımcısı olan 1 film hayal eden Kaan Demirdöven, "1 milyon kişiden 1'er YTL" toplayarak hayalindeki 1 filmi çekmeyi planlıyor. Bir medya şirketinde metin yazarı olarak çalışırken "1 YTL ver 1 Film Çekeyim" projesiyle karşımıza çıkan Kaan Demirdöven ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Kaan Demirdöven'e bol şans dilerken tüm sinema severleri bu sıra dışı projeyi desteklemeye davet ediyoruz.

Kısaca seni tanıyabilir miyiz?

Bir medya şirketinde metin yazarı olarak çalışıyorum. Çeşitli sektörel yayınlarda ve kitap yayıncılığında editörlük yaptım. 33 yaşındayım, İstanbul’da yaşıyorum. Yaşadığım kenti ve sinemayı seviyorum. Sinemayla da senaryo boyutunda ilgileniyorum. 1998’den beri uzun metraj sinema filmi senaryoları yazıyorum. Hali hazırda bitirmiş olduğum 7 senaryo var. Bunların bir kısmını bazı yapımcılarla paylaştım. İki tanesiyle iki yapımcı ilgileniyor. Bir de yaklaşık 1 aydır 1 ytl ver 1 film çekeyim projesiyle ilgileniyorum.

Bu fikir nerden çıktı?

Bu fikrin temelinde İstanbul’u sinemayla tanıtmak hayalim yatıyor. Bence sinema, en etkili tanıtım aracı… 2010 da yaklaşıyoruz. Bu bağlamda İstanbul’u, bir filmin mekanı olarak değil de malzemesi olarak işleyebileceğim fantastik bir öykü hazırlayabilir miyim dedim kendi kendime…  Sonuçta ortaya İstanbul’un kültür zenginliğini Anadolu mitologyasıyla buluşturduğum fantastik bir konu çıktı. Ama bu talep bir izleyici talebi, sinemacı olmadığım için bu hayalime, öyküyü beğenen 1 milyon insanı ortak edebilirsem, ortak bir görevdeşlik duygusu içinde 1 milyon kişiden 1’er ytl toplayabilirsem böyle bir film için bir bütçe oluşturabilir ve filmimi hayata geçirebilirim diye düşündüm.

Bize kısaca hazırladığın öyküden bahsedebilir misin?

Tabii. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinin birinci cildi İstanbul ile başlar ve İstanbul’u anlatırken şehri koruduğuna inanılan tılsımları anlatır. Öykümüz bu tılsımlardan sonuncusu üzerine kurulu. 1698’de Haliç’in donar ve kehanete göre Haliç donduğunda son tılsım yerine ulaştırılmalıdır. Ancak bir terslik olur ve tılsım yerine ulaşamadan yere gömülür. 309 yıl sonra metro kazı çalışmaları sırasında tılsım bulunur. Öykünün gelişme ve sonuç bölümleri günümüzde geçiyor. Modern zamanlarda İstanbul’a dair bir iç arayışın öyküsü…

Peki bir sinema geçmişin var mı?

Akademik anlamda bir sinema eğitimi almadım, her zaman bir izleyiciydim ve bir sinema sever olarak izleyiciden bir adım ötede, metin yazarı da olduğum için, filmlerin metinleriyle ilgilendim.

Projeye tepkiler nasıl?

Gayet olumlu. Şu ana kadar hiç olumsuz mesaj almadım. Herkes genelde hem projeyi hem de öyküyü beğeniyor.

Kaç destek verene ulaşabildin şu ana kadar?

Dün gece itibariyle 943 kişi…

Başka teklifler var mı?

Var olmaz mı? Oyuncu olmak isteyen, müziklerini yapmak isteyen, kostümlerine talip olan… Bir de sitenin yabancı dillere çevrilmesiyle ilgili bir İtalyan turizm firmasından destek geldi. Şimdi sitenin İngilizcesi hazırlanıyor.

Filmin alt yapısı ile ilgili çalışmalar yapıyor musun?

Yapmaya yeni yeni başladım çünkü büyük bir firmadan görüşme talebi aldım. Hikayeyi detaylıca dinlemek istiyorlar. Ben de biraz hazırlık yapıyorum. Senaryo ekibini ve oyuncuları örneğin 1 ytl destek verenlerin içinden seçmeyi planlıyorum.

Diyelim para toplanamadı, toplanan kadarıyla ne yapmayı düşünüyorsun?

Yine bu projenin tanıtımına harcayacağım.

Peki tam tersini hayal edelim?

O zaman önce vaat ettiğim filmi çekerim. Gösterimdeyken hem son jenerikte hem de biletle birlikte dağıtılacak olan Teşekkür mektubu’nda 1ytl destek verenlerin isimleri alfabetik olar yer alacak. Ama her şeyden önce Türk sinemasına bir katkım olacaksa ne mutlu bana… Bu hayalim gerçek olursa hayata geçirmek istediğim başka film projelerim var. Anadolu gibi çok özel bir yerde yaşıyoruz, inanılmaz öykülerin yanı sıra o öykülere temel teşkil edecek evrensel arketiplerimiz de mevcut. Dünya sinemalarıyla yarışabilmemizin anahtarı çok büyük bütçeli yapımlardan geçmiyor ne de teknolojiden, yeter ki elinizde temayı taşıyacak ve izleyici ile bağ kurmasına zemin olabilecek alt şablonlarınız olsun ki bu şablonlar bizim bilgelik geleneğimizde var.

1,000,000 kişiden 1’er ytl; toplamda 1,000,000 ytl eder… Bu miktarla hayalindeki filmi çekeceğine inanabiliyor musun?

İmkansız diye bir şey yok. Neden olmasın?

Daha önce benzer bir olay var mı dünyada?

John Cassavetes adında bir radyocu, benzer bir çağrıda bulunmuş Amerika’da ve çağrısı ciddiye alınınca sinemaya giriş yapmış. Bağımsız bir sinemacı Cassavetes, New York’un yönetmeni olarak anılıyor.

Projenin tanıtımı ile ilgili neler yapıyorsun?

Öncelikle proje Facebook’ta proje ismiyle yer alan bir gruba sahip. Basında haber ve röportaj olarak yer aldı. Turkmax Gala programı davet etti. Projenin bir sitesi var, adı:  www.1ytlver1filmcekeyim.com Sitede destek verenler diye bir bölüm var, 1 ytl verenlerin isim ve soy isimlerini listeliyorum, ne de olsa onlar projenin fahri yapımcıları.

Umarız projen gerçek olur. Sence gişe yapar mı?

Teşekkür ederim. Eğer 1 milyon kişiye ulaşırsam en azından gişesini dert etmem.

Son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?

Olmaz mı öncelikle sinema.com’a çok teşekkür ediyorum projemi tanıtma fırsatı verdiği için ve tabii ki hem sizden hem de sinemaseverlerden 1’er ytl desteklerini bekliyorum.

Kaan Demirdöven hakkında:

1975, Almanya doğumlu. Halen bir medya şirketinde sektörel süreli yayınlara yayın koordinatörlüğü yapmakta ve aynı şirketin yaratıcı sanat çalışmalarının yapıldığı ajans bölümünde metin yazarlığı yapmaktadır. Sinemaya izleyici noktasından bakan Demirdöven; sinema metinlerinde yerel şablonlarla evrensel öykülemelere ulaşma çalışmaları yapmaktadır. Bu konuda “Sinemanın Simyası” adını verdiği henüz yayımlanmamış bir çalışması vardır.

“Bir metnin yapısını bozarak yeniden yorumlanmasını konu alan dekonstrüksiyonculuk, epistemik düzlemde hayatı metinlerde kuran örnek okur ideasını temel alır. Ben, yeni bir terminoloji ve yöntem üzerine yoğunlaştım, buna "dekomünikasyon" diyorum. Kültürümüz sözel-simgesel geleneğe dayanıyor. Batı’nınki gibi yazılı geleneğe değil. Epistemden ziyade Varlık düzleminde metinlerin canlandığı oyunlarda kendini ve hayatı yeniden yorumlayan örnek izleyici ideasını temele alıyorum. Dekomünikasyon ile, yaşamı film gibi izlerken parçası olduğumuz bu sınırlı seyrin içinde bir kendini yeniden üretme sürecini doğurabilmeyi anlıyorum. Örnek İzleyici, böylece izlediği sanal dünyanın içinde derinleşerek Gerçekle yüzleşebilsin. Burada filmin kalitesi değil, filmin ereğindeki bilincin kalitesi deşifre ediliyor. Bu seyre, Anadolu sufi bilgeliğinde Amak-ı Hayal deniyor. Türkçemize Hayalin Derinlikleri olarak çevrilen bu kavram aslında 1900'lerin başında kaleme alınmış fantastik bir romanın adı. Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi Efendi’nin yazdığı bu kült romanı 2001’de senaryoya uyarladım. Bir gün Türk sineması büyük bütçeli filmlere kollarını sıvarsa bu hayalimi de gerçekleştirmek isterim.”

Kaan Demirdöven kişisel site: www.makaraci.com

Toplam 9 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
Haftanın Filmi
Cennet
Cennet
7.6/10
TV'de bugün
İndiana Jones: Kamçılı Adam (13 Mayıs 2008 20:00 Star)
Harrison Ford, Kate Capshaw, Amrish Puri, Roshan Seth ve Philip Stone'ın oynadığı İndiana Jones: Kamçılı Adam adlı Serinin, ritmi en yüksek filmi bu akşam Star ekranlarında...
Replik
Katilimi Tanıyorum
Beyin, stresli durumlarda, anlaşılır bir nedenle, vücudun maruz kaldığı travmayla başa çıkmanın yollarını bulur.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com