"Polis" filminin setinden görüşler...
Nadir Öperli 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
Çekimleri tüm hızıyla devam eden "Polis" filminin setine yaptığımız ziyarette, filmin yönetmeni Onur Ünlü'nün yanı sıra, yardımcı yönetmen, sanat yönetmeni, görüntü yönetmeni ve yapım koordinatörünün de görüşlerini alma fırsatı bulduk..
Haluk Bilginer ve Özgü Namal'ın başrolde yer aldığı, çekimleri 4 Eylül'de başlayan "Polis", setine 12 Eylül günü yaptığımız ziyarette filmin yönetmeni Onur Ünlü'nün yanı sıra, yardımcı yönetmen Orçun Okşar, görüntü yönetmeni Aras Demiray, sanat yönetmeni Alper Yanar ve yapım koordinatörü İsmet Karalar'ın da görüşlerini aldık. Yönetmen Onur Ünlü'yle yaptığımız söyleşi için tıklayın... Orçun Okşar (yardımcı yönetmen): "Polis, alıştığımız filmlerin çok dışında" Sette göreviniz ne, tam olarak neylerle ilgileniyorsunuz? Yabancıların First AD (First Asistant Director) dediği, bizde yeni yeni yardımcı yönetmen denen kişiyim. Setin iş programının yapılmasından hazırlıkların planlanması ve denetlenmesine kadar, yönetmenin filmini rahat çekmesi için gerekli koşulları yaratmaktan sorumluyum. Çekimlerin sekizinci günündesiniz. Çalışmalar nasıl gidiyor? Fena gitmiyor. Bu film alıştığımız filmlerin çok dışında; açısıyla, ışığıyla, oyunculuklarıyla, kostümleriyle, her şeyiyle şu ana kadar çalıştığım filmlerden çok farklı. Haluk Bey, filmin basın toplantısında "seyircinin ezberini bozacağız" demişti, ekip olarak bizim de ezberimizi bozan bir film, bizim için de çok farklı bir tecrübe sunuyor. Alışıldık çekim yöntemlerini yer yer geçersiz bırakan bir film. Bu açıdan biraz yorucu geçiyor, ama bu, filmin iyi olacağını gösteriyor bence. Önceden senaryoyu okuduğunda hayal ettiğin şeyleri çekiyor musunuz? Kuşkusuz her şey yönetmenin, Onur'un kafasında şekilleniyor; ama önceden konuştuğumuz şeyleri çekiyoruz. Şöyle bir şey var: Sete çıktığınızda her şey değişir, çünkü onlarca kişiyle çalışıyorsunuz, sürekli insanları yönetmek durumundasınız. Film çekmek, çok farklı değişkenleri olan bir süreç, tek bir şeye bağlı değilsiniz. Biz de pek çok şeyi birbirine bağlayarak ortaya bir şeyler çıkarmaya çalışıyoruz. Ama ben geri dönüp şu ana kadarki çalışmamıza baktığımda, iyi bir film çektiğimizi ve ortaya iyi bir iş koyacağımızı düşünüyorum. En azından Haluk Bey'in "seyircinin ezberini bozacağız" sözünü doğrulayan bir film çıkacak ortaya. Aras Demiray (görüntü yönetmeni): "Olanaklara göre en iyi görüntüyü yakalayamaya çalışıyoruz" Çekimlerin kaçıncı günündesiniz ve set nasıl gidiyor? Çekimlerin kaçıncı gününde olduğumuz konusunda bir fikrim yok, sürekli çalışıyoruz ve elimizdeki programlara bakarak gidiyoruz, benim için hangi günde olduğumuzun özel bir önemi yok. Onur'la daha önce çalışmış mıydınız? Birkaç reklam filminde çalışmıştık. Zaten okuldan arkadaşız. O zamanlarda konuşurduk, o yönetmen olacaktı, ben de görüntü yönetmenliği yapacaktım. Onur gayet zeki birisi, her şeyi önceden düşünebiliyor, sette az konuşarak anlaşabiliyoruz, iyi bir iletişimimiz var. Peki filmin görüntülerine dair özel bir tarz uyguluyor musunuz? Olanaklara göre en iyi görüntüyü nasıl yakalayacağımızı düşünerek bir plan yaptık. Türkiye'deki labaratuvar koşullarındaki kimi problemleri dikkate alarak, onlara göre biraz değişik bir yöntem izlemeye karar verdik. Filmi 35'e çekiyoruz, daha sonra dijitale aktarıp renk düzeltmelerini orada yapıp yeniden filme basmayı planlıyoruz. Çünkü bazı composite sahnelerimiz var ve bu yöntem o sahneler için daha iyi sonuç verecek. Bir de programımız çok yüklü, o yüzden de bir çok şeyin sette gözümüzden kaçabileceğinden korktuk ve bizim için daha pratik olan bu yöntemi seçtik. Ve tabii film bu yöntemi kaldıracak bir film, hikâyesiyle, senaryosuyla daha çok öne çıkıyor; o kadar da görüntü çalışmasıyla öne çıkmayacak. Alper Yanar (sanat yönetmeni): "Farklı şeyler uygulayabileceğimiz bir alan yarattık" Onur Ünlü'yle nasıl bir işbirliğiniz var? Farklı bir şeyler yapmak istiyoruz ve düşündüğümüz farklı şeyleri uygulayabileceğimiz bir alan yarattık kendimize. Elimizden geldiğince, vaktimiz yettiğince, çok güzel şeyler yapmaya çalışıyoruz. Tabii bu işte çok fazla faktör var, her şey birbirini etkiliyor; en iyi çalışmayı ortaya koyduğumuzu düşünüyorum. Set başlamadan önce aklında olan ve çeşili nedenlerle yapılamayan şeyler var mı? İnanılmaz bir hayal gücüyle geldik sete. Bu işler o kadar da kolay değil biliyorsunuz, sete çıktığınıda pariteler çok değişebiliyor. Ama istediğimiz hemen hemen her şeyi yaptık, bundan sonra da bu şekilde gidecek gibi gözüküyor. Şu an için gayet memnunuz. Sahneler, senaryoyu okuduğunuzda aklınızda canlandırdığınız şekilde oluyor mu? Şimdi aklınızda o kadar çok şey canlanıyor, o kadar çok şey yapmak istiyorsunuz ki... Biliyorsunuz, bu ülkede iyi bir film çekmeye çalışıtığınız zaman önünüzde kapılar açılmıyor. Biz olabildiğince aklımızda canlanana yaklaşmaya uğraşıyoruz. Bu bir resim, bizde onu güzelleştirmek için elimizden geleni yapıyoruz. İsmet Karalar (yapım koordinatörü): "Çekimler oldukça keyifli geçiyor" Sette işler nasıl gidiyor? Her filmde olduğu gibi biraz sıkıntı yaşasak da çekimler oldukça keyifli geçiyor. Dizi mantığında iş yapmadığımız için her şeyi milimetrik ölçüyoruz. Sahnede ufak bir ayrıntı da eksik olsa set bekliyor. Bu anlamda iddialıyız. Ekip çok yoruluyor, ciddi bir özveriyle çalışıyorlar, ama bu sayede çizdiğimiz yol haritasından sapmadan çekimlere devam ediyoruz. Çekilen sahneler içinden sizi özellikle etkileyen bir sahne oldu mu? Açıkçası, Haluk Bilginer'in olduğu her sahne etkileyici; özellikle Özgü Namal'la bazı sahneleri sinemasal açıdan çok iyiydi, seyirci izleyip görsün, bu yüzden bu sahneler hakkında ipucu vermeyeyim. Tabii bu işin asıl rengi kurguda belli olur; ama şu ana kadar yönetmenimiz Onur'un kafasındaki karelerin çıktığını düşünüyorum. Peki senaryoyu okuduğunuzda hissettiğiniz duyguyu yakaladığınızı düşünüyor musunuz? Evet, hatta bazı sahneler benim düşündüğümden çok daha hoş oluyor. Onur'un kendine has bir tarzı var ve ondan ödün vermiyor. Şunu diyebilirim: Film seyirciye oynamıyor, kendine oynuyor. Yönetmen Onur Ünlü<'yle yaptığımız söyleşi için tıklayın...
Henüz kimse yorum yapmamış.
Haftanın Filmi
Hancock
Hancock
7.4/10
TV'de bugün
Sessiz Tepe (9 Temmuz 2008 21:40 Kanal 1)
Radha Mitchell, Sean Bean ve Laurie Holden'ın oynadığı Sessiz Tepe adlı korku filmi bu akşam Kanal 1 ekranlarında...
Replik
Çocuklar için yapılacak en güzel şey onları sevmektir.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com