Kayıt
Keira Knightley: Daha kararlı, daha olgun bir Elizabeth...
Sinema.com 25 Mayıs 2007, Cuma 00:00
Henüz 20'li yaşlarında olan Keira Knightley, ince, zarif endamı ve anlamlı yüzüyle kısa sürede dikkat çekti ve Hollywood'un zirvesine tırmanmaya başardı. Kendisine şöhret kapısını aralayan "Karayip Korsanları"nın üçüncü filmi "Dünyanın Sonu"nda, yine Elizabeth Swann karakteriyle karşımıza çıkan Knightley, her zamanki zerafeti ve coşkusunun yanına büyümüş olgun ve kararlı bir Elizabeth tablosu çizerek müthiş bir performans ortaya koyuyor.

Keira Knightley,"Domino"yla gündeme geldikten sonra şimdi de "Karayip Korsanları:Dünyanın Sonu"yla gündeme bomba gibi düşmeye hazırlanıyor. "Karayip Korsanları" serisinin, genç yetenekleri erken keşfetmesiyle tanınan yapımcısı Jerry Bruckheimer Keira Knightley ile ilgili düşüncesini şu sözlerle dile getiriyor: "Daha ilk filmde rol verdiğimiz günlerde bile Keira'nın olağanüstü bir kadın oyuncu olduğunu görmüştük. O hiçbir şeyden korkmayan bir oyuncudur. İlk filmin çekimleriyle ikincisinin başlaması arasındaki iki yıllık sürede yaptığı çalışmalarda yeteneği zirveye çıktı ve deneyim düzeyini artırdı." (Keira Knightley'in deneyim düzeyinin artmasında bir başka Bruckheimer prodüksiyonu olan "King Arthur"da üstlendiği Guinevere rolünün de önemli payı var.) Gerçekten de kısa kariyeri, güzel yıldızın rol çeşitliliği konusunda bir sorunu olmadığını ortaya koydu. Aksiyona da drama da pek elverişli bir hali var. Onu "Kral Arthur"da bizzat elinde kılıç, omuzunda yay, Yuvarlak Masa Şövalyeleri'yle savaş meydanında birlikte savaşırken izlemiştik. Yakın dönemde "Aşk ve Gurur"da, gururunu elden bırakmamaya çalışırken, aşk cephesinde de arayışını sürdüren, 'fakir ama onurlu' bir genç kız olarak karşımızdaydı. Sonrasında da, beyazperdedeki personasına yeni bir boyut ekleyen 'ödül avcısı' model Domino Harvey rolünde, 'tehlikeli güzel'i oynarken çıktı karşımıza ve bütün büyük oyuncular gibi, arada "hiçbir şey olmamış gibi kariyerinin ilk dönemine dönüp, "Karayip Korsanları"nda zarif ama tuttuğunu koparan güzel Elizabeth Swann olarak bir kez daha karşımıza çıktı.

İngiliz sineması, bütçesiyle dudak uçuklatan ya da hasılat rekorları kıran filmleri olmasa da yetenekli oyuncularını Hollywood'a ihraç etmesiyle tanınıyor. Adalı oyuncuların yeni kuşak isimleri arasında en popüler olanlarından biri de Keira Knightley. Son dönem yıldızları yükselen memleketlileri Kate Beckinsale ile Scarlett Johansson'ın imajlarını toplayıp ortalaması alındığında ortaya Keira Knightley çıkabilir hani abartırsak. Bir de, gencecik yaşında Hollywood'da 'İngiliz Gülü' olarak kendine yer bulan Kate Winslet var, ama konumuz o değil. Keira Knightley henüz 22 yaşında. Hakkında neredeyse her gün yeni bir haber alıyor, yeni projelerin oyuncu kadrosunda adını görüyoruz. Kısaca göreceğimiz filmleri, gördüklerimizin sayısını fazlasıyla katlayacak gibi. Daha geçtiğimiz yıl, 'tüm zamanların en çekici 100 film yıldızı' listesinde ilk sıraya yerleştiği haberini aldık. Yani sinemanın efsanesi Marilyn Monroe'yu ve Hollywood'un tüm güzellerini geride bırakmış. Oylamayı yapan sinema dergisi 'Empire' İngiliz de olsa ortada bir torpil olmadığı açık.

Onu Hollywood için ideal yapan "Hayatımın Çalımı Beckham"daki gibi 'masum' yüzündeki muzip ifade. Yeterince çocuksu, bir o kadar da 'kadınsı' yani olgun hal takınabiliyor. Cazip, çekici ve bir haliyle de durmuş oturmuş, hafif 'hüzünlü' bir ifadesi var. Daha önemlisi, şimdiye kadar oynadığı rollerde 'oynayabildiğini' gösteren, farklı rollerin üstesinden gelebileceği ipucunu kısa rollerinde bile fazlasıyla veren etkileyici bir imaj oluşturabilmesi. Hatırlarsanız, "Aşk Her Yerde" adlı romantik komedide, İngiliz tiyatro ve sinemasının usta isimlerinin buluştuğu, Hugh Grantve Colin Firth gibi isimlerin oluşturduğu kalabalığın arasında bile dikkati çekmeyi başarmıştı. Annesi oyun yazarı, babası da aktör. 10 yıl önce, çocukken başlamış oyunculuğa. Televizyon filmleriyle başlayan kariyerinde "Yıldız Savaşları-Gizli Tehlike"deki minik rolüyle izleyici tarafından farkedilmiyor pek. Ama "Oliver Twist" gibi klasik mini TV dizileriyle İngiltere'de yoluna devam ediyor. Dünya vizyonuna ulaşma çabalarının birisi de üç yıl önceki gerilim filmi "Delik" oluyor. İngiltere'nin en saygın tiyatro yönetmenlerinden Nick Hamm'in filminde "Amerkan Güzeli"nden hatırlayacağınız Thora Birch gibi Hollywood'un yeni keşifleriyle birlikte rol alıyor. Ama nafile. Neyse ki ardından gelen "Hayatımın Çalımı Beckham" ona hayatının çalımını yapma fırsatını veriyor. Johnny Depp'i keyifle izlediğimiz "Karayip Korsanları"nda Hollywood'daki genç İngiliz oyuncu Orlando Bloom'un aşık olduğu kraliyet mensubu genç kızı canlandırıyor.

Amerikalı yönetmenlerin gönlünü pırıltılı yüzüne yakışan arzulu gülüşüyle çoktan fethetti. Oscar ödüllü aktör Adrian Brody ile birlikte, ülkemizde gösterime girmeyen "The Jacket" adlı film için kamera önüne geçti. Bu filmden sonra Brody'yle fırtınalı bir aşk yaşamaya başladı. Beyazperdede tutkulu bir aşık olarak karşımıza çıktığı "Aşk ve Gurur" ("Pride and Prejudice") filmindeki performansıyla, gepegençken ilk Oscar adaylığını da aldı. "Azap Ateşi" gibi Hollywood icraatlarıyla tanınan İngiliz yönetmen Tony Scott'ın son filmi "Domino"da, Domino Harvey karakterinde herkesi bir kez daha büyüledi. Şimdiyse "Karayip Korsanları"serisinin üçüncü filmi "Karayip Korsanları: Dünyanın Sonu" ile yine gündemde. Elizabeth rolünü üçüncü kez oynayan Keira Knightley ise, portresini çizdiği karakterin geçirdiği dönüşümü şu sözlerle yorumluyor: “Ölü Adamın Sandığı’nın sonunda Jack’in Kraken’de kalması yüzünden Elizabeth büyük suçluluk duygusu hissetmektedir. Ancak o koşullarda öyle davranmak zorunda kaldığını fark etmesi uzun sürmez. Yapılması gerekeni yapmıştır. Şu anda yapması gereken ise Jack Sparrow’un oradan kurtarılmasına katkıda bulunmaktır. Bence Elizabeth her yeni filmde daha akıllı ve daha kararlı olan bir karakterdir. İlk filmdeki kenarda köşede kalmış halinden artık eser yoktur. Artık hangi konumda yer alması gerektiğinin bilincindedir. Böylesine güçlü ve ilginç kişiliğe sahip olan, gerektiği zaman dövüşmekten korkmayan bir kadını oynamak harikaydı.”

Knightley, şu sıralar rol alması kesinleşen iki projesi de sırada bekliyor: Kanada-Fransa-İtalya-İngiltere-Japonya ortak yapımı "Silk" ve Ian McEwav'ın romanından uyarlanacak İngiliz filmi "Atonement". Ne diyelim, bize de onu keyifle izlemek düşüyor.

Toplam 1 yorum yapılmış. Yorumları görmek için tıklayın.
TV'de bugün
21 Gram (12 Ekim 2008 20:45 Tv8)

Sean Penn, Naomi Watts, Danny Huston ve Carly Nahon'ın oynadığı "21"Grram" adlı film bu akşam 20:45'te Tv8 ekranlarında...

Replik
Frida
Günün sonunda, düşündüğümüzden daha fazlasına dayanabiliyoruz.
Frida Kahlo
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com