Guillauma Canet & Marion Cotillard
Aşka her zaman cesaretleri var...
Sinema.com 1 Ocak 1970, Perşembe 02:00
"Cesaretin Var mı Aşka?" filminde aşkı bir oyun gibi yaşayan, duygularını kendilerine ifade etmekten kaçan iki karakterle başbaşayız. Sophie'yi canlandıran Marion Cotillard, kafayı sıyırmış bu karakterler aşık olduğunu söylüyor; madalyonun diğer yüzünde, Julien rolünde izlediğimiz Guillauma Canet ise canlandırdığı karaktere, geçirdiği evrim nedeniyle yakınlık duyduğunu ifade ediyor...
“Cesaretin Var mı Aşka?”, çocuklukta bir oyun olarak başlayan bir aşkın, bir türlü bu oyun halinden kurtulamayıp, adeta inada binip ebedi bir oyuna dönüşmesini konu alıyor. Filmde, türlü oyunlarla sürekli birbirlerinin cesaretlerini sınayan Sophie ve Julien karakterinde izlediğimiz Marion Cotillard ve Guillauma Canet, çok uyumlu bir çalışma gerçekleştirdiklerini ve ortaya çıkan filmden fazlasıyla memnun olduklarını söylüyorlar... Önce bayanlar deyip, sözü ilk olarak “Taxi” serisinden de hatırlayabileceğimiz ve de pek yakında Tim Burton’ın son filmi “Big Fish”de de izleyeceğimiz Marion Cotillard’a verelim: Sizi Sophie rolüne çeken şey neydi? “Les Jolies Choses”den sonra romantik bir komedide rol almak istiyordum. Pek çok senaryo okudum ama hiçbirisi kafamdaki projeye yakın bir şey değildi. Bir gün ansızın “Jeux D’enfants”ı keşfettim. Kendime ‘işte beklediğin film bu’ dediğimi anımsıyorum. Hikâyeye de, kafayı sıyırmış karakterlere de aşık oldum. Hayat boyu süren bu delilik durumu çok hoşuma gitti. Sophie karakterini canlandırırken neyi temel aldınız? Hep Sophie gibi birisini canlandırmak istemiştim. Son derece sıradışı ama yine de normal birisi Sophie. Daha önce canlandırdığım karakterler gibi korkunç trajik bir geçmişi yok, uyuşturucu kullanmıyor.... Hayatla barışık, enerjik bir karakter. Role hazırlanırken Guillaume ile beraber uzun süre çalıştık, aramızda derin bir dostluk gelişti. Sette bu kadar güldüğüm başka bir film daha hatırlamıyorum. Sophie’nin çocukluğunu oynayan küçük oyuncuyu izlerken neler hissettiniz? Sophie’nin çocukluğunu oynayacak çocuk oyuncuların fotoğraflarını bana getirdiklerinde küçük dilimi yutacaktım. İçlerinden bir kısmının resimleri bana inanılmaz derecede benziyordu. Josephine’le benim aramdaysa böyle keskin bir benzerlik yoktu. Esas benzerlik Josephine’in mimiklerinde, vücut dilinde gizliydi. Josephine’e ve tabii ki Julien’in çocukluğunu canlandıran Thibault’a teşekkür etmeliyiz. İşleri bizim için o kadar kolaylaştırdılar ki, onların bıraktığı yerde yürümek ‘kırmızı halı’ üstünde yürümeye benziyordu. Özel efekt gerektiren pek çok sahne çekmeniz gerekti. Bu sahneler sizi zorladı mı? Evet gerçekten bazı sahneleri çekmek çok zahmetliydi. Özellikle de gecelerce yapay bir yağmurun altında ıslanmak ve üzerinize sıvı beton dökülürken oynamaya çalışmak yer yer hepimizi çok zorladı. Film sizi kendi çocuk tarafınızla yüzleşmeye zorladı mı? Kesinlikle evet. Ben kendi çocuk tarafımdan aslında hiçbir zaman çok kopmadım ama bu film beni o kısmımla daha derin bir ilişki kurmaya zorladı. Benim de Julien ve Sophie gibi delişmen bir karakterim var ama ben asla onlar kadar radikal olmadım. Julien ve Sophie’nin büyümeme inatlarını neye bağlıyorsunuz? Her ikisi de çocuk kalmak konusunda kendilerinden eminler, bununla ilgili bir sorunları yok. Ailelerinin ya da okullarının onlara sürdüğü yaşam modelleri onlar için yeterli değil. Onlar da kendi dünyalarını yaratıp onun haricindekileri istedikleri gibi algılamayı seçiyorlar. Yann Samuel’in “Aşkın takıntılı ve yıkıcı bir oyun olduğu” yönünde bir tespiti var. Buna katılıyor musunuz? Hayır. Bence Sophie ve Julien kendilerini sıradan bir hayatın içine hapsedecek bir yaşamdan kaçınmaya çalışıyorlar. Böyle bir hayatın kendilerini yıkması yerine onlar hayatın kendisini yıkmayı tercih ediyorlar. Leonardo DiCaprio’nun başrolde yer aldığı “Kumsal” (“The Beach”) filminden yüzüne aşina olduğumuz Guillauma Canet de bu filmde yer almaktan ve Marion Cotillard ile çalışmış olmaktan son derece memnun: “Cesaretin Var mı Aşka?” filminde rol almayı kabul etmenizin sebepleri neydi? Öncelikle yönetmenin kendisi: Yann Samuel. Yann yaptığımız ilk görüşmede, filmdeki karakteri beni düşünerek yazdığını söyledi. Sanırım bu her oyuncunun başını döndürecek cinsten bir cümle. Senaryodaki o büyüleyici naiflik, beni projeye hem çok yaklaştıran, hem de uzaklaştıran bir unsur oldu. Yann’ın sinemasının görsel yanı beni çok etkiledi. Aynı zamanda hem şiirsel hem de büyüleyici atmosferi var “Jeux D’enfants”ın. Julien karakterine sizi bağlayan neydi? Sanırım karakterin geçirdiği evrim. Julien karakteri benim yeteneğimi sınamama olanak sağlayacak derecede karmaşıktı. Julien filmin başından sonuna olgunlaşan, değişen ve çokça da hata yapan bir karakter. Bu tür rolleri oynamak hep çok eğlenceli olmuştur. Julien karakteri hayatının büyük kısmını sevgiyi arayarak geçirmişti, işte bu yüzden Julien’e karşı bir yakınlık duydum. Bu role nasıl hazırlandınız? Tüm diğer rollerime hazırlandığım gibi, bu role de içgüdülerimi kullanarak hazırlandım. Yann’la karakterin dinamikleri üzerine çalıştık. Julien 30 yaşındayken bile 15 yaşındaymış gibi davranan bir karakter olmalıydı. Marion Cotillard’la çalışmak nasıl bir duyguydu? Son derece keyifliydi. Marion’la rollerimize karşı tutumumuz çok benzerdi. O da, ben de Yann’dan karakterlerimizle ilgili daha fazla bilgi bekliyorduk. Role hazırlanırken birbirimize çok yardımcı olduk. Sonuçta tüm bu çalışma, performansımıza yansıdı. Hem bir oyuncu, hem de bir izleyici olarak siz de Julien’le Sophie’nin birlikte olmasını mı istiyordunuz? Onların beraber olmamak için bu kadar uğraşmalarını görmek ister istemez sinir bozucu bir duruma dönüşüyor zamanla. Ama sanırım her ikisini de bu kadar zor kılan esas şey, aşkın büyüsünü korumaya çalışma çabası, sıradanlığa yenik düşmeme çabası. Bu ikisinin oyunu, bir nevi Romeo ve Juliet hikâyesi. Julien’le Sophie’nin yetişkinler arasına karışmama konusundaki inadı hakkında ne düşünüyorsunuz? Bence Yann Samuel’de tam olarak böyle biri. Bir türlü büyüdüğünü kabul etmeyen koca bir çocuk... Film sizi çocukluğunuza yakınlaştırdı mı? Evet. Julien’in çocukluğunu canlandıracak çocuk oyuncuyu ararken, benim çocukluk fotoğraflarımı kullandık. O fotoğrafların üzerinden geçmek ilginçti. Julien’in ilk gençlik yıllarını oynadığım dönemde ise kendi delikanlılık zamanlarımı anımsadım.
Henüz kimse yorum yapmamış.
TV'de bugün
Ne Yaptığını Biliyorum ( 4 Aralık 2008 22:00 CNBC-e)
CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.
Replik
Saklı
Geç gelmesi hiç gelmemesinden iyidir.
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com