Bu filmlere dikkat!
K. D. Yılmaz 6 Ekim 2008, Pazartesi 10:44
Bu sene Toronto ve Venedik’deki festivaller genel anlamda verimsiz olarak değerlendirilse de şimdiden birkaç sürprizle karşılaştığımızı da belirtmek lazım. Birkaç ay öncesinde bırakın iddialı olmalarını isimlerini bile duymadığımız veya bu kadar parlayacaklarını tahimin etmediğimiz filmler Oscar yarışındaki büyükler liginde kendilerine yer bulabilir.

1. The Wrestler (Darren Aronofsky)
"Requiem for a Dream" le (2000) pek çok sinefili kalbinden vuran ve Ellen Burstyn’e de kadın oyuncu kategorisinde adaylık getiren Darren Aronofsky; ‘Kaynak’da (The Fountain, 2006) ise yuhalamalarla karşılaşmıştı. Belki de biraz bu sebepten yeni filmi için de pek ümit beslenmemişti. Ancak Aronofsky ‘Güreşçi’ (The Wrestler) ile ortalığı resmen salladı. Venedik’te Altın Aslan’ı almasının ardından Toronto’da da büyük övgülerle karşılaştırve hemen kendisine bir dağıtımcı buldu. FOX Searchlight bu olası altın madeninin üstüne gidecek gibi gözüküyor. Filmle ilgili en büyük spekülasyon da oyuncu kategorilerinde yapılıyor. Marisa Tomei üçüncü adaylığına bu filmle kavuşabilir ama onun da ötesinde bir Mickey Rourke çılgınlığı yaşayabiliriz. Hiçbir zaman tam olarak ciddiye alınmamış bir aktörken sinemaya uzun bir ara verdikten sonra son dönemlerde sık sık karşımıza çıkan Rourke şu anda erkek oyuncu kategorisinin en iddialı adaylarından biri haline geldi bile.

2. Slumdog Millionaire (Danny Boyle)
Kim derdi ki ‘Mezarını Derin Kaz’ (Shallow Grave, 1995) ve ‘Trainspotting’le (1996) tanıdığımız ve her daim farklı sinemalara yanaşsa da özgünlüğünü koruyan Danny Boyle’un günün birinde sinemasından taviz vermeden Oscar yarışına gireceğini. ‘The Full Monty’yle Oscar’a aday gösterilen senarist Simon  Beaufoy, Hindistan’da geçen bir TV yarışması hakkında yazdığı bu senaryoyla Kuzey Amerika’yı oldukça etkilemişe benziyor. Filmin adı şimdiden uyarlama senaryo ve yönetmen adaylığı için adı geçiyor. Kim bilir Toronto’da büyük ödülü kucaklayan bu film her izleyenden tam not aldığı gibi Akademi üyelerini de etkileyebilirse ‘en iyi film’ yarışına çok kolay girebilir.

3. Gran Torino (Clint Eastwood)
‘Changeling’le bu sene boy gösteren Eastwood’un bu seneki ikinci numarası hakkında şu an çok az şey biliniyor. Ancak senaryosu sızdırılmış durumda ve beklentiler de oldukça yüksek. Elbette iki filmle birden yarışa girmek Eastwood için kendi kendisine zarar vermek anlamına gelebilir ancak olası teknik ödüller ve kadın oyuncu adaylığı ‘Changeling’ için düşünülürken ‘Gran Torino’nun Eastwood’a yönetmen adaylığı getirebileceği söyleniyor. Akademi hangisini daha çok sever bilinmez ama bu filmin başrolünde de oynayan Eastwood’un erkek oyuncu kategorisinde adaylık alabileceğini de belirtelim.

4. Rachel Getting Married (Jonathan Demme)
90’larda ‘Kuzuların Sessizliği’ (The Silence of the Lambs, 1991) ve ‘Philadelphia’ (1993) ile ortalığı kasıp kavuran yönetmen Jonathan Demme sonraları kariyerini belgesel ağırlıklı sürdürmeye devam etmişti. Bu ‘arızalı aile’ formatındaki öyküyle Demme tekrar spotların önüne çıkmış gibi gözüküyor. Bu senenin favori bağımsızlarından olması muhtemel ‘Rachel Getting Married’ fragmanı yayınlanana kadar pek birşey vaad etmiyordu. Ancak fragmanla beraber herkes filmin başrolündeki Anne Hathaway’e odaklandı. Film Venedik’te ve Kuzey Amerika’da ‘ılıman’ eleştiriler alsa da romantik komedilerle ünlenen Hathaway’in burada enfes bir performans çıkardığı söyleniyor. Genç yıldız bu övgülerin sonucunda ilk adaylığına kavuşabilir.

5. The Visitor (Thomas McCarthy)
İlk filmi ‘The Station Agent’ın (2003) ardından yeni bir bağımsızla eleştirmenler tarafından yine baştacı edilen oyuncu yönetmen Thomas McCarthy’nin bu yeni filmi geçtiğimiz İstanbul Film Festivali’nde de gösterilmişti. Aldığı iyi yorumlara rağmen hala yarışa güçlü bir şekilde girdiğini söyleyemeyiz. Ancak ne hikmetse Nisan ayında vizyona girmiş olan bu filme son zamanlarda basın tekrar ilgi göstermeye başladı. ‘En iyi film’e kadar çıkamaz ancak başroldeki Richard Jenkins’in çok güçlü performansı bir adaylık alabilir. Elbette yalın ve etkileyici senaryosu da sürpriz yapabilir.

Henüz kimse yorum yapmamış.
TV'de bugün
Ne Yaptığını Biliyorum ( 4 Aralık 2008 22:00 CNBC-e)
CNBC-e'de bu akşam 22:00'da Ne Yaptığını Biliyorum adlı 1997 yapimi korku-gerilim filmi ekrana geliyor.
Replik
Organize İşler
Herkes hak ettiğini mi yaşıyor süpermen? Bak şu ışıklara, bak şu ışıltıya, bak şu paranın insanı insan yaptığı yerlere… hepsi hak edilerek mi kazanılmış ve yaşanıyor? Uyan süpermen, daha uçucan!
« »
Copyright © 1998-2008 Sinema.com